Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimize ulaşacağız

“Türk ekonomisini; yatırım, üretim, ihracat ve istihdam sütunları üzerinde yükseltmek için yurt içinde ve yurt dışında gayret gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Eskişehir Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimize eninde sonunda muhakkak ulaşacağız. Bu uğurda hız kesmeden, tempomuzu asla düşürmeden çalışmaya devam ediyoruz. Türk ekonomisini; yatırım, üretim, ihracat ve istihdam sütunları üzerinde yükseltmek için yurt içinde ve yurt dışında gayret gösteriyoruz” dedi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir Ticaret Odası Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Eskişehir Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’na katılarak partililere hitap etti.

Eskişehir’i ve Eskişehirlileri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti teşkilatına coşkusu ve ahde vefası için teşekkür etti, “Rabbim muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin” ifadesini kullandı.

Eskişehir İl Başkanı ve yönetimine de böyle bir atmosferde gönülleri buluşturdukları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının parti ve teşkilat için hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşundan bugüne Eskişehir teşkilatında görev alan tüm isimlere emekleri, sadakatleri için teşekkür etti ve bu isimlerden hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine sabır diledi.

“BİZ BUGÜNLERE HALKIMIZA AŞKLA HİZMET ETTİĞİMİZ İÇİN GELDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Her zaman altını çizerek söylüyorum. Biz bugünlere büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren isimsiz kahramanların fedakârlıklarıyla geldik. Biz bugünlere milletimizin tarih sahnesinde hak ettiği yeri alması için gece gündüz çalışan emektarlarımızın gayretleriyle geldik. Bugünlere yılın her gününü, günün 24 saatini kendini bu davaya hizmete adayan kardeşlerimizin mücadelesiyle geldik. Bugünlere gece uykusunu bölerek partimizin başarısı için Mevla’ya el açan, dua eden, gözyaşı döken büyüklerimizin samimiyetiyle geldik. Biz bugünlere Hakk’ın rızasını gözeterek halkımıza aşkla hizmet ettiğimiz, hizmetkâr olduğumuz için geldik. Hepsinden önemlisi biz bugünlere niyetimizi temiz tuttuğumuz, kibre, gurura, tekebbüre nefsimizi kaptırmadığımız için geldik.”

AK Parti’yi kuruluşundan 1,5 yıl sonra iktidara taşıyan, karşılaştığı onca badireye rağmen 19 yıldır iktidarda tutan ruhun bu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim yolumuz Eskişehir’i fetheden büyük kumandan 2. Kılıçarslan’ın yoludur. Bizim yolumuz, Eskişehir’in manevi muhafızı âşık Yunus’un yoludur. Bizim yolumuz abideleşen mücadeleleriyle işgalci Yunan’a kök söktüren Eskişehirli şehit ve gazilerin yoludur. Bizim yolumuz bugün de gerektiğinde vatanı, bayrağı, ezanı, istiklali ve istikbali uğruna can vermekten çekinmeyen yiğitlerin yoludur” diye konuştu.

“DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ OLMA HEDEFİMİZE ENİNDE SONUNDA MUHAKKAK ULAŞACAĞIZ”

AK Partili kadroların uzun ince bu yolda başı dik, alnı ak bir şekilde tam 20 yıldır yürüdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk günkü aşkla, ilk günkü heyecanımızla aziz milletimize hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz. Hiç kimseyi ayırmadan, hiç kimseyi hor görmeden, hiç kimseyi dışlamadan 84 milyonun tamamını kucaklamaya çalışıyoruz. Ayrımcılık bizde yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondan gelen “Dik dur eğilme, ak gençlik seninle” tezahüratlarına “Gençler gördüğünüz gibi dimdik ayaktayız” karşılığını verdi. Milletin kardeşliğini güçlendirmek dışında şimdiye kadar hiçbir amaç gütmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada üzerine basa basa ifade etmek isterim ki dün olduğu gibi bugün de Türkiye’de huzurun, barışın, kalkınmanın, istikrarın teminatı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Son 19 yılda karşılaştığımız nice badireyi nasıl suhuletle atlattıysak Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023 limanına da ülkemizi inşallah selametle kavuşturacağız. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimize eninde sonunda muhakkak ulaşacağız. Bu uğurda hız kesmeden, tempomuzu asla düşürmeden çalışmaya devam ediyoruz. Türk ekonomisini; yatırım, üretim, ihracat ve istihdam sütunları üzerinde yükseltmek için yurt içinde ve yurt dışında gayret gösteriyoruz.”

“BUGÜN KITA ÜLKELERİYLE TOPLAM TİCARETİMİZ 25 MİLYAR DOLARI AŞIYOR”

Bu amaçla hafta başından itibaren üç ülkeyi kapsayan dört günlük bir Afrika seyahati gerçekleştirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk kez yapılan Angola ziyaretinde farklı alanlarda yedi anlaşmaya imza attıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togo’da da iki ülke arasındaki iş birliği imkânlarını genişletecek verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini, Burkina Faso’nun aralarında bulunduğu dört ülke ile görüşme yaptıklarını anımsattı. Bu görüşmenin çok manidar olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika’nın, 210 milyonu bulan nüfusuyla en kalabalık ülkesi olan Nijerya’da da yatırımdan güvenliğe, savunma sanayinden sağlığa kadar birçok alanda önemli kararlar aldıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Buralar daha 15-20 yıl öncesine kadar Türkiye’nin hiçbir varlık göstermediği coğrafyalardı. Türkiye oraları bilmiyordu, tanımıyordu. Buralar bizden önce Türkiye’nin tanınmadığı, bilinmediği, ülkemizden çok uzakta görülen yerlerdi. Bugün kıtanın her yerinde Türk ürünlerini, Türk şirketlerini, insanımızın yardım elini bu topraklara uzatan sivil toplum kuruluşlarını görmekten bu milletin bir evladı olarak gerçekten iftihar ediyorum. Bizden önce Afrika’da ülkemizin esamesi dahi okunmazken hamdolsun bugün kıta ülkeleriyle toplam ticaretimiz 25 milyar doları aşıyor. Türk müteahhitler kıtanın dört bir yanında toplam değeri milyarlarca doları bulan mega projelere imza atıyor. Afrika çapındaki yatırımlarımızın değeri ise 6 milyar doları geçiyor. Öyle ki bazı ülkeler de bizi Türk şirketlerinin inşa ettiği havalimanları, yollar, otoyollar, limanlar, kamu binalarında karşılıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’deki üniversitelerden mezun 11 bini aşkın genç, gönül elçilerimiz olarak kendi toplumlarına hizmet ediyor. Arka planında yatırımcılarımızın, üreticilerimizin, tüccarlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın, diplomatlarımızın, siyasetçilerimizin emeği, alın teri ve mücadelesi olan bu başarı hepimizin ortak başarısıdır. Türkiye’nin sadece Afrika kıtasında değil, Asya’dan Latin Amerika’ya, Karayipler’den Uzak Doğu’ya kadar farklı coğrafyada yazmış olduğu destan hepimizin ortak destanıdır. Ülkemizin ihracat rakamlarını artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek, Türkiye’ye daha fazla yatırım çekecek çabalardan kimse gocunmamalı, bilakis herkes bundan gurur duymalıdır” diye ekledi.

Ufku dar olanların, ufku Ankara’nın ötesine geçemeyenlerin kendilerinin çok boyutlu dış politikasını anlayamadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dahası muhalefetin ve zihnini yeminli Türkiye düşmanlarına kiralamış bazı kesimlerin, attığımız tüm bu adımlardan rahatsızlık duyduğunu görüyoruz. Hayatında hiç ticaret yapmamış, ürün alıp satmamış, ihracat, yatırım, üretim, kalite nedir bilmeyen bu kifayetsizler ‘Türkiye’nin Afrika’da ne işi var?’ diyor.”

Aynı soruyu Türkiye’deki lejyonerleriyle birlikte tescilli sömürgecilerin de sorduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin daha adil bir dünya idealiyle verdiği mücadele, sömürgecileri ve içimizdeki uzantılarını fevkalade rahatsız ediyor. Afrika’daki kendi kanlı ve katliamcı geçmişleriyle yüzleşmek yerine Türkiye’ye laf atanları biz kesinlikle muhatap almıyoruz. Siz değil misiniz, Cezayir’de 1 milyon insanı katlettiniz, Nijerya’da 1 milyon insanı katlettiniz, Ruanda’da 900 bin insanı katlettiniz. Kim bunlar? Batı, Batı, Fransa bunu yapanlar. Bunlar bize insanlık dersi veremez. Bunlar önce insanlığı öğrenmeleri lazım. Nereden? Türkiye’den öğrenmeleri lazım. Çünkü bizi Afrika politikamızdan dolayı eleştirenlere hak ettikleri cevabı bizden önce Afrikalı kardeşlerimiz zaten misliyle veriyor. Küresel vizyonumuzun en önemli parçalarından olan Afrika kıtasıyla iş birliğimizi, sömürgecileri ve içimizdeki beşinci kollarını rahatsız etme pahasına önümüzdeki dönemde de güçlendirmeyi sürdüreceğiz.”

ESKİŞEHİR’E YAPILAN YATIRIMLAR

Yurt dışında bu adımları atarken ülkenin içini de ihmal etmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir taraftan ihracatçılara yeni kapılar açtıklarını, diğer taraftan da insanları yeni hizmetler ve yatırımlarla tanıştırmaya devam ettiklerini söyledi.

Hemen her hafta bir şehri ziyaret ederek yapımı tamamlanan eserlerin toplu açılış heyecanını milletle birlikte yaşadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki hafta Adana’da 2,2 milyar liralık kamu yatırımı ile 1,8 milyar liralık özel sektör yatırımının resmî açılışlarını yaptıklarını anımsattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün Türkiye’nin en stratejik sanayi tesislerinden biri olacak Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi’nin temelini attıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Ankara’da Millî Eğitim Bakanlığının bir senede toplam 1 milyar liralık bütçeyle hayata geçirdiği mesleki eğitimde 1000 okul projesinin tamamlanma programını icra ettiklerini belirtti.

Hizmet yolculuğuna bugün de Eskişehir’de devam ettiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’nın ardından Çin’in HAİER firmasının kurduğu beyaz eşya fabrikası ile organize sanayi bölgesinde yapılan 52 yeni fabrika ve altyapı tesislerinin açılışını gerçekleştireceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akabinde de bakanlıklar, kurumlar ve belediyelerin tamamladığı toplam yatırım bedeli 2,7 milyar lirayı aşan 106 ayrı kalem eserin toplu açılış törenine iştirak edeceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’de yaptıkları yatırımları anlattığını belirterek, “Şu iki kalemi düşünün yaklaşık 160 ayrı tesis ve uluslararası. Peki, bu ana muhalefet CHP, Eskişehir’de bunların nesi var? Yaptıkları hangi eser var? Yok. Bunlardan bol bol nasihat dinlersiniz.” dedi.

Ziya Paşa’nın “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o sırada sahneye çıkan Hamza isimli bir çocuğa oyuncak hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz Ziya Paşa’nın sözüyle hep konuşuyoruz. Biz eserlerimizle konuşuyoruz, onlar, şimdi gelirken Şehir Hastanesi’nin önünden geçtik. Biz buyuz işte. Devasa Eskişehir Şehir Hastanesi hamdolsun. Nasıl, memnun musunuz? İnşallah bunlar ardı ardına devam ediyor. Bugün tabii bir de millet bahçesinin açılışını da yapacağız. Onu da inşallah en güzel şekliyle Eskişehir’imize kazandırmış olduk. Eskişehir’i hedeflerine bir adım daha yaklaştıran tüm bu yatırımların şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Eserlerin inşasına destek veren mühendisinden işçisine kadar herkese teşekkür ediyorum. Allah ömür, millet de yetki verdikçe Eskişehir ile diğer 80 vilayetimiz için de çalışmayı sürdüreceğiz. Tabii bunun için önümüzdeki 1,5 yılı çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Eskişehir 2023’te sandıkları patlatmaya var mıyız? Durmak yok yola devam. Çok çalışacağız.”

“BOŞA GEÇİRECEK TEK BİR SANİYEMİZ DAHİ YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 senesi yaklaştıkça CHP’nin başını çektiği muhalefetin “pervasızlıkları” ve “provokasyonları”nın arttığını belirterek, “Ülkemizdeki siyasi iklimi zehirlemek, milleti siyaset kurumundan soğutmak için ‘yalan terörü’ dâhil her şeyi deniyorlar. Partilerini saran yolsuzluk, hırsızlık, taciz, tecavüz bütün bu skandallarını insanımızın gözünden kaçırmak için her yola başvuruyorlar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir dönem sığınmacılara karşı vatandaşlarımızı kışkırttılar daha sonra hem de üniversite sınavına girecekleri günlerde gençlerimizi galeyana getirmek istediler. Kadrolu militanlarını öne sürerek yurtlar üzerinden üniversite gençliğimizi provoke etmeye çalıştılar. Bir ara hâkimleri, polisleri, daha sonra öğretmenleri tehdit ettiler. Neler demediler memurlara, öğretmenlere hatırlayın, neler. Tehdit ettiler açıkça, niye? Sen kimsin de benim memurumu tehdit ediyorsun, sen kimsin de benim polisimi tehdit ediyorsun, sen kimsin de bu ülkede alnının akıyla gelip bir kariyer almış memuru tehdide yelteniyorsun. Ben de buradan milletimin memuruna sesleniyorum, sakın bu oyunlara gelmeyin. Siz memur olarak görevinizi yaptığınız sürece bunların hiçbirisi sizin kılınıza dokunamaz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin hâlihazırda yönetiminde olduğu belediyelerde işçileri işten attığını belirterek, “Ama bunun bedelini de ödeyecekler. Çünkü ‘alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste’, çıkacak. Milletimizin hiçbir kesimi yok ki CHP’nin tehditlerinden payını almasın. Toplumumuzun hiçbir kesimi yok ki CHP’nin yalan terörüne maruz kalmasın. Bunu da öyle korkakça yapıyorlar ki bir siyasetçi olarak, insan bunlar adına sadece hicap duyuyor” diye konuştu.

Bir dönem “yeni CHP” diye bir furya olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Başındaki zattan kimi köşe yazarlarına kadar herkes, CHP’nin değiştiğinden, darbeci kodlarından kurtulduğundan bahsediyordu. Hatta içimizden de birileri CHP ile ilgili benzer ifadeler kullanıyordu. Zaman geçti, seçim bitti, maske düştü. Yeni CHP ambalajının altından tek parti faşizminin güncel bir sürümü ortaya çıktı. ‘Yeni CHP’ dediklerinin millete 1940’ları aratacak kadar faşist, nobran, küstah bir zihniyeti temsil ettiği anlaşıldı. CHP’nin darbeci ve faşist kodlarından kurtulmasının mümkün olmadığını biz zaten biliyorduk ama bu süreçte milletimiz de hakikati görmüş oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece son haftalarda yaşadıklarımız bile bize omuzlarımızdaki yükün ne kadar ağır olduğunu göstermeye kâfidir. Türkiye’nin son 20 yılına damga vurmuş bir kadro olarak, boşa geçirecek tek bir saniyemiz dahi yoktur. Ben özellikle Eskişehir’in analarına çok güveniyorum, çok inanıyorum ve Eskişehir’in anaları inşallah 23’ü CHP’ye zindan edecektir” dedi.

“MİLLETİMİZ BİZDEN DEMOKRATİK KAZANIMLARININ KORUNMASI İÇİN DAHA FAZLA ÇALIŞMAMIZI BEKLİYOR”

Çok çalışacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz bizden hizmet bekliyor. Milletimiz bizden hak ve özgürlüklerine sahip çıkmamızı bekliyor. Milletimiz bizden demokratik kazanımlarının korunması için daha fazla çalışmamızı bekliyor. Milletimiz bizden büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmemizi, ülkemizi 2023 hedefleriyle buluşturmamızı bekliyor. Onca iftiraya, yalana, bühtana rağmen milletimiz bize güveniyor, inanıyor kendisini ve evlatlarının geleceğini AK Parti’de ve Cumhur İttifakı’nda görüyor” değerlendirmesini yaptı.

AK Parti teşkilatları olarak millete olan borçlarını ancak ülkeye daha çok hizmet ederek ödeyebileceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşamadıkları, kapısını çalmadıkları, tasasına veya sevincine ortak olmadıkları her insanın vebalinin üzerlerinde olacağını söyledi.

“Bugünden itibaren 2023 seçimlerine kadar her çalışmayı işte bu anlayışla yürüteceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere “Burada mutabık mıyız? Anlaştık mı? Durmak yok, yola devam diyor muyuz?” diye seslendi.

Eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanların karşısına büyük ve güçlü Türkiye vizyonuna daha sıkı şekilde sarılarak çıkacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Muhalefetin nefret ve tehdit siyasetini, her zaman olduğu gibi yine eser, hizmet ve kardeşlik siyasetimizle başarısızlığa uğratacağız. AK Parti’nin yaptığı hizmetleri, reformları, ülkemize kazandırdığı eserleri iyi bir şekilde, doğru bir şekilde halkımıza anlatacağız. Sadece bilmemiz yetmez, bildiklerimizi bilmeyenlere anlatacağız. İnanın en yakınımızdakiler bile bunların çoğunu bilmiyor. Evdeki evladın bilmiyor, evladın. Onun için bunları anlatacağız. Neler yaptık, bu ülkeye neler kazandırdık, bunları anlatmamız lazım. Anlatmazsak yazık olur. Sizlerden önümüzdeki dönemde çok daha aktif, çok daha azimli, çok daha gayretli olmanızı istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulundu. Kongre merkezine gelişi sırasında yolda kendisine sevgi gösterisinde bulunan bazı vatandaşlarla sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklara oyuncak dağıttı.

Dünya

Çevre, Şehircilik Bakanı Murat Kurum, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ile Görüşme Gerçekleştirdi

Genç Gazeteciler | ANKARA

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ve beraberindeki heyeti kabul etti. Deprem bölgesine yönelik çalışmalardan iklim değişikliğine kadar birçok konuda görüşme gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum, EBRD ile 2009 yılından bu yana süregelen ortak çalışmaların son yıllarda artarak devam ettiğini, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından EBRD’nin sergilemiş olduğu dayanışmadan dolayı kendilerine teşekkürlerini iletti. EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ise Türkiye’nin iş birliği yaptıkları en önemli ülkelerden birisi olduğunu belirterek, mümkün olan her alanda iş birliğini artırmak istediklerini kaydetti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ve beraberindeki heyeti kabul etti. Deprem bölgesine yönelik çalışmalardan iklim değişikliğine kadar birçok konuda görüşme gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum, EBRD ile 2009 yılından bu yana süregelen ortak çalışmaların son yıllarda artarak devam ettiğini, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından EBRD’nin sergilemiş olduğu dayanışmadan dolayı kendilerine teşekkürlerini iletti.

BAKAN KURUM’DAN EBRD’YE DAVET

EBRD ile yürütülecek ortak çalışmalar kapsamında 8 çevresel altyapı projesinin Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Malatya, Mersin ve Osmaniye’de hayata geçirileceğini kaydeden Bakan Kurum, “Buradaki projelerin tamamlanması ve inşa sürecini arkadaşlarımız yürütüyorlar. İnşallah orada projelerimizin temel atma ve açılışını sizlerle birlikte yapmak istiyoruz.” dedi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın Türkiye’ye yönelik yatırımlarının yarısının sürdürülebilir altyapı yatırımları olduğunu vurgulayan Bakan Murat Kurum, İller Bankası ile EBRD arasında başlatılacak iş birliğinin de kıymetli olduğunu belirtti.

BAKAN KURUM’DAN “2053 NET SIFIR EMİSYON” VURGUSU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefleri doğrultusunda yatırımların devam ettiğini kaydeden Bakan Kurum, “İklim değişikliği ile mücadele kapsamında İklim Kanunu’nu Meclisimizden geçirmeyi istiyoruz. Yine döngüsel ekonomi anlayışı ve prensibi çerçevesinde Türkiye Çevre Ajansımız gerek Depozito Yönetim Sistemi gerek Sıfır Atık projeleri gerekse atığın kaynağında ayrıştırıldığı, ekonomiye kazandırıldığı birçok projeyi yapacak. Bu noktada da kararlılığımız ilk günkü gibi devam etmektedir.” diye konuştu.

EBRD BAŞKAN YARDIMCISI PATRONE: “MÜMKÜN OLAN HER ALANDA İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRMAK İSTERİZ”

Görüşmede, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ise Türkiye’nin iş birliği yaptıkları en önemli ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Türkiye ile ortak yatırım konularının başında yeşil dönüşüm geldiğini kaydeden Patrone, Deprem Sonrası Yeniden İnşa Projesi kapsamında da deprem bölgesindeki belediyelere sağlanacak finansman desteğinin fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra artabileceğini aktardı. Patrone, “Mümkün olan her alanda iş birliğini artırmak isteriz. İLBANK ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği bizim için büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde de hem İLBANK hem de Türkiye Çevre Ajansı ile birlikte ortak çalışmalar yürütmekten büyük memnuniyet duyarız.” dedi.

Genç Gazeteciler | ANKARA

HABER BURADA

Dünya

“Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir”

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’de düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarımız daha da artacaktır. Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) temasları kapsamında ilk olarak Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan ve anıt özel defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuşmasını sağlayan Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde KKTC’de olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirtti.

Ada’nın dört bir yanındaki vatandaşlara şahsi selamları ile 85 milyon vatandaşın selam ve sevgilerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri bağrınıza bastığınız, muhabbetle kucakladığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yurdu yaşatmak için can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Vatan, bayrak, istiklal ve istikbalimiz için toprağa düş yiğitlerin aziz ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan gazilerin ellerinden öptüğünü belirterek, her birine şükranlarını sundu, sağlıklı, hayırlı ve bereketli ömürler diledi.

“KUZEY KIBRIS BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın mimarları olan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ve son nefesine kadar Kıbrıs davası için mücadele eden Alparslan Türkeş ile diğer devlet ve siyaset adamlarını rahmetle andı.

Kıbrıs Türklerinin egemenlik ve özgürlük mücadelesinin önderleri merhum Dr. Fazıl Küçük ve merhum kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’ın hürriyeti için “Allah Allah” nidalarıyla omuz omuza çarpışan, kanları kanlarına karışan Mehmetçikleri ve mücahitleri kemali edeple yad ettiğini anlattı.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı yürekten tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Burada öncelikle bir hususu ifade etmek isterim. Bugün, tıpkı yarım asır önce olduğu gibi yine tek yüreğiz, tek bileğiniz. Ana vatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak sırt sırtayız. İktidar, muhalefet ayrımı olmadan bugün burada bulunmamız, Türkiye’nin ve Türk milletinin Kıbrıs davasına verdiği önemin göstergesidir. Kuzey Kıbrıs bizim göz bebeğimizdir, canımızdan bir parçadır. Burası bize sadece şehitlerimizin değil aynı zamanda Hazreti Osman’ın, sahabenin, bu toprakları fetheden kahraman ecdadımızın da emanetidir. İnşallah bu emanete sıkı sıkıya sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Varlıklarıyla, Kıbrıs Türkü’ne cesaret aşılayan, ortak gururumuzu paylaşan 85 milyonun, sizlerin yanında olduğunu haykıran tüm siyasetçilere, siyasi partilerimizin genel başkanlarına da hassaten teşekkür ediyorum. Millî meselelerde ortaya koyduğumuz ortak dayanışma tablosunu inşallah güçlendirerek devam ettireceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BARIŞ GÜCÜ BİLE CİNNET FURYASINI DURDURAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün sadece kahramanca bir mücadeleyi anmak için değil, aynı zamanda tarihî gerçekleri bir kez daha haykırmak için de burada bulunduklarını dile getirdi.

Kıbrıs, Barış Harekâtı’nın ne için yapıldığını, Türkiye’nin böyle bir kararı niçin aldığını daima akılda tutmak zorunda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “1963-1974 yılları, Kıbrıs Türkleri için adanın yüzde 3’lük bir kısmına hapsedildikleri, kan, gözyaşı, zulümle dolu bir dönem demektir. Kıbrıs Türk halkı hem kurucusu ve ortağı olduğu devletten dışlanıyor hem de eli kanlı EOKA’nın insanlık dışı baskı ve saldırılarına maruz kalıyor. Adaya konuşlandırılan Birleşmiş Milletler Barış Gücü bile cinnet furyasını durduramadı, katliamın önüne geçemedi. 1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs Türkü’nün varlığına kasteden, insanlık dışı saldırılar zirveye ulaşmıştır. Tam 50 yıl önce bugün kahraman Mehmetçik, Kıbrıs Türkü’nün istiklaline vurulmak istenen hançeri sökmek üzere tarihî bir adım attı. 20 Temmuz 1974 Anavatan ve garantör ülke olarak uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz ile tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla harekete geçtiğimiz tarihtir.”

“TÜM DÜNYAYA KIBRIS TÜRKÜ’NÜN YALNIZ OLMADIĞINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan olmak, vicdan sahibi olmak bize ne sorumluluk yüklüyorsa Türkiye olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirdik. O gün tüm dünyaya Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve asla yalnız bırakılmayacağını gösterdik” ifadelerini kullandı.

“Rumların ateşe verdiği ekin tarlalarına, gül bahçesine girer gibi paraşütle indirme yapan Mehmetçiğimiz, mayın döşenmiş sularda Barbaros misali ilerleyen denizci leventlerimiz cesaretlerini bir kez daha tarihe kazımıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türkü’nün zulümden kurtararak özgürlük ve refaha kavuşturmuş, geleceğe güvenle bakmasını sağlamıştır. Doktor Fazıl Küçük, o tarihi günü şöyle anlatıyor; ‘20 Temmuz sabahı doğan güneş, Kıbrıs Türkü’nün 11 yıllık karanlığını silip götürmüş, özgürlüğü getirmiştir.’ Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise; ‘20 Temmuz ömrümün en mutlu günü’ diyerek yaşadığı duygu selini ifade ediyor. Şunun bilinmesini isterim, o gün burada hangi coşku, sevinç ve gurur hâkimse, Türkiye’de aynı bayram havası hâkimdir. Bugün de bayram olarak kutladığımız 20 Temmuz’u Kıbrıs Türk halkının barış ve istikrar özlemi ve idealleri doğrultusunda egemenlik haklarının ve eşit statüsünün korunmasının sembolü olarak görüyoruz.”

“KIBRIS’TA FEDERAL BİR ÇÖZÜMÜN MÜMKÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adanın güneyinde ise maalesef kendilerini Kıbrıs adasının tek hâkimi olarak gören şımarık bir zihniyet var. Öyle bir vahametle karşı karşıyayız ki Rum lider, EOKA teröristlerini anma törenlerine katılıyor, Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizi güneye geçtiklerinde saldırıya uğruyor, tutuklanıyor, güneydeki camiler kundaklanıyor. Rumlar, Kıbrıs Türkü’yle, siyasi gücü ve adanın doğal kaynakları da dâhil ekonomik refahı paylaşma niyetlerinin olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Geçenlerde maalesef Yunanistan Savunma Bakanı, yine akla ziyan açıklamalar yaptı. Sayın Miçotakis ile yurt dışında bir araya geldik ve kendilerine ‘Ayın 20’sinde biz Kuzey Kıbrıs’tayız. Duydum ki sen de güneydesin. Herhâlde oradan Dendias gibi bizlere sataşma yapmazsın.’ Böyle bir şey düşünmediğini söyledi. ‘Böyle bir şey düşünmüyorsan mesele yok’ dedik, yola devam.”

Bölgede devam eden çatışmalar karşısında tüm adanın güvenliğini tehdit etme riski olan son derece sorumsuz adımlar atıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı suda iki kez yıkanılmaz. Adadaki gerçekleri görmezden gelerek hiçbir yere varılmaz. Kıbrıs’ta federal bir çözümün mümkün olmadığına inanıyoruz. ‘Müzakerelere, yıllar önce İsviçre’de bıraktığımız yerden devam edelim’ demenin kimseye faydası yoktur. Bakın biz müzakereye, görüşmeye, Kıbrıs’ta kalıcı barışı ve çözümü sağlamaya hazırız. Çözüm yolunda uzatılan hiçbir eli havada da bırakmayız” diye konuştu.

“KIBRIS TÜRK TARAFI, RUM TARAFIYLA HER ALANDA EŞİT OLARAK MÜZAKERE MASASINA OTURMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca bu konudaki hüsnüniyetin defalarca gösterildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Bugüne kadar çözümü samimiyetle isteyen, bunun için fedakârlıkta bulunan, riski alan, irade sergileyen taraf Kıbrıs Türkü ve Türkiye olmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın 2023 Nisan ayında Cenevre’de yapılan toplantıda ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu çok kıymetlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Rum tarafıyla her alanda eşit olarak müzakere masasına oturmalıdır. O yüzden ‘çözüm istiyorsanız Kıbrıs Türkü’nün müktesep haklarını tescil edin’ diyoruz. Adanın garantör ülkelerinin liderlerinin her iki devleti de beraberce ziyaret edecekleri günleri de göreceğimizi ümit ediyorum.”

Bu içten temenniyi Washington’daki NATO Zirvesi’nde görüştüğü Yunanistan Başbakanı Miçotakis’e de bizzat söylediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyalog zemininin güçlendirilmesinin, Kıbrıs meselesinin çözümüne de şüphesiz katkı yapacağını söyledi.

“ADANIN KADİM VE ASLİ UNSURU KIBRIS TÜRKLERİNİN YOK SAYILMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası alanda etkin iç hukuk yolu olarak tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Ada’da mülkiyet konusunda çözümün yegâne adresi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bunun dışında başka yollara tevessül edenler, Kıbrıs Türkü’nü baskı altına alarak hedeflerine ulaşacağını zannedenler büyük bir yanılgı içindedir. Ne biz oldubittilere müsaade ederiz, ne de Kıbrıs Türk halkı tehditlere boyun eğer. Ada’nın kadim ve asli unsuru Kıbrıs Türklerinin yok sayılması mümkün değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve iki devletli çözümün hayata geçmesine yönelik gayretlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne, Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın iştiraki bunun en son örneği oldu. Bu süreçte sergilediği dirayet için Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim Aliyev’e de buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarının daha da artacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin kanları üzerine kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteklerinin baki olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda yer alan bütün hususların süratle uygulanması için gereken desteği verdiklerini, sonuna kadar da vereceklerini bildirerek, şu ifadeleri kullandı: “Belediyelerimiz ve resmî kurumlarımız geniş bir yelpazede pek çok projeyi Kuzey Kıbrıs’ın dört bir yanında hayata geçiriyor. Ulaştırmadan tarım ve sulamaya, turizmden güvenliğe, konuttan afetlere hazırlığa kadar her alanda Kıbrıs Türk halkının yanındayız ve destekçisiyiz. Bu vesileyle Kıbrıslı genç kardeşlerimle şu müjdeyi paylaşmak istiyorum; temmuz ayı itibarıyla artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin katkı payı ve öğrenim ücreti bakımından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerle aynı esaslara tabi olmasını kararlaştırdık. Aldığımız bu kararın Türk üniversitelerinde eğitim görmek isteyen Kıbrıs Türkü öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye olarak Kıbrıslı kardeşlerimizle ekmeğimizi de suyumuzu da geleceğimizi de paylaşmaya devam edeceğiz. 50 yıl önce bu topraklarda tesis ettiğimiz barış ve huzur ortamını inşallah muhafaza edecek bunun zedelenmesine izin vermeyeceğiz.”

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın Kıbrıs Türk halkına ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış Harekâtı’nda şehit olan Mehmetçik ve mücahitleri tekrar rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Kuzey Kıbrıs’ın özgür, bağımsız, güvenli ve huzur dolu bir devlet olarak geleceğe yürümesi için mücadele eden, ter döken herkesi, tüm devlet ve siyaset adamlarımızı rahmetle yardım ediyorum” dedi.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenleri için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ercan Havalimanı’nda resmî törenle karşıladı. Karşılamada, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da KKTC’ye ulaştı.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge