Connect with us

Dünya

Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin altyapısını 81 vilayetimizin her birini kapsayacak şekilde kurduk. Gaziantep, potansiyeli ve çalışkanlığıyla bu kalkınma hamlesinden en çok istifade eden illerimizin başında geliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep’te Panorama 25 Aralık Kahramanlık Müzesi, Şehitkâmil Vadi Park, AB-Türkiye Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü ve Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası ile yapımı tamamlanan projelerin açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazianteplilerle bir arada olmanın, hasret gidermenin memnuniyeti içinde olduğunu söyledi.

“Gaziantep bu ne muhteşem bir duruş” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’in kendilerini yola çıktıklarından bugüne yalnız bırakmadığını ve her zaman yanlarında olduğunu belirterek, “Antep’i Gaziantep yapan ruh maşallah tüm canlılığıyla, tüm cesametiyle, tüm haşmetiyle karşımda duruyor” diye konuştu.

“SİZLER GAYRETİNİZ VE BAŞARILARINIZLA SADECE BU ŞEHRİN DEĞİL TÜM BÖLGENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİNİZ”

Bugünün Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100’üncü yılı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Antep’i savunurken, şehit düşen erkeğiyle kadınıyla genciyle yaşlısıyla binlerce kahramanımızın her birini rahmetle tazim ediyorum, yâd ediyorum. Rabbim bir daha bu şehre düşman ayağı değdirmesin. Rabbim bir daha bu şehrin insanlarını kurtuluş mücadelesine mecbur bırakmasın. Bir asır önce burada istiklal ve istikbal ateşini yakanların torunları bugün de ekonomik ve insani kalkınma mücadelesinin meşalesini taşıyorlar. İstiklalinin bedelini kanıyla kalkınmasının bedelini alın teriyle, bölgesindeki kaosun bedelini kardeşlerinin yükünü omuzlayarak ödeyen Gaziantep sahip olduğu imkânların kıymetini çok iyi bilir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz AK Parti’yiz, Bay Kemal’in ifadeleriyle yürüyen bir parti değiliz” ifadesini kullanarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Suriyeli kardeşlerine düşman nazarıyla bakan bir Bay Kemal yok burada. Tam aksine biz Sevgililer Sevgilisi’nin ve Rabbimizin emri ilahisi mucibince ‘innemel mu’minune ıhve’, ‘muhakkak ki müminler kardeştir’ ve biz kardeşlerimize onları gönderecek yer aramayız. Eğer silahlardan kaçmışlarsa eğer ölüm saikiyle kendi evini terk etmişse kapımızı biz onlara nasıl açtıysak bugün de açarız, yarın da açarız. Onun için şu anda ülkemizde malum 5 milyona yakın Suriyeli kardeşimiz var ama Bay Kemal bundan rahatsız. Niye? Çünkü onun kardeşlik anlayışı diye bir anlayış yok, onlar bu ülkedeki vatandaşlarına karşı da zaten böyle davranıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte şu anda Şanlıurfa’ya gidiyor bir başka yalan söylüyor, Adana’ya gidiyor bir başka yalan söylüyor. Ne diyor Şanlıurfa’da? Şanlıurfa’da söylediği şu ‘Belediyeyi bize verin elektriği size bedava verelim’ Be hey cahil, elektriği bedava verme hakkına belediye başkanı sahip mi? Fatma Hanım var mı öyle bir yetkiniz? Adana’ya gittin, Adana Belediyesi CHP’de, hadi Adana’nın yarısı çiftçi, Adanalı çiftçilerimize bedava olarak elektriği ver, elini tutan mı var, yapma diyen mi var? Elektriği veren biziz biz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız elektriği verir be hey cahil, sen bunu da bir öğrenmen lazım. Zaten hayatınız yalan. Seçimlerden önce ‘suyu bedava vereceğiz’ dediniz, ‘elektriği bedava vereceğiz’ dediniz. Neyi bedava verdiler? Hiç birisini. Biliyorsunuz Yalancının mumu. O kadar. Şimdi diyorum ki 2023’e giden bu yolda aman ha bu tuzaklara bir daha düşmeyelim ve bunları hüsrana uğratalım.”

Gaziantep’in sadece bölgesinin değil Türkiye’nin de parlayan yıldızı olarak hep ileriye gittiğini ve daha da ileriye gideceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, öncü kişiler ve öncü fikirler gibi öncü şehirlerin de bulunduğunu, Gaziantep’in de bu öncü şehirlerden biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu şehir, dün Millî Mücadele’nin öncüsüydü bugün kalkınma hamlemizin, dünyaya örnek olan insani duruşumuzun öncüsüdür. Dün düşmanı bu topraklardan atmıştınız, bugün üretiminizle emeğinizle insanlığınızla düşmanın bu topraklara tekrar gözünü dikmesini engelliyorsunuz. Gaziantep’in çalışkan, atılımcı, cesur, vizyoner, ülkesini ve milletini seven insanları geçmişlerini bildikleri ve bugüne hâkim oldukları gibi geleceği de iyi okuyorlar. Ülkemizin ekonomi tarihine geçen ‘Anadolu Aslanları’ tabiri bu şehirden çıkmıştır. Kardeşliğin, ensar bilincinin, sizler var ya sizler, sizler muhacire ensar oldunuz en güzel örneğini bu şehirde sergilediniz. Hiçbir kalkınma hamlesi, hiçbir kuşatıcı politika mahallindeki insanlar sahip çıkmadan neticeye ulaşamaz. Sizler gayretiniz ve başarılarınızla sadece kendinizin, sadece bu şehrin değil tüm bu bölgenin kaderini değiştirdiniz. İşte bunun için Gaziantep bizim her yerde örnek gösterdiğimiz, her yerde model olarak sunduğumuz kahramanımızdır, gururumuzdur.”

“GAZİANTEP’E HER SEFERİNDE ESER VE HİZMET ÇIKINIMIZI DOLDURARAK GELİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep sanayisinin bugünkü seviyesine, “Mennan usta” diye bilinen merhum makine üreticisi Mennan Aksoy gibi becerikli ellerin, eski milletvekili Kahraman Emmioğlu gibi yerel dinamiklerle sanayinin gücünü birleştiren fikir ve hizmet abidelerinin ve eski bakanlardan merhum Hasan Celal Güzel gibi vizyoner isimlerin açtığı yolla geldiğini söyledi.

Gaziantep’e şükran borçlarını, şehre yaptıkları hizmetlerle ödemeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gaziantep’e her seferinde eser ve hizmet çıkınımızı doldurarak geliyoruz. Daha üç hafta önce İstanbul’da, ‘Gaziantep’in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 100’üncü Yılında 100 Hayırsever’ programında iş insanlarımızla, şehrimize yapılacak eğitim yatırımlarının sözünü aldık. Bir yıl önce bugünlerde Düzbağ İçme Suyu Projesi’nin açılışını canlı bağlantıyla gerçekleştirmiştik. Yine geçtiğimiz yılın eylül ayında Gaziantep’teydik. Ne yaptık? Teknofest vesilesiyle geldiğimiz şehrimizde organize sanayi bölgemizde yapımı tamamlanan 300 fabrikanın açılışına katıldık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bay Kemal icraat icraat, laf değil, icraat. Gerçi birileri buna inanmayıp Antep’e kadar gelerek ellerinde hesap makinesiyle fabrikaları saymaya başladı. Daha çok sayarsınız, daha çok sayacaksınız. Ama baktılar ki fabrika sayısı 300’ü de geçecek, eksiği yok, fazlası var, hemen konuyu kapattılar. Şimdi Gaziantep 6. Organize Sanayi Bölgesini kuruyor. Bay Kemal, lütfeder gelirsen yerini gösterirler. Kendilerini burada yapılacak fabrikaları da saymaya bekleriz. Hiç değilse bu vesileyle Gaziantep’in yolunu, Gaziantep’in beyranını, kebabını, baklavasını yerler, ağızları tatlanır, insanıyla muhabbet ederler, yürekleri de ferahlar. Yoksa bizimle uğraşmaktan, dünyayı kendilerine zehir edecekler.”

AÇILIŞI YAPILAN ESERLER

Yatırım bedeli 5 milyar 92 milyon lira olan yüzlerce eser ve hizmetin resmî açılışını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde yatırım bedeli 1 milyar 86 milyon lirayı bulan anaokulu, ilköğretim okulu, ortaokul, lise ile öğrenci pansiyonları ve atölyelerini resmen bugün hizmete açtıklarını söyledi.

Bu yatırımlarla Gaziantep’teki kamu özel derslik sayısının 24 bini geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sıradaki yatırımlarla birlikte bu sayı 32 bine ulaşacaktır. Hâlbuki 2002’de bu şehirdeki derslik sayısı 6 bini bile bulmuyordu. Türkiye’nin de Gaziantep’in de nereden nereye geldiğini tek başına bu örnek bile anlatmaya yeterlidir” dedi.

Yükseköğrenim öğrencileri için inşa edilen yurtlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir bloğu 980 yataklı, diğer blokları bin 420 yataklı Şehitkâmil Kız Öğrenci Yurdu’nun 348 yataklı Gazikent Kız Öğrenci Yurdunun yeni bloğunun resmî açılışlarını yapıyoruz. Bu sabah gelirken, İstanbul’da bir üst geçidin gövdesine Büyükşehir Belediyesi bir pankart asmış. ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de yurtları var’ diye. Vah zavallı, bizim şu anda Kredi Yurtlar Kurumu olarak Türkiye genelinde hamdolsun açmış olduğumuz yurtların sayısını ben unuttum ama Bay Kemal ve avanesinin böyle yurtmuş, okulmuş derdi yok. Gazikent Spor Salonunu, Oğuzeli Spor Salonunu, Araban Gençlik Merkezi’ni, Gaziantep Üniversite kampüsü genç ofisini, mahallelere yapılan çeşitli spor salonlarını da bugün hizmete açıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta, Gaziantep Üniversitesinin 250 Yataklı Çocuk Hastanesi ile 50 Yataklı Böbrek Nakli Merkezinin, Yavuzeli ve Karkamış’taki 20’şer yataklı devlet hastanelerinin çeşitli ilçelerimize kazandırılan aile sağlık merkezi, 112 merkezi gibi yatırımların resmî açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz. TOKİ tarafından Kuzey Şehir Projesi’nde tamamlanan bin 134 konutu ve ticaret merkezini, İlbank tarafından inşa edilen İslahiye, Beykent, İbrahimli, Kuzey Şehir içme suyu ve kanalizasyon projelerinin çeşitli asfaltlama ve asfalt tamiri işlerinin resmi açılışını da yapıyoruz” diye ekledi.

Bugün hizmete açacakları en önemli eserlerden birinin de Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, binanın, büyüyen ve gelişen Gaziantep’in hava ulaşımı ihtiyacını en modern şartlarla karşı karşılayacağına inandığını söyledi.

Gaziantep-Kilis yolu üzerindeki köprülü kavşak ve bağlantı yolları ile Nurdağı-Gaziantep yolunun, Dülükbaba-mezarlık arasındaki kısmını da açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hazreti Ökkeşiye Türbesi’nin, Tabak Hamamı’nın, Kanalıcı Camii’nin restorasyonlarını, Şehitkâmil Bilgi Yılı Halk Kütüphanesi’nin, Rum Kale Cam Terası’nın, AFAD hizmet binasının açılışlarını da buradan yapıyoruz. Bakanlıklarımız tarafından şehrimize kazandırılan tüm bu eser ve hizmetlerin hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin çeşitli ilçelere dokuz yüzme havuzu inşa ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güneykent Yunus Emre Cemevi, Profesör Doktor Alaattin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi, Panorama 25 Aralık Kahramanlık Müzesi, Anadolu Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Sezai Karakoç Edebiyat Parkı’nın da yine Büyükşehir Belediyesince şehre kazandırıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle vefat eden Türk sanat müziğine büyük hizmetleri olan Profesör Doktor Alaeddin Yavaşca ile Türk sanat müziği sanatçısı Faruk Tınaz’a Allah’tan rahmet diledi.

Merhum Yavaşca için Atatürk Kültür Merkezi’nde özel bir müze bölümü açıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Profesör Doktor Alaeddin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi’nin, Gaziantep’le tüm bu bölgenin ve Türkiye’nin geçmişine ışık tutacağına inandığını söyledi.

Açılışı yapılan Yazıbağı Hayvan Barınağı’nın, sahipsiz hayvanların sokaklardan alınarak temiz ve güvenli ortamlara taşınması bakımından önemli bir hizmet olarak gördüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tüm belediyelerimize de sahipsiz hayvanları sokaktan alarak hem vatandaşlarımızın güvenliğini sağlayacak hem bu canları koruyacak adımları süratle atmaları çağrısında bulunuyorum. İşte Asiye yavrumuzun başına gelen hadise. Beyaz Türkler, hayvanlarınıza sahip çıkın. Bu yavrumuz şu anda hamdolsun emin ellerde. Biliyorsunuz dün gece ambulans uçakla aldırdık ve Antalya Üniversitesine götürdük. Şu anda Antalya Üniversitesinde bu operasyonlarda Türkiye’nin bir numarası, dünyanın saygın hocası Profesör Doktor Ömer Özkan Bey’e teslim ettik, kendisiyle de görüştük. İnşallah yapılacak operasyonlarla yavrumuzu, sağlığına kavuştururuz.”

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin maddi imkânı sınırlı vatandaşlara su indirimi, üniversite öğrencilerine toplu ulaşım desteği, anne adaylarına süt yardımı çalışmaları yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyenin toplam yatırım tutarı 478 milyon lira olan eser ve hizmetlerin hayırlı olması dileğinde bulundu.

Şahinbey Belediyesinin Gaziantep’e yakışır bir eser olan kongre ve sanat merkezini kentin hizmetine sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine kendisinin yaptığı Yeşilvadi Millet Bahçesi’nin önündeki 12 kilometrelik 50 metre genişliğindeki Yeşilvadi Bulvarı’nı tamamladık. Mavikent Projesi’nin bin 245 konuttan oluşan yeni etabının, Serinevler’de 210 konutun, Yamaçtepe’de 150 konutun inşasını bitirdik. Ayrıca Bulvarı, Akkent Spor Köyü, Galericiler Sitesi, Tekstilkent Katlı Otoparkı, Yeşilvadi Polis Amirliği, Mavikent Pazar Yeri ile çok sayıda sosyal tesis, park, cami, restorasyon projesi yine Şahinbey Belediyemizce tamamlandı. Türkiye’nin kaynak üretme ve bütçesini iyi kullanma konusundaki örnek kurumu Şahinbey’in toplam yatırım tutarı 1 milyar 193 milyon lira olan bu eserinin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Böylece Gaziantep’e bakanlıklarımız, kurumlarımız, belediyelerimiz vasıtasıyla kazandırdığımız 5 milyar 92 milyon liralık yatırımların resmî açılışlarını gerçekleştirmiş olduk. Bu yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum.”

“KURUN SEVİYESİNİ ŞARTLAR, İHTİYAÇLAR, İMKÂNLAR BELİRLER”

İmam Şafii’ye “Fitne zamanında doğru olanı, hak yolunda olanı, hakkı tutanları nasıl anlarız?” diye sorulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmam Şafii şöyle cevap vermiş: ‘Düşmanın oklarını takip edin. O oklar sizi hak yolunun ehline götürecektir’ demiş. Yeminli Türkiye düşmanlarından, terör örgütlerine ve küresel tetikçilere kadar herkes bu ülkede kime saldırıyorsa sizlerin yanında olacağınız kişi de odur. Bugün bizlere, AK Parti’li kadrolara, Cumhur İttifakı’na saldıranlara dikkatlice bakıldığında bu çevrelerin aynı zamanda ülkemizin ve milletimizin düşmanı olduklarını görürsünüz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin diline, gönlüne, aklına, menfaatine göre konuştuklarını, işi ise ona göre yaptıklarını vurgulayarak, “Karşımızdakilerin düşmanın dili ve aklıyla hareket etmesi, onlar adına bize ok atması, kılıç sallaması herhâlde ülkeye ve millete muhabbetlerinden kaynaklanmıyor. Onların gözü de başka yere bakar, kalbi de başka yer için atar, hesapları da başkaları için kuruludur. Bunun son örneğini döviz kurlarında bir süredir yaşanan dalgalanma nedeniyle bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.

Kurun serbest piyasa ekonomisiyle uyumlu olmayan dengesiz dalgalanışının 84 milyonun her birinin hayatını olumsuz yönde etkilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim meselemiz döviz kurunun şu veya bu rakamı değildir. Kurun seviyesini şartlar, ihtiyaçlar, imkânlar belirler. Unutmayın, atalarımızın güzel bir lafı var: ‘Dere yatağında akar’ Bay Kemal bunları bilmez. Ben ekonomistim, benim işim bu. Kırk yıl siyasette bu türlerle uğraştık” dedi.

“BU SÜREÇ BOYUNCA BİZ HEP ÇALIŞTIK, HAZIRLIK YAPTIK, TEDBİR GELİŞTİRDİK”

Türkiye’nin gerçekleriyle, ekonominin işleyişiyle, milletin menfaatleriyle ilgisi bulunmayan spekülatif bir dalgayla Türkiye’nin boğulmaya çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kur spekülasyonu denilen bir olayla karşı karşıya kaldık ve bunu ne yaptık, bir saatte atıverdik. İnsanları paniğe sürükleyerek bu dalgayı sürekli büyütmek için ortada dolaşan siyasetçi kılıklı muhterisleri, akademisyen ve gazeteci kılıklı tetikçileri ibretle seyrettik. Akla, mantığa, izana, vicdana, ahlaka sığmayan ne senaryoların ortada dolaştırıldığını ne sinsi hesapların yapıldığını ne karanlık hayallerin kurulduğunu hep birlikte gördük mü? Hep birlikte bunu yaşadık mı? Ülkesinin ve milletinin felaketi pahasına iktidar peşinde olanların sureti haktan görünerek nasıl keyifle seslerini yükselttiklerine şahitlik ettik. Bu süreç boyunca biz hep çalıştık, hazırlık yaptık, tedbir geliştirdik ve iş zıvanadan çıkınca yeni paketimizi kamuoyuyla paylaştık. Hâlbuki ortada bu sert iniş çıkışları gerektirecek hiçbir şey yoktu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihinin en yüksek üretimine, istihdamına, ihracatına ulaştığını kaydederek, “Küresel finans krizine rağmen uluslararası yatırımcılar, son dönemin en yoğun ilgisiyle ülkemize akın ediyordu. Kendi sanayicilerimiz sürekli kapasite büyütüyor, yeni fabrikalar inşa ediyor, yeni eleman arıyorlardı. Lojistik sektörümüz tarihimizin en canlı ve en karlı dönemini yaşıyordu. Turizmde öngörülerin ötesinde turist sayısını ve gelir rakamını yakaladığımız bir sezon geçiriyorduk. Hizmetler sektörü, salgından sonraki en hareketli dönemin tadını çıkartıyordu. Buna rağmen dışarıdan ve içeriden birileri dedikoduyla, yalanla, iftirayla ülkemizi içinde olduğu gelişme ikliminden çıkartıp kriz iklimine sokmak için ısrarla, canla, başla çalıştı” değerlendirmesinde bulundu.

Eski Türkiye güzellemeleriyle Türkiye’nin 20 yıllık kazanımlarını yok etmeyi hedefleyenlerin “Hemen seçim” çağrılarıyla ortaya döküldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, Meral Hanım, boşuna uğraşmayın, seçim Haziran 2023’te yapılacak. Öne gelmesi diye bir şey söz konusu değil” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin hukuk devleti olarak gereğini yerine getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu süreçte ülkemizin yaşadığı sıkıntılar karşısında ‘Faizleri artırın, bundan başka çözüm yok’ diyenler, bu Bay Kemal ne diyordu? ‘Faizi sıfırlayın’, biz de her türlü desteği verelim. Bay Kemal, sen bu aklı kendine sakla. Dün öyle dedin, bu defa kalktın, farklı konuşmaya başladın. Çünkü hiçbirinin de ülkenin ve milletin meselelerini çözmek gibi bir derdi yok. Yaşananlar aslında bunların ne kadar sığ, ne kadar boş, ne kadar kifayetsiz, ne kadar hazırlıksız olduklarını bir kez daha ortaya çıkardı. Bunlara değil ülke yönetimini vermek, önlerine üç keçi emanet katıp Islahiye veya Nurdağı yaylalarına salsanız akşama hepsini de kaybetmiş olarak geri dönerler. Allah göstermesin, bu kifayetsiz muhterislere ne ekonomi ne dış politika ne güvenlik ne de ülkenin başka direksiyonu teslim edilir. Bunlar daha yönettikleri belediyelerde yolları yapmayı, çöpleri toplamayı, otobüsleri doğru dürüst çalıştırmayı bile beceremiyorlar. Ülke bunların eline kalsa güvenliği terör örgütlerine, ekonomiyi IMF’ye, dış politikayı mandacılara, sosyal politikacıları tacizcilere, istihdamı tecavüzcülere bırakıp aralarındaki kavgadan fırsat bulurlarsa kendileri de çilingir sofralarında keyif çatarlar.”

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRME HEDEFİMİZE HİÇ OLMADIĞIMIZ KADAR YAKINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek dertlerinin, ülkeyi yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla ve cari fazlayla büyütmeye devam edip bir an önce hedeflerine ulaşmak olduğunu belirterek, “Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirme hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle 2023’e kalmadan bu işi bitirmiş olacağız. Bizi en iyi yıllık 10 milyar doların üstünde ihracatı olan, aylık 1 milyar dolar ihracat sınırına dayanan, orta ve yüksek teknolojili ürünlerin üretimine giderek, daha çok yoğunlaşan Gaziantep anlar. Gaziantep’in her mücadelemizde olduğu gibi bu süreçte de en güçlü şekilde yanımızda olacağından şüphem yok” diye konuştu.

“Öyle bir ses verin ki duymayan kulak duysun, nasırlaşmış yürekler titresin” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara seslenerek, “Gaziantep, büyük ve güçlü Türkiye için 2023’te bir kez daha bizimle olmaya var mısın? Gaziantep, ülkemizin 20 yıllık kalkınma mücadelesini zirveye çıkarmaya var mısın? Gaziantep, devleti ve milletiyle bu ülkeyi yeniden bölgesinde ve dünyada liderliğe taşımaya var mısın? Rabbim şu coşkuyla yükselen sesler, kalpten edilen dualar, akıtılan gözyaşları, yeşeren umutlar hürmetine bu ülkeyi ve bu milleti esirgesin, feraha eriştirsin, hedefleriyle buluştursun. Rabbim hepinizden razı olsun” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’nin altyapısını 81 vilayetimizin her birini kapsayacak şekilde kurduk. Gaziantep, potansiyeli ve çalışkanlığıyla bu kalkınma hamlesinden en çok istifade eden illerimizin başında geliyor” dedi.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMLERDE ŞEHRİMİZİ DAHA BÜYÜK HİZMETLERLE BULUŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Gaziantep’e son 19 yılda 45 milyar lira yatırım yapıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkinci devlet üniversitesi olarak Gaziantep Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduk. Gençlik ve sporda, 10 bin kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdık, toplam 38 spor tesisi yaptık. Sosyal yardımlarda toplam 7,5 milyar lira tutarında destek sağladık. Sağlıkta toplam 96 sağlık tesisi inşa ettik. Ayrıca bin 875 yataklı şehir hastanemizin inşası sürüyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ kanalıyla Gaziantep’te 26 bin 237 konut projesini hayata geçirdik. Bu konutların 20 bin 531 adetini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalan 5 bin 706 konutun yapımı devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehrimize söz verdiğimiz altı millet bahçesinden dördünü bitirip Gaziantepli kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Eski stadyum yerine yaptığımız millet bahçemizin inşası hızla sürüyor. Mevcut stadyumu da biliyorsunuz yine biz yaptık. Kalan iki millet bahçemizi en kısa sürede şehrimize kazandıracağız. Ulaştırmada, 116 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğuna 314 kilometre ilave yaparak toplamda 430 kilometreye çıkardık. Yapımı süren Gaziantep, Nizip, Birecik Diyarbakır hududu yolunu, Perilikaya Köprülü Kavşağı’nı, Hasan Kalyoncu Kavşağı’nı, Gaziantep Çevre Yolu üzerindeki Gaziantep Şehir Hastanesi Kavşağı’nı seneye bitiriyoruz. Nizip-Karkamış yolunu, Islahiye-Hassa-Kırıkhan yolunu ve Gaziantep Kilis ayrımı Oğuzeli-Karkamış yolunu 2023’te tamamlıyoruz. Kahramanmaraş-Narlı-Gaziantep yolunu, Osmaniye-Nurdağı yolunu ve Nurdağı-Musabeyli (Kilis-Akbez) ayrımı yolunu ise 2024 yılında hizmete açıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı’nı hayata geçiriyoruz. Sözleşmesi geçtiğimiz yıl yapılan bu hattın kredi görüşmeleri biter bitmez inşasına başlanıyor. Gaziray’ın proje genelindeki toplam fiziki ilerlemesi yüzde 77 seviyesinde. Önümüzdeki yıl Gaziray’ı da işletmeye açmayı planlıyoruz. Bugüne kadar Gaziantep’te altı baraj, üç gölet inşa ettik. Islahiye-Yesemek Barajı ile Şahinbey Burç Çamlık Göleti’nin inşaatları sürüyor. Son 19 yılda yaptığımız sulama tesisleriyle şehrimizdeki 204 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. İnşaat safhasında yer alan sekiz sulama tesisiyle Gaziantep’te toplam 301 bin dekar araziyi daha suyla buluşturuyoruz. Gaziantepli çiftçilerimize toplam 3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayicinin ileride ihtiyaç duyacağı suyun temini için Fırat’tan buraya su getireceğiz. Merkez ile birlikte dokuz ilçemize doğal gaz arzı sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemlerde şehrimizi daha büyük hizmetlerle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu duygularla bir kez daha açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin Gaziantep’e hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz için sizlere şükranlarımı sunuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesislerde bulunanlarla canlı bağlantı yaptı. Gaziantep Havalimanı Yeni Terminal Binası’nın açılışını, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Yunus Emre Cemevi’nin açılışını TBMM İdare Amiri, AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin yaptı. Gaziantep Üniversitesi Böbrek Nakil Merkezi ve Çocuk Hastanesi, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak ve Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın tarafından açıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanko Camii’nin temel atma töreni için yapılan canlı bağlantıda, Sanko Holding Onursal Başkanı Abdülkadir Konukoğlu’na caminin ne zaman tamamlanacağını sordu. “En kısa zamanda” cevabını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin 2023’e girerken bitirilmesi sözü istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konukoğlu’nun “İnşllah Sayın Cumhurbaşkanım” sözlerine “İnşallah yemindir” karşılığını verdi.

Toplu açılış töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Eğitim ve Sanat Merkezi’nin açılışını yaptı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞÇİLERLE AKŞAM YEMEĞİNDE BİR ARAYA GELDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep programı kapsamında Erdem Soft Tekstil Fabrikası’nda işçilerle akşam yemeğinde bir araya geldi.

Programda yaptığı konuşmaya tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep ziyareti vesilesiyle Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden organize sanayi bölgesinde katılımcılarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl” ifadesini aktararak, “Onun için bu sofralar birer muhabbet sofrasıdır ama bizim muhabbet sofralarımızda sevgililer sevgilisi peygamberimiz vardır. Türkiye’yi yatırımla inşallah istihdamla üretimle ihracatla ve cari fazlayla büyütme hedefimizin ete kemiğe büründüğü yer işte burasıdır” diye konuştu.

Tarihin, medeniyetin, kültürün ve kardeşliğin şehri Gaziantep’in aynı zamanda üretimin ve emeğin şehri olarak da Türkiye’de, bölgesinde ve dünyada örnek gösterilen bir il hâline geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Ercan Bey’le onu konuşuyorduk, güzel bir tespit ki ben onu zaten biliyorum, o da şu; ‘Biz işçi arıyoruz, bulamıyoruz’ diyor. Ama ne diyor birileri? ‘İş yok’ Nankör, nankör bunlar. Yan gelip yatarak para kazanmak istiyorlar. İşte bak buyurun, Ercan Bey diyor ki ‘Ben eleman arıyorum bulamıyorum’ Eskişehir’deydik geçenlerde orada da aynı şeyi söylediler; ‘Eleman arıyoruz, bulamıyoruz’ İş arayana ekmek var, aş arayana ekmek var ama yan gelip yatarak parayı istersen kusura bakma o yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi kendi kısır dünyalarından ibaret sananları Gaziantep’e getirerek organize sanayi bölgesinde gezdirmek gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda beş tane bizim organize sanayi bölgemiz var. Şimdi altıncısının adımları atılacak. Bu ne demek? Türkiye yerinde duramıyor, Türkiye sıçrıyor, Türkiye gidiyor. Kusura bakmayın ana muhalefetin, yavru muhalefetin başındakiler, bunların hiçbirisi Türkiye’de ne olduğunun ne bittiğinin farkında değiller. Düşünün şu anda sadece Gaziantep 12 milyar dolar ihracat yapar hâle geldi. Bu ne demek? Demek ki çalışan, üreten, ihracatta damardan evelallah giren bir ülkeyiz. Burada büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak izlerini görerek belki ufuklarını genişletir, vizyonlarını da derinleştirirler. Her ne kadar bunların öyle bir derdi olmadığını bilsek de yine de şuradaki güzel görüntüyü herkesle paylaşma heyecanımızı ifade etmeden duramıyoruz.”

“ASGARİ ÜCRET ZAMMIYLA ÇALIŞANLARIMIZIN ALIM GÜCÜNÜ YÜKSELTEREK İNSANIMIZI FİYAT ARTIŞLARINA KARŞI KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Gaziantep’in ayda 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak üzere olduğunu gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sadece içinde bulunduğumuz şu fabrikanın sahibi olan firmamız son iki yılda 18 milyon dolarlık bina, 20 milyon dolarlık makine yatırımı yaparak aylık 7 bin 500 ton üretim kapasitesine ulaşmıştır. Herhâlde aldığım bilgiler doğru değil mi? Önümüzdeki yıl yapılacak 25 milyon dolarlık ilave makine yatırımıyla fabrikamızın hâlen 900 olan çalışan sayısı bin 500’e çıkacaktır. Bu yılı 1 milyar 240 milyon liralık ciro ve 40 milyon dolarlık ihracatla kapatmak üzere olan Erdem Soft, bu firmamızı ben tebrik ediyorum, şahsım, milletim adına tebrik ediyorum.”

Organize sanayi bölgesinde aynı azim, heyecan ve gayretle çalışan bin 140 fabrikanın sahibi olan müteşebbisleri ve işçileri kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sanayicilerimizi, müteşebbislerimizi, iş insanlarımızı daha çok istihdam sağlamaları, daha çok inşallah üretmeleri için ben milletim adına tebrik ediyorum ve imkânlarımızla da teşvik ediyoruz. Nitekim kabına sığmayan Gaziantep, Organize Sanayi Bölgesinin altıncı etabını kurmak için kollarını sıvamıştır. İnşallah yakında bu etap da faaliyete geçtiğinde organize sanayi bölgesindeki fabrika sayımız 2 bini bulacaktır. Bu ne demek biliyor musunuz? Ey Türkiye uyan, bak biz Gaziantep olarak nasıl Kurtuluş Savaşı’nda bir mücadele verdiysek ekonomide de aynı mücadeleyi veriyoruz.”

Bu konudaki gayretlerini bildiği Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Cengiz Şimşek’e de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçileri de alın terlerinin hakkını verecek ücret politikasıyla desteklediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücreti yüzde 50 artırarak en düşük 4 bin 250 lira seviyesine çıkardıklarını, çalışanın evli ve çocuklu olmasına göre bu rakamın daha da yükseldiğini hatırlatarak şunları kaydetti: “Birileri yeni asgari ücret rakamını kurdaki dalgalanmanın zirveye çıktığı günlerde yaptıkları hesapla küçümsemeye kalkmıştı. Şimdi kur düştü ama aynı kişilerin bu hesabı tekrar yaptıklarını görmedik, duymadık çünkü hesaplar tutmadı. Ya benim Türk liram varken ne işin var senin hâlen yok dolardı, yok avroydu. Türk lirası, Türk lirası alışacaksınız buna. Bu işi rahmetli Özal da yapmıştı, o Türk lirasının onurunu kurtarmıştı, şimdi aynı şeyi biz yapıyoruz. Tabii biz muhalefetin yaptığı bu şeyleri çok da önemsemiyoruz. Bizim baktığımız tek yer milletimizin ne istediğidir, ne beklediğidir, emekçilerimizin hakkının, hukukunun korunmasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Küresel enerji ve gıda fiyatlarında yaşanan anormal artışları kendi vatandaşlarımıza en az düzeyde yansıtmak için sessiz sedasız bir şekilde yükün önemli bir kısmını kamunun üstlenmesini sağladık. Özellikle şu kış kıyamette vatandaşımızın doğal gazı ve elektriği uygun fiyata kullanması için gerçekten çok büyük fedakârlık yapıyoruz. Asgari ücret zammıyla da çalışanlarımızın alım gücünü yükselterek insanımızı fiyat artışlarına karşı korumaya çalışıyoruz. Aynı şekilde çalışanlarımızın tamamının asgari ücret kadar ki kazançlarını gelir ve damga vergilerinden muaf tutarak işverenlerimizi de rahatlattık. Böylece asgari ücretteki artışın vergi yükünün önemli bir kısmını işverenlerimizin üzerinden alarak istihdamda herhangi bir olumsuzluk yaşanmasını engellediğimize inanıyorum.”

​​Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonda emeği geçen yöneticilere, firma sahiplerine ve işçilere teşekkür ederek, “Cumhurbaşkanınız olarak doğrusu ben alın teriyle şu anda karşımda olan siz kardeşlerimi Allah için seviyorum. Rabbim bu sevginizi, bu muhabbetinizi, bizim de muhabbetimizi daim kılsın. Birbirimizi Allah için sevmeyi hiçbir zaman eksik etmeyelim ve bu yolda da ki bu bir muhabbet yoludur yolculuğumuzu daim kılsın. Rabbimden hepinize bol kazançlı, sağlıklı, huzurlu günler diliyorum” dedi.

Dünya

“Ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NG KÜTAHYA SERAMİK 100. YIL FABRİKALARI AÇILIŞ TÖRENİ’NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya mitinginde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz; Gezi olaylarından beri süren, 15 Temmuz’la daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Hamdolsun, önümüze hangi badire çıkarsa çıksın, ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık” dedi.

Kütahya mitinginde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’nın, Anadolu’nun beylerbeyi olduğunu belirterek, kentin bugün de millî iradeye olan bağlılığıyla Türkiye’nin beylerbeyliğini hak ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen mayıs ayındaki seçim sonuçları için Kütahyalılara teşekkür ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gençler, Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde verdiğiniz yüzde 68 ve Cumhurbaşkanlığında şahsıma verdiğiniz yüzde 70 oranındaki destek için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Şimdi 31 Mart’ta da aynı oyları vermeye hazır mıyız? Maşallah barekallah. Rabbim tüm Kütahyalı kardeşlerimden razı olsun. Mevla şu muhabbetimizi, şu dayanışmamızı daim eylesin. Şimdi de sizlerden Türkiye Yüzyılı belediyeciliği için, gerçek belediyecilik için destek istiyoruz. Hanımlar, bu konuda en çok size güveniyorum. Her zaman ne diyorum, kale içeriden fethedilir. Yani kaleyi sizler düşüreceksiniz. Şayet hanımlar çok iyi çalışırsa bu iş olur. Biz, kadının iradesinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk tanımıyoruz. Öyleyse buradan, bu meydandan gerçek belediyecilik için söz veriyor musunuz? Gençler, hanımları duyuyorsunuz değil mi? Sizin de onlardan aşağı kalmamanız lazım.”

“ÜLKEMİZİN GÜVENLİĞİNE, İSTİKRARINA GÖZ DİKENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 31 Mart seçimleri için adayları Cumhur İttifakı olarak ortak göstermediklerini hatırlatarak, “Eser ve hizmet siyasetinde yarışmak için ayrı adaylarla seçime girdik. Hayırda yarış olarak gördüğümüz bu centilmence rekabetin şehrimiz için en güzel şekilde neticelenmesini diliyorum” dedi.

Hangi partiye mensup olursa olsun Türkiye’nin her bireyinin, her Kütahyalının gönüllerinde ayrı bir yerinin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Seçimler gelir geçer ama muhabbet baki kalır. Şu hasbilik gök kubbedeki bir hoş seda misali hep devam eder. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Ülkemizin güvenliğine, istikrarına, kazanımlarına, hedeflerine göz dikenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Bu millet, tarihine, kültürüne, inancına saldırarak sırtını terör örgütlerine dayayanlara, onlara en güzel dersi sandıklarda verdi. Şimdi beraber yol yürüyerek, hükûmette ve belediyede iktidar hülyalarına kapılanları rüyalarından uyandırmaya var mıyız? Bunu yapacağınıza ben inanıyorum.”

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU ETRAFINDA KENETLENİP YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyetten aldığı rakamlara göre mitinge 35 bin kişinin katıldığını aktararak, “Tabii sandıklara da bunun yansıması lazım. Kütahya’da hamdolsun böyle bir sıkıntımız inşallah yok” diye konuştu.

Şehirlerin bir kısmında yapılan kirli ittifakları takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Kiminde listeler geç veriliyor. Aday isimleri sabahtan akşama sürekli değişiyor. Milletimiz de engin ferasetiyle kapalı kapılar ardında çevrilen dolapları, yapılan pazarlıkları, sahnelenen alicengiz oyunlarını çok iyi görüyor. Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart’ta da milletimizle omuz omuza verip, meydanı kirli ittifakların karanlık hesaplarına bırakmayacağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu etrafında kenetlenip yolumuza devam edeceğiz. Ben hanımlara güveniyorum. Bu yolculukta Kütahya’nın da desteğini yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Şimdi buradan, Millî Mücadele zaferinin ilk işaret fişeğinin atıldığı Kütahya’dan öyle bir ses verin ki, duymayan kalmasın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Kütahya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” dedi.

Türkiye’nin Gezi olaylarından beri süren 15 Temmuz’da daha da keskinleşen, 2018’den itibaren iyice alenileşen, bölgesel ve küresel krizlerle daha da derinleşen sıkıntılı bir süreçten geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüze hangi badire çıkarsa çıksın ülkemizi demokrasi ve kalkınma rotasından çıkarmadan hedeflerine doğru ilerletmeyi başardık. Bu arada ciddi bedeller de ödedik, ödüyoruz. Millî birliğimize yönelik saldırıları bertaraf ederken yeri geldi darbecilere karşı canımız pahasına direndik yeri geldi sınırlarımıza dayanan teröristlerle boğuştuk. Cudi Dağı’nda onları mağaralara gömdük. Tendürek’te, Bestler Deresi’nde, Gabar’da gömdük ve Türkiye’de kendilerine yer bulamadılar” diye konuştu.

Hayat pahalılığıyla da mücadele edildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok etkilenen kesimlerin başında emeklilerin bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar emekli maaşlarını bizden önceki dönemlerle kıyas edilemeyecek seviyelere çıkarmış olsak da gönlümüz vatandaşlarımızın hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürmesini istiyor” ifadesini kullandı.

“HARCADIĞIMIZ HER KURUŞU, DEVLETİ VE MİLLETİYLE BİRLİKTE ÇALIŞIP KAZANMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Ekonominin diğer boyutlarının ötesinde hesap kitap işi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin gelirleri ve giderleri arasındaki denge tutturulamazsa tıpkı 1970’lerde ve 1990’lardaki gibi siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların pençesine düşülmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin kimi ülkelerin sahip olduğu gibi karşılıksız elde ettiği gelir kaynaklarına sahip olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz harcadığımız her kuruşu, devleti ve milletiyle birlikte çalışıp kazanmak mecburiyetindeyiz. Mesela yaklaşık 11 trilyon lira giderle bağladığımız 2024 bütçemizi ele alalım. Bunun 1 trilyon liradan fazlasını deprem harcamalarına ayırdık. Devletin tüm çalışanları için yaklaşık 3 trilyon lira personel gideri var. Yatırımlar için 1,6 trilyon liraya yakın bir kaynak kullanılacak. Emekli maaşları için ayrılan miktar yaklaşık 3 trilyon liraya yakın, eğitim için 1,6 trilyon lira, sağlık için 1,6 trilyon lira, sosyal yardımlar için 500 milyar lira, mahallî idareler için 860 milyar lira tahsis edildi. Diğer kalemleri söylemiyorum bile.

En düşüğü 10 bin lira olan emekli maaşı ömrünü kendisinin ve ailesinin geçimi için harcamış vatandaşlarımız için yeterli mi? Elbette değil. Peki, emekli maaşlarını arzu ettiğimiz düzeye nasıl yükselteceğiz? Devlet ve millet olarak daha fazla çalışacak, daha çok gelir elde edecek, ortaya çıkan kazançtan da emeklilerimize hak ettikleri parayı vereceğiz.

Şimdi birileri çıkıyor emekli maaşlarına 7 bin lira, 10 bin lira seyyanen ekleyelim diyerek kendi akıllarınca emeklilerimizi tahrik ediyor. Bakınız bizim ülkemizde hâlihazırda 16 milyon emeklimiz var. Emekli maaşlarına 7 bin lira eklemek demek bütçeden yaklaşık 1,4 trilyon liralık, 10 bin lira eklemek demek 1,9 trilyon liralık bir kaynağı buraya aktarmak demektir. Mevcut maaşların tutarından söz etmiyorum. Sadece 7 bin lira veya 10 bin lira olarak ifade edilen ek artışın maliyetini anlatıyorum. Yani 2024 yılı boyunca ülkemizde tek çivi çakmasak tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile bu gideri karşılamaya yetmiyor. Aynı şekilde deprem harcamalarının tamamını bu iş için kullansak yine yeterli gelmiyor. Eğitime, sağlığa, tek kuruş harcamadan her birinin tüm bütçesini buraya aktarsak ucu ucuna ya kurtarıyor ya kurtarmıyor. Askeriyle, polisiyle, eğitimcisiyle, sağlıkçısıyla tüm memuru ve işçisiyle devletin çalışanlarının yarısından fazlasına maaşlarını vermesek o zaman belki bu ilave gideri karşılayabiliriz. Burada konuştuğumuz emeklilerimizin mevcut maaşlarının maliyeti değil yapılması istenen ilave artışların tutarıdır.”

“YAPTIĞIMIZ HER İŞİN HESABINI 85 MİLYONUN TAMAMINA VERMEKLE MÜKELLEFİZ”

Seyyanen artışların emekli maaşları arasında yol açtığı adaletsizliğin farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırtında yumurta küfesi taşımayanların istedikleri gibi atıp tutabileceğini, sorumluluk makamında olmayanların her aklına eseni söyleyebildiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama milletin ülkeyi ve devleti yönetme görevini verdiği bizim için böyle bir durum asla söz konusu değil. Biz yaptığımız her işin hesabını 85 milyonun tamamına vermekle mükellefiz. Biz attığımız her adımı en ince detayına kadar hesaplamak zorundayız.” dedi.

Küresel ekonomik krizin dünyanın her yerinde çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere büyük kitlelerin refah kaybına uğramasına yol açtığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de kendi şartları çerçevesinde bu dalgadan etkilendiğini söyledi.

Tüm bunların üstüne geçen sene “asrın felaketi” olan çok büyük bir deprem yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 6 Şubat depremlerinin ekonomiye maliyetinin 104 milyar dolar olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen hayat pahalılığı başta olmak üzere ekonomik dengeleri yeniden yerli yerine oturtmak için güçlü bir program uyguluyoruz. Bu yılsonundan itibaren programın olumlu sonuçlarını görmeye başlayacağız. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyüttükçe ortaya çıkan kazançtan her kesimden insanımız gibi emeklilerimiz de istifade edecek. Siz oturdukları yerden atıp tutanlara bakmayın. Onlar sadece istismar ve bozgunculuk peşinde koşuyor. Onların ne ülke ne millet ne de emeklilerimiz umurlarında. Bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek bugünkü sıkıntıların üstesinden gelecek olan da yine biziz. Milletimizden sabır ve metanet istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılının önceki dönemlerinden çok iyi olduğunu, yarınların da bugünden daha iyi olacağını belirtti.

İnsanları, karamsarlık bataklığına sürüklemek isteyenlerin tek derdinin buradan bir kaos çıkartıp ülkeyi kendilerine mecbur etmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi partilerini öyle yönetiyor olabilirler ama bu millet kendi geleceği konusunda onların sinsi oyunlarına eyvallah etmez. Ne diyor üstat? ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir’ Allah’ın izniyle bu tekerleği tümsekte bırakmayarak Türkiye Yüzyılı bayrağını, kör dünyanın tepesine biz dikeceğiz” diye konuştu.

KÜTAHYA’YA 101 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YATIRIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin en büyük ispatının şehirlere yaptıkları yatırımlar olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda son 21 yılda Kütahya’ya 101 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 2 bin 900 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesi olarak Kütahya Sağlık Üniversitesi’ni kurduklarını dile getirdi.

Gençlik ve sporda yükseköğrenim yurt yatak kapasitesini 12 bin 493’e çıkardıklarına, 61 spor tesisi inşa ettiklerine, Kütahya’ya kendine yakışacak bir stadyum kazandırmak için çalışmalara başladıklarına değinen Erdoğan, sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine 2,6 milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 320 yataklı Evliya Çelebi Devlet Hastanesi başta olmak üzere toplamda 1050 yataklı 11 hastaneyle birlikte 43 sağlık tesisi inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanesinin inşasında sona geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son teknik testlerini de tamamladıktan sonra hastaneyi vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildirdi.

Şehrin ihtiyacına göre önümüzdeki dönemde 800 yataklı bir eğitim araştırma hastanesini de gündeme alabileceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ayrıca, Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşası başta olmak üzere beş sağlık tesisinin yapımına devam ediyoruz. Kütahya’da TOKİ kanalıyla 12 bin 802 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 1521 konutun yapımı sürüyor. Kütahya’da 9,2 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz. Şehrimizdeki altı millet bahçesi projesinden üçünü tamamlayıp hizmete sunduk, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 359 kilometreye çıkardık. Abide-Simav yolunun ilk 15 kilometrelik kısmını tamamladık, kalanıyla ilgili hazırlıklara devam ediyoruz. Abide-Pazarlar ve Emet-Simav yolları ile Germiyan ve Zafertepe kavşaklarını bu sene bitiriyoruz.”

DOĞAL GAZ YATIRIMLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar-Abide, Dursunbey-Tavşanlı, Hisarcık-Gediz yollarını önümüzdeki sene tamamlayacaklarını, şehrin hem Eskişehir, Afyonkarahisar çıkışlarında trafiği rahatlatacak hem de organize sanayi bölgeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştıracak bir yol projesini hayata geçireceklerini söyledi.

Ayrıca mevcut projenin yerine şehrin daha yakınından geçecek bir çevre yolu projesi üzerinde de çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kütahya il sınırları içindeki bütün demir yollarını yeniledik. Eskişehir-Kütahya-Balıkesir hattını elektrikli, sinyalli hâle getirip modernize ettik. Eskişehir-Antalya Hızlı Tren Hattı hayata geçtiğinde inşallah duraklarından biri de Kütahya olacak. Kütahya’ya 21 baraj ve sekiz gölet inşa ettik. Beş baraj ile bir gölet daha inşa ediyoruz. Son 21 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kütahya’da, 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 21 sulama tesisimiz ile toplam 204 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. İnşa ettiğimiz 118 adet taşkın koruma tesisiyle, Kütahya şehir merkezi ile 144 yerleşim yeri ve 11 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduk. Sekiz adet dere ıslahının inşası sürüyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahyalı çiftçilere yaklaşık 16 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini ifade etti.

Kütahya’da altı yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biraz sonra açılışını yapacağımız seramik fabrikasıyla Kütahya’nın bu alandaki marka değerini küresel ölçekte güçlendiriyoruz. İstihdamı desteklemek için Kütahya’daki işverenlere toplam 3 milyar lirayı aşan prim teşviki verdik. Enerjide, Kütahya, Çavdarhisar, Çitgöl, Demirci, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdik. Bu yıl içinde Eskigediz ve Seyitömer’e, 2026 yılında ise Altıntaş ve Domaniç’e doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz. Hedefimiz, en kısa sürede Kütahya’da doğal gaz olmayan ilçe ve belde kalmayacaktır.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, NG KÜTAHYA SERAMİK 100. YIL FABRİKALARI AÇILIŞ TÖRENİ’NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki programı kapsamında, NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Nafi Güral’ın kurduğu Kütahya Seramik’in üretim yolculuğundaki 35 yılını geride bıraktığını, 8 fabrikaya ve 54 milyon metrekare üretim kapasitesine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da üretilen bu seramiklerin 81 vilayetin yanı sıra 5 kıtada 79 ülkeye ihraç edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açılan her yeni fabrika ihracatımızda yeni bir ivme, cari açığımızın kapanmasına katkı demektir. Bugün yatırım bedeli 140 milyon avro, kapalı alanı 126 bin metrekare olan iki yeni fabrikayı daha hizmete açıyoruz. NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın ülkemize, şehrimize, grubumuza, çalışanlarımıza hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin İtalya ve İspanya gibi bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinde bile olmayan gelişmiş teknolojilere sahip üretim imkânına kavuştuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde seramik üretiminin yanı sıra turizmde de önemli yatırımları olan grubun, istihdam kapasitesinin 5 bin 750 kişiye çıkmasını da takdirle karşıladığını kaydetti.

Dijital dönüşümü fabrikalarında en üst seviyelerde uygulayan grubun su, ham madde ve ambalaj atıklarının geri kazandırılması konusunda da ileri seviyeye ulaştığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrika çatılarına kurulan ve tamamı üretimde kullanılan 25 megavat gücündeki güneş enerjisi santrallerinin, yenilenebilir enerji alanında da örnek bir yaklaşıma işaret ettiğini söyledi.

“ÜLKEMİZİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN TEDARİKÇİLERİ ARASINA ÇIKARTACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyümek mecburiyetinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sadece kâğıt üzerinde ekonomik görünümü iyileştirmek adına yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyümeden asla taviz veremeyiz. Makro dengelerle ilgili sorunlarımızı sanayide, teknolojide, ticarette, tarımda, turizmde ve diğer alanlarda büyümeyi sürdürerek çözeceğiz. Dünyanın en gelişmiş, en zengin ülkelerine baktığımızda onların da istihdam ve üretim merkezli bir ekonomik işleyişi hayata geçirmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Bir dönem terk ettikleri üretim, bugün gelişmiş ülkelerin en kritik yumuşak karnı hâline gelmiştir. Türkiye’yi böyle bir duruma asla düşürmeyeceğiz. Savunma sanayinden seramik sektörüne kadar her alanda tasarımıyla, üretimiyle, ihracatıyla ülkemizi dünyanın önde gelen tedarikçileri arasına çıkartacağız.”

Kütahya’nın giderek büyüyen seramik üretimi kapasitesini sadece toprağa ve kimyaya dayalı bir sektörün gelişmesi olarak görmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’daki bu ivmenin ülkenin Türkiye Yüzyılı’na hazırlanışının işareti olduğunu belirtti.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ HER SÖZÜ YERİNE GETİRMEK İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞTIK, ÇABALADIK”

İkinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp iktidarlarına kadar devam eden dönemlerdeki siyasi ve ekonomik gecikmeler yaşanmasaydı Türkiye’nin bugün çok daha farklı bir yerde olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin sorumluluk verdiği kişiler olarak bize düşen kaçan fırsatlara bakıp hayıflanmak değil, hem eskinin kayıplarını telafi etmek hem geleceğin hedeflerini inşa etmektir. Bundan 13 sene önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda birileri kendi akıllarınca bizimle dalga geçmiş, projelerimizi küçümsemişti. Yaşadığımız onca badireye rağmen 2023 hedeflerinin önemli bir kısmını hayata geçirmiş birisi olarak karşınızdayım” diye konuştu.

Şimdi de Türk milletine “Türkiye Yüzyılı” sözlerinin olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu sağlam toplumsal yapı, istikrarlı ve güçlü ekonomi, adalet ve özgürlük, Türkiye eksenli küresel dönüşüm, huzurlu ve güvenli gelecek başlıkları altında tadat ederek millete sunduklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birileri gibi söz verip de sonra kulağının üzerine yatanlardan olmadıklarını belirterek, şunları paylaştı: “Milletimize verdiğimiz her sözün takipçisi olduk, her sözü yerine getirmek için var gücümüzle çalıştık, çabaladık. Eksiklerimiz elbette olmuştur ama ülkemize ve milletimize sağladığımız kazanımların büyüklüğünü kimse inkâr edemez. Artık bundan sonra milletimize karşı sorumluluğumuz Türkiye Yüzyılı bayrağını zirveye çıkarmaktır. Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı’nın inşasını da tamamladıktan sonra emaneti gençlere teslim edip köşemize çekileceğiz. Bu duygularla bir kez daha fabrikaların hayırlı ve bereketli olmasını diliyoruz. Tekrarını, tekrarını bekliyoruz.”

NG Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kütahya Porselen Sanat Evi tarafından üretilen ve ortasında ayet yazılı el sanatı porselen tabak hediye etti. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler kurdeleyi keserek NG Kütahya Seramik 100. Yıl Fabrikaları’nın açılışını yaptı ve fotoğraf çektirdi.

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle İstanbul’u daha da güzelleştireceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kentsel dönüşüm başta olmak üzere çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle, İstanbul’u sadece depreme dayanıklı hâle getirmekle kalmayacak daha da güzelleştireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazlıçeşme-Sirkeci raylı sisteminin, ülkenin en eski demir yollarından biri olduğunu, ilk kısmı 153 yıl önce hizmete giren hatla özellikle Bakırköy ve Yeşilköy’ün gelişmesine, büyümesine önemli katkılar sağlandığını aktardı.

Yaklaşık 141 yıl boyunca İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olan hattın, Marmaray’ın açılışıyla birlikte hizmetini tamamladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gebze-Halkalı banliyö hattı metroya dönüştürülerek hizmete devam ederken Sirkeci ile Kazlıçeşme istasyonları arasındaki 8,3 kilometre uzunluğundaki kesim atıl durumda kalmıştı. İstanbul’un ihtiyaçlarını da gözeterek Sirkeci-Kazlıçeşme arasında atıl vaziyette duran 8,3 kilometrelik bu hattı modernize etmeye karar verdik. Hattın üzerindeki gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak yepyeni bir tasarımla tekrar İstanbul’a kazandırmayı amaçladık. Böylece hem demir yolu hem de yaya odaklı çevreci bir projeyi İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunmayı istedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana gelmeden önce Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum’a, “Sirkeci Garı’ndan tüm bu istikamette istasyonlar başta olmak üzere, tarihî eserler başta olmak üzere, buraları sıfır kilometre yenilemeye ve buralardan inşallah sadece İstanbul’a değil tüm dünyaya mesajımızı vermeye kararlı mıyız?” dediğini anlattı.

“İSTANBUL’DA TAMAMLANAN RAYLI SİSTEM AĞLARININ TOPLAM UZUNLUĞU 340 KİLOMETREYE ÇIKMAKTA”

Bunları İstanbul’da sadece kendilerinin yapabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte 5 yıl boşa geçti. Niye bir şey yapılmadı? Yapamazlar, yapmazlar. Bunların böyle bir derdi yok. Sirkeci’den şu geldiğimiz noktaya kadar (Kazlıçeşme) bütün binalar yıkık, dökük. Surlar yıkık, dökük. Bunları da yine inşallah biz yapacağız” diye konuştu.

Bugün amaçlarını gerçekleştirmenin sevincini yaşadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Projemiz kapsamında 7,3 kilometre yaya yolu, 7,3 kilometre bisiklet yolu, 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan ile 14 yaya geçidi ve 13 kara yolu geçidi yer alıyor. Yani şehrimizde raylı sistem hattından öte sosyokültürel, turizm, spor, gezinti, bisiklet ve diğer imkânların da olduğu son derece modern bir ulaşım projesini inşallah kazandırmış olacağız. Bu hattımızın da hizmete alınmasıyla birlikte İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının toplam uzunluğu 340 kilometreye çıkmaktadır. Projemiz ile sadece demir yolu inşası yapmayıp ayrıca çevrede yaşayan insanların konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdat yadigârı tescilli durakları, sanat tarihçileri, mimarlar, arkeologların nezaretinde ve kurul kararları doğrultusunda restore ettiklerini söyledi.

Cerrahpaşa ve Samatya hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durağı da mevcut hatta ilave ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın önümüzdeki 30 yıllık süreçte ekonomiye toplam katkısının 785 milyon avro olacağını hesaplıyoruz. Yeni nesil ulaşım projelerimizin en güzel örneklerinden birini teşkil eden Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın ülkemize, şehrimize, ilçemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hattın kente kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile ekibini, yüklenici firmayı ve mühendisine kadar emeği geçen herkesi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tasarımıyla yeni çehresiyle hizmete sundukları hattın çok ibretlik bir hikâyesi olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Hattın ilk bölümü 1871 yılında Yedikule-Küçükçekmece arasında resmen hizmete girer. Ancak Yedikule’deki başlangıç istasyonu şehrin iş merkezi olan Eminönü bölgesinden çok uzakta kalır. Bunun üzerinde hattın iş merkezi olan Sirkeci’ye kadar uzatılması istenir. Fakat uzantıların, Topkapı Sarayı’nın sahil kesiminden geçecek olması ve güzergâh üzerindeki sahil köşkleri sebebiyle bir tereddüt yaşanır. Durum Sultan Abdülaziz’e anlatıldığında Sultan tarihe geçecek, şu sözleri ifade eder, ‘Memleketime tren yolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin razıyım der.’ Ecdat, söz konusu vatana, millete, devlete hizmet olunca meseleye daima bu zaviyeden bakmıştır. CHP zihniyetinin hakaret ettiği, husumet beslediği, fırsatını buldukça düşmanlık sergilemekten çekinmediği ecdadın tavrı işte budur. Yeter ki bu yapılsın, sırtımdan geçsin.”

“MESELE GERİDE HANGİ ESERLERİ BIRAKTIĞINIZDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün halen kullanılan pek çok eser, köprü, tren hattı, bina kurum ve kuruluşun altında ecdadın imzası bulunduğunu kaydederek, “Biz de ecdada vefa, mirasını ihya anlayışıyla hem ecdada hürmette kusur etmiyor hem de emanetlerine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Bizlere bu toprakları vatan olarak bırakanlara şükran borcumuzu başkaları gibi istiskal ederek değil, yadigârlarını ihya ederek ödüyoruz. Sadece bununla da yetinmedik, yetinmiyoruz. Geçmişte atalarımızın hayalini kurduğu Marmaray, Avrasya Tüneli, Çanakkale 1915 Köprüsü gibi vizyon projelerini tek tek hayata biz geçirdik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasette tek bir ilkelerinin olduğunu, bunun da millete hizmetkârlık olduğunu vurgulayarak, “Mesele bugün hangi mevkide, makamdan, koltukta olduğunuz değil, geride hangi eserleri bıraktığınızdır. Bunun önemini özellikle tarihimize baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz.” diye konuştu.

“YARIM ASIRDIR SİYASET YOLUYLA ÜLKEMİZE HİZMET ETMENİN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Bir gerçeği samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bakınız, biz yaklaşık yarım asırdır siyaset yoluyla ülkemize hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz. Bugüne kadar aziz milletimizin takdiriyle pek çok göreve geldik. Bundan 30 sene önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak devraldığımız sorumluluğu daha sonra başbakan ve cumhurbaşkanı sıfatıyla taşımayı sürdürdük. Gençler bilmeyebilir ama anne babalar bilir. Şöyle bir hafıza kaydımızı tazeleyelim. Hatırlayın 1994’te göreve geldiğimizde İstanbul neydi? Çöp, çukur, çamur. Öyle mi? Kim vardı iktidarda? CHP, yani şu andakinin büyükleri. Peki, İstanbul bize niye devredildi? Bütün bu pisliklerden kurtulmak için. Peki, rahmetli Kadir Bey (Topbaş) İstanbul’a yeni bir çehre verdi. İstanbul yeniden ayağa kalktı. Bizim devrettiğimiz o miras Kadir Bey’le ta bu şahsa kadar geldi. Şimdi bu şahıs nasıl olduysa bir yanlışlık oldu bu görevi aldı. İstanbul yeniden çöp, çukur, çamur oldu mu? Maalesef oldu. Yatırım var mı? Yok. İşte şu anda Sirkeci’den buraya kadar gelirken tren hattındaki hali gördük. Diyoruz ki yeniden İstanbul, yeniden İstanbul, yeniden İstanbul, 32 gün kaldı ana kademe, kadın kolları, gençler, durmak yok yola devam. Bunda kararlı mıyız?”

“UYDURUK GAZETE KUPÜRLERİ ÜZERİNDEN PARTİMİZ KAPATILMAYA ÇALIŞILDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevde bulundukları 30 yıllık süreçte hangi zorluklarla karşılaştıklarını, hangi badirelerin, zorlukların üstesinden gelindiğini milletin çok iyi hatırladığını vurgulayarak, “Terör örgütlerinin eylemlerinden 15 Temmuz ihanetine, ordu göreve pankartlarının asıldığı Cumhuriyet mitinglerinden İstanbul’un sokaklarının tarumar edildiği Gezi vandallığına kadar nice saldırıya maruz kaldık. İktidar partisi olarak her iki kişiden birinin oyunu aldığımız bir dönemde uyduruk gazete kupürleri üzerinden partimiz kapatılmaya çalışıldı. Kendini milletin seçtiklerinden üstün gören bürokratik oligarşinin, sabotaj girişimlerinin ardı arkası hiç kesilmedi. Uluslararası yayın organlarının manşetleri üzerinden doğrudan şahsımız ve hükümetimiz hedef alındı.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hak ve özgürlükler alanında attığımız her adım bu ülkenin ana muhalefet partisi tarafından iptal ettirilmek üzere sürekli mahkemelere götürüldü. İstanbul başta olmak üzere ülkemize kazandırdığımız vizyon projeleri yine CHP zihniyeti ve Gezici tayfa tarafından hep engellenmek istendi. Kardeşlerim işte Marmaray. Kim yaptı bunu? Biz yaptık. İşte Avrasya Tüneli. Kim yaptı? Ya bir de sen bir şey yap ya. İşte Sancaktepe’de mevcut metronun açılmış kuyusunu doldurmak suretiyle hizmet ettiğini zanneden, Kâğıthane’de maalesef orada temel atma değil, temel atmama töreni yapacak kadar zavallı olan bir İstanbul yerel yönetimi var. Şimdi bunlara gereken dersi 31 Mart’ta vermeye hazır mıyız? Öyleyse durmak yok.”

“VATAN TOPRAĞININ HER BİR KARIŞINDA MÜHRÜMÜZÜN OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin, içeriğine, mahiyetine ve faydasına bakmadan ne yaparlarsa yapsınlar kendilerine takoz koyma çabasında olduğunu söyledi.

Tek tek saymaya kalkılsa saatler sürecek sayısız engellerle karşılaştıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunlara rağmen ülkeye ve millete hizmet yolundan sapmadıklarını, Allah’ın kendisine bahşettiği her nefesi 81 vilayeti ve 85 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’ye hizmet etmek için harcadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mevla’nın bize verdiği ömrü büyük ve güçlü Türkiye idealini gerçeğe dönüştürmek için sarf ettik” diyerek şöyle devam etti: “Peygamber Efendi’mizin kutlu emrine ram olarak, 2 günümüzü birbirine eşit geçirmemek için hep canla, başla, aşkla, hüsnüniyetle çalıştık. Bugün geriye doğru şöyle baktığımızda sadece Fatih’in emaneti olan bu aziz şehirde değil, 783 bin kilometrekarelik vatan toprağının her bir karışında işimizin, eserimizin, mührümüzün olduğunu görüyoruz. Türkiye’yi ulaştırmadan sağlığa, turizmden ticarete, teknolojiden savunma sanayine, güvenlikten tarıma kadar her alanda 3, 5, 10 kat büyütmenin haklı kıvancını yaşıyoruz. Her beşer gibi elbette bizim de eksiklerimiz, hatalarımız olmuş olabilir. Ancak Türkiye ve Türk milletinin esenliği, huzuru ve istikbali için verdiğimiz hasbi mücadelenin şahidi bu ülkenin tamamıdır.”

Kendilerinin artık gençlerin zamanında misafir olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar şerefle taşıdıkları emaneti aydınlık yarınların teminatı olan TEKNOFEST gençliğine gururla teslim edeceklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı ecdat gibi geride şükranla yâd edilecek, üzerinden yıllar geçse de hayırla anılacak güzel bir miras bırakabiliyorsak ne mutlu bize. Milletimizin gönül sarayında mutena bir yer edinebiliyorsak ne mutlu bize. İnsanımıza ‘Allah ondan razı olsun.’ duasını ettirebiliyorsak ne mutlu bize. Yönlerini ülkemize dönmüş, dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mahzun kalplere umut aşılayabiliyorsak ne mutlu bize. Yetimin, öksüzün, garibin, ihtiyaç sahibinin elinden tutup kaldırabiliyorsak ne mutlu bize. Milletin takdiriyle geldiğimiz görevlerin hakkını verebiliyorsak, emanetine halel getirmeden vazifemizi icra edebiliyorsak ne mutlu bize. Bunların dışında bir mutluluk kaynağı tanımadık, tanımıyoruz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ düsturuyla gönüller yapmak, gönüller kazanmak için koşmaya, koşturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“İSTANBUL’A HİZMET SORUMLULUĞU YARI ZAMANLI YAPILACAK BİR İŞ DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’un, kendilerinin doğup büyüdüğü şehir olmanın ötesinde, aşkları, sevdaları, ilk ve son göz ağrıları olduğunu söyledi.

Hangi görevde olurlarsa olsunlar İstanbul’dan hiçbir zaman kopmadıklarını, nerede olurlarsa olsunlar İstanbul’un sorunlarıyla, sıkıntılarıyla ve dertleriyle yakından ilgilendiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de bir İstanbullu olarak tüm dünyanın göz bebeği bu şehrin meselelerini takip ettiklerini, kenti garip bırakmamak için çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şehri tüm dinamikleriyle tanıyan ve tüm kalbiyle seven birisi olarak İstanbul’un ihmale gelmeyeceğini, ihmali asla kaldırmayacağını çok iyi bildiklerinin altını çizerek, “İstanbul, kendisine vakfedilmeyi, uğruna adanmayı gerektiren, sadece ve sadece kendisiyle ilgilenilmesini isteyen bir şehirdir. Bunun için İstanbul’a hizmet sorumluluğu yarı zamanlı yapılacak bir iş değildir. Son 5 yılda bu gerçeği maalesef acı bir şekilde yaşayarak tecrübe ettik. İstanbul’a emanet olarak değil de nimet olarak bakanlar, ihmalkârlıklarıyla, tamahkârlıklarıyla, umursamazlıklarıyla bu güzel şehrin bitkisel hayata girmesine sebep oldu” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da trafik yoğunluğu ve ulaşımı hakkında değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bilhassa trafik sorunu. Şu İstanbul’un ulaşım sorunu ne durumda görüyorsunuz, değil mi? Attığı bir adım var mı? Herhangi bir bu noktada, bakıyorsunuz toplu taşımacılıkta her taraf rezillik. Bu noktalarda ‘Ne yaparız ederiz de bu işi çözeriz?’, böyle bir dert yok. Metrobüslere bakıyorsunuz, yok. Şehrin birçok bölgesinde trafik kördüğüm halde. Öyle ki 2019’da yüzde 47 olan trafik yoğunluğu, bugün yüzde 64’e yükseldi. Her bir İstanbullu kardeşim yılda 288 saatini trafikte kaybediyor. İstanbul halkı ailesiyle, sevdikleriyle birlikte geçirmesi gereken zamanı trafikte bekleyerek boşa harcıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın hayata geçirdiği projeler olmasaydı muhtemelen İstanbul’un trafik çilesi artık katlanılamaz halde olurdu.”

“‘UĞRAŞTIRAN DEĞİL, ULAŞTIRAN İSTANBUL’ PAROLASIYLA YENİ PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma hizmetleri ile ilgili şehre yaptıkları yatırımlara değinerek, şunları kaydetti: “Diğer ulaştırmaya baktığımız zaman, yatırımlarımızın yanı sıra sadece son 2 yıl içinde toplam 51 kilometrelik metro hattını şehrimizin istifadesine sunduk. Geçen ay sonunda ülkemizin en hızlı metro hattı olan 37,5 kilometrelik projenin Gayrettepe-Kağıthane etabını hizmete aldık. Ayrıca, Sabiha Gökçen Havalimanı-Pendik Metrosu gibi kritik öneme sahip projeleri devreye aldık. ‘Uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul’ parolasıyla yeni hatları, yeni ulaştırma projelerini hayata geçirmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki haftalarda Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Kirazlı Metro Hattı’nı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nı, Altunizade-Çamlıca Cami-Bosna Bulvarı Metro Hattı’nı da inşallah İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunacağız. Allah’ın izniyle 31 Mart’ta, Murat Kurum kardeşimizin şehrin emanetini devralmasıyla birlikte projelerimiz daha da hızlanacaktır.”

“RAYLI SİSTEMLERDE TOPLAM UZUNLUĞU 5 SENE SONRA 650 KİLOMETREYE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonrası Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un şehrin emanetini devralmasıyla projelerinin daha da hızlanacağını söyledi.

“Şu anda bu ülkeyi kimler yönetiyor?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz yönetiyoruz. Şu anda İstanbul’da bulunan bu zat veya zevat, böyle bir imkâna sahip mi? Değil. Fakat 31 Mart’tan itibaren inşallah Murat Kurum kardeşimizle birlikte AK Parti yerel yönetimi ile Cumhur İttifakı, Ankara’da el ele verdiğimiz zaman herhangi bir sarkma söz konusu olmayacak ve yola emin adımlarla yürüyeceğiz. Kaldığımız yerden, yeniden ‘Bismillah’ diyerek işe koyulacak, inşallah aziz İstanbul’un fetret devrini sona erdireceğiz. Öncelikli hedefimiz ortalama yolculuk süresini 64 dakikadan 39 dakikaya düşürmek olacaktır. Raylı sistemlerde toplam uzunluğu bundan 5 sene sonra 650 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Ardından raylı sistem uzunluğunu bin 4 kilometreye ulaştırarak trafik sorununa kalıcı ve modern bir çözüm bulmayı hedefliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm başta olmak üzere çevre ve şehircilikte hayata geçirecekleri yeni projelerle İstanbul’u sadece depreme dayanıklı hâle getirmekle kalmayıp daha da güzelleştireceklerini dile getirerek, bilim insanlarının hiç vakit kaybetmeksizin hazırlanılmasını tavsiye ettiği deprem gelmeden önce İstanbul’un yapı stokunu yenileyeceklerini bildirdi.

Aralık ayının son haftasında “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul” projesini paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Geçtiğimiz cuma günü de İstanbul özelinde yürütülecek kentsel dönüşüm uygulamalarına dair Cumhurbaşkanı kararını yayınladık. Evini dönüştürmek isteyen hak sahiplerine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar da kredi veriyoruz. Hibe haricinde kiracılara bir kereye mahsus 100 bin lira tahliye desteği sağlıyoruz. Böylece toplam hibe miktarımız 800 bin liraya ulaşıyor. İş yerleri için ise 350 bin liraya kadar hibe, 350 bin liraya kadar da kredi desteği imkânı sunuyoruz. Açıkladığımız destek paketinin bir kez daha şehrimize hayırlı olmasını diliyor, buradan riskli yapılarda oturan kardeşlerimi mutlaka bu fırsatı değerlendirmeye çağırıyorum. Nasıl yalancının mumu yatsıya kadar yanarsa, algı ve sosyal medya belediyeciliğinin kullanım tarihi de inşallah yakında sona erecektir.”

Alandakilerle beraber “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah hep birlikte el ele, gönül gönüle vereceğiz, İstanbul’u muradına kavuşturacağız. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle bir kez daha açılışını yaptığımız Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattının şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu tarihî projenin yeniden şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana mitinginde yaptığı konuşmada, “Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor: Türkiye, sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda düzenlenen Adana mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Alandakileri “Sordum, sual ettim elden, obadan. Nicedir bilirim hâlin Adana. Bu güzellik sana Kadir Mevla’dan, şekerden tatlıdır dilin Adana” diyerek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğin ve bereketin şehri, gadasını aldığım Adana’da sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Karacaoğlan’ın “Ak göğsün üstünde çakır dikeni, bitmeyince gönül yardan ayrılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ten canda durdukça bizim de gönlümüz Adana’dan ayrılmaz. ‘Adanalıyık, Allah’ın adamıyık’ şiarıyla, hasbiliğin, harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adana, bugün bir başka güzel. Fedakârlığı ve vefakârlığı baş tacı bilen, ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.’ diyerek gök kubbeyi millî sesimizle çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan âşıkların şehrine de böylesi yakışır.”

“ADANA’NIN YOLDAŞLIĞIYLA İFTİHAR EDİYORUZ”

Konuşmasının bu bölümünde alandakilerin “Doğum gününüz kutlu olsun” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağ olun. Bir yaş daha büyüdük” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkülerine kadar yansıyan, dosta düşmana karşı vakur duruşuna meftun olduğumuz Adana’nın yoldaşlığıyla iftihar ediyoruz. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana, inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim: Bana bir resmî rakamı alın, bakalım meydanda durum ne? Ve rakamı aldım. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde şahsımıza ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı, Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak. Biz, bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandık patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti ‘tıpış tıpış’ sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum.”

“ŞAİBELİ PAZARLIKLARLA SEÇİM KAZANMA PEŞİNDE KOŞUYORLAR”

Alandakilere, “Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana, kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Allah’ınıza kurban sizin” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin hâlini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum, bunların yasak savma kabilinden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Aynı şekilde şehirlerimizin, oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız; olamazsınız çünkü yok. Ya bunlar hal çadırını, hastane diye benim Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştılar. Bunlar bu denli yalancı. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrının dokunması mümkün mü? Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin, Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Biz, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz. ‘Hazırız’ diyoruz. ‘Kararlıyız’ diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Kirli ittifaklarla, hani çay demlersiniz ya, demleniyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar.”

“Biliyorsunuz mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları, peşine de 6 tane yardımcı adayı taktıkları bir zat vardı, hatırlıyorsunuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar” değerlendirmesinde bulundu.

“31 MART’TA GERÇEK BELEDİYECİLİĞİ TERCİH EDİYOR MUYUZ?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Hâlbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele, ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş. Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş. CHP yönetimi, sadece bu ülkenin muhalefet enerjisini özellikle sömürüp işe yaramaz hâle getirmekle bile, millet ve tarih nezdinde sigaya çekilmeyi hak ediyor. Şimdi buradan, Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız? Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Adana ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi yuva, vatan ve uğruna şehadeti göze aldıkları biricik sevda olarak gördüklerini ifade ederek, ülkeyi taşıyla, toprağıyla, zorluk ve güzellikleriyle sevdiklerini söyledi.

“ÜLKEMİZİN KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNDEKİ KİLİT ROLÜ GİDEREK DAHA FAZLA ANLAŞILIYOR”

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”

“ÖZELLİKLE SAVUNMA SANAYİNE AĞIRLIK VERDİK”

Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi: “Tabanca, tüfek dâhil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, millî denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde millî muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”

“MUHALEFETİN ÖRNEK GÖSTERDİĞİ ÜLKELERDE ‘KAAN’ KONUŞULUYOR”

Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız” dedi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu hâline gelen bir Türkiye görüyor.”

“31 MART’TA SANDIKLARI PATLATMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız” dedi.

Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi.

Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.

“ÇUKUROVA HAVALİMANINI HİZMETE SUNUYORUZ”

Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.

TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”

Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.

“ADANALI ÇİFTÇİLERİMİZE 52 MİLYAR LİRALIK TARIMSAL HİBE DESTEĞİ VE YATIRIM YAPTIK”

Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti: “Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”

Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge