Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birlikte büyüyeceğiz, birlikte kazanacağız, birlikte dünyada hak ettiğimiz yere geleceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Hep birlikte büyüyeceğiz, hep birlikte kazanacağız, hep birlikte yükseleceğiz, hep birlikte dünyada hak ettiğimiz yere geleceğiz. Yıllarca seçim meydanlarında ‘beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısını milletimizle birlikte boşuna terennüm etmedik. Yağan yağmurda beraber ıslandığımız gibi açan güneşte de beraber ısınacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ile Meclis Genel Kurulu’nda yaklaşık iki ay süren maratonun ardından kabul edilen 2022 yılı bütçesinin hayırlı olmasını diledi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Cevdet Yılmaz, AK Parti TBMM Grup Başkanı İsmet Yılmaz, grup başkanvekilleri ve görüşmelere katkı veren milletvekilleri ile emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte çok çalıştığınızı, yorulduğunuzu biliyorum. Rabbim emeğinizi, gayretinizi, fedakârlığınızı kabul eylesin” diye konuştu.

“ÖNÜMÜZE ÇIKAN HER ENGELİ AŞARAK ÜLKEMİZİN ÇIKARLARINI KORUMANIN MÜCADELESİNİ VERDİK”

Millete karşı sorumluluklarını, bihakkın yerine getirmek için daha çok çalışacakları bir döneme girdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada ve bölgede son 10 yıldır yaşanan gelişmelerin, salgınla birlikte yeni ve daha kritik bir safhaya ulaştığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bu 10 yıllık dönemde akla gelebilecek her yol ve yöntemle sınandığına işaret ederek, “Sokaklarımız kaosa sürüklenmek istendi. Kaset kumpaslarıyla siyasi partilerin yönetimleri dizayn edilmeye çalışıldı. Ülkenin meşru yönetimi yalan ve iftira dolu montajlarla devrilmek istendi. Seçimleri etkilemek için akıl ve ahlak dışı yöntemler devreye sokuldu. Terör örgütleri ülkemiz içinde ve sınırlarımız boyunca harekete geçirildi. Askerî darbeyle millî irade çiğnenmek, ülke teslim alınmak istendi. Güya terörle mücadele için güney sınırlarımıza yığınak yapanlar, biz devreye girince bu defa da terör örgütlerinin hamiliğine soyundu” ifadelerini kullandı.

Dünyada eşi benzeri görülmeyen şekilde ekonomiye yönelik aleni tehditlerin savrulduğuna ve sinsi tuzakların kurulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’de yönetimi değiştirmek için kimlerin destekleneceği, kimlerin köstekleneceği, pervasızca televizyon programlarında konuşuldu. Gece yarıları başlayan ve kesintisiz süren finans oyunlarıyla ülkemiz çökertilmeye çalışıldı. Önceleri gizli saklı yürütülen küresel ticaret kurallarına aykırı ambargolar artık açıkça yapılır, hoyratça sergilenir hâle geldi. Salgınla birlikte küresel ekonomide başlayan dalgalanmalar bile ülkemize yönelik saldırıların dozunu artırmanın aracı hâline dönüştürülmek istendi. Dışarıdan birileri bu oyunu kurarken içeriden birileri de aynı kirli oyunun figüranlığına ve taşeronluğuna soyundu. Tüm bu süreçte önümüze çıkan her engeli aşarak ülkemizin ve milletimizin çıkarlarını korumanın mücadelesini verdik. İçine çekilmek istendiğimiz siyasi, sosyal, ekonomik, psikolojik her türlü tuzağı Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle bozarak yolumuza kararlılıkla devam ettik. Elbette zor ve sıkıntılı günler geçirdik. Elbette canımız yandı, bedeller ödedik ama bu milletin izzetine halel getirmedik. Hamdolsun bu ülkeyi hedeflerinden koparmadık, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolundan sapmadık.”

“DÜNYADAKİ GELİŞMELERİN ÖNÜMÜZE SERDİĞİ FIRSATLARI DA DEĞERLENDİRECEK ŞEKİLDE YENİ BİR ATILIMIN İÇİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantının devamında, Türkiye’nin dünden bugüne neler yaşadığını anlatan videoyu izletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonu yüzde 7’ye, faizi yüzde 4,5’lere, AK Parti’nin düşürdüğünü belirtti. Ana muhalefete, “Ama sizin kitabınızda ne düşük faiz ne de düşük enflasyon diye bir şey yok. Sizin tarihiniz yüksek faizlerle, yüksek enflasyonla dolu. Biz ise ‘halkımızı ne faize ne enflasyona ezdirmeyeceğiz’ dedik ve bunun mücadelesini veriyoruz. Alışacaksınız bunlara” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarıyla bunların nasıl olduğunun görüleceğini ve öğrenileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti’nin iktidarıyla hemhâl olmak dünden bugüne değil, biraz zaman gerektiriyor. İşte şimdi o mücadelenin verildiği günlerdeyiz. Şimdi, tüm bu birikimin üzerine, dünyadaki gelişmelerin önümüze serdiği fırsatları da değerlendirecek şekilde yeni bir atılımın içindeyiz. Bugüne kadar girdiğimiz mücadelelerden nasıl alnımızın akıyla çıktıysak her seferinde ülkemize ve milletimize nasıl kazandırdıysak, inşallah bu defa da hayırlısıyla istediğimiz neticelere ulaşacağız” diye konuştu.

“Önümüz de engeller yok mu, var. Bu ana muhalefetten daha büyük engel olur mu?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, önlerinde riskler, tuzaklar bulunduğunu ancak azim ve güçlerinin bunların hepsinden fazla, üstün ve güçlü olduğunu bildirdi.

“BELİRLENEN TARİH NEYSE O TARİHTE SEÇİM YAPILACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede bir kesimin dışarıdan aldığı işaret ve destekle birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimini dinamitlemenin peşinde olduğuna dikkati çekerek, “Parmak sallamakla da bir yere varamazsınız” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, aylardır “erken seçim” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ve kendisinin, seçimin Haziran 2023’te olacağını söylediğine işaret etti.

Defaatle söylemelerine rağmen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun hâlâ erken seçimden bahsettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erken seçim yok. Bu ülke bir hukuk devletidir. Belirlenen tarih neyse o tarihte seçim yapılacaktır; olay bu. Bak Bay Kemal, noktalı virgül değil ha, nokta koyuyorum. Bu ülkede hukukun ne olduğunu öğreneceksin ve bu ülkede yine nasıl gelişmiş ülkelerde sistem böyle çalışıyorsa bizde de böyle çalışacak ve inşallah Haziran 2023’te seçimimizi en güzel şekilde yapacağız.”

“ÜLKEMİZİN 2053 VİZYONUNU HAYATA GEÇİRMESİNE ENGEL OLAMAYACAKSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi buradan ülkenin felaketinden medet uman kifayetsiz siyasetçilere sesleniyorum; buradan manşetlerle hükûmet devirip, hükûmet kurmaya alışmış akademisyen ve gazeteci kılıklı muhterislere sesleniyorum; buradan millî iradenin üstünlüğünü kabullenmek istemeyen darbe heveslilerine sesleniyorum; buradan çalışmadan, ter dökmeden, emek vermeden, para kazanma peşinde koşan tufeylilere sesleniyorum, para kazanma peşinde alın teri ile koşanları alkışlıyorum; buradan terörle, şiddetle, tehditle, ambargoyla Türk siyasetini dizayn etmeye çalışan emperyalistlere sesleniyorum; buradan siyaset kurumuna ayar vermeye alışmış vesayet artıklarına sesleniyorum; başaramayacaksınız” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kazanımlarını heba edemeyeceksiniz. Türkiye’yi eski kötü günlerine geri döndüremeyeceksiniz. Bu milletin alın terini sömüremeyeceksiniz. Bu ülkenin ayağına pranga vuramayacaksınız. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaşmaktan alıkoyamayacaksınız. Ülkemizin 2053 vizyonunu hayata geçirmesine engel olamayacaksınız. Ya millet iradesini kabullenecek, milletle beraber olacak, millette beraber kazanacaksınız ya da kaybedeceksiniz. Türkiye kazanacak, Türk milleti kazanacak ama siz kaybedeceksiniz” değerlendirmesinde bulundu.

“EMİN ADIMLARLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin kişisel çıkarı, şahsi hesabı, nefsi arzusunun topyekûn milletin menfaatlerinden, ülkenin kazanımlarından üstün olmadığını dile getirerek, “Hep birlikte büyüyeceğiz, hep birlikte kazanacağız, hep birlikte yükseleceğiz, hep birlikte dünyada hak ettiğimiz yere geleceğiz. Yıllarca seçim meydanlarında ‘beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısını milletimizle birlikte boşuna terennüm etmedik. Yağan yağmurda beraber ıslandığımız gibi açan güneşte de beraber ısınacağız Biz inancına, kökenine, meşrebine, tercihlerine bakmadan her rengi ile her deseni ile her tonuyla her ferdi ile milletimizin tamamını seviyoruz. 84 milyonun her birini, her bir ferdini bağrımıza basıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugüne kadar aşkla bağlı olduğumuz milletimize hizmet etmek dışında hiçbir gaye taşımadık. Eksiğimiz, noksanımız olabilir, hatta hatamız olabilir, ama hüsnüniyetimizden, samimiyetimizden, gayretimizden, ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin büyüklüğünden, ortaya koyduğumuz hedeflerin doğruluğundan kimsenin şüphesi olamaz. Bir kez daha altını çizerek söylüyorum; ne yaptığımızı biliyoruz, niçin yaptığımızı biliyoruz, nasıl yapacağımızı biliyoruz, nereye gittiğimizi biliyoruz, nereye ulaşacağımızı biliyoruz. İnşallah varacağımız yer hem bizlerin hem bizden sonraki nesillerin hayatlarında olumlu yönde asırlık değişiklikler yapacak bir yerdir. Onun için emin adımlarla yolumuza yolculuğumuza devam ediyoruz.”

“BU DÖNEMDE GELİŞMİŞ ÜLKELER LİGİNE YÜKSELEN DEVLETLER ÖNÜMÜZDEKİ BİR ASRA DAMGALARINI VURACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide yaşanan gelişmelerin sadece Türkiye’ye ve bu döneme mahsus olmadığını, ekonomi denilen dinamik alanın, sürekli bir değişim içinde olduğunu söyleyerek son büyük değişimin, 2008 yılı küresel finans krizi ile başladığını, salgın kriziyle de tamamen su yüzüne çıktığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sorunun kaynağı, küresel ekonomiden gelişmekte olan ülkelerin aldığı payın düzenli bir şekilde artarak gelişmiş ülkeleri geride bırakmış olmasıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yetişmiş insan potansiyeli, sanayide ve tarımdaki üretim gücüyle inovasyon kabiliyetiyle gelişmekte olan ülkelerin artık kaplarına sığmadığını, buna karşılık sadece finans gücüne ve tüketime dayalı ticaret büyüklüğüyle gelişmiş ülkelerin, sürekli mevzi kaybettiğini söyledi.

Ekonominin temeli değişirken, çatısının aynı kalmasının mümkün olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Dünyada bir süredir işte bu uyumsuzluktan kaynaklanan büyük bir kavga yaşanıyor. Biz de Türkiye’nin geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde bu süreci en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlamak için çalışıyoruz. Çünkü kartların yeniden karıldığı bu dönemde gelişmiş ülkeler ligine yükselen devletler önümüzdeki bir asra damgalarını vuracaklardır. Gelişmekte olan ülke sınıfını aşamayanlar ise aynı fırsatı yeniden bulmak için çeyrek asır, yarım asır daha beklemek mecburiyetinde kalacaktır. Ülkemizin geçmişte defalarca bu treni kaçırmasına yol açanlar, bugün de aynı niyetle hareket ediyorlar. Biz de diyoruz ki Türkiye bu treni evelallah kaçırmayacak. Hatta bu trenin son vagonunda falan değil birinci sınıfında hak ettiğimiz yeri alacağız. Uyguladığımız yeni ekonomi programının öncelikli hedefi budur.”

“SERBEST PİYASA KURALLARINA AYKIRI HERHANGİ BİR İŞ VEYA İŞLEM YAPMIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede döviz kurunu serbest piyasa ekonomisi kuralları içerisinde ülkemizin gerçeklerine uygun öngörülebilir, sürdürülebilir bir seviyeye getirmek için dün açıkladığımız program hamdolsun amacına ulaşmıştır. Milletimiz bu programdaki tedbirleri ve kararlı duruşumuzu takdirle karşılamış, benimsemiş, piyasalar da buna uygun adımları atmıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili kurumlarımız bu pakette yer alan hususların uygulama detaylarını kamuoyuyla ve taraftarla paylaşmaya başlamışlardır. Biz serbest piyasa kurallarına aykırı herhangi bir iş veya işlem yapmıyoruz. Tam tersine art niyetli spekülatörlerin, ülkemizin üzerinden ellerini çekmelerini sağlayarak serbest piyasanın kendi kuralları ile işlemesini temin etmenin gayreti içindeyiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, kalbi ve zihni kirlenmemiş herkesin memnuniyetle karşılayacağı bir gelişme olduğunu ancak bazılarının hiç de mutlu olmadıklarını gördüklerini söyledi.

Dün Türkiye’de terör örgütlerinin saldırısı altındayken yüzleri gülenlerin, terör örgütlerinin başlarının inlerinde ezildiğinde yüzlerinin düştüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dün Türkiye siyasi ve sosyal kaos denemeleriyle, darbe girişimleriyle boğuşurken yüzleri gülenlerin, biz ülkemizi huzura, istikrara, güvene kavuşturarak yolumuza devam ettiğimizde yüzleri düşmüştü. Bugün de Türkiye ekonomisi kur üzerinden çökertilmeye çalışılırken yüzleri gülenlerin, istikrar ve güven ikliminin yeniden güçlenmeye başladığında yüzlerini düştüğünü görüyoruz. Hangi akıl ve vicdan sahibinin morali ülkenin hayrına, milletinin menfaatine olan böyle bir gelişme karşısında bozulabilir, bilmiyoruz. Uyguladığımız ekonomi politikasını anlamıyor, katılmıyor, farklı düşünüyor olabilirsiniz ama ülkenin ve milletin hayrına bir gelişme yaşandığında hiç değilse susma, sükût etme, bir kenara çekilme erdemini gösterin. Dün çıkmış birisi ‘Kur düşüyor dolar almanın tam zamanı. Bu iş kaldığı yerden devam edecek.’ mealinde açıklamalar yapıyor. Bunların beyni sulanmış. Bunlara gereken cevabı inşallah en kısa zamanda benim milletim en güzel şekilde verecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sözün tercümesi; kurun yeniden ülkenin gerçekleriyle ve ekonominin kuralları ile ilgisi olmayan seviyelere çıkmasını dilemektir, hatta teşvik etmektir. Tabii bunlarla ilgili şu anda Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulumuz da yargı yolunu açtı. Siz bu ülkenin değerleri ile oynayamazsınız. Merkez Bankasının başında da olsanız, evinin kapısındaki ayakkabılarla oynayanlarla beraber yola yürürsünüz. Size bu dönemlerde arka çıkanlarla, sahip çıkanlarla şu anda yol kesmeye çalışmayın. Boşuna yol kesmeye çalışırsın. Buna ne gücün ne aklın yeter. Bir insanın kendi ülkesine bu derece düşmen kesilebilmesi için ya da aklını ve vicdanını kiraya vererek ihanet çukuruna düşmesi ya da aklı ve vicdanını tamamen kaybetmesi gerekir. Her zaman söylediğimiz gibi bu muhterisleri kendi kinleriyle, kendi hırsları ile baş başa bırakıp biz kendi işimize bakacağız. Milletimiz ne diyor, ne istiyor, neyi bekliyor ona bakacak, o doğrultuda yolumuza devam edeceğiz.”

“VATANDAŞIMIZIN KAZANIMLARINI KAYBETMESİNE İZİN VERMEMEKTE KARARLIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, döviz kurunun dengeye oturmasının sadece bankada parası olan vatandaşı değil, üretimden enflasyona ekonominin her alanını ilgilendiren olumlu bir gelişme olduğunun unutulmaması gerektiğini belirtti.

Aynı şekilde ihracatçının önünü görebilmesini sağlamanın da tüm ekonomiye müspet yönde etki yapacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dolayısıyla burada kazananın, sadece bankada parası olan veya ihracat yapan değil, ülkenin tamamı, 84 milyonun her bir ferdi olduğunu kaydetti.

Herkesi yatırıma, istihdama, üretime ihracata davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi cari fazla ile büyütme kararlığını tekrarladığını vurgulayarak, “Kur ve enflasyon baskısı altında hiçbir vatandaşımızın kazanımlarını kaybetmesine izin vermemekte kararlıyız. Bunun için özellikle çalışanlarımızın gelirlerini artırmaya yönelik ciddi adımlar attık. Kamu işçilerine ve memurlarına yapılan toplu sözleşmelerini enflasyon farkıyla garanti altına aldık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücrete tarihin en yüksek artışını yaptıklarını, uzun yılların özlemini hayata geçirerek asgari ücreti vergi dışı bıraktıklarını anımsattı. Yıllardır “Asgari ücret vergi dışı kalmalı” dendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu da bizim iktidarımız başardı” diye konuştu.

Memurlar dâhil tüm çalışanların asgari ücret rakamı kadarki gelirlerini de aynı kapsama aldıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece mesela memurlarımızda toplu sözleşme artışına ve enflasyon farkına ilave olarak aylık ortalama 300 liralık ücret artışı sağladık. Yine memurlarımıza söz verdiğimiz 3600 ek gösterge uygulamasını da inşallah önümüzdeki yıl içinde hayata geçiriyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektörün de çalışanlarına, bu gelişmeler doğrultusunda hak ettiği ücreti sunacağından şüphe duymadıklarını belirtti.

“ORMANCILIK FAALİYETLERİNDE GURUR VEREN ÇALIŞMALARA İMZA ATIYORUZ”

Bugün bir müjde de orman işçilerine vermek istediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Ülke olarak ormancılık faaliyetlerinde gerçekten gurur veren çalışmalara imza atıyoruz. Son 19 yılda önceki 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın bir buçuk katını gerçekleştirerek, 5,5 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Ağaçlandırma çalışmalarında Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncü sıradayız. Hedefimiz 2023 yılı sonuna kadar da 7 milyar fidanı toprakla buluşturmaktır. Tabii bu faaliyetleri yürüten orman köylümüze de gereken desteği veriyoruz. Ormanların bakım ve üretim işlerini yapan orman köylümüzün gelirinde önemli bir artış yapıyoruz. Bu kapsamda 2022 yılı üretim işlerinin birim fiyatlarını yılbaşından itibaren yüzde 23 ve Temmuz itibarıyla yüzde 23 olmak üzere, yıllık ortalama yüzde 51 oranında artırıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman köylüsünün alın terinin karşılığını vereceğine inandığı bu artışların hayırlı olmasını diledi.

Türkiye’de bir süredir yaşanan kuraklık nedeniyle buğday, arpa, çavdar, yulaf, nohut ve mercimek üreticilerinin verim kaybı yaşadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuraklıktan zarar gören toplam 651 bin üreticimize verim kaybı oranlarına göre değişen miktarlarda kuraklık desteği ödemesi yapıyoruz. Bu kapsamda toplam 2,6 milyar lira kuraklık desteğini, çiftçilerimizin hesaplarına yatırmaya başladık” açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilerin tohumu toprakla buluşturmasını, ekmesini, üretmesini devam ettirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.

“251 ORGANİZE SANAYİ BÖLGEMİZİN TAMAMINDA MESLEKİ EĞİTİM MERKEZLERİ FAALİYETE GEÇMİŞTİR”

Gelecek dönemde eğitim ve kültürün, önceliklerinin ilk sıralarında yer alacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede eğitim ve öğretim alanında maziden atiye köprü kuran, yeni ve günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalar yürütüyoruz. Yedi yıl aradan sonra Millî Eğitim Şûrası’nı topladık. Çok geniş katılımın sağlandığı şûrada çok önemli kararlar alındı. Bu kararlar; eğitimde fırsat eşitliği, öğretmenlerimizin mesleki gelişimleri ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi çalışmalarımızda bize yol gösterecektir” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, organize sanayi bölgelerinin tamamında mesleki eğitim merkezi kurma sözü verdiklerini anımsatarak şöyle devam etti: “Millî Eğitim Bakanlığımız ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu doğrultuda gerekli çalışmaları tamamladılar. Artık ülkemizdeki 251 organize sanayi bölgemizin tamamında mesleki eğitim merkezleri faaliyete geçmiştir. Bu mesleki eğitim merkezleri, organize sanayi bölgelerimizdeki işletmelerimizin ihtiyaç duydukları insan kaynağını yetiştireceklerdir. Diğer taraftan 3308 sayılı Meslek Kanunu’nda iki önemli değişikliğe gidiyoruz. Bunlardan ilkiyle mesleki eğitim merkezlerindeki öğrencilerin aldıkları asgari ücretin üçte biri tutarındaki aylığın, devlet tarafından ödenmesini sağlıyoruz. İkincisiyle de mesleki eğitimin son sınıfındaki kalfaların asgari ücretin üçte biri değil, yarısı kadar ücret almalarını temin ediyoruz. Böylece mesleki eğitim merkezlerinin cazibesi daha da artacaktır. Amacımız; hiçbir sektörde hiçbir firmamızın ‘Aradığım elemanı bulamıyorum’ diyemeyeceği bir mesleki eğitim sistemini kurmaktır.”

Bu adımların faydasını şimdiden görmeye başladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela; mesleki eğitimdeki döner sermayelerin üretim kapasitesi yüzde 63 artışla 700 milyon liraya ulaştı. Buradan elde edilen gelirlerden meslek lisesi öğrencilerimiz 42 milyon lira, öğretmenlerimiz de 102 milyon lira pay aldılar. İnşallah önümüzdeki yıl meslek liselerimizin üretim kapasitesini 1,5 milyar liraya çıkartmayı ve böylece meslek lisesi öğrencilerimizin tamamının bu imkândan faydalanmasını hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meslek liselerinde üretilen ürünlerden birinin de “Hızlı antijen kiti” olduğunu, sonucu 15 dakikada belli olan bu kitin, kullanım onayı alındıktan sonra okullarda uygulamaya sokulacağını bildirdi.

KÜTÜPHANESİZ OKUL KALMAYACAK PROJESİ

Okulların tamamında “Kütüphanesiz Okul Kalmayacak” projesi başlattıklarını, bu kapsamda 1,5 ay gibi kısa sürede 13 bin 500 kütüphaneyi okullara kazandırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ayın sonunda projenin tamamlanacağını ve kütüphanesiz okulun kalmayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okulların doğal gaz dönüşüm taleplerinin hepsini karşıladıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 bin yeni öğretmen atamasıyla ilgili sürecin devam ettiğini belirterek, “İnşallah 31 Ocak tarihinde bu öğretmenlerimizin atamalarını tamamlayacağız. Bu atamada, ağırlığı 7 bin 500 yeni öğretmen ile İstanbul’a vereceğiz” bilgisini verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimdeki okul, öğretmen, sistem eksikliklerini büyük ölçüde giderdikleri için bundan sonra enerjilerini, kalitenin yükseltilmesine vereceklerini aktardı.

“TURKOVAC TÜM DÜNYAYLA, TÜM İNSANLIKLA BULUŞUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın son iki yıldır salgınla mücadele ettiğine, Kovid-19 virüsünün, çeşitli varyant ve şekillerde daha epeyce zaman hayatta kalacağının anlaşıldığına işaret etti.

Avrupa ülkelerinde kapanmaların yeniden başladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hamdolsun biz, güçlü sağlık sistemimiz, yaygın aşılama oranımız ve tedbirlere riayetimizle bu süreci nispeten rahat geçiriyoruz. İşte en kritik anda bile, üç ay gibi kısa bir sürede Çam ve Sakura Hastanesini tamamladık, bitirdik. Üç aylık süreye ise Atatürk Havalimanı’nda ve Sancaktepe’de bin 6 odalı iki hastaneyi yetiştirdik ve bu arada bir tanesini de yine Arnavutköy’de yaptık, bitirdik. Numan Bey’in babasının adını da verdiğimiz o tarihi eseri, modern bir hastaneye çevirdik. Hasta ve vefat sayılarındaki aşağı yönlü eğilim devam ediyor. Salgına karşı en güçlü tedbir olan aşıyı kendimiz üretmek için uzun süredir çalışıyorduk. Grup toplantımızın ardından bu konuda bir müjdeyi canlı bağlantıyla milletimizle paylaşacağız. Şanlıurfa’daki bu merkez, bir diğerini İstanbul’da atacağımız adımla TURKOVAC inşallah tüm dünyayla, tüm insanlıkla buluşuyor.”

Dünya

“Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor. 15 sene önce bölgede yalnızca altı olan diplomatik misyon sayımız bugün 17’ye yükselmiş durumdadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele’nin Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından anlaşmaların imza törenine geçildi. İmzaların atılmasının ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin, El Salvador’dan Türkiye’ye Devlet Başkanı düzeyinde yaptığı bu ilk resmî ziyaretinden memnuniyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tarihî ziyaretin, Türkiye-El Salvador ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası olacağına inanıyorum. Sayın Başkan’ın liderliğinde El Salvador’un son dönemde dış politikada ufkunu genişletme yönünde attığı adımları biz de yakından takip ediyoruz. Değerli dostumun bugünkü ziyaretini, ezber bozan nitelikteki bu politikalarının bir yansıması olarak görüyorum. Kendilerine bir kez de sizlerin huzurunda ‘hoş geldiniz’ diyorum.”

“Aile kökleri Filistin’e dayanan ve ülkesinde ‘El Turco’ olarak tanınan Sayın Bukele’nin ülkemizi ziyareti bizler için ayrı bir anlam taşıyor” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esasen kendisinin göreve gelmesinin ardından ilişkilerimizde ciddi bir ivme yakaladık. Geçtiğimiz yıl faaliyete geçen El Salvador’un Ankara Büyükelçiliği’nin resmî açılışı bugün Dışişleri Bakanlarımız tarafından yapıldı. İnşallah biz de San Salvador Büyükelçiliğimizi en kısa sürede hizmete açacağız” dedi.

“EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİMİZ SALGINA RAĞMEN SON DÖNEMDE CİDDİ SIÇRAMA YAŞADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz salgına rağmen son dönemde ciddi sıçrama yaşadı. 2020 yılında 27 milyon doları aşan ticaret hacmimiz, geçtiğimiz sene 50 milyon dolara yaklaştı. Yüzde 80 civarındaki bu artış esasen potansiyelimizin ne kadar büyük olduğunun göstergesidir. Dolayısıyla, bu rakamı ilk etapta 100 milyon dolara, önümüzdeki beş yıllık sürede de inşallah 500 milyon dolara çıkaralım istiyoruz. Bugün imzaladığımız Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması bu bakımdan önemli bir araç teşkil edecektir” açıklamasında bulundu.

Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi ile Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmalarının müzakerelerini de en kısa sürede tamamlayacaklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sayın Başkan’ın El Salvador’u bölgesinin lojistik merkezi hâline dönüştürme vizyonunu biz de destekliyoruz. Bu amaçla hayata geçirmeyi planladığı tüm yatırımlarda Türk firmalarının altyapıda, üst yapıda gerekli desteği vermeye hazır olduğunu da yine kendilerine ifade ettim. El Salvador’un kalkınma projelerine desteğimizin devam edeceğini vurguladım. TİKA, geçen yıl salgın döneminde El Salvador’daki bir çocuk hastanesine malzeme ve ultrason cihazı gibi teknik ekipman yardımında bulunmuştu. Kurumumuz, El Salvador makamlarının öncelikleri doğrultusunda sağlıktan eğitime ve tarıma kadar birçok alanda desteğini sürdürecektir.”

Görüşmelerinde, Orta Amerika özelinde, bölgesel meselelerde de fikir alışverişinde bulunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerimiz, çok boyutlu dış politikamızın temel sütunlarından birini teşkil ediyor. 15 sene önce bölgede yalnızca altı olan diplomatik misyon sayımız bugün 17’ye yükselmiş durumdadır. Bu vesileyle El Salvador’un birçok Orta Amerika ülkesiyle birlikte geçen yıl kutladığı 200. bağımsızlık yıl dönümünü bir kez daha gönülden tebrik ediyorum. Yarın İstanbul’da El Salvador dâhil bölge ülkeleriyle ilişkilerimizin tarihine ışık tutacak önemli bir sergiyi açacağız. Türkiye-El Salvador arasındaki dostane ilişkilerin ve iş birliğinin gelişimine büyük katkı sağlayan Sayın Bukele’ye tekrar teşekkür ediyorum. Toplantılarımızda aldığımız kararların ve imzaladığımız anlaşmaların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.”

EL SALVADOR CUMHURBAŞKANI BUKELE: “TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİNİN BİR PARÇASI OLMAK İSTİYORUZ”

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele de konuşmasında, Türkiye’yi, halkını ve tarihini takdir ettiklerini belirterek, “Biz, Türk insanının bir gün dünyayı fethettiğini biliyoruz, uzun bir süre boyunca. Şunu da biliyoruz. O ruh her bir Türk vatandaşının içinde mevcut. Bu ruh tekrar büyüyor. Yirmi yıl önceki Türkiye bugünkü Türkiye değil. Bu büyüme, hızlı. Bunu bugün burada ihracatta, ekonomide görebilirsiniz. Türk ürünlerinin her yere ihraç edildiğini biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador’dan bahsetti. Bizim ülkemiz küçük ama bir yılda ticaret hacmini yüzde 80 artırdık” şeklinde konuştu.

Türk firmalarıyla liman, insansız hava aracı başta olmak üzere savunma sanayii ekipmanları, havacılık malzemeleri, hidrotermal tesis gibi alanlarda imzalanan veya imzalanmaya yakın olan anlaşmaların olduğunu aktaran El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, “Bunlar başlangıç. Yarın başka şirketlerle de görüşeceğiz. Bütün bu şirketlerle görüştükten sonra başka şirketlerle de görüşeceğiz. Belki El Salvador’un ilk uydusu bir Türk teknolojisi sayesinde olacak. Yani yapılacak çok şey var. Göreceğimiz çok şey var. Bu, El Salvador gibi küçük bir ülke için çok büyük bir başlangıç” ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki ticaretin bir yılda yüzde 80 büyüdüğünü belirten El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, ikili ticaret hacminin mevcut hızda büyümesi durumunda 500 milyon dolar hedefine birkaç yılda ulaşılabileceğini söyledi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmelerde enerji, inşaat, limanlar, savunma sanayii, altyapı inşası, ihracat, ithalat ve ticaret alanlarında yatırım ve iş birliği konularını ele aldıklarını ifade etti.

Osmanlı döneminde Güney Amerika ile ticaretin gelişmemesinde coğrafi engellerin olduğuna işaret eden El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, “Ama bugün bu artık önemli değil. Cebelitarık’tan geçmeniz gerekmiyor. Bu yüzden de bu rakamlara ulaştık. Daha da fazlası olacak” dedi.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, Türk sinema ve televizyonunun eserlerini ve Türk kültürünü ülkelerinde gördüklerini aktararak, “El Salvador’da herkes Türk kültürünü, Türk tarihini, Osmanlı İmparatorluğu’nu tanıyor. Bunun sebebi de Türkiye’nin çok hızlı büyümesi. Türkiye’nin büyük bir sistem olması. Bu da Sayın Erdoğan sayesinde gerçekleşti. Sizin güçlü ruhlu insanlarınız var ama bir lidere de ihtiyacınız var. Bu lideriniz de var. İyi bir lideriniz var. Bu yüzden de burada olmaktan çok mutluyuz, çok onurluyuz. Bu şekilde ağırlandığımız için de çok memnunuz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin kendileri için çok önemli bir ülke olduğunun ve Türkiye’de büyük bir potansiyel gördüklerinin altını çizen El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele, şunları kaydetti: “Türkiye çok büyüyor. Bunu görüyoruz. Şu anda güçlü. İleride daha da büyük bir güç olacak ve dünya için çok önemli olacak. Biz de onların yanında olmak istiyoruz. Çünkü biz bu büyümenin bir parçası olmak istiyoruz. Türkiye’nin büyümesinin bir parçası olmak istiyoruz ve ona eşlik etmek istiyoruz. Bu yüzden bu ziyaret bizim için de çok önemli. Biz hep tek kutuplu çalıştık. Hep ABD’ye baktık. Hepiniz biliyorsunuz, bizim ticari ortağımız ABD. Tabii ki bizim için çok önemli. El Salvador için başka yerlere, yönlere bakmak da önemli. Baktığımız yönlerden biri de Türkiye. Bu yüzden buradayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

El Salvador ile yapılan anlaşmalar ve iş birliğinin önemine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün imzalanan altı anlaşmanın önemi hakkında bilgi verdi.

“Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” ve diplomasi akademileri arasında işbirliği mutabakat zaptının imzalandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol alanında işbirliği mutabakat zaptı, Savunma Sanayii Başkanlığı ile El Salvador Dışişleri Bakanlığı arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi ile deniz hukuku alanında işbirliği protokolü ve TİKA ile El Salvador Hükûmeti arasında mutabakat zaptının imzalandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, El Salvador ile Ankara Üniversitesi arasında yapılacak iş birliğinin gençler için ciddi bir sıçrama alanı olarak görülebileceğini vurguladı.

El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin yarın Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’yi (TUSAŞ) ziyaret edeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki çalışmalarının yerinde görülmesi ve atılacak müşterek adımlar açısından ele alınmasının önemine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imzalanan altı anlaşmayı önemsediklerinin altını çizerek, “En uygun yerde Dışişleri Bakanlığımıza büyükelçilik binasını hazırlayacaklar. Biz de orayı kiralamak suretiyle en yakın zamanda El Salvador’a iade-i ziyaret gerçekleştireceğiz. Böylece iş adamlarımızın da orada çok daha aktif bir duruma gelmesini temin edeceğiz” diye konuştu.

“RUSYA İLE UKRAYNA ARASINDAKİ GELİŞMELERİ DOĞRU BULMUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna arasındaki anlaşmazlık ve gelecek günlerde kendisinin Ukrayna’ya ziyaretinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ise Türkiye ziyaretinin söz konusu olup olmadığına ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti: “Rusya ile Ukrayna arasındaki gelişmeleri doğru bulmuyoruz. Zira bölgede bir savaş atmosferinin olması, böyle bir psikolojinin doğması bizi de her iki tarafla münasebetleri olan bir ülke olarak üzmektedir. Temennimiz o ki bir an önce Sayın Putin ile Zelenski’yi bir araya getirebilmek ve yüz yüze bir görüşme yapmalarını temin etmek. Bunun için gerek Sayın Putin’in Türkiye ziyareti gerekse benim Ukrayna ziyaretimi çok önemsiyoruz. Önümüzdeki ayın başlarında Ukrayna ziyaretim var. Ukrayna ziyaretimle birlikte de tabii bu arada Sayın Putin ile olan görüşmeleri aynen devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz. Bölgede istiyoruz ki barış egemen olsun, hâkim olsun, bölgede bunun dışında farklı olumsuz gelişmeler gerçekleşmesin.”

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve El Salvador Cumhurbaşkanı Bukele’nin huzurunda iki ülke arasında altı anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda; “Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması”, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Alanında Niyet Mektubu”, “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile El Salvador Cumhuriyeti Diplomatik Eğitim İçin Uzmanlaşmış Yükseköğretim Enstitüsü Arasında İşbirliği Mutabakat Zaptı”, “Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında Protokol Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, “El Salvador Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi Arasında Deniz Hukuku Alanında İşbirliği Protokolü” ve “Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı ile El Salvador Cumhuriyeti Hükûmeti Arasında Mutabakat Zaptı” Türk tarafından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Ticaret Bakanı Mehmet Muş, El Salvador tarafından ise Dışişleri Bakanı Alexandra Hill tarafından imza altına alındı.

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek, programımızdaki işlerin takibini yapmak, yeni projeler geliştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum.

Geçtiğimiz haftaya organize sanayi bölgelerimizde kurulan mesleki eğitim merkezlerinin ortak açılış töreni ile başlamıştık. En büyük zararı 28 Şubat’ın verdiği mesleki eğitim sistemimizi yeniden ayağa kaldırma çabalarımızın bu en son ve en verimli adımıyla ülkemizin önemli bir meselesini daha hâl yoluna koyduğumuza inanıyorum.

Hem işverenlerimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli personel ihtiyacını karşılayacak, hem gençlerimizin donanımlı bir şekilde hayata atılmalarını ve geleceklerini görebilmelerini sağlayacak yeni mesleki eğitim merkezleri modelimizin bir kez daha ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI HEDEFİNİ KARALAMAYA ÇALIŞANLARIN MAHCUBİYETLERİNİ HEP BERABER GÖRECEĞİZ”

Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüyerek dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmesini hedeflediğimiz bir dönemde böyle bir projenin gerçekleştirilmiş olması ayrıca önemlidir. Nitekim bu törende bir araya geldiğimiz sanayicilerimizin hedeflerimize ulaşma konusundaki inancına ve gayretine bizzat şahit olduk. İnşallah önümüzdeki yıl bu zamanlar bambaşka bir Türkiye fotoğrafıyla milletimizin huzuruna çıkacağız. İşte o zaman kimi inanmadığı, kimi istemediği için ülkemizin takip ettiği büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası hedefini karalamaya çalışanların mahcubiyetlerini hep beraber göreceğiz.

Yine geçtiğimiz hafta iştirak etmekten memnuniyet duyduğumuz bir diğer önemli program, Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödül Töreniydi. Türkiye, Birleşmiş Milletler’e bağlı UNESCO tarafından hazırlanan somut olmayan kültürel miras listesine en çok değer kaydettiren ülkeler arasında yer almaktadır. Yaşayan İnsan Hazineleri Ödüllerimiz, Anadolu’nun bereketli kültür mirasının dünyaya tanıtılması bakımından önemli bir envanter çalışmasıdır. Bu kapsamda 2021 yılı için belirlenen 21 sanatçımız ile mehteran birliğimize, marifet sahiplerine hak teslimi olarak gördüğümüz ödüllerini takdim ettik.

Çarşamba günü yaptığımız Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısında mevcut projeleri gözden geçirme yanında, önümüzdeki dönemde öncelik vereceğimiz hususları değerlendirdik ve karara bağladık.

Perşembe günü Avrupa Birliği büyükelçileriyle bir araya gelerek ülkemizle birlik arasındaki ilişkilerin geçmişten bugüne muhasebesini yaparak tıkanan noktaları ve çözüm yollarını kendileriyle paylaştık.

Cuma günü ülkemizin ilk istihbarat gemisi Ufuk’un hizmete girme töreni vesilesiyle bu alandaki gücümüzü ve kararlılığımızı bir kez daha ortaya koyduk.

Cumartesi günü Aydın’da gerçekten çok güzel bir dizi programa katıldık. Söke’de toplamda bir milyar dolarlık bir proje olan KİPAŞ Kâğıt Fabrikasının 550 milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçirilen ilk etabını hizmete açtık. Bu fabrika ithalatımızı azaltarak ve ihracatımızı artırarak ülkemiz cari dengesine yılda 450 milyon dolarlık olumlu katkıda bulunacaktır.

Aydın’da toplu açılış töreni vesilesiyle hem oradaki kardeşlerimizle hasret giderdik, hem de kendileriyle samimi bir hasbihal yaptık. On binlerin katıldığı bu törende coşku, heyecan tamamıyla oraya hâkimdi.

Aynı günün akşamı rahmetli Menderes’in hayatının son günlerinde Çine Çayı’nın kenarında oturup söğüt ağaçlarının altında serinliğinin saadetini tatmak istediği yerde inşa edilen Adnan Menderes Müzesi’nin açılışını gerçekleştirdik. Müzede Menderes ailesi, gençlerimiz ve diğer katılımcıların iştirakiyle yaptığımız ufuk açıcı demokrasi sohbeti de hem geçmişin hatırlanmasına, hem geleceğimize umutla bakmamıza vesile oldu.

Özellikle de bu vesileyle Aydın’daki programımıza çizdikleri güzel resimleri, “Seni çok seviyorum Tayyip Amca” notuyla bize ileten Hatice ve Nisa evlatlarımıza da selamlarımı iletiyorum.

“522 KONUTUN TESLİM TÖRENİNDE ARNAVUT KARDEŞLERİMİZLE BİR ARAYA GELDİK”

Önceki gün Arnavutluk’a hem açılış törenleri, hem resim görüşmeler vesilesiyle bir ziyaret gerçekleştirdik. Öncelikle Laç şehrinde 2019 depreminin yol açtığı yıkımın telafisi için TOKİ’miz vasıtasıyla inşa ettirdiğimiz 522 konutun teslim töreninde Arnavut kardeşlerimizle bir araya geldik. Ardından Başbakan Sayın Edi Rama ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerimizi gerçekleştirerek farklı alanlarda yedi anlaşma imzaladık. Daha sonra Arnavutluk Meclisi’nde milletvekillerine hitap etme imkânı bulduk. Son olarak da Tiran’da restorasyonu TİKA tarafından yapılan Osmanlı döneminde inşa edilen en önemli eserlerden biri ve günümüze ulaşan tek yer olan Ethem Bey Camii’nin açılış törenine katıldık. Arnavutluk’a ayak basışımızdan ayrılışımıza kadar bize ve heyetimize gösterilen teveccüh, Balkan coğrafyasındaki kardeşlerimizle aramızdaki gönül bağının gücünü göstermeye tek başına yeterlidir. Ayrıca, yine Tiran’da yapılan tarafımızdan şu anda bitmek üzere olan muhteşem caminin ki yaklaşık 3 bin 250 cemaat kapasiteli caminin son şu anda çalışmalarını yerinde bir görelim dedik ve yerinde arkadaşlarımızla beraber camiyi bir gezdik. İnşallah yetişebilirse Ramazan sonuna kadar caminin bitişini gerçekleştireceğiz ve ondan sonra da açılışını inşallah Tiran’da yapacağız.

Dün de yine Balkanlar’dan önemli bir misafirimizi, Sırbistan Cumhurbaşkanı Sayın Vucic’i ağırladık. Kendisiyle Bosna Hersek’teki son gelişmeler başta olmak üzere bölgeye ve ülkelerimizin ikili ilişkilerine dair kapsamlı fikir alışverişinde bulunduk.

“MUHTARLAR BULUŞMAMIZ YİNE COŞKULU VE SAMİMİ BİR ATMOSFERDE GEÇTİ”

Bugün ise Kabine toplantımızın özellikle öncesinde ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızla bir araya geldik. Yaklaşık bin 500 civarında muhtarımızın da katıldığı yemekli sohbet toplantısını kendileriyle gerçekleştirdik. Koronavirüs salgını sebebiyle ara verdiğimiz muhtarlar buluşmalarımızın bu ilk toplantısı her zamanki gibi yine coşkulu ve samimi bir atmosferde geçti.

Tabi bu programların yanında hemen her gün kabine üyelerimizle ve kurumlarımızın yöneticileriyle çok sayıda dar kapsamlı görüşmeler yaparak ülkemizin ve milletimizin gündemindeki konularla ilgili istişarelerde bulunduk, kararlar aldık. Türkiye’yi hedeflerine ulaştırmak, sorunlara çözümler üretmek, programımızdaki işlerin takibini yapmak, yeni projeler geliştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.

Dünyanın yakın tarihin en büyük sağlık ve ekonomik krizini yaşadığı bir dönemde hem ülkemizi bu fırtınadan sâhil-i selâmete çıkartmak, hem önümüze gelen fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek için daha çok çalışacağız. İstikrar ve güven iklimini güçlendirerek, programlarımızı kararlılıkla uygulayarak, ekonomideki hedeflerimize ulaşmamızı engellemek isteyenlere aradıkları ortamı vermeyeceğiz. Bu ülkenin boş teneke gürültüsünden öte anlamı olmayan, insanımızın önüne herhangi bir vizyon ve umut koymayan polemiklerle, kavgalarla, itiş-kakışlarla kaybedecek vaktinin ve enerjisinin olmadığı bilinciyle yolumuza devam edeceğiz.

“İÇ SARSINTILAR VE DIŞ BASKILARLA YERLE YEKSAN OLAN TÜRKİYE FOTOĞRAFI HAMDOLSUN ARTIK GERİDE KALMIŞTIR”

Aziz milletim, Türkiye geçtiğimiz 20 yılda kurduğu güçlü altyapı üzerinde küresel sınamalara hiç olmadığı kadar hazırlıklı girdiği bir dönemden geçmektedir. Bugünün Türkiye’si ne 1970’li yılların, ne de 1994 ve 2001 krizlerinin kırılganlığıyla maluldür. Siyasetinden ekonomisine kadar tüm unsurlarıyla küçük iç sarsıntılar ve dış baskılarla yerle yeksan olan Türkiye fotoğrafı hamdolsun artık geride kalmıştır. Ülkemizin Gezi olaylarından beri yaşadığı her hadise bu gerçeği bize tekrar tekrar göstermiştir. Milletimizin birliğinin, beraberliğinin, kardeşliğinin gücü devletimizin altyapısı ve makro dengeleriyle geldiği seviyenin desteği sayesinde kendi hedeflerimizden kopmadan yolumuza devam edebiliyoruz. Bunun son örneğine geçtiğimiz aylarda yaşadığımız ekonomimizin gerçekleriyle uyumlu olmayan, daha ziyade belli kesimlerin oluşturduğu suni bir panik hâlinin etkisiyle ortaya çıkan döviz kuru dalgalanmasında hep birlikte şahit olduğumuz konudur. Kendi içerisinde dinmesini beklediğimiz bu dengesizlik hâli devam edince, serbest piyasa ekonomisi kuralları çerçevesinde 20 Aralık’ta açıkladığımız bir tedbir paketiyle panik havasını dağıtmak mecburiyetinde kaldık. Her şey bitip kur yeniden dengeye oturduğunda görüldü ki aslında ortaya böyle bir sert çıkış yaşanmasını gerektirecek hiçbir sebep, hiçbir tehdit, hiçbir tehlike mevcut değildir.

“ŞU ANA KADAR 163 MİLYAR LİRALIK MEVDUAT, KUR KORUMALI SİSTEME GEÇMİŞTİR”

Açıkladığımız tedbir paketindeki unsurlardan biri olan kur korumalı Türk Lirası mevduatına bireylerin ve yatırımcıların ciddi ilgi gösterdiğini görüyoruz. Şu ana kadar 163 milyar liralık mevduat, kur korumalı sisteme geçmiştir. Katılım finans kuruluşlarını da sisteme dâhil ederek bu imkânın cazibesini artırdık. Döviz ve altın cinsi hesaplardan bu mevduata dönüşleri zorunlu karşılıktan muaf tuttuk. Tüzel kişilerin döviz ve altın hesaplarından bu sisteme geçişini teşvik etmek için stopaj oranını sıfırladık. Türk Lirası hesaplarına Hazine desteğinin hukuki altyapısını oluşturacak kanun teklifi Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmektedir.

Merkez Bankamız da dış ticaret firmalarına Türk Lirası vadeli döviz satım ihaleleri düzenleyerek kendi paramızın istikrarına katkıda bulunuyor.

Devlet iç borçlanma senetlerine olan talebi artırmak için burada da stopajları sıfıra indirdik. Aynı şekilde temettü gelirlerine uygulanan stopajı 5 puanlık indirimle yüzde 10’na çektik.

Yastık altı altınları ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmalarımız sürüyor. Bu çerçevede hurda altın değerleme sisteminin işlerliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak için milyem değerlerinde değişiklik yaptık. Bankaların, darphanenin ve altın rafinerilerinin içinde yer aldığı bir mekanizmayla vatandaşlarımızın altınlarını sisteme sokmalarını temin edeceğiz. İsteyen vatandaşlarımız bu sisteme verdikleri altınlarını veya darphane altını bazında açtıkları hesaplarındaki birikimlerini fiziki altın olarak alabilmelerini de sağlayacağız. Hazine ve Maliye Bakanlığımız altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihracını farklı alternatiflerle sürdürüyor.

Tutarı 250 milyar lirayı, katılımcı sayısı 13,2 milyon kişiyi bulan bireysel emeklilik sistemindeki devlet katkısını yüzde 25’ten yüzde 30’a çıkartan kanun teklifi de Meclis Genel Kurulu’ndadır.

“YATIRIMCILARIMIZA TÜRK LİRASI BAZLI YENİ ALTERNATİFLER SUNUYORUZ”

Girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişimci sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kazançları Kurumlar Vergisinden istisna tutuyoruz. Bunun yanında çeşitli fonlardan elde edilen kar paylarının iştirak kazançlarını da bu kapsama alıyoruz.

Kamu iktisadi teşebbüslerinden elde edilen ve bütçeye aktarılan gelir paylarına endeksli kamu borçlanma senetleri çıkartarak yatırımcılarımıza Türk Lirası bazlı yeni alternatifler sunuyoruz. Kamu bankalarının kredilerinin belli bir oranını her yıl önceden ilan edilecek sektörlere şeffaf bir şekilde kullandırmalarını temin ediyoruz.

Kredi Garanti Fonu desteğiyle istihdamı koruma ve geliştirme öncelikli işletme ve yatırım kredileri vermeye yönelik paketin hazırlığı da bitmek üzeredir. Finansal istikrar ve güveni temin için sermaye artırımlarını teşvik ettiğimiz bankaların kredi tahsisi ve izlemesini uluslararası standartlara uygun sistemlerle yapabilmelerini sağlayacak bir altyapı kurduk. Böylece proje odaklı bankacılığı yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz.

İhracat ve imalat sektörlerindeki sanayi şirketlerinin Kurumlar Vergilerini 1 puan indiren düzenleme de Meclis’te görüşülmektedir. Katma Değer Vergisinde etkinliği, adaleti ve basitleştirmeyi sağlayacak çalışma tüm taraflarla görüşülerek hazırlanıyor. Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Finansal İstikrar Komitesi ve Fiyat İstikrarı Komitesi gibi yapıları etkin şekilde çalıştırıyoruz.

Aziz milletim; Türkiye ekonomi modeli çerçevesinde hazırlıklarını sürdürdüğümüz çalışmaları ilgili taraflarla beraber olgunlaştırarak kamuoyuyla paylaşmayı ve hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Ülkemizin bir daha geçtiğimiz aylardakine benzer dalgalanmalar yaşamaması için gereken her türlü tedbiri alıyoruz. Kendi ülkesinin ve ekonomisinin felaketi pahasına açgözlülük yapanlara hareket alanı bırakmamakta kararlıyız. Kısır hesaplarla hareket ederek içinden geçtiği kritik süreçte ülkemize zarar verenleri, kusura bakmasınlar, affetmeyeceğiz.

“İNŞALLAH BU EKONOMİ PROGRAMIMIZI DA BAŞARIYA ULAŞTIRACAĞIZ”

Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda sabrıyla, fedakârlığıyla, gayretiyle, emeğiyle, üretimiyle, dirayetiyle bize destek veren her bir vatandaşıma şükranlarımı sunuyorum. Nice büyük mücadelelerden alnının akıyla çıkan, nice aşılmaz gözüken engelleri geride bırakan, nice olmaz denilenleri gerçekleştiren bir millet olarak inşallah bu ekonomi programımızı da başarıya ulaştıracağız.

Türkiye’yi çift paralı bir ülke olmaktan çıkartarak dış ticaretle iştigal edenler dışında herkesin işini de, tasarrufunu da Türk Lirası ile yaptığı bir yer hâline getirmek için herkesten destek istiyoruz. Ülkemizde döviz mevduat hesapları hâlâ oldukça yüksek seviyelerdedir. Vatandaşlarımızı, kurumlarımızı, yatırımcılarımızı sağladığımız imkânlardan faydalanarak dövizden kendi paramıza ve kendi paramızla yürütülen finansal enstrümanlara geçmeye davet ediyoruz. Hükûmet olarak devletimizin tüm kaynaklarını milletimizin emrine tahsis ettiğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Geçtiğimiz yıl sadece milletimize daha uygun fiyatlarla doğal gaz, elektrik ve akaryakıt vermek için yaptığımız fedakârlığın tutarı 165 milyar liradır. Bu tutarın bütçenin neredeyse onda biri kadar olduğunu hatırlatmak istiyorum. Yılbaşından itibaren bu ürünlerin fiyatlarında yaşanan artışlar da mümkün olabilecek en alt seviyede yapılmıştır. Bir başka ifadeyle, devlet bu alanlarda fedakârlık yapmayı sürdürmektedir. Yanı başımızdaki Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyayı takip eden herkes bu gerçeği teslim edecektir. Üstelik tüm bunları salgından, tabii afetlere kadar yaşadığımız nice badireye rağmen başardık.

Aynı şekilde asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar çalışanlarımızın gelirlerinde yaptığımız artışları da bütçe imkânlarını sonuna kadar zorlayarak gerçekleştirdik. Amacımız; ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyütmek, böylece ortaya çıkacak artı değeri tekrar insanlarımızın hizmetine vermektir.

Dünyadaki değişimlerin, ekonomide de yeni yaklaşımları, yeni çözümleri, yeni politikaları, yeni uygulamaları gerektirdiği gerçeğini ilk gören ülkelerden biriyiz. Türkiye’nin izlediği bu yol şimdi pek çok ülke tarafından konuşulmakta, değerlendirilmekte, yavaş yavaş uygulanmaya başlanmaktadır. Bir asırlık, yarım asırlık çözümleri ülkemize tek hakikat, tek kurtuluş yolu olarak dayatanlar da elbette bir gün efsunlu uykularından uyanacaklardır. Biz o güne kadar inşallah ülkemizi her alanda olduğu gibi ekonomide de hak ettiği seviyeye getirmiş olacağız.

“SAĞLIK SİSTEMİMİZ SALGINLA MÜCADELE İÇİN GEREKLİ KAPASİTEYE SAHİPTİR”

Aziz milletim; dünya koronavirüs salgınının yeni dalgası altında sıkıntılı günler geçirmeyi sürdürüyor, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere pek çok coğrafya Omicron varyantının etkisi altında kıvranıyor. Türkiye, salgının her safhasında olduğu gibi bu süreçte de hem vatandaşlarının sağlığını gözeten, hem günlük hayatın kendi akışında sürmesini temin eden bir yaklaşımla yoluna devam ediyor. Hamdolsun, sağlık sistemimiz hastane ve yoğun bakımından aşıya kadar salgınla mücadele için gereken her türlü ihtiyacı karşılamaya yetecek kapasiteye sahiptir.

Ülkemizin bilim insanlarının geliştirdiği ve yine ülkemizdeki tesislerde üretimine başlanan TURKOVAC aşımız sayesinde artık kendimize daha güvenle bakıyoruz. Aşı geliştirme ve üretimi konusunda devam eden çalışmalarımızda inşallah yakın gelecekte Türkiye bu alanda dünyanın önde gelen merkezlerinden biri hâline dönüşecektir.

Salgının yayılması, istihdam ve üretim tarafında şu ana kadar kayda değer bir soruna, kesintiye yol açmamıştır. ,

Eğitim-öğretim başta olmak üzere hiçbir alanda insanlarımızın mağduriyetine neden olacak bir açığa, aksaklığa, gereksiz kısıtlamaya meydan vermedik, vermeyeceğiz. Bu son dalganın koronavirüsü öncelikle tehdit olmaktan çıkartarak rutin salgınlar seviyesine geriletmesini umuyoruz. Vatandaşlarımızdan bu dönemde de temizlik, mesafe, maske kurallarına uymayı, aşılarını yaptırmayı veya tamamlamayı ihmal etmemelerini istiyoruz.

“60 YAŞ ÜZERİ VATANDAŞLARIMIZIN SAĞLIKLARI İÇİN HATIRLATMA DOZLARI ÖNEMLİDİR”

Bilhassa 60 yaş üzeri vatandaşlarımızın sağlıkları için hatırlatma dozları önemlidir. Yeni varyantta maske kullanımının etkin sonuçlar verdiği bilinmektedir. İnşallah bu badireyi de geride bıraktıktan sonra salgınla birlikte zorunlu olarak odak değiştiren sağlık sistemimizi vatandaşlarımıza daha etkin ve kalite hizmet sunacak şekilde geliştirmeye yöneleceğiz.

Ülkemizi geçtiğimiz 20 yılda şehir hastaneleri ve onları aratmayan devlet hastanelerimizle, özel kuruluşlarımızla dünyanın en üst düzeyde sağlık hizmeti veren kurumlarına kavuşturduk. Doktorlarımızla, hemşirelerimizle, destek personellerimizle sayıları artık bir milyon 200 bine ulaşan sağlıkçılarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Ecdadın, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi diyerek dünyada sağlıktan daha büyük mutluluk olmadığını ifade ettiği düsturla çalışmayı sürdüreceğiz.

Son dönemde vatandaşlarımızdan gelen serzenişleri biliyoruz, bunları da çözüm için gereken hazırlıkları yapıyoruz. Milletimiz müsterih olsun, geçtiğimiz 20 yılda olduğu gibi bugün de, yarın da bu ülkenin ve insanlarının çözülmedik hiçbir sorununu bırakmayacağız.

Aziz milletim; sözlerime son vermeden önce birkaç hususu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizde 2021 yılında yaşanan yangın ve sel afetlerinde zarar gören vatandaşlarımıza 2090 iş yeri, 2338 araç ve muhtelif ev eşyası yardımı kapsamında toplam 354 milyon lira ödeme yapılmıştır.

Ayrıca, tarım ürünleri zarar gören vatandaşlarımıza da 133 milyon lira ödeme gerçekleştirilmiştir. Şimdi de tarım ürünleri zararlarının karşılanması konusundaki eksikleri tamamlamak için AFAD üzerinden 200 milyon liralık bir kaynak daha ayırıyoruz. Bu meblağ da en kısa sürede Antalya, Artvin, Aydın, Bartın, Kastamonu, Mersin, Muğla, Osmaniye, Rize, Sinop ve Van’daki hak sahiplerine dağıtılacaktır.

“AFGANİSTANLI KARDEŞLERİMİZİ YALNIZ BIRAKMAMAKTA KARARLIYIZ”

Öte yandan, kadim tarihî ve kültürel bağlarımızın bulunduğu Afganistan’da yaşanan sıkıntılara bigâne kalmıyoruz. Uzun yıllardır süren iç çatışmalar, dış yardımların kesilmesi, kuraklık ve sert hava şartları sebebiyle milyonlarca Afganlı kardeşimiz çok zor şartlarda hayata tutunma mücadelesi vermektedir. Ülkede 13 milyonu çocuk olmak üzere 19 milyona yakın kişinin acil gıda sıkıntısı olduğu bilinmektedir. Türkiye olarak bu zor dönemlerinde Afganistanlı kardeşlerimizi yalnız bırakmamakta kararlıyız. AFAD koordinasyonunda 10 sivil toplum kuruluşumuzun desteğiyle bu ülkeye 700 ton gıda, giyim, sağlık, malzeme olarak söylüyorum, acil ihtiyaç ürünleri taşıyan bir iyilik treni göndermeye hazırlanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımız ve vatandaşlarımız tarafından temin edilecek bu ihtiyaç maddeleri Devlet Demiryolları’mızın bir treniyle Afganistan’a ulaştırılacaktır. İmkânı olan vatandaşlarımızı bu iyilik trenine katkıda bulunmaya davet ediyoruz.

Diğer yandan, pancar üreticilerimize verilecek avans, kota tamamlama pirimi ve posa bedellerinde yüzde 100’e varan oranlarda artış yaptık. Pancar alım fiyatını da kilogramda 42 kuruştan 80 kuruşa çıkardık, böylece pirim ve posa desteğiyle birlikte önümüzdeki dönem için üreticilerimize ton başına 875 liralık bir pancar bedeli ortaya çıkıyor. Hasat döneminde elbette bu rakamlar tekrar değerlendirilecektir. Çiftçilerimizin 2022 hasat dönemindeki üretimini desteklemek için imkânlarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz.

“DOĞAL GAZ DESTEĞİNDEN YAKLAŞIK 4 MİLYON HANE YARARLANACAK”

Bir başka konu, elektrik tüketim desteği programı kapsamında yapılan ödemelerdir. Bu kapsamda ülkemizde son 3 senede yıllık ortalama 2,1 milyon haneye toplamda 6,4 milyar lira kaynak tahsis edilmiştir. Elektrik desteği programının kapsamını kronik hastalığı sebebiyle cihaz kullanan, maddi imkânı yetersiz vatandaşlarımızın elektriğe erişiminde sıkıntı yaşamalarının önüne geçecek şekilde genişletiyoruz. Bu şekilde 50,4 milyon liralık ilave kaynakla 20 bin aileyi daha elektrik desteği kapsamına alıyoruz.

Kömür yardımı alan hanelerden isteyenlerin bunu doğal gaz olarak da kullanabilmelerini sağlayacak düzenleme tamamlandı. Doğal gaz desteğinden yaklaşık 4 milyon hane yararlanacak. Sosyal destek yelpazesini genişleten bir başka çalışmayı da bitirmek üzereyiz.

Tüm bu hususların da milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu duygularla bir kez daha sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.”


HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken Türkiye en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 51. Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken Türkiye en güçlü alternatif olarak öne çıkıyor. Sanayide mevcut fabrikalar tam kapasite harıl harıl çalışırken sürekli yeni yatırımlar yapılıyor. İstihdamda, salgın öncesinin bile üzerine çıkarak 30 milyon sınırına dayandık. Dış ticaretimiz, 225 milyar dolardan fazlası ihracat olmak üzere 500 milyar dolara ulaştı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 51. Muhtarlar Toplantısı’nda mahalle ve köy muhtarları ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında; Adana, Ankara, Balıkesir, Bolu, Bursa, Çorum, Kastamonu, Kayseri, Konya, Mersin Sakarya, Samsun, Sivas ve Yozgat illerinden gelen muhtarlarla birlikte olduklarını belirtti. Yoğun kar yağışı sebebiyle bazı muhtarların aralarında olamadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlarla geniş katılımlı ilk toplantıyı 2015 Ocak ayında yaptıklarını anımsattı.

Ülkedeki tüm muhtarlarla bir araya gelme sözünü tutarak Mayıs 2019’a kadar 50 ayrı toplantı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, birkaç istisna dışında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ana binasındaki 400 kişilik toplantı salonunda başladıkları buluşmaları sergi salonuna aldıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk 50 toplantıda 35 bine yakın muhtarla yüz yüze görüşme imkânı bulduklarını, bugün de yaklaşık bin 500 muhtarla birlikte olduklarını aktardı.

“MUHTARLARIMIZA NE SÖZ VERMİŞSEK HEPSİNİ YERİNE GETİRİYORUZ”

Bu durumun ülkede hiçbir cumhurbaşkanının, hiçbir başbakanın, hiçbir siyasetçinin başaramadığı bir rekor olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizlerle uzun süredir devam ettirdiğimiz bu buluşmaların hayırlı neticelerinden biri de hem muhtarlarımızın hem de onlar vasıtasıyla mahallelerimizin ve vatandaşlarımızın pek çok sıkıntısını çözüm yoluna koymuş olmamızdır. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız bünyesinde giderek daha etkin şekilde kullanılmaya başlanan bir muhtarlık bilgi sistemi kurduk. Yine İçişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyete geçen Muhtarlar Daire Başkanlığı vasıtasıyla sizlerin meselelerinin Ankara’da en üst düzeyde ve tek elden takip edilmesini sağladık. Bununla kalmadık, muhtarlarımızın taleplerini takip etmek üzere illerimizde vali yardımcısı, büyükşehirlerde genel sekreter yardımcısı, diğer belediyelerde başkan yardımcısı düzeyinde muhataplar belirlenmesini temin ettik. Muhtarlarımızla bir araya geldiğimiz bir toplantıda dile getirilen teklif üzerine 19 Ekim tarihini Muhtarlar Günü olarak belirledik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarların özlük haklarında, SGK primlerinin devlet tarafından ödenmesi, maaşlarının artırılması, silah ruhsatı harcı muafiyeti başta olmak üzere pek çok önemli iyileştirmeler yaptıklarını dile getirdi.

AK Parti hükûmetlerinden önce bu düzenlemelerin olmadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bunların hepsini gerçekleştirdik. Bu vesileyle sizlere bir de müjde vermek istiyorum. Bilindiği gibi biz hükûmete geldiğimizde muhtar maaşları neydi? 97 liracık. Bu yılbaşı itibariyle 3 bin 392 lira seviyesine kadar çıkarmıştık. Ayrıca bin 726 lira tutarındaki SGK primlerini de karşılamaya başlamıştık. Muafiyet sağladığımız silah ruhsatı harcının da 10 bin 359 lira olduğunu hatırlatmak istiyorum. Muhtar maaşlarının asgari ücretin altında kalmasına gönlümüz razı olmadı. Yaptığımız değerlendirme sonunda muhtar maaşlarını asgari ücret seviyesine yani 4 bin 250 liraya yükseltme kararı aldık. İşte şimdi de yine aynı şekilde hayata geçmesi için gereken kanuni değişikliği en kısa sürede yapacağımız yeni maaşlarının muhtarlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Lafta değil, ben icraat konuşuyorum icraat. Bugüne kadar her sözün arkasında nasıl durduysak bundan sonra da yine aynı şekilde sözlerimizin arkasında duracağımızı, inşallah bu kanun değişikliğiyle Cumhur İttifakı’nın bir icrası olarak bunu da göreceksiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir başka önemli çalışmalarının da muhtarlık hizmet binalarıyla ilgili olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, köy konağı tarzında ve mahalli mimariye uygun şekilde inşa edecekleri muhtarlık hizmet binalarıyla ilgili proje çalışmalarını tamamladıklarını, yerlerini önemli ölçüde belirlediklerini, inşasına yakında başlayacaklarını ifade etti.

Kadın muhtarların görev yaptığı yerlere öncelik vermek suretiyle muhtarlık hizmet binalarını güvenlik kamerası sistemleri ile donattıklarına dikkati çelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ankara’da sizler için hazırladığımız Muhtar Konukevini de inşallah 19 Ekim Muhtarlar Günü’nde hizmete açıyoruz. Vilayetler evi var ya onun bir benzerini de muhtarlarımız için yapıyoruz. Yani muhtarlarımızın, Ankara’ya geldiği zaman oturacağı, buluşacağı, kalacağı bir yeri olsun istedik. İçişleri Bakanı’mız da bunun adımını attı, atıyor. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ni muhtarlarımızın istifadesine açarak gereken bilgilere buradan ulaşılmasını sağlıyoruz. Afetler sonrası, AFAD’ın gönderdiği ayni yardımların dağıtımıyla ilgili de muhtarlarımızın kullanabileceği bir sistem kuruyoruz. Görüldüğü gibi muhtarlarımıza ne söz vermişsek hepsini de yerine getirdik, getiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgını sebebiyle ara verdikleri toplantıları bugün yeniden başlattıklarını belirtti. Yaklaşık 2,5 yıllık bir aranın ardından tekrar muhtarlarla birlikte olmaktan ve hasret gidermekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlarımıza bir teşekkür borcumuz da var, onu da ifade etmeden geçemeyeceğim; birlikte olamadığımız süre boyunca gerek koronavirüs salgınına gerek sel ve yangın felaketlerine karşı verdiğimiz mücadelede muhtarlarımız hep ilk saflarda yer aldılar. Salgın sürecinde valiliklerimiz ve kaymakamlıklarımızla yakın iş birliği hâlinde filyasyon ekiplerinde, Vefa gruplarında, denetim ekiplerinde aktif görev alan tüm muhtarlarımıza şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Devletin, ülkenin en ücra köşelerine kadar uzanan elleri olan muhtarların ne kadar önemli ve kritik işlevlere sahip olduğunu bu felaketler vesilesiyle herkesin yakından gördüğüne inanıyorum. Bugün bir kez daha tüm kalbimle hissettik ki muhtarlar candır” diye konuştu.

“MUHTARLARIMIZLA DAHA NİCE MÜCADELEYİ BAŞARIYLA GERİDE BIRAKACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlarımız yoldaştır, muhtarlarımız omuzdaştır, sırtınızı güvenle dayayacağınız birer dağdır, dağ. Sizleri özlemişiz, sizlerin de bizi özlediğini görüyoruz. Her ne kadar aramızdaki gönül bağının derinliğini anlayamadığı için zahire bakarak bu buluşmaları taklit etmeye çalışanlar çıksa da biz muhtarlarımızla aramıza kimseyi sokmayız ve biz birbirimizle beraber oluruz” dedi.

Kendilerinin muhtarlarla kader bağları bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaklaşık 24 yıl önce siyasi hayatımız bitirilmek istenirken bu kardeşiniz için gazeteler ne başlık atmıştı? ‘Muhtar bile olamaz’ manşetleri atmıştı. Dikkat edin ‘muhtar olamaz’ demediler ‘muhtar bile olamaz’ dediler. Bu ifade zihin dünyalarında muhtara biçtikleri değeri, muhtarı koydukları yeri gösteriyor. Tabii bu manşetleri attıran tek parti faşizmi o zihniyetin, geçmişte bir gecede muhtarların mühürlerini toplatarak, tüm muhtarlıkları kapatmaya teşebbüs ettiğini de biliyorum. Kim bu zihniyet? CHP. İşi, gücü bunların mühür toplamak, mühür toplattırmaktır, bunu böyle biliriz. Siz şimdi onların muhtar sevdalısı kesildiklerine bakmayın, bunlar ellerine fırsat geçtiğinde millî iradenin her kurumu gibi muhtarlıkların da kapısına kilit vurmaktan vazgeçmezler. Şimdi yalan, yanlış konuşuyor, muhtarın yanına kâtip koyacakmış, sekreter koyacakmış. İnanıyor musunuz bunlara? Bunların işleri, güçleri palavra.”

“Ya dürüst olun, dürüst, dürüst olun” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Önce elinizdeki belediyelerde gelin de bizim muhtar kardeşlerimize oralardan hadi destek verin de görelim. Geçen ne dedi? ‘Elektrik parasını almayacağız, ücretsiz elektrik vereceğiz’, nerede? Şanlıurfa’da bunu söyledi. İnandınız mı? Şu anda elinizdeki belediyelerde, hadi buyurun elinizi tutan mı var, ücretsiz elektrik verin. Böyle büyük bir yalan olabilir mi? Bir defa elektrik olayı belediyelerin elinde mi? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı elektrik, belediyelerle alakası yok. Böyle bir yalan söyleyen ana muhalefetin başı var. Dürüstlük bunların semtine uğramamış. Bu oyunlara gelmeyeceğiz, bu oyunları kim bozacak? Muhtarlar bozacak. Bunların topunu üst üste koysanız bir tane muhtarımızın tırnağı bile etmezler. Hamdolsun, tüm gayretlerine rağmen ne bizim önümüzü kesebildiler ne de sizin mühürlerinizi kırabildiler. İşte bugün burada biz Cumhurbaşkanı sizler de mahallelerinizin, köylerinizin anlı şanlı muhtarları olarak kol kola, gönül gönüle birlikteyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüce dağlar boran olur, kar olur / Sen gelirsen dünya bize yar olur / Evelallah yokluğunu aratmaz muhtar ağam derdimize çare olur / Kuşlar konar menengicin dalına, kurban olayım yoldaşına, yoluna / Muhtar ağam sen halimden anlarsın, taş değmesin topuğuna, eline” dizelerini aktararak, şunları kaydetti: “İnsanlarımızın dertlerine çare olan, vatandaşımızın müşkülünü çözen, yurdumuzun en ücra köşelerinde devletimizin müşfik eli, tatlı dili olan muhtarlarımızla daha nice yollar yürüyeceğiz, daha nice mücadeleleri başarıyla geride bırakacağız. Bir sonraki toplantıyı da inşallah ülkemizdeki kadın muhtarlarımızla yine bu salonda yapmayı planlıyoruz. Sadece kadın muhtarlarımız, şimdiden hazırlanın. Yani birileri ‘Niye bunu sadece kadınlarla yapıyor’ falan diyebilirler, hiç takmayın kafanıza, biz kadınlarla verilecek mücadelenin ne kadar kutsal olduğunu iyi biliriz. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi hep daim eylesin diyorum. Rabbime, bana sizler gibi yoldaşlar verdiği için hamdediyorum.”

“BİRBİRİNİ SEVENLERLE BU YOLDA BERABER YÜRÜYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu buluşmaların hasret gidermenin yanında Türkiye’nin meseleleriyle ilgili görüşlerini paylaşma ve istişare etme vesilesi olduğunu söyledi.

Muhtarlar buluşmalarının Türkiye’nin en büyük, en kapsamlı demokrasi şölenlerinden biri olarak siyasi tarihe geçtiğini ve bu toplantıları yapmayı sürdüreceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin bir araya gelişiniz, bu buluşmanız var ya, işte bu bizi sevmeyenlere bir ders oluyor. Biz birbirini sevenlerle bu yolda beraber yürüyeceğiz” diye konuştu.

Türkiye’nin iki asırlık demokrasi ve kalkınma mücadelesinde içinde bulunduğu kritik safhaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız her gelişme dünyayı gelişmiş, gelişmekte olan ve geri kalmış diye sınıflayanların bize biçtikleri kılıfın aslında ne kadar fıtratımıza, tarihimize, medeniyetimize aykırı olduğuna işaret ediyor” ifadesini kullandı.

Son 20, özellikle de son 10 yılda yaşananların ileride üzerinde yıllarca çalışılsa da yetmeyecek siyasi, sosyal, ekonomik ve askerî dersler içerdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, asırlar boyunca “Siz yapamazsınız” diyenlere rağmen, insansız silahlı hava araçlarını yaptıklarını, gelinen noktada ise “Yapamazsın” diyenlerin bu araçları istediklerini anlattı.

Bu süreçte, “Sizin çapınız da gücünüz de aklınız da yetmez dedikleri ne varsa” hepsini herkesten çok daha iyisiyle başarabileceklerini gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu süreçte asırlar boyunca bize ‘Bağınızı koparmadan, unutmadan, reddetmeden çağdaşlaşamazsınız’ dedikleri ne varsa aslında hepsinin de sıkı sıkıya sarılmamız gereken değerlerimiz olduğunu gördük. Bu süreçte asırlar boyunca bize envaiçeşit kılıf altında sunulan her şeyin aslında ülkemizi demokraside ve kalkınmada geri bırakmak için uydurulmuş safsatalar olduğunu gördük. Daha acısı, içimizden bir kesimin ülkemizi ve milletimizi geri bırakmak, vaktimizi ve enerjimizi heba etmek gayesiyle yazılan senaryolarda kendilerine verilen mankurtluk rolünü nasıl şahsiyetlerinin bir parçası hâline getirdiklerini gördüm.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tek parti faşizmini yüceltenlerin, darbeleri savunanların, millete ve millî iradenin temsilcilerine yapılan zulümlere arka çıkanların hâlâ aynı yerde duruyor olmasının başka izahı var mı? Terör örgütlerinin payandalığına soyunarak siyasi, sosyal ve ekonomik kaos denemelerinin tetikçiliğini yaparak ülkenin ve milletin felaketinden kendine ikbal devşirmeye çalışanların hâlâ ortada dolaşıyor olabilmesinin, soruyorum, başka izahı var mı? Küresel yönetim ve ekonomi sistemi 2008 küresel finans krizi ve koronavirüs salgını ile köklerinden sarsılırken, hâlâ milletimize tek vaatleri eski Türkiye olanların durumlarını başka nasıl tarif edebiliriz? Ülkemizin bağımsızlığının alametleri olan 81 ilimize yayılan dev projelerden savunma sanayi ürünlerimize, dış politikadaki onurlu duruşumuzdan yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüme odaklı ekonomi programımıza kadar her şeye karşı çıkanları başka nasıl isimlendireceğiz?”

“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN ÖNDE GELEN ÜRETİM MERKEZLERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRMEYİ BAŞARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıllık hükûmetleri döneminde eser ve hizmet siyasetiyle geçmişin eksiklerini tamamlarken ve geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sini inşa ederken her gün ve her anın bu “habis zihniyetle” mücadele etmekle geçtiğini söyledi. Türkiye’de 81 ili üniversiteye bunlara rağmen kavuşturduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta da dev şehir hastaneleri gibi dünyanın gıptayla baktığı bir projeyi bunlara rağmen başlattıklarını ve yaygınlaştırdıklarını, büyük ülkelerin şimdi projeleri kendilerinden istediklerini anlattı.

Terör örgütlerinden suç çetelerine, milletin canına ve malına kasteden yapıları da bunlara rağmen çökerttiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cudi, Gabar, Tendürek ve Bestler-Dereler’de terör örgütlerini, inlerine girmek suretiyle çökerttiklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geceleri benim vatandaşım huzurlu bir şekilde sokağa çıkabilmeli, caddelere çıkabilmeli ve gidip kafelerde kahvesini içmeli. İşte bu günler elhamdülillah geldi. Adalette, fiziki imkânlarından insan gücüne kadar günümüz ihtiyaçlarına cevap veren bir sistemi bunlara rağmen kurduk. Ulaştırmada, kardeşlerim göreve geldiğimizde 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol vardı. Ama şimdi biz bunu 28 bin 500 kilometreye çıkardık” diye konuştu.

Daha önce 26 tane havalimanı olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi bu sayının 56’ya çıktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her havalimanının olduğu ilde yarım saatte kişilerin evine ulaşabildiğini ifade etti. Bunların hepsini yaptıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan önce bunların aklı neredeydi? Niye bunları yapmadılar?” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü boğazın üzerine inşa ettiklerini anlatarak Marmaray raylı sistemin ve otomobillerin ise denizin altından geçtiğini belirtti.

Osmangazi Köprüsü’nü de yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Osmangazi Köprüsü ile sekiz saatte İzmir’e İstanbul’dan gidilirken şimdi 3 saat 15 dakikada İstanbul’dan İzmir’e gidiliyor. Bunlar durup dururken olmadı, bu iş akıl işi, akıl. Azmedeceksin, inanacaksın ve yapacaksın. Biz, Şanlıurfa-Adıyaman arasında, Keban’ın üzerine Nissibi Köprüsü’nü yaptık mı, yaptık. Yine biz yaptık. Bütün bunlarla beraber, Türkiye bir devrim, dünyada bir değişim yaşayan ülke ve bütün bunlar nasıl yapılıyor diye soruyorlar. Biz de diyoruz ki, ‘Yap-İşlet-Devret’ ile yapıyoruz. Bay Kemal, ‘Bu nedir?’ diyor. Kolay değil tabii, bunları öğreneceksin. İşin içine girmeden bu iş olmaz. Arkadaşlarımız anlatıyor ama anlamıyorlar, basmıyor, basmıyor. Biz şehir hastanelerini yaptık, ‘Nasıl yaptın?’ diyor. Eğitim araştırma hastanelerini yaptık, ‘Nasıl yaptınız?’ diyor. Çünkü hatırlayın Sosyal Sigortalar Kurumunun başında değil miydi bu? Allah rahmet eylesin Savaş Ay, bir programında bunu gayet güzel anlatmıştı. Sosyal Sigortalar Kurumunu batıran şahıstır bu rezil etti kurumu ve bu hastanelerde rehin alınan ölülerimiz vardı. Ölüleri rehin aldılar, bırakmadılar. Hamdolsun şimdi böyle bir şey söz konusu değil.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayide verdikleri destekler, kurdukları altyapılar ve teşvik ettikleri ihracat sayesinde Türkiye’yi dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri hâline getirmeyi başardıklarını vurguladı.

“TÜRKİYE’Yİ İSTİKLALİNE VE İSTİKBALİNE GÜVENLE BAKABİLEN BİR ÜLKE HÂLİNE GETİRDİK”

Savunmada göreve geldiklerinde yerlilik oranının yüzde 20 olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi bu oranın yüzde 80’e ulaştığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Yoksa bu teröristlerle nasıl baş edeceksin? Bu imkânların olursa edersin. Hem mühimmatın olacak, silahın… Bunlar yerli tüfek dahi yapamıyordu, tabanca yapamıyordu ama biz bunların hepsini şu anda yapıyoruz. Nereden, nereye… 15 Temmuz sonrası yeniden yapılandırdığımız kahraman ordumuzla, Türkiye’yi istiklaline ve istikbaline güvenle bakabilen bir ülke hâline bunlara rağmen getirdik. Ekonomide neredeyse 85 yıldır ayaklarımızda duran prangaları birer birer kırarak, mahkûm edildiğimiz boyunduruklardan birer birer kurtularak ülkemizi dünyanın ilk 10 ülkesi arasına sokma hedefine doğru bunlara rağmen yürüyoruz. Hangi alana bakarsanız bakın işte böyle bir manzara, böyle bir fotoğraf göreceksiniz. Türkiye’de 20 yıldır verdiğimiz kavgayla 2 asırlık demokrasi ve kalkınma mücadelesini başarıya ulaştırmaya en yakın olduğumuz seviyedeyiz. Bugün ülke olarak öyle kritik bir noktadayız ki ya bu mücadeleyi başararak evlatlarımıza gururla teslim edeceğimiz bir 2053 vizyonu miras bırakacağız ya da güvenlikten sanayiye her alanda birikimlerimizi tehlikeye atarak yeniden istikrarsızlık batağına sürükleneceğiz. Ülkemizi bir grup kifayetsiz muhterisin kendi kısır çıkarları uğruna Kandil’in ve Pensilvanya’nın ‘iktidara geliyoruz’ çemkirişlerine maruz bırakanları Allah da affetmez, millet de affetmez. Milletçe 2023’te işte böyle bir hayati tercihte bulunacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlardan 2023 için bir söz vermelerini isteyerek, “Unutmayınız, milletimizin nezdinde muhtar sözünün eridir. Nitekim bir manide şöyle diyor, ‘Evinin önü direk, direğe bayrak gerek, muhtar ağam söz vermiş, gayri söze ne gerek.’ Sizlerden 2023’te Türkiye’nin 20 yıllık kazanımlarına sahip çıkma, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma mücadelemize destek vermenizi bekliyorum. Muhtarlarımız bu sözü verdikten sonra artık gayri bir söze gerek yok” dedi.

Ülke ve millet için çok büyük hayaller kurarken, çok büyük hedefleri hayata geçirmek için canlarını dişine takarken insanların günlük hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları da görmezden gelmediklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin Gezi olayları ile başlayıp terör saldırılarıyla, darbe girişimleriyle nice tuzak ve kumpasla süren, bir süredir de kur-faiz-enflasyon şer üçgeninde tekrar sahnelenmeye çalışılan serencamının elbette her vatandaşımıza bir maliyeti olmuştur. Dün sosyal kaos denemelerine, terör örgütleri üzerinden birliğimize ve sınırlarımıza yöneltilen tehditlere 15 Temmuz ihanet kalkışmasına karşı devletin tüm imkanlarını nasıl milletimizin emrine vermişsek, bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar her alanda insanlarımızı fahiş fiyat artışları altında ezdirmeyecek düzenlemelere gittik. Ocak ayı itibarıyla herkes bu artışların somut yansımalarını gelirinde ve hayatında görmeye başlayacaktır. Kurun istikrar kazanmasıyla artık kimseye bu bahaneyle abuk sabuk fiyatlandırma peşinde koşamayacaklar.”

“GENÇLERİMİZE 2053 VİZYONUNU HAYATA GEÇİREBİLECEKLERİ GÜÇLÜ, MÜREFFEH VE İTİBARLI BİR TÜRKİYE BIRAKACAĞIZ”

Bankalardaki hesaplarını kur korumalı mevduata dönüştürenlerin sayısının her geçen gün arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık piyasalarda bir daha dengesiz döviz talebinden kaynaklanan bir dalgalanmanın yaşanmayacağını düşünüyoruz. Ülkeyi sıkıntıya sokma pahasına türlü yollara tevessül edenlerin de açgözlülüklerinin bedelini ödeyeceğini hatırlatmak isterim. Tıpkı kur gibi enflasyonun üzerindeki köpüğü de kısa bir sürede alacağımıza inanıyorum. Böylece çalışanlarımızın ve emeklilerimizin gelirlerinde yaptığımız artışlar çok daha anlamlı hâle gelecektir. Eskilerin dediği gibi ‘men sabera zafera’ Kim ki sabreder zafere ulaşır. Bu anlayışla sabrederek, daha çok çalışarak, daha çok üreterek, daha çok kazanarak bu badireyi de geride bırakacağız” diye konuştu.

Dünyada küresel üretim ve ticaretin merkezi değişirken, Türkiye’nin en güçlü alternatif olarak öne çıktığını, sanayide mevcut fabrikaların tam kapasite çalışırken sürekli yeni yatırımlar yapıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdamın salgın öncesinin bile üzerine çıkılarak 30 milyon sınırına dayandığını, dış ticaretin de 225 milyar dolardan fazlası ihracat olmak üzere 500 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Turizmde Akdeniz’deki tüm rakiplerini geçtiği bereketli bir sezonu geride bırakan Türkiye’nin çok daha kazançlı olacağına inandığı yeni sezona hazırlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının yol açtığı belirsizlik arttıkça Türkiye’nin önündeki fırsatları birer birer kazanca dönüşmeyi sürdürdüğünü dile getirdi.

Kimi takdirle, kimi endişeyle, kimi nefretle de olsa tüm dünyanın Türkiye’nin adımlarını yakından takip ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, deve kuşu gibi kafasını kuma saplayıp kalmayan, Türkiye’nin bölgesinde ve ötesinde sahip olduğu imkânları, gücü ve potansiyeli hakkıyla teslim eden herkesin bu gerçekleri kavradığını, gördüğünü anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan sıkıntıların yanında umutlu olmak için çok sebep bulunduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ekonomide bizi hedeflerimize adım adım yaklaştıran programımızın ülkemizi nereden nereye taşıdığını yaz aylarına doğru hep birlikte çok daha iyi göreceğiz. Dün nasıl ülkemizi vesayetin boyunduruğundan kurtardıysak, dün nasıl ülkemizi terör örgütlerinin kuşatmasından çıkardıysak, dün nasıl ülkemizi diplomatik tuzakların arkasından ve arasından sağ salim geçirdiysek, dün nasıl ülkemizi sessiz devrimlerle ileri demokrasiye kavuşturduysak, dün nasıl ülkemizi 81 vilayeti ve 84 milyon insanıyla sağlam bir altyapı ve üstyapıyla donattıysak, dün nasıl ülkemizi devleti ve milletiyle öz güven sahibi yaptıysak bugün de ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokarak yeşil kalkınma devrimini başarıya ulaştırarak, herkesin iş ve aş sahibi olacağı bir istihdam iklimi oluşturarak gençlerimize 2053 vizyonunu hayata geçirebilecekleri güçlü, müreffeh ve itibarlı bir Türkiye bırakacağız.”

Muhtarlardan, bölgelerine döndüklerinde insanlara bunları anlatmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlarımızı hakikatlerle besleyelim ki, yalanın, iftiranın çirkefliğin önünü kesebilelim. Gönülleri sükûna kavuşturabilelim, kalplerini mutmain edebilelim. Kafaları rahatlatıp, yönümüzü geleceğe çevirebilelim” dedi.

HABER BURADA

DÜNYA