Connect with us

Dünya

“Türkiye’ye diz çöktürmek için yıllardır çırpınanların heveslerini kursaklarında bırakarak 2023 hedeflerimize yürüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’de düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’ye diz çöktürmek için yıllardır çırpınanların heveslerini kursaklarında bırakarak 2023 hedeflerimize yürüyoruz. Milletimize tek vaatleri eski Türkiye’yi yeniden hortlatmak olanların tersine biz, 2053 vizyonu, 2071 vizyonu demeye devam diyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersinli vatandaşlarla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu vurgulayarak, bugünkü törende son dönemde şehre kazandırılan eser ve hizmetlerin toplu açılışını gerçekleştireceklerini ifade etti.

Yatırım bedeli 3 milyar 260 milyon lirayı bulan bu eserler arasında eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye ve turizme kadar her alanda tesisin bulunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim alanında aralarında Toroslar Cahit Zarifoğlu Anadolu Lisesi’nin de yer aldığı çeşitli yatırımların bugün resmen hizmete açılacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta Anamur Devlet Hastanesi’nin, ulaşımda bölünmüş yol ve kavşaklarıyla Mersin Gözne Yolu’nun açılışını yapacaklarını, Mezitli Hükûmet Konağı, Erdemli Adalet Sarayı, Emniyet Müdürlüğü, Çevik Kuvvet ve Özel Harekât hizmet binaları gibi kamu yatırımlarının da bugün resmen hizmete alınacağını söyledi.

Mersin’in önemli turizm alanlarından Cennet-Cehennem Ören Yeri ve Meryem Ana Kilisesi’nin restorasyonunun tamamlandığını, buraların yanı sıra BN Termal Otel’in ve Emir Sultan Camii’nin resmî açılışlarını da bugün yaptıklarını belirterek, “Özel sektörümüzün Mersin’de 1,2 milyar liralık yatırımla hayata geçirdiği 19 ayrı projenin açılışını da buradan gerçekleştiriyoruz. Tarsus Organize Sanayi Bölgemizin üçüncü kısmı ile modern fabrika ve yenilik merkezimizi de bugün resmen hizmete veriyoruz” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu eser ve hizmetlerin hayırlı olması temennisinde bulunarak, yatırımların Mersin’e kazandırılmasında emeği geçen herkesi tebrik etti.

AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış törenine gelmeden önce Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin inşaatında incelemelerde bulunduğunu anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mühendislerimizin ve işçilerimizin gayretleriyle santral inşaatının hızla yükseldiğine şahit oldum. 10 bini Türk, 3 bini Rus olmak üzere 13 bin mühendisin çalıştığı böyle bir eserin inşallah birinci ünitesi 2023’ün Mayısında bitecek. Kendi alanında en son ve en güvenli teknolojiyle inşa edilen Türkiye’nin ilk nükleer santralinin bu ünitesini inşallah 2023 Mayısına yetiştireceğiz. Bu projeyi 2023 hedeflerimizin önemli sembollerinden biri olarak görüyoruz. Dünyada 32 ülkede 443 nükleer santral hâlen faaliyette, 19 ülkede 51 nükleer santral inşa safhasında iken Türkiye’yi bu imkândan mahrum bırakmak isteyenlerin derdi başkadır. Akkuyu’daki tesis, üreteceği elektrikle kalkınmamıza, karbon emisyonunda sağlayacağı azaltımla çevremize, teknolojisiyle bu alandaki atılımlarımıza çok önemli katkılar sağlayacaktır. İklim değişikliği tartışmalarının giderek arttığı bir dönemde, bizim gibi ülkeler için hâlen en önemli enerji kaynağı alternatifi nükleer santrallerdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amacımız ülkemizi en kısa sürede ikinci, üçüncü nükleer santrallerine kavuşturacak adımları da atmaktır” ifadesini kullandı.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde dört ünite yapılacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mersin, bu önemli yatırıma ev sahipliği yaparak büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında da en önde olduğunu ispatlamıştır” değerlendirmesinde bulundu.

“MERSİN LİMANI VE SERBEST BÖLGESİ, ÜLKEMİZİN EN ÖNEMLİ DIŞ TİCARET MERKEZLERİNDEN BİRİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akkuyu’daki bu stratejik yatırımın ülkeye kazandırılması ve inşasında emeği geçenleri tebrik ederek, şunları kaydetti: “Mersin Limanı ve Serbest Bölgesi, ülkemizin en önemli dış ticaret merkezlerinden biridir. Bu yılın ilk yedi ayında Mersin’den yapılan ihracat 2,2 milyar doları geçerken yine bu bölgeden yapılan ithalat da 2 milyar doları bulmuştur. Serbest bölgede faaliyet gösteren firmalarımız, 10 bin kişilik istihdamları ve ocak-ağustos döneminde 2,2 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmi ile ekonomimize çok ciddi katkı sağlıyorlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’deki bu güzel tablonun gelişerek sürmesi için her türlü desteği sağladıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 1,5 yıllık dönemde ihracatçılara ve KOBİ’lere 364 milyon lira kredi ve sigorta desteği verdiklerini söyledi.

Mersin’in aynı zamanda 69 odaya kayıtlı, 55 bine yakın esnaf ve sanatkârıyla bölgenin en hareketli ticaret merkezi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın döneminde şehrimizdeki 26 bine yakın esnafımıza 103 milyon lira gelir kaybı desteği, 4 binin üzerinde esnafımıza 8 milyon liraya yakın kira desteği verdik. Yangın ve sel afetlerinde zarar gören hiçbir vatandaşımızı, üreticimizi, çiftçimizi, esnafımızı yalnız bırakmadık. Zararlarını tazmin ederek tahrip olan evlerini, ahırlarını, seralarını yeniden yaparak bu ülkede hiç kimsenin sahipsiz olmadığını gösterdik” diye konuştu.

“ÜLKEMİZE SIĞINAN MİLYONLARCA MAĞDURA KUCAK AÇTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada on milyonlarca insanın iç çatışma, siyasi istikrarsızlık, sosyal huzursuzluk ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle yerinden yurdundan edildiği bir dönemde devletin tüm imkânlarını vatandaşların emrine sunduklarını belirterek, “Sadece kendi vatandaşlarımızın güvenliğini teminle ve ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmedik. Ülkemize sığınan milyonlarca mağdura da kucak açtık” diye konuştu.

Mersin’in bu büyük kardeşlik ve insanlık örneğinin yükünü en çok çeken illerden biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir dönem terörden, bir dönem güney komşularından kaynaklanan büyük göç yüküne rağmen Mersin’in, kalbini ve kollarını mazlumlara açan onurlu duruşundan asla taviz vermediğini ifade etti.

Tarih boyunca her kesimden, her inançtan, her meşrepten insanı bağrına basan Mersin’in bugün de kendine yakışanı yaptığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii Türkiye, üzerine yıkılan bu ağır sorumluluğu tek başına ilanihaye taşıyacak değildir. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bu konuda yük paylaşması gereken çevrelerin artık daha gerçekçi ve somut adımlar atmasının vakti gelmiştir. Biz kardeşliğimizin, insanlığımızın gereğini yaptık, yapmayı sürdürürüz. Daha önce Irak’ta, ardından Suriye’de, Libya’da, Karabağ’da şimdi de Afganistan’da yaşanan trajediler, bütün bunlar karşısında bizim kadar ilkeli duruş sergileyen ve fedakârlık yapan hiçbir ülke yoktur. Ama bu hasletimizi kendi güvenlik ve refah bencilliklerinin bekçiliğine dönüştürmeye kalkanların istismar aracı hâline gelecek de değiliz. Önümüzdeki dönemde daha adil ve hakkaniyetli yük paylaşımı için gereken girişimleri yerine getirmeye devam edeceğiz.”

“2053 VİZYONU, 2071 VİZYONU DEMEYE DEVAM EDİYORUZ”

Mersinlinin hakkını, hukukunu kimseye yedirmeyeceklerini, fedakârlığını ve yüce gönüllülüğünü kimsenin görmezden gelmesine izin vermeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu bilin, Akdeniz’de elde ettiğimiz kazanımlara sahip çıkarak Mersin’in bölgede zaten zirvede olan yıldızını daha da yükseğe çıkarmak için tüm gücümüzle mücadele ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha çok üreten, daha çok kazanan, daha çok büyüyen ve daha çok gelişen bir Mersin için durup dinlenmeden çalışacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Her ne kadar birileri hâlâ büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolunda ilerlediğimizi görmeye yanaşmasa da biz milletimizle beraber bu yolda yürüyeceğiz. Türkiye’ye diz çöktürmek için yıllardır çırpınanların heveslerini kursaklarında bırakarak 2023 hedeflerimize yürüyoruz. Milletimize tek vaatleri eski Türkiye’yi yeniden hortlatmak olanların tersine biz ‘2053 vizyonu, 2071 vizyonu’ demeye devam ediyoruz. Bay Kemal rahatsız oluyor. Varsın olsun. Bay Kemal’e şunu söylemek lazım, bu ülkede senin bir dikili ağacın var mı? Bir eseriniz var mı? Biz eserlerimizle övünüyoruz. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Biz bunların sadece sözünü etmekle kalmıyor eser ve hizmet siyasetimizle adım adım taşlarını da döşüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’in, Türkiye için kritik bir dönüm noktası olan bu kutlu yolda daha güçlü destek vereceğine inandıklarını belirterek, “2023 inşallah bir dönüm noktası olacak. ‘Büyük ve güçlü Türkiye’ derken bu ifadeyi içi boş bir siyasi slogan olarak söylemiyoruz. Bu iddiamızı geçtiğimiz 19 yılda her alanda ülkemize kazandırdığımız güçlü eser ve hizmet siyasetiyle, altyapısıyla bunun üzerine bina ediyoruz” diye konuştu.

MERSİN’E KAZANDIRILAN ESERLER

Mersin’in bu dönemde Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş eserlere ve hizmetlere kavuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 19 yılda Mersin’e 38 milyar lira yatırım yapıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 5 bin 617 adet yeni derslik ve toplam 61 spor tesisi inşa ettiklerini, Tarsus Üniversitesi’ni kurduklarını, yükseköğrenim öğrencileri için 4 bin 726 kişi kapasiteli yurt binaları açtıklarını ve sosyal yardımlarda Mersinli ihtiyaç sahibi vatandaşları 7 milyar liralık kaynakla desteklediklerini söyledi.

Sağlıkta 15’i hastaneden oluşan toplam 47 sağlık tesisi inşa ettiklerini, Mersin’i 1.300 yataklı şehir hastanesiyle buluşturduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanesi standardındaki 600 yataklı Tarsus Devlet Hastanesi’nin yapımının devam ettiğini, aralarında 200 yataklı Mezitli Devlet Hastanesi’nin de bulunduğu altı sağlık tesisinin plan, proje ve ihale çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Mersin’de 3 bin 890 toplu konutu sosyal donatısıyla birlikte vatandaşın istifadesine sunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 945 konutun yapımına devam ettiklerini, dar gelirli vatandaşlar için Mezitli’de 262, Mut ikinci etapta 324 konut yaptıklarını, Mezitli’deki konutları yılsonuna kadar hak sahibi vatandaşlara vereceklerini bildirdi.

Gülnar ilçesinde 205 konut, bir cami ve ticaret merkezinin inşasında sona gelindiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz ilçesi Çay Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesi kapsamında 416 konut, 36 dükkân, cami ve ticaret merkezinin inşaatının sürdüğünü, bu konutları da yılsonuna kadar vatandaşlara teslim etmeyi planladıklarını söyledi.

Mersin’de dört millet bahçesi projesi olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin ve Muzaffer Yalçıntaş Millet Bahçelerinin açılışını yaptıklarını, Mezitli ve Aydıncık Millet Bahçelerinde de çalışmaları hızlandırdıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’i son 19 yılda 278 kilometre ilave bölünmüş yola kavuşturduklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapımı devam eden Çukurova Bölgesel Havalimanı bağlantı, Tarsus-Çamlıyayla, Silifke-Mut ayrımı, Gülnar-Aydıncık, Tarsus Turizm Merkezi ve Anamur-Kazancı-Ermenek yollarını seneye tamamlayacaklarını söyledi.

Akdeniz sahil yolunun kalan kesimlerini, Silifke-Mut, Gülnar-Mut, Erdemli-Güzeloluk-Ayrancı yollarını ve Mersin-Tarsus otoyol ayrımı ile Mersin Organize Sanayi Bölge Otoyol Bağlantı Kavşağını ise 2023’te hizmete alacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana-Mersin demir yolunu yeniledik, seyahat süresinin eskiye göre yarı yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Çukurova Bölgesel Havalimanımızın inşaatı ilerliyor. Mersin’e iki yat limanı, Anamur’a bir iskele kazandırdık. Erdemli balıkçı barınağının yapımı devam ediyor. Mersin’e sekiz baraj ve 11 gölet inşa ettik. 13 baraj ve sekiz gölet daha inşa ediyoruz” bilgisini paylaştı.

“MERSİN’E DAHA BÜYÜK YATIRIMLAR YAPMAK, DAHA BÜYÜK PROJELER KAZANDIRMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarsusluların hasretle beklediği sulama, içme suyu ve enerji maksatlı olarak Pamuklu Barajı’nın inşasında sona yaklaşıldığına işaret ederek, Mersin’de 135 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını, yapımı devam eden tesislerle 243 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını bildirdi.

Mersin şehir merkezi ve Tarsus ilçesinin içme suyu ihtiyacını inşa ettikleri isale hattı vasıtasıyla karşıladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Mersinli çiftçilerimize toplam 2,5 milyar liralık tarımsal destek verdik. Sanayide son 19 yılda Mersin’e yeni üç organize sanayi bölgesi, bir endüstri bölgesi, iki teknopark, 11 araştırma geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduk. Enerjide Yenişehir, Akdeniz, Toroslar, Mezitli ve Tarsus ilçelerimize doğal gaz geldi. İşte biz buyuz. Modern dünya neyi yaşıyorsa, neden istifade ediyorsa benim Mersinli kardeşim de ondan istifade edecek. Yakında Mut’a, seneye Erdemli ve Silifke’ye ve 2023 yılında Anamur, Aydıncık, Bozyazı ve Gülnar’a da doğal gaz arzı sağlamayı planladığımız müjdesini sizlerle paylaşmak istiyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde her alanda Mersin’e daha büyük yatırımlar yapmak, daha büyük projeler kazandırmak için çalışmaya devam edeceğiz.”

Ülkeye ve millete eser ve hizmet kazandırmanın nasip işi olduğunu ve kendilerinin bu şerefe nail olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yıllarca bu ülkede siyaset yapıp, siyasi parti faaliyeti yürütüp, hatta zaman zaman iktidara bile gelip de çaktığı tek çivi, yaptığı tek hayırlı hizmeti olmayanlar var. Siyaseti yalanla, iftirayla, çarpıtmayla ülke gündemini bulandırmak, insanları kandırmaya çalışmak sananlar, eserin, hizmetin, yatırımın kıymetini bilmezler. Milletin derdi ile dertlenmeyenler hiçbir yaraya merhem olamazlar, hiçbir beklentiye cevap veremezler. Yönetime geldikleri yerlerde sadece hayal kırıklığına yol açarlar. Sadece kaynak israfına, vakit kaybına sebep olurlar.”

Vatandaşlardan, karşısına gelenleri ağızlarından çıkan laflarla değil, yaptıkları, ortaya koydukları eserleri, gerçekleştirdikleri icraatlarıyla ölçüp biçmesini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu ülkeye daha fazla demokrasi getireceğini söyleyenlerin geçmişte millete nasıl zulüm ettiklerini, insanları inançlarından, fikirlerinden, hatta kıyafetlerinden dolayı nasıl ötekileştirdiklerini hatırlayın. Kendilerinin ülkeyi daha iyi kalkındıracaklarını söyleyenlerin geçmişte yapılan her işe, her yatırıma, her hizmete nasıl köstek olduklarını hatırlayın. Ondan sonra da bir bakın, kafa aynı kafa mı? Evet, aynı kafa. Öyleyse aynı kafadan farklı neticeler çıkartmasını beklemek akıl karı bir iş değildir. Siyaset adına ‘düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısı’ gibi davrananların millet olarak da sevinçlerimize ortak olduğunu, hüzünlerini paylaştığını görmedik. Akdeniz’de petrol ve doğal gaz ararız, Rumların ağzıyla karşı çıkarlar. Karadeniz’de doğal gaz buluruz, kendi akıllarınca dalga konusu yaparak elde edilen başarıyı itibarsız hâle getirmeye çalışırlar. Sınır ötesine harekât yaparız, teröristlerin ve zalim rejimlerin safında yer alırlar. Ülkemize yönelik haksız, hukuksuz, adaletsiz nice saldırı olur ya kulaklarının üstüne yatarlar ya onlar da aynı koroya katılırlar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zihniyetin, Türkiye’nin aleyhindeki her kampanyanın içerideki borazanlığına soyunduğunu, yerli ve millî her adıma karşı çıkarak gerçek yüzünü de ortaya koyduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Ülkemiz maruz kaldığı saldırılara karşı dimdik ayakta kalmayı, bununla yetinmeyip siyasi, ekonomik, askerî olarak sınırları ötesinde geniş bir etki alanı oluşturmayı bunlara rağmen başarmıştır. Vesayetin koltuk değnekçiliğinden darbecilerin yoldaşlığına, teröristlerin destekçiliğinden emperyalistlerin figüranlığına ne ararsanız bunlarda, Bay Kemal’de var. Tek olmayan yerli duruştur, millî duruştur, eser ve hizmet siyasetidir. Cumhur İttifakı olarak nasıl Türkiye’yi darbecilerden temizlediysek, terör örgütlerinin kuşatmasından çıkarttıysak, bölgesel bir güç hâline getirdiysek, küresel sistemde söz sahibi yaptıysak inşallah bundan sonra çok daha fazlasını milletimize kazandıracağız. Yeter ki birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkalım.”

Dünya

“Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir”

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’de düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarımız daha da artacaktır. Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) temasları kapsamında ilk olarak Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan ve anıt özel defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuşmasını sağlayan Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde KKTC’de olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirtti.

Ada’nın dört bir yanındaki vatandaşlara şahsi selamları ile 85 milyon vatandaşın selam ve sevgilerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri bağrınıza bastığınız, muhabbetle kucakladığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yurdu yaşatmak için can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Vatan, bayrak, istiklal ve istikbalimiz için toprağa düş yiğitlerin aziz ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan gazilerin ellerinden öptüğünü belirterek, her birine şükranlarını sundu, sağlıklı, hayırlı ve bereketli ömürler diledi.

“KUZEY KIBRIS BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın mimarları olan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ve son nefesine kadar Kıbrıs davası için mücadele eden Alparslan Türkeş ile diğer devlet ve siyaset adamlarını rahmetle andı.

Kıbrıs Türklerinin egemenlik ve özgürlük mücadelesinin önderleri merhum Dr. Fazıl Küçük ve merhum kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’ın hürriyeti için “Allah Allah” nidalarıyla omuz omuza çarpışan, kanları kanlarına karışan Mehmetçikleri ve mücahitleri kemali edeple yad ettiğini anlattı.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı yürekten tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Burada öncelikle bir hususu ifade etmek isterim. Bugün, tıpkı yarım asır önce olduğu gibi yine tek yüreğiz, tek bileğiniz. Ana vatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak sırt sırtayız. İktidar, muhalefet ayrımı olmadan bugün burada bulunmamız, Türkiye’nin ve Türk milletinin Kıbrıs davasına verdiği önemin göstergesidir. Kuzey Kıbrıs bizim göz bebeğimizdir, canımızdan bir parçadır. Burası bize sadece şehitlerimizin değil aynı zamanda Hazreti Osman’ın, sahabenin, bu toprakları fetheden kahraman ecdadımızın da emanetidir. İnşallah bu emanete sıkı sıkıya sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Varlıklarıyla, Kıbrıs Türkü’ne cesaret aşılayan, ortak gururumuzu paylaşan 85 milyonun, sizlerin yanında olduğunu haykıran tüm siyasetçilere, siyasi partilerimizin genel başkanlarına da hassaten teşekkür ediyorum. Millî meselelerde ortaya koyduğumuz ortak dayanışma tablosunu inşallah güçlendirerek devam ettireceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BARIŞ GÜCÜ BİLE CİNNET FURYASINI DURDURAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün sadece kahramanca bir mücadeleyi anmak için değil, aynı zamanda tarihî gerçekleri bir kez daha haykırmak için de burada bulunduklarını dile getirdi.

Kıbrıs, Barış Harekâtı’nın ne için yapıldığını, Türkiye’nin böyle bir kararı niçin aldığını daima akılda tutmak zorunda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “1963-1974 yılları, Kıbrıs Türkleri için adanın yüzde 3’lük bir kısmına hapsedildikleri, kan, gözyaşı, zulümle dolu bir dönem demektir. Kıbrıs Türk halkı hem kurucusu ve ortağı olduğu devletten dışlanıyor hem de eli kanlı EOKA’nın insanlık dışı baskı ve saldırılarına maruz kalıyor. Adaya konuşlandırılan Birleşmiş Milletler Barış Gücü bile cinnet furyasını durduramadı, katliamın önüne geçemedi. 1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs Türkü’nün varlığına kasteden, insanlık dışı saldırılar zirveye ulaşmıştır. Tam 50 yıl önce bugün kahraman Mehmetçik, Kıbrıs Türkü’nün istiklaline vurulmak istenen hançeri sökmek üzere tarihî bir adım attı. 20 Temmuz 1974 Anavatan ve garantör ülke olarak uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz ile tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla harekete geçtiğimiz tarihtir.”

“TÜM DÜNYAYA KIBRIS TÜRKÜ’NÜN YALNIZ OLMADIĞINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan olmak, vicdan sahibi olmak bize ne sorumluluk yüklüyorsa Türkiye olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirdik. O gün tüm dünyaya Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve asla yalnız bırakılmayacağını gösterdik” ifadelerini kullandı.

“Rumların ateşe verdiği ekin tarlalarına, gül bahçesine girer gibi paraşütle indirme yapan Mehmetçiğimiz, mayın döşenmiş sularda Barbaros misali ilerleyen denizci leventlerimiz cesaretlerini bir kez daha tarihe kazımıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türkü’nün zulümden kurtararak özgürlük ve refaha kavuşturmuş, geleceğe güvenle bakmasını sağlamıştır. Doktor Fazıl Küçük, o tarihi günü şöyle anlatıyor; ‘20 Temmuz sabahı doğan güneş, Kıbrıs Türkü’nün 11 yıllık karanlığını silip götürmüş, özgürlüğü getirmiştir.’ Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise; ‘20 Temmuz ömrümün en mutlu günü’ diyerek yaşadığı duygu selini ifade ediyor. Şunun bilinmesini isterim, o gün burada hangi coşku, sevinç ve gurur hâkimse, Türkiye’de aynı bayram havası hâkimdir. Bugün de bayram olarak kutladığımız 20 Temmuz’u Kıbrıs Türk halkının barış ve istikrar özlemi ve idealleri doğrultusunda egemenlik haklarının ve eşit statüsünün korunmasının sembolü olarak görüyoruz.”

“KIBRIS’TA FEDERAL BİR ÇÖZÜMÜN MÜMKÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adanın güneyinde ise maalesef kendilerini Kıbrıs adasının tek hâkimi olarak gören şımarık bir zihniyet var. Öyle bir vahametle karşı karşıyayız ki Rum lider, EOKA teröristlerini anma törenlerine katılıyor, Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizi güneye geçtiklerinde saldırıya uğruyor, tutuklanıyor, güneydeki camiler kundaklanıyor. Rumlar, Kıbrıs Türkü’yle, siyasi gücü ve adanın doğal kaynakları da dâhil ekonomik refahı paylaşma niyetlerinin olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Geçenlerde maalesef Yunanistan Savunma Bakanı, yine akla ziyan açıklamalar yaptı. Sayın Miçotakis ile yurt dışında bir araya geldik ve kendilerine ‘Ayın 20’sinde biz Kuzey Kıbrıs’tayız. Duydum ki sen de güneydesin. Herhâlde oradan Dendias gibi bizlere sataşma yapmazsın.’ Böyle bir şey düşünmediğini söyledi. ‘Böyle bir şey düşünmüyorsan mesele yok’ dedik, yola devam.”

Bölgede devam eden çatışmalar karşısında tüm adanın güvenliğini tehdit etme riski olan son derece sorumsuz adımlar atıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı suda iki kez yıkanılmaz. Adadaki gerçekleri görmezden gelerek hiçbir yere varılmaz. Kıbrıs’ta federal bir çözümün mümkün olmadığına inanıyoruz. ‘Müzakerelere, yıllar önce İsviçre’de bıraktığımız yerden devam edelim’ demenin kimseye faydası yoktur. Bakın biz müzakereye, görüşmeye, Kıbrıs’ta kalıcı barışı ve çözümü sağlamaya hazırız. Çözüm yolunda uzatılan hiçbir eli havada da bırakmayız” diye konuştu.

“KIBRIS TÜRK TARAFI, RUM TARAFIYLA HER ALANDA EŞİT OLARAK MÜZAKERE MASASINA OTURMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca bu konudaki hüsnüniyetin defalarca gösterildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Bugüne kadar çözümü samimiyetle isteyen, bunun için fedakârlıkta bulunan, riski alan, irade sergileyen taraf Kıbrıs Türkü ve Türkiye olmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın 2023 Nisan ayında Cenevre’de yapılan toplantıda ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu çok kıymetlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Rum tarafıyla her alanda eşit olarak müzakere masasına oturmalıdır. O yüzden ‘çözüm istiyorsanız Kıbrıs Türkü’nün müktesep haklarını tescil edin’ diyoruz. Adanın garantör ülkelerinin liderlerinin her iki devleti de beraberce ziyaret edecekleri günleri de göreceğimizi ümit ediyorum.”

Bu içten temenniyi Washington’daki NATO Zirvesi’nde görüştüğü Yunanistan Başbakanı Miçotakis’e de bizzat söylediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyalog zemininin güçlendirilmesinin, Kıbrıs meselesinin çözümüne de şüphesiz katkı yapacağını söyledi.

“ADANIN KADİM VE ASLİ UNSURU KIBRIS TÜRKLERİNİN YOK SAYILMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası alanda etkin iç hukuk yolu olarak tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Ada’da mülkiyet konusunda çözümün yegâne adresi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bunun dışında başka yollara tevessül edenler, Kıbrıs Türkü’nü baskı altına alarak hedeflerine ulaşacağını zannedenler büyük bir yanılgı içindedir. Ne biz oldubittilere müsaade ederiz, ne de Kıbrıs Türk halkı tehditlere boyun eğer. Ada’nın kadim ve asli unsuru Kıbrıs Türklerinin yok sayılması mümkün değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve iki devletli çözümün hayata geçmesine yönelik gayretlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne, Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın iştiraki bunun en son örneği oldu. Bu süreçte sergilediği dirayet için Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim Aliyev’e de buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarının daha da artacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin kanları üzerine kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteklerinin baki olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda yer alan bütün hususların süratle uygulanması için gereken desteği verdiklerini, sonuna kadar da vereceklerini bildirerek, şu ifadeleri kullandı: “Belediyelerimiz ve resmî kurumlarımız geniş bir yelpazede pek çok projeyi Kuzey Kıbrıs’ın dört bir yanında hayata geçiriyor. Ulaştırmadan tarım ve sulamaya, turizmden güvenliğe, konuttan afetlere hazırlığa kadar her alanda Kıbrıs Türk halkının yanındayız ve destekçisiyiz. Bu vesileyle Kıbrıslı genç kardeşlerimle şu müjdeyi paylaşmak istiyorum; temmuz ayı itibarıyla artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin katkı payı ve öğrenim ücreti bakımından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerle aynı esaslara tabi olmasını kararlaştırdık. Aldığımız bu kararın Türk üniversitelerinde eğitim görmek isteyen Kıbrıs Türkü öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye olarak Kıbrıslı kardeşlerimizle ekmeğimizi de suyumuzu da geleceğimizi de paylaşmaya devam edeceğiz. 50 yıl önce bu topraklarda tesis ettiğimiz barış ve huzur ortamını inşallah muhafaza edecek bunun zedelenmesine izin vermeyeceğiz.”

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın Kıbrıs Türk halkına ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış Harekâtı’nda şehit olan Mehmetçik ve mücahitleri tekrar rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Kuzey Kıbrıs’ın özgür, bağımsız, güvenli ve huzur dolu bir devlet olarak geleceğe yürümesi için mücadele eden, ter döken herkesi, tüm devlet ve siyaset adamlarımızı rahmetle yardım ediyorum” dedi.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenleri için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ercan Havalimanı’nda resmî törenle karşıladı. Karşılamada, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da KKTC’ye ulaştı.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

Dünya

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

Genç Gazeteciler | TÜRKİYE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi, 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz, tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda düzenlenen anma programına katılarak bir konuşma yaptı.

Vatandaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anma toplantısına katılanlara şükranlarını sundu. “Bugün, aziz milletimin şahlanıp ırmaklar misali taştığı gündür, diri olup, iri olup, bir olup istiklali için coştuğu gündür, denizlerden engin ferasetiyle ve dağlardan yüce asaletiyle yediden yetmişe her bir ferdiyle çıkıp meydanlara koştuğu gündür” mısralarını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün, milletin zaferinin, aziz milletin FETÖ’cü darbecilere karşı çıplak elleriyle yazdığı direniş destanının 8. yılı olduğunu belirtti.

“85 MİLYON HEPİMİZ TEK YUMRUĞUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz kıyamının 8’inci seneyi devriyesinde tüm Türkiye’nin birbirine kenetlenmiş durumda olduğunu ifade ederek, “Tıpkı 8 yıl önce olduğu gibi bugün de omuz omuzayız, biriz beraberiz, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 85 milyon hepimiz tek yumruğuz” dedi.

Bu aziz milletin bir ferdi ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, bu muhteşem kardeşlik tablosundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu muazzam birlik ve beraberlik için, dosta güven, düşmana korku veren bu dik duruş için herkese teşekkür etti.

Kur’an’ı Kerim’de “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz, zira onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz” denildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Manevi bakımdan böyle şerefli bir makama ulaşmak, şehadetle müşerref olmak dünyada her kula nasip olmaz. 15 Temmuz gecesi, darbeye direnen vatandaşlarımızdan 252 şehidimiz bu müjdeye mazhar oldu ve şehitlikle şereflendi. Şehitlerimizin yanı sıra 2 bin 740 insanımız da o gece yaralanarak gazi oldu. Rabbim, Peygamberlikten sonra en yüce mertebe olduğu bildirilen kahramanların hepsinden razı olsun diyorum. Aynı şekilde, her biri birer fedakârlık ve cesaret timsali olan gazilerimize de Mevla’dan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler diliyorum. Yine bu vesileyle, o gece televizyondan yaptığımız çağrıya icabet ederken sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, uçakların, helikopterlerin karşısına korkusuzca dikilen, kurşunlara karşı göğüslerini siper eden, ellerinde bayraklarıyla bir istiklal şöleni yazan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

“FETÖ’CÜ HAİNLERE DESTEK VERENLERİ UTANÇLA HATIRLIYORUZ”

Hainlerin başarısız, millî iradenin muzaffer olması için tüm kalpleriyle dua eden yurt dışındaki vatandaşlara ve gönül coğrafyasındaki milyonlarca Türkiye sevdalılarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi darbeciler karşısında canlarını ortaya koyan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, emniyet birimlerimizin ve Millî İstihbarat Teşkilatımızın şerefli mensuplarına hassaten teşekkürlerimi iletiyorum” ifadesini kullandı.

O gece adeta abideleşen kurumlardan birinin de TBMM olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, o gece halkın Meclisi olduğunu, millî iradenin temsilcisi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Milletvekillerimiz, savaş uçaklarının sonik patlamaları ve tepelerine yağan bombalara aldıramadan, korkusuzca görevlerini yerine getirmişlerdir. 104 yıl önce yedi düvele direnerek galip gelen Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin kuklalarına ‘dur’ demiştir. O gece ikinci kez gazilikle şereflenen Meclisimizin, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm değerli mensuplarına tekrar teşekkür ediyorum. Şüphesiz her toplumda kahramanlar gibi unutmayın korkaklar da bulunur. Her millette, vatanını canından çok sevenler gibi, ruhlarını bir dolara satacak kadar ucuzlaşanlar da olabilir. 15 Temmuz’da ülkemiz içinde ve dışında, sayıları çok sınırlı da olsa maalesef darbe girişiminin başarıya ulaşmasını isteyenler de vardı. Tanklara selam duranları, darbecilere alkış tutanları, sala okuyan din görevlilerimize saldıranları ve FETÖ’cü hainlere destek verenleri bugün bir kez daha utançla hatırlıyoruz.”

“BU İHANET ŞEBEKESİ 80 YIL SONRA BİLE NEFRETLE ANILACAK”

Allah’tan, böylesine karanlık bir geceyi bir daha millete yaşatmamasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun bilinmesinde fayda görüyorum, yurt dışındaki şarlatandan emir alarak pis ellerini vatanımıza uzatan FETÖ’cü alçaklar, döktükleri kanla tarihimize kara bir leke olarak geçtiler. Modern dönem haşhaşilerini ne biz affedeceğiz ne de 252 evladını bir gecede kara toprağa veren milletimiz affedecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Ülkemize, milletimize ve millî iradenin temsilcisi olan hükûmetimize kast eden bu ihanet şebekesi, değil 8 yıl, 80 yıl sonra bile nefretle anılacak. Bugün altını çizerek tekrar vurguluyorum, zalime merhamet, mazluma zulümdür. Sadece şu an bulunduğumuz bölgede 29 insanımızı şehit edenlere, henüz 15-16 yaşındaki gencecik evlatlarımızı acımasızca bizden koparanlara, devletin namusuna emanet ettiği silahları millete doğrultup masumları katledenlere, Gölbaşı’nda, Ankara Emniyeti’nde, Genelkurmay’da nice aslan parçasının kanını dökenlere merhamet edersek, Allah korusun, şehitlerimizin ruhlarını muazzep ederiz, kahraman gazilerimize mahcup oluruz. Üzerinden 8 sene geçmesine rağmen acımız da öfkemiz de tazedir. FETÖ ile ve vesayetle mücadele azmimiz ilk günkü kadar diridir, güçlüdür, ayaktadır. Allah’ın izniyle bu kararlılığımızdan hiçbir surette taviz vermeyeceğiz.”

Millî irade ve demokrasi düşmanlarıyla mücadeleyi çok kararlı biçimde sürdürürken, hukuk ve adaleti mutlaka gözeteceklerini, mağduriyetlerin önüne geçeceklerini ve masumla mücrimleri ayırmaya azami itina göstereceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’cü alçakların kurduğu sinsi tuzaklara düşmeden, vatandaşla devlet arasında yeni kırgınlıklar oluşturmadan, son darbeci de yargıya hesap verene kadar inşallah bu süreci hassasiyetle yürüteceğiz. Mevla ülkemizi ve milletimizi korusun, bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum” dedi.

“15 TEMMUZ GECESİ TOPYEKÛN TÜRKİYE’MİZ HEDEF ALINDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi sadece bir işgal girişiminin püskürtülmediğini, aynı zamanda istiklal ve istikbale de sahip çıkıldığını belirtti.

O gece FETÖ’cü hainlerin sadece kendisini ve ailesini hedef almadığını, sadece AK Parti ve hükûmetin hedef alınmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece sadece devletimizin güvenlik birimleri, TRT, TÜRKSAT, basın yayın kuruluşlarımız hedef alınmadı. 15 Temmuz gecesi topyekûn Türkiye’miz hedef alındı, bekamız hedef alındı, bizi asırlardır ayakta tutan kardeşliğimiz hedef alındı, 1071’den bu yana gelen millet ve devlet varlığı çökertilmek istendi” diye konuştu.

Hedefin kendisi ve ailesiyle birlikte 85 milyonun bütün fertleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşeron olarak kullanılan FETÖ’cüler eliyle Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürmenin ve milletin iradesine zincir vurulmasının amaçlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün “suret-i haktan” gösterilerek 40 yıl boyunca bunun için beslendiğini, büyütüldüğünü, himaye edildiğini, yurt dışında önünün açıldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “15 Temmuz sonrası ortaya koyduğumuz klasörler dolusu delile rağmen darbecileri ve elebaşlarını bunun için ısrarla desteklemeyi sürdürdüler. Çatışma, zülüm ve kıtlıktan kaçan mazlumlara bir lokma ekmeği dahi çok görürken, FETÖ’cü hainleri bunun için bağırlarına bastılar. Türkiye’de darbeye karışmış, insanımızın kanını dökmüş, millete kurşun sıkmış teröristler, bize sürekli demokrasi dersi veren Batı başkentlerinde, işte bunun için ellerini kollarını sallayarak serbestçe gezebiliyor. İşte bunun için bizler de Cumhur İttifakı ile birlikte önemli adımı attık ve gerekli tedbirlerimizi oluşturduk. Darbecilere kol kanat germeyi bize hukuk ve adalet diyerek yutturmaya çalışıyorlar. Oysa ellerinde masum kanı olan FETÖ’cülere gösterilen müsamahanın ne hukukla ne demokrasiyle ilgisi vardır.”

FETÖ’ye arka çıkılmasının tek sebebinin 15 Temmuz gecesi kullanılan bu piyonun, Türkiye’ye karşı projelerinde yeniden önlerine sürmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun da çok net bilinmesini isterim. 1960’tan beri ülkemizde yapılan darbelerin arkasında kimin eli varsa aynı ‘üst akıl’ 15 Temmuz ihanetinde de tüm unsurlarıyla devredeydi. 15 Temmuz’un işaret fişeği esasında bizim ‘one minute’ çıkışımızdan hemen sonra atıldı. Şahsımızın ve hükûmetimizin Filistin davasına sağladığı güçlü destek, küresel siyonist lobiyi ve onların içimizdeki etki ajanlarını rahatsız etmişti” değerlendirmesini yaptı.

“15 TEMMUZ, MİLLETİMİZİN KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUŞUNUN DA HİKÂYESİDİR

Türkiye dış siyasette bağımsız hareket etmeye başladıkça bu odakların tedirginliğinin ayyuka çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce 7 Şubat MİT krizi, ardından Gezi olaylarıyla iktidarlarının alaşağı edilmeye kalkıldığını, akabinde 17/25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimiyle hükûmete hamle yapıldığını anlattı.

“Yine bu arada farklı yöntemlerle rahatsızlıklarını ifşa ettiler. Bunların hiçbirinde muvaffak olamayınca, 15 Temmuz’da son kozlarını oynadılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle sırt sırta vererek bu sinsi planları yırtıp attıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlerimizin şu gerçeği özellikle görmesini istiyorum. Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir. Tüm bunlarla birlikte 15 Temmuz, ülkemiz, milletimiz ve demokrasimizin hakiki dostlarının ortaya çıktığı bir turnusol işlevi görmüştür. Gençler, lütfen bunları hafızanıza adeta nakşedin. Bakın, o gece iş başa düşünce ellerinde bayraklarıyla sokaklara koşanların yanı sıra ikbal peşinde koşanları da gördük. O gece çıplak elleriyle tanklara meydan okuyanlarla birlikte tankların arasından sıvışıp kaçanları da gördük. O gece hangi siyasi partiden olursa olsun tek yürek, tek bilek olanlarla birlikte milletimizin ezeli kardeşliğini dinamitlemeye çalışanları da gördük. O gece sabaha kadar milletimizin zaferi için dua edenlerle beraber darbecilerin galip gelmesini dört gözle bekleyenleri de gördük.”

“YENİ TÜRKİYE, 15 TEMMUZ RUHUNUN ÜZERİNDE YÜKSELECEK”

15 Temmuz’da hem ülkenin nasıl bir badire atlattığını unutmamanın hem de milletin darbecilere ve arkasındaki güçlere karşı verdiği mücadeleyi unutturmamanın şehitlere karşı vefa borcunun bir gereği olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla 15 Temmuz etkinliklerinin ana temasını “milletin zaferi” olarak belirlediklerini ifade etti.

Farklı programlarla “milletin zaferini” manasına uygun şekilde idrak etmeye çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabah İstanbul Şehitler Köprüsü’nün girişinde ilk programlarını yaptıklarını, tüm illerde bu programların sürdüğünü söyledi.

Geleceğin teminatı gençlerin 15 Temmuz’u anlamalarını, içselleştirmelerini, o gece asil milletin yazdığı eşsiz destanla gurur duymalarını arzu ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri rahatsız olsa da biz şuna yürekten inanıyoruz. ‘Çanakkale ruhu’ nasıl bir asır boyunca milletimize rehberlik etmişse ‘15 Temmuz ruhu’ da inşallah Türkiye Yüzyılı’nın inşasına öncülük edecektir. Cumhur İttifakı olarak bunu ayakta tutacağız ve sürdüreceğiz. Şehitlerimiz, ‘kutup yıldızlarımız’ olarak bizlere yol gösterecek. Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her 10 yılda bir demokrasinin askıya alınmadığı, millî iradenin sürekli varlık yokluk tehdidiyle yaşamadığı, milletin egemenliğine kastetmeye kimsenin cüret edemediği, dış politikası bağımsız, ekonomisi güçlü, itibarı yüksek, küresel düzeyde çekim merkezi hâline gelmiş bir Türkiye’yi inşa edeceklerini bildirdi.

Geçmişteki tecrübelerden ders ve ibret alarak istikbalin şekillendirileceğini, bunun için 15 Temmuz ruhuna sahip çıkmanın çok önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakınız bizim nazarımızda Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek. Vatandaşa silah doğrultan kim olursa olsun tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi yine karşısında dimdik dururuz. Milletin sandıkta tecelli eden iradesine, Allah’ın izniyle gölge düşürmeyiz, leke sürdürmeyiz, kimsenin el uzatmasına müsaade etmeyiz. FETÖ’cülerin kendilerini gizlemek için arkasına saklandığı millî manevi değerlerimizin örselenmesine de izin vermeyiz. Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin bir daha asla 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz vari saldırılarla karşı karşıya kalmaması için gereken her türlü tedbiri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz.”

“HER KİM 15 TEMMUZ’A LAF SÖYLÜYORSA HEDEFİ MİLLETTİR, DEMOKRASİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gerçekler apaçık ortadayken birilerinin “15 Temmuz kıyamına” çamur atma çabalarını ibret ve üzüntüyle takip ettiklerini söyledi.

Birilerinin uyduruk bahanelerle, milletin heyecanını, gururunu ve zaferini paylaşmaktan imtina ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “‘Kontrollü darbe’ iftirası atarak başaramadıklarını, 15 Temmuz arifesinde Meclis’imizin ‘gazi kimliğine’ saldırarak yapmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama adı, sanı, unvanı ne olursa olsun her kim 15 Temmuz’a laf söylüyorsa hedefi millettir, demokrasidir, milletin sarsılmaz iradesidir. Her kim milletin zaferini küçümsüyorsa ‘tiyatro’ diyerek bühtan ediyorsa, asıl amacı FETÖ’cü efendilerine diyet borcunu ödemektir. Bunlar, 15 Temmuz gecesi milletten yedikleri tokadın acısını bir türlü unutmayan zavallılardır. Biz bunlara prim vermedik, vermeyeceğiz.”

Milletin engin ferasetiyle bu söylemlerin arkasındaki sinsi niyeti gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar, FETÖ’ye ve FETÖ’yü de kullanan ‘üst akla’ yaranmak için her şeyi yaptılar, her türlü iftirayı attılar. Ancak ne yaptılarsa tam 8 yıldır emellerine ulaşamadılar, inşallah hiçbir zaman da ulaşamayacaklar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gecenin asıl kahramanı olan milletin, iradesine sahip çıktığı gibi tarihe altın harflerle yazılan zaferine de sahip çıkacağını belirterek, şunları kaydetti: “O gece hemen yanı başımızda şehit düşenlerin fedakarlıklarını önemsiz göstermeye kimsenin gücü yetmez. İnşallah biz de 15 Temmuz’un unutturulmasına da birilerinin istismar aracı hâline gelmesine de müsaade etmeyeceğiz. Her 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde 85 milyon el ele, yürek yüreğe, gönül gönüle vererek hem kahraman şehitlerimizi yad edeceğiz hem de bu önemli günü hakkıyla idrak edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Bu gece buraya gelerek 15 Temmuz ruhunu yücelttiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 15 Temmuz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kahraman gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler için saygı duruşunda bulunulan programda, İstiklal Marşı okundu.

Programda, mehter takımı, Uğur Işılak, Alper Kış, Ceyhun Çelikten, Mustafa Yıldızdoğan ve Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin konser verdi. “Çırpınırdın Karadeniz”i seslendiren Azerin, şarkısını bozkurt işareti yaparak sonlandırdı.

15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin okunduğu programda, vatandaşlar “Burada” diye karşılık verdi.

Kur’an-ı Kerim okunan programda, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.

“Milletin gözünden, şehitlerin dilinden, devletimizin ağzından 15 Temmuz” anlatımının yapıldığı programda, Şair Dursun Ali Erzincanlı şiir, Abdülkadir Şehitoğlu ise sala okudu.

Programda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kur’an-ı Kerim hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Başkanvekili Celal Adan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve eski Başbakan Binali Yıldırım’ı kabul etti.

Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, eski TBMM başkanları, AK Parti genel başkanvekilleri ve yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, yüksek yargı organı başkanları ve üyeleri, milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz gazisi Turgut Aslan ile 15 Temmuz kahramanı şehit Ömer Halisdemir’in eşi Hatice Halisdemir ve oğlu Doğan Ertuğrul Halisdemir de katıldı.

Genç Gazeteciler | ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge