Connect with us

Dünya

1915 Çanakkale Köprüsü tam bağımsız Türkiye’nin bir mührüdür.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 1915 Çanakkale Köprüsü yeni Türkiye’nin tarihi bir mesajı olduğunun altını çizdi ve “1915 Çanakkale Köprüsü; dünyanın en büyük 10 ekonomisine girmek için azimle çalışan yeni Türkiye’nin, bu yolda son dönemeçte olduğunun göstergesidir. 18 Mart 1915’te kazanılan Çanakkale Deniz Zaferi’nden bugüne Türkiye’nin aldığı mesafeyi, tüm dünyaya gösterecek bir nişanedir. Pandemiye rağmen büyüyen ve ihracatta Cumhuriyet rekoru kıran, yarını değil 2053 vizyonu ile tam bağımsız Türkiye’nin bir mühürüdür” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 26 Şubat’ta açılışı yapılacak 1915 Çanakkale Köprüsü incelemelerde bulundu. Köprüden gençlerle birlikte yürüyerek geçen Karaismailoğlu, daha sora basın açıklaması yaptı ve “Bizler, Çanakkale’ye her geldiğimizde aynı zamanda hilali yere düşürmemek için aziz şehitlerimizin manevi huzuruna da çıkıyoruz. Onlar, savaşta gösterdikleri müthiş kahramanlıkları ile tüm dünyaya, Türkiye’nin düşmanlarına bir şey öğretti; ‘Çanakkale’nin geçilemediğini…’ Çünkü Çanakkale düşman için hiçbir zaman geçilemeyecek. Ancak, söz konusu dostluk, kardeşlik, üretim, ticaret, turizm, istihdam olunca, sadece 6 dakikalık konforlu bir yolculuk ile Çanakkale Boğazı’nın bir yakasından diğer yakasına geçmek mümkün olacak.”

TARİHE NOT DÜŞÜYORUZ

Asya ile Avrupa kıtalarını Çanakkale Boğazı’nda ilk kez birbirine bağlayan 1915 Çanakkale Köprüsü üzerinde yürüdüklerini, kesintisiz bir şekilde Asya’dan Avrupa’ya geçerek tarihi anlara şahitlik ettiklerini aktaran Karaismailoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Marmaray gibi, İstanbul Havalimanı gibi, Avrasya Tüneli gibi, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi Köprüleri gibi Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en önemli ulaşım projelerinden birini daha başarıyla tamamlıyoruz ve tarihe not düşüyoruz. Bir hafta sonra 26 Şubat 2022 tarihinde de Cumhurbaşkanımızın teşrifleri ile köprümüzü aziz milletimizin ve dünyanın hizmetine sunacağız. Yatırım bedeli 2 milyar 545 milyon euro tutarındaki Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile Çanakkalelileri ve tüm milletimizi şanlı tarihine ve 21. Yüzyıl’a yaraşır bir eser ile buluşturuyoruz. 1915 Çanakkale Köprüsü, 89 kilometresi otoyol ve 12 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 101 kilometre uzunluğundaki Malkara-Çanakkale Otoyolu’na dahildir. Yaklaşık 5 bin 100 personel ve 740 adet iş makinesi ile gece gündüz çalışarak inşa ettiğimiz bu eşsiz proje, orta ve yan açıklıkları ile birlikte yaklaşım viyadüklerinin toplamıyla, geçiş uzunluğu 4 bin 608 metreye ulaşan köprümüz, kendi alanında dünyada ilk sırada yer alan bir projedir. Köprünün 2023 metrelik orta açıklığı Cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yıl dönümünü, 318 metrelik çelik kuleleri de Çanakkale Deniz Zaferi’nin kazanıldığı 18 Mart 1915’i sembolize etmektedir. Kulelerin kırmızı beyaz rengi ise ‘al bayrağımızı’ temsil etmektedir. 2023 metrelik orta açıklığı ile dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsüdür.”

1915 ÇANAKKALE KÖPRÜMÜZ “EN”LERİN PROJESİDİR

“Deniz seviyesinden yüksekliği, Seyit Onbaşı’nın sırtında taşıdığı, savaşın kaderini değiştiren 16 metrelik top mermisinin figürü ile 334 metreye ulaşan kule yüksekliği ile köprümüz, dünyanın en yüksek kulelerine sahip asma köprüsü olacak” diyen Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, iki çelik kule arasındaki köprünün, dünyada ikiz tabliye olarak tasarlanan nadir asma köprülerden biri olma özelliğine sahip olduğunu söyledi. Dünyada 2 bin metre orta açıklığın üzerinde ikiz tabliye olarak dizayn ve inşa edilen ilk köprü olarak tarihe geçeceğini belirten Karaismailoğlu, köprünün “en”leri arasında yer alan bilgileri de paylaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, “Köprümüzün ana kablosunda kullanılan 162 bin kilometrelik toplam tel uzunluğu ile dünyanın çevresi 4 kez dönülebilmektedir. Kule kesonları alan olarak kıyaslandığında 1 futbol sahası büyüklüğündedir. Köprüde kullanılan 227 bin metreküplük beton ile 100 metrekarelik 5 bin 900 adet daire, yani 25 bin nüfuslu bir ilçe kurulabilir. Köprüde kullanılan 177 bin ton çelik ile 177 bin adet binek otomobil üretilebilmektedir. Ayrıca, köprü kulelerinin üst bağ kirişinin yerleştirilmesi esnasında 155 ton ağırlık ve 318 metre yükseklik parametreleri baz alındığında dünyada yapılan en büyük ağır kaldırma operasyonu gerçekleştirildi. Yani; 1915 Çanakkale Köprümüz ‘en’lerin projesidir. Çanakkale Boğazı’na adeta mühür vuracak ve ülkemizin simge yapılarından biri olacaktır” diye konuştu.

516 BİN 863 ADET FİDAN DİKİLDİ

Proje kapsamında; bir asma köprü, 2 yaklaşım viyadüğü, 2 betonarme viyadük, 6 hidrolik köprüsü, 6 alt geçit köprüsü, 43 üst geçit, 40 alt geçit ve 236 menfez inşa ettiklerini aktaran Karaismailoğlu, 12 kavşak, 4 otoyol hizmet tesisi, 5 ücret toplama istasyonu ve biri Ana Kontrol Merkezi ve Bakım İşletme Merkezi olmak üzere 2 adet bakım işletme merkezinde de çalışmaları bitirdiklerini söyledi. Peyzaj çalışmaları kapsamında 516 bin 863 adet fidan dikildiğine dikkati çeken Karaismailoğlu, “Ayrıca, trafik güvenliği çalışmaları kapsamında; 2 bin 557 adet aydınlatma direği, 6 bin 360 metrekare düşey levha montajı, 167 bin metrekare yatay işaretleme, 411 kilometre otokorkuluk, 196 kilometre tel çit ve 17,5 kilometre uzunluğunda yaya otokorkuluk montajı da gerçekleştirdik. Akıllı Ulaşım Sistemleri kapsamında da 225 bin 250 metre uzunluğunda Fiber Optik İletişim Altyapısı tesis ettik” ifadelerini kullandı.

ULUSAL VE ULUSLARARASI TURİZMİN GELİŞMESİNE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK

Üretim, ticaret ve turizm faaliyetlerinin gelişmesi açısından ulaşımın olmazsa olmaz bir etken olduğuna vurgu yapan Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bakanlığımız uhdesinde 2003-2020 yılları arasında gerçekleştirile karayolları yatırımlarının ülkemizin Gayri Safi Milli Hasılası’na katkısı toplamda 109 milyar 250 milyon lirayı aşmıştır. Yıllık 6 milyar 69 milyon liranın üzerinde olan bu katkının yanı sıra, üretime toplam katkısı 237 milyar 539 milyon lirayı geçmiştir. Bu da üretimde yıllık 13 milyar 197 milyon lirayı aşan bir katkı anlamına gelmektedir. O nedenledir ki karayolları yatırımları, akarsular gibidir. Gittiği her yere, ulaştığı her coğrafyaya iş, aş, refah getirir. Tıpkı Yeni Türkiye’nin yeni projesi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu’nun Çanakkale’ye ve bölgeye getireceği yeni yatırım ve istihdam fırsatları gibi. Projemiz henüz açılmadan, bölgenin yeni Organize Sanayi Bölgelerine ihtiyacı ciddi anlamda artırmıştır. Ulusal ve uluslararası turizmin gelişmesine de büyük katkı sağlayacak proje; Malkara yerleşiminin güneyinden, Şarköy ilçesinin batısından geçtikten sonra güneybatıya yönelerek Evreşe ilçesinin doğusundan Gelibolu Yarımadası’na, Gelibolu’nun kuzeyinden geçerek Sütlüce–Şekerkaya mevkileri arasında yer alan 1915 Çanakkale Köprüsü ile Lapseki ilçesi Şekerkaya mevkiine ulaşmaktadır. Projemiz, nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege bölgelerindeki limanlar, demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin karayolu ulaşım projeleri ile entegrasyonunu sağlayacaktır. Bu bölgelerde ekonomik gelişime ve sanayinin ihtiyaç duyduğu dengeli bir planlama ve yapılanmanın oluşturulmasına imkan sunmaktadır. Avrupa ülkeleri, Balkanlar ve özellikle Yunanistan ve Bulgaristan ile ticari ilişkilerin yanı sıra kültürel etkileşim de olumlu yol alacaktır.”

Malkara-Çanakkale Otoyolu’nun, Gebze-İzmir Otoyolu’na Balıkesir civarında bağlanması ile İzmir, Aydın, Antalya gibi turizm merkezlerinin Avrupa ülkeleri ile arasındaki mesafenin kısalacağını kaydeden Karaismailoğlu, yine köprünün varlığının lojistik açıdan sağlayacağı fayda ile bölgenin Türkiye ticareti ve üretimi için de bir cazibe merkezine dönüşmesini sağlayacağını, böylece iş turizmini de geliştireceğini ifade etti.

TÜRKİYE’NİN BATISINDA OTOYOL ENTEGRASYONU TAMAMLANACAK

Özellikle Edirne ile Kapıkule ve bu bölgelerden gelen araç trafiğinin Osmangazi Köprüsü aracılığı ile Çanakkale ve Ege Bölgesi’ne dağıldığını dile getiren Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu projeyle birlikte söz konusu olan araç trafiğinin Çanakkale’den de geçmesiyle bölgenin cazibesini artacaktır. Malkara-Çanakkale Otoyolu projesinin hizmete girmesi ile mevcut bölünmüş güzergahı devlet yoluna kıyasla yaklaşık 40 kilometre kısalacak. Aynı zamanda feribot ile karşıya geçişlerde yaşanan zaman kayıpları dikkate alındığında Çanakkale Boğazı’ndan daha hızlı bir geçiş sağlanarak seyahat süresi oldukça kısalacaktır. Feribotla yaklaşık 60 dakikada geçilen ancak saatler sürebilen bekleme süreleriyle kimi zaman hava durumuna göre kapanan geçişler nedeni ile saatleri bulan Çanakkale Boğazı’ndan geçiş, projemizle sadece 6 dakikaya inecektir. 1915 Çanakkale Köprüsü ile Türkiye’nin batısında otoyol entegrasyonu tamamlanacaktır. Marmara’yı çevreleyen otoyol zincirinin halkaları birleşecek, Avrupa ile Türkiye’nin batı ve güney bölgeleri arasında doğrudan bağlantı olacak ve bu bölgelerde gelişmeyi hızlandıracaktır. 2003 yılından bugüne, ecdadımızın bize bıraktığı mirası ileriye taşıyan, bu mirasa güçlü bir saygıyı temsil eden, Türkiye’yi dünyaya bağlayan projeleri bir bir hayata geçiren AK Parti hükümetlerinin yeni bir eseri olan projemiz, Yeni Türkiye’den tarihi bir mesajdır. 1915 Çanakkale Köprüsü; dünyanın en büyük 10 ekonomisine girmek için azimle çalışan yeni Türkiye’nin, bu yolda son dönemeçte olduğunun göstergesidir. 18 Mart 1915’te kazanılan Çanakkale Deniz Zaferi’nden bugüne Türkiye’nin aldığı mesafeyi, tüm dünyaya gösterecek bir nişanedir. Pandemiye rağmen büyüyen ve ihracatta Cumhuriyet rekoru kıran, yarını değil 2053 vizyonu ile tam bağımsız Türkiye’nin bir mühürüdür.”

AZİZ ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASINI BAĞRINDA TAŞIYAN EŞSİZ BİR ABİDE OLACAK

“1915 Çanakkale Köprüsü sadece bir köprü olmanın ötesinde aziz şehitlerimizin hatırasını da bağrında taşıyan eşsiz bir abide olacak” diyen Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Çanakkale Boğazı’nın yakut bir gerdanlık gibi taşıyacağı Köprümüz, şehit atalarına saygılı, milli bağımsızlık bayrağını taşıyan, dünyayla rekabet eden Yeni Türkiye’nin en güzel, en doğru eserlerinden biri olacak” dedi. Gelecek vizyonunun en önemli unsurlarından birinin, Türkiye’nin rekabet gücüne ve toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunan; güvenli, ekonomik, konforlu, çevreye duyarlı, kesintisiz, dengeli ve sürdürülebilir bir ulaştırma sistemi oluşturmak olduğunu anlatan Karaismailoğlu, bu çerçevede gelecekte görülmesi hedeflenilen Türkiye fotoğrafını daha da netleştirdiğini söyledi.

HEM ÜLKEMİZDE HEM DE DÜNYADA YENİ TEKNİK ATILIMLARA İLHAM VERECEK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Bütünsel kalkınma odaklı mobilite, dijitalleşme ve lojistik dinamikleriyle şekillenen, yeni, etkin ve dünyayı bu coğrafyaya entegre etmeyi hedefleyen iddialı bir sürecimiz var ve bu süreci ulaşımın her modunda başarıyla yönetiyoruz. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu hem ülkemizde hem de dünyada yeni teknik atılımlara ilham verecek. Türkiye Cumhuriyeti tarihine altın harflerle yazılacak 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara Çanakkale otoyolu açılışına şahitlik etmek üzere 26 Şubat Cumartesi günü aynı yerde buluşmak üzere bütün milletimizi Çanakkale’ye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Dünya

Çevre, Şehircilik Bakanı Murat Kurum, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ile Görüşme Gerçekleştirdi

Genç Gazeteciler | ANKARA

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ve beraberindeki heyeti kabul etti. Deprem bölgesine yönelik çalışmalardan iklim değişikliğine kadar birçok konuda görüşme gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum, EBRD ile 2009 yılından bu yana süregelen ortak çalışmaların son yıllarda artarak devam ettiğini, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından EBRD’nin sergilemiş olduğu dayanışmadan dolayı kendilerine teşekkürlerini iletti. EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ise Türkiye’nin iş birliği yaptıkları en önemli ülkelerden birisi olduğunu belirterek, mümkün olan her alanda iş birliğini artırmak istediklerini kaydetti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ve beraberindeki heyeti kabul etti. Deprem bölgesine yönelik çalışmalardan iklim değişikliğine kadar birçok konuda görüşme gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum, EBRD ile 2009 yılından bu yana süregelen ortak çalışmaların son yıllarda artarak devam ettiğini, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından EBRD’nin sergilemiş olduğu dayanışmadan dolayı kendilerine teşekkürlerini iletti.

BAKAN KURUM’DAN EBRD’YE DAVET

EBRD ile yürütülecek ortak çalışmalar kapsamında 8 çevresel altyapı projesinin Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Malatya, Mersin ve Osmaniye’de hayata geçirileceğini kaydeden Bakan Kurum, “Buradaki projelerin tamamlanması ve inşa sürecini arkadaşlarımız yürütüyorlar. İnşallah orada projelerimizin temel atma ve açılışını sizlerle birlikte yapmak istiyoruz.” dedi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın Türkiye’ye yönelik yatırımlarının yarısının sürdürülebilir altyapı yatırımları olduğunu vurgulayan Bakan Murat Kurum, İller Bankası ile EBRD arasında başlatılacak iş birliğinin de kıymetli olduğunu belirtti.

BAKAN KURUM’DAN “2053 NET SIFIR EMİSYON” VURGUSU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefleri doğrultusunda yatırımların devam ettiğini kaydeden Bakan Kurum, “İklim değişikliği ile mücadele kapsamında İklim Kanunu’nu Meclisimizden geçirmeyi istiyoruz. Yine döngüsel ekonomi anlayışı ve prensibi çerçevesinde Türkiye Çevre Ajansımız gerek Depozito Yönetim Sistemi gerek Sıfır Atık projeleri gerekse atığın kaynağında ayrıştırıldığı, ekonomiye kazandırıldığı birçok projeyi yapacak. Bu noktada da kararlılığımız ilk günkü gibi devam etmektedir.” diye konuştu.

EBRD BAŞKAN YARDIMCISI PATRONE: “MÜMKÜN OLAN HER ALANDA İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRMAK İSTERİZ”

Görüşmede, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ise Türkiye’nin iş birliği yaptıkları en önemli ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Türkiye ile ortak yatırım konularının başında yeşil dönüşüm geldiğini kaydeden Patrone, Deprem Sonrası Yeniden İnşa Projesi kapsamında da deprem bölgesindeki belediyelere sağlanacak finansman desteğinin fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra artabileceğini aktardı. Patrone, “Mümkün olan her alanda iş birliğini artırmak isteriz. İLBANK ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği bizim için büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde de hem İLBANK hem de Türkiye Çevre Ajansı ile birlikte ortak çalışmalar yürütmekten büyük memnuniyet duyarız.” dedi.

Genç Gazeteciler | ANKARA

HABER BURADA

Dünya

“Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir”

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’de düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarımız daha da artacaktır. Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) temasları kapsamında ilk olarak Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan ve anıt özel defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuşmasını sağlayan Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde KKTC’de olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirtti.

Ada’nın dört bir yanındaki vatandaşlara şahsi selamları ile 85 milyon vatandaşın selam ve sevgilerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri bağrınıza bastığınız, muhabbetle kucakladığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yurdu yaşatmak için can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Vatan, bayrak, istiklal ve istikbalimiz için toprağa düş yiğitlerin aziz ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan gazilerin ellerinden öptüğünü belirterek, her birine şükranlarını sundu, sağlıklı, hayırlı ve bereketli ömürler diledi.

“KUZEY KIBRIS BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın mimarları olan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ve son nefesine kadar Kıbrıs davası için mücadele eden Alparslan Türkeş ile diğer devlet ve siyaset adamlarını rahmetle andı.

Kıbrıs Türklerinin egemenlik ve özgürlük mücadelesinin önderleri merhum Dr. Fazıl Küçük ve merhum kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’ın hürriyeti için “Allah Allah” nidalarıyla omuz omuza çarpışan, kanları kanlarına karışan Mehmetçikleri ve mücahitleri kemali edeple yad ettiğini anlattı.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı yürekten tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Burada öncelikle bir hususu ifade etmek isterim. Bugün, tıpkı yarım asır önce olduğu gibi yine tek yüreğiz, tek bileğiniz. Ana vatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak sırt sırtayız. İktidar, muhalefet ayrımı olmadan bugün burada bulunmamız, Türkiye’nin ve Türk milletinin Kıbrıs davasına verdiği önemin göstergesidir. Kuzey Kıbrıs bizim göz bebeğimizdir, canımızdan bir parçadır. Burası bize sadece şehitlerimizin değil aynı zamanda Hazreti Osman’ın, sahabenin, bu toprakları fetheden kahraman ecdadımızın da emanetidir. İnşallah bu emanete sıkı sıkıya sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Varlıklarıyla, Kıbrıs Türkü’ne cesaret aşılayan, ortak gururumuzu paylaşan 85 milyonun, sizlerin yanında olduğunu haykıran tüm siyasetçilere, siyasi partilerimizin genel başkanlarına da hassaten teşekkür ediyorum. Millî meselelerde ortaya koyduğumuz ortak dayanışma tablosunu inşallah güçlendirerek devam ettireceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BARIŞ GÜCÜ BİLE CİNNET FURYASINI DURDURAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün sadece kahramanca bir mücadeleyi anmak için değil, aynı zamanda tarihî gerçekleri bir kez daha haykırmak için de burada bulunduklarını dile getirdi.

Kıbrıs, Barış Harekâtı’nın ne için yapıldığını, Türkiye’nin böyle bir kararı niçin aldığını daima akılda tutmak zorunda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “1963-1974 yılları, Kıbrıs Türkleri için adanın yüzde 3’lük bir kısmına hapsedildikleri, kan, gözyaşı, zulümle dolu bir dönem demektir. Kıbrıs Türk halkı hem kurucusu ve ortağı olduğu devletten dışlanıyor hem de eli kanlı EOKA’nın insanlık dışı baskı ve saldırılarına maruz kalıyor. Adaya konuşlandırılan Birleşmiş Milletler Barış Gücü bile cinnet furyasını durduramadı, katliamın önüne geçemedi. 1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs Türkü’nün varlığına kasteden, insanlık dışı saldırılar zirveye ulaşmıştır. Tam 50 yıl önce bugün kahraman Mehmetçik, Kıbrıs Türkü’nün istiklaline vurulmak istenen hançeri sökmek üzere tarihî bir adım attı. 20 Temmuz 1974 Anavatan ve garantör ülke olarak uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz ile tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla harekete geçtiğimiz tarihtir.”

“TÜM DÜNYAYA KIBRIS TÜRKÜ’NÜN YALNIZ OLMADIĞINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan olmak, vicdan sahibi olmak bize ne sorumluluk yüklüyorsa Türkiye olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirdik. O gün tüm dünyaya Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve asla yalnız bırakılmayacağını gösterdik” ifadelerini kullandı.

“Rumların ateşe verdiği ekin tarlalarına, gül bahçesine girer gibi paraşütle indirme yapan Mehmetçiğimiz, mayın döşenmiş sularda Barbaros misali ilerleyen denizci leventlerimiz cesaretlerini bir kez daha tarihe kazımıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türkü’nün zulümden kurtararak özgürlük ve refaha kavuşturmuş, geleceğe güvenle bakmasını sağlamıştır. Doktor Fazıl Küçük, o tarihi günü şöyle anlatıyor; ‘20 Temmuz sabahı doğan güneş, Kıbrıs Türkü’nün 11 yıllık karanlığını silip götürmüş, özgürlüğü getirmiştir.’ Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise; ‘20 Temmuz ömrümün en mutlu günü’ diyerek yaşadığı duygu selini ifade ediyor. Şunun bilinmesini isterim, o gün burada hangi coşku, sevinç ve gurur hâkimse, Türkiye’de aynı bayram havası hâkimdir. Bugün de bayram olarak kutladığımız 20 Temmuz’u Kıbrıs Türk halkının barış ve istikrar özlemi ve idealleri doğrultusunda egemenlik haklarının ve eşit statüsünün korunmasının sembolü olarak görüyoruz.”

“KIBRIS’TA FEDERAL BİR ÇÖZÜMÜN MÜMKÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adanın güneyinde ise maalesef kendilerini Kıbrıs adasının tek hâkimi olarak gören şımarık bir zihniyet var. Öyle bir vahametle karşı karşıyayız ki Rum lider, EOKA teröristlerini anma törenlerine katılıyor, Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizi güneye geçtiklerinde saldırıya uğruyor, tutuklanıyor, güneydeki camiler kundaklanıyor. Rumlar, Kıbrıs Türkü’yle, siyasi gücü ve adanın doğal kaynakları da dâhil ekonomik refahı paylaşma niyetlerinin olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Geçenlerde maalesef Yunanistan Savunma Bakanı, yine akla ziyan açıklamalar yaptı. Sayın Miçotakis ile yurt dışında bir araya geldik ve kendilerine ‘Ayın 20’sinde biz Kuzey Kıbrıs’tayız. Duydum ki sen de güneydesin. Herhâlde oradan Dendias gibi bizlere sataşma yapmazsın.’ Böyle bir şey düşünmediğini söyledi. ‘Böyle bir şey düşünmüyorsan mesele yok’ dedik, yola devam.”

Bölgede devam eden çatışmalar karşısında tüm adanın güvenliğini tehdit etme riski olan son derece sorumsuz adımlar atıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı suda iki kez yıkanılmaz. Adadaki gerçekleri görmezden gelerek hiçbir yere varılmaz. Kıbrıs’ta federal bir çözümün mümkün olmadığına inanıyoruz. ‘Müzakerelere, yıllar önce İsviçre’de bıraktığımız yerden devam edelim’ demenin kimseye faydası yoktur. Bakın biz müzakereye, görüşmeye, Kıbrıs’ta kalıcı barışı ve çözümü sağlamaya hazırız. Çözüm yolunda uzatılan hiçbir eli havada da bırakmayız” diye konuştu.

“KIBRIS TÜRK TARAFI, RUM TARAFIYLA HER ALANDA EŞİT OLARAK MÜZAKERE MASASINA OTURMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca bu konudaki hüsnüniyetin defalarca gösterildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Bugüne kadar çözümü samimiyetle isteyen, bunun için fedakârlıkta bulunan, riski alan, irade sergileyen taraf Kıbrıs Türkü ve Türkiye olmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın 2023 Nisan ayında Cenevre’de yapılan toplantıda ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu çok kıymetlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Rum tarafıyla her alanda eşit olarak müzakere masasına oturmalıdır. O yüzden ‘çözüm istiyorsanız Kıbrıs Türkü’nün müktesep haklarını tescil edin’ diyoruz. Adanın garantör ülkelerinin liderlerinin her iki devleti de beraberce ziyaret edecekleri günleri de göreceğimizi ümit ediyorum.”

Bu içten temenniyi Washington’daki NATO Zirvesi’nde görüştüğü Yunanistan Başbakanı Miçotakis’e de bizzat söylediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyalog zemininin güçlendirilmesinin, Kıbrıs meselesinin çözümüne de şüphesiz katkı yapacağını söyledi.

“ADANIN KADİM VE ASLİ UNSURU KIBRIS TÜRKLERİNİN YOK SAYILMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası alanda etkin iç hukuk yolu olarak tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Ada’da mülkiyet konusunda çözümün yegâne adresi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bunun dışında başka yollara tevessül edenler, Kıbrıs Türkü’nü baskı altına alarak hedeflerine ulaşacağını zannedenler büyük bir yanılgı içindedir. Ne biz oldubittilere müsaade ederiz, ne de Kıbrıs Türk halkı tehditlere boyun eğer. Ada’nın kadim ve asli unsuru Kıbrıs Türklerinin yok sayılması mümkün değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve iki devletli çözümün hayata geçmesine yönelik gayretlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne, Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın iştiraki bunun en son örneği oldu. Bu süreçte sergilediği dirayet için Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim Aliyev’e de buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarının daha da artacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin kanları üzerine kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteklerinin baki olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda yer alan bütün hususların süratle uygulanması için gereken desteği verdiklerini, sonuna kadar da vereceklerini bildirerek, şu ifadeleri kullandı: “Belediyelerimiz ve resmî kurumlarımız geniş bir yelpazede pek çok projeyi Kuzey Kıbrıs’ın dört bir yanında hayata geçiriyor. Ulaştırmadan tarım ve sulamaya, turizmden güvenliğe, konuttan afetlere hazırlığa kadar her alanda Kıbrıs Türk halkının yanındayız ve destekçisiyiz. Bu vesileyle Kıbrıslı genç kardeşlerimle şu müjdeyi paylaşmak istiyorum; temmuz ayı itibarıyla artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin katkı payı ve öğrenim ücreti bakımından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerle aynı esaslara tabi olmasını kararlaştırdık. Aldığımız bu kararın Türk üniversitelerinde eğitim görmek isteyen Kıbrıs Türkü öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye olarak Kıbrıslı kardeşlerimizle ekmeğimizi de suyumuzu da geleceğimizi de paylaşmaya devam edeceğiz. 50 yıl önce bu topraklarda tesis ettiğimiz barış ve huzur ortamını inşallah muhafaza edecek bunun zedelenmesine izin vermeyeceğiz.”

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın Kıbrıs Türk halkına ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış Harekâtı’nda şehit olan Mehmetçik ve mücahitleri tekrar rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Kuzey Kıbrıs’ın özgür, bağımsız, güvenli ve huzur dolu bir devlet olarak geleceğe yürümesi için mücadele eden, ter döken herkesi, tüm devlet ve siyaset adamlarımızı rahmetle yardım ediyorum” dedi.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenleri için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ercan Havalimanı’nda resmî törenle karşıladı. Karşılamada, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da KKTC’ye ulaştı.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge