Connect with us

Dünya

“Bugün bölgemizdeki her meselede diplomatik, askerî, ekonomik gücüyle Türkiye artık söz sahibidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Bugün bölgemizdeki her meselede diplomatik, askerî, ekonomik gücüyle Türkiye artık söz sahibidir. Suriye’den Libya’ya, Akdeniz’den Kafkasya’ya kadar her yerde bu konumun etkilerini görmek mümkündür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu’na katılarak, bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD’ın kurulduğu 1990 yılı Türkiye’sinin asırlara sâri demokrasi ve kalkınma mücadelesinin en kritik, en karakteristik dönemlerinden biri olduğunu söyledi.

İş adamları derneği olan MÜSİAD’ın çok daha büyük bir vizyon ve anlayışla yola çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak, hukuk, adalet, eşitlik, barış, güven, refah, mutluluk gibi milletimizin o dönemde gerçekten hasretini çektiği medeniyet değerlerimizi çağın gerekleriyle tahkim ederek yola revan olan MÜSİAD, hamdolsun kısa sürede büyük mesafe kat etmiştir” diye konuştu.

Ülkedeki iş insanları tarafından farklı yaklaşımlarla kurulmuş daha pek çok dernek, vakıf ve benzeri kuruluş olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “MÜSİAD’ı onlardan ayıran sadece iş erbabımızı değil, onlarla birlikte topyekûn milletimizi kucaklaması, milletimizin de bu güzide kuruluşumuzu sahiplenmesidir. İşte bunun için MÜSİAD’ı gerçek anlamda ülkenin tamamını kuşatan, kapsayıcı bir sivil toplum kuruluşu olarak görüyoruz. Bir başka ifadeyle MÜSİAD milletin bizatihi kendisine ait bir kuruluştur. Sizler de millet adına burada vazife üstlenen kadrolarsınız. MÜSİAD’ın yıllarca millete düşmanlığıyla maruf kesimlerin hedefinde olmasının sebebi de işte bu vasfıdır. Sizler istikametinizi bozmaz, ülkeye ve millete karşı sorumluluklarınızı unutmazsanız Allah’ın izniyle bu kutlu yürüyüşü durdurmaya kimsenin gücü yetmez.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçekleştirdiği faaliyetlerle ülkeye her alanda değer katan MÜSİAD’ın çatısı altında görev üstlenenlere, hizmet verenlere teşekkür etti.

“MÜSİAD’LA ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DAHA YAKIN ÇALIŞMAYI PLANLIYORUZ”

Gerek kendi içinde sağladığı örnek birlik ve beraberlikle gerek ülkenin maddi ve manevi kalkınmasına yaptığı eşsiz katkıyla MÜSİAD’ı bekleyen daha pek çok görev olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçtikten sonra kamunun kendi alanındaki birimleriyle iş birliği mekanizmaları tesis etmesi ve verimli çalışma zeminleri oluşturması MÜSİAD’ın kendini yenileme kabiliyetinin bir göstergesidir. Kadınlara ve gençlere yönelik özel yapılanmaları da bu kuruluşumuzun ülkemizin potansiyelini harekete geçirme, millî ve yerli sermayenin gücünü tüm boyutlarıyla değerlendirme konusunda doğru dinamiklere yöneldiğinin işaretidir.

Ülkemizin ticaret ve yatırım alanındaki küresel iddialarını hayata geçirme hususunda MÜSİAD’la önümüzdeki dönemde daha yakın çalışmayı planlıyoruz. Türkiye’nin yeni yatırım ihtiyacının giderek arttığı bir süreçte bu iş birliğinin hayati önemde olduğu bir gerçektir. Yönetimde sorumluluk üstlenen arkadaşlarımızın yurt içindeki ve yurt dışındaki yaygın teşkilat ağı, üye sayısı ve faaliyet yelpazesiyle devraldıkları 31 yıllık bu güzel birikimi katlayarak sürdüreceklerine inanıyorum. Salgın döneminin zor şartlarında bile kesintisiz sürdürülen aktif ve yenilikçi yaklaşımlar, bu hususta sizlere yönelik ümitlerimizi ve beklentilerimizi artırıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı ve yönetimine başarılar dileyerek, MÜSİAD 6. Dönem Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’a da hizmetleri için teşekkür etti.

“TÜRKİYE’Yİ 2023 HEDEFLERİNE SİZLERLE BİRLİKTE ULAŞTIRACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi 2023 hedeflerine inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız. Evlatlarımıza 2053 vizyonunu sizlerle birlikte emanet edeceğiz. Bu hayırlı yolda Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanılan coğrafyayı bin yıldır vatan yapmak için verilen mücadelenin emsali olmadığını, dünyanın en büyük devletlerinin kurulduğu bu coğrafyada son iki asırdır da yine dünyanın en şedit saldırılarıyla karşı karşıya olunduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlığın en kadim medeniyetlerine, kültürlerine, hikâyelerine ev sahipliği yapmış Anadolu topraklarını bize çok görenler milletimizi buradan kazıyıp atmak için çok uğraştılar. Allah’ın yardımı ve milletimizin fedakârca yürüttüğü mücadelesi sayesinde kimi ağır kayıplara ve maliyetlere rağmen vatanımızı korumayı burada kendimize yepyeni bir gelecek inşa etmeyi hamdolsun başardık” ifadelerini kullandı.

Geçmişin gerçekçi muhasebesini yapmadan geleceğe sağlam adımlar atmanın mümkün olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda millet olarak Batı’nın bugünkü güvenlik ve refah seviyesinin temelini oluşturan Sanayi Devrimi’ni kaçırdığımızı görüyoruz. Daha doğrusu bizi adeta can derdine düşürenler bilinçli olarak bu sürecin dışında kalmamızı sağladılar. Bugün kardeş coğrafyalar olarak baktığımız yerler birer birer elimizden çıkarken biz üzerimize binen yükün ağırlığı altında tamamen ezilmemeye çalışıyorduk. İstiklal Harbimizi zaferle sonuçlandırıp Cumhuriyetimizi kurmak suretiyle kendimize yeni bir istikamet belirledik. Ama bu dönemde de rahat bırakılmadık. Dünya bilgi ve teknoloji devrimini yaşarken biz tüm enerjimizi ve vaktimizi iç çekişmelerimize, kavgalarımıza, mücadelemize teksif ediyorduk. Dolayısıyla bu büyük sıçramayı da önemli ölçüde kaçırdık.”

“TÜRKİYE, GÜÇLÜ DEMOKRASİ VE KALKINMA ALTYAPISININ ÜZERİNDE GELECEĞİNİ İNŞAYA ODAKLANMIŞ DURUMDADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın şimdi yepyeni bir dönemin eşiğinde olduğunu belirterek, “Küresel siyasi ve ekonomik güç dengeleri çatırdıyor. Bu çatırtı aynı zamanda yeni kurulacak küresel siyasi ve ekonomik yönetim sisteminin de ayak sesleridir. Türkiye inşallah bu defa treni kaçırmayacak, hem de en ön tarafından hak ettiği yeri alacaktır. Peki, madem geçmişteki fırsatları hep kaçırdık veya kaçırmamızı sağladılar, bu defa nasıl oluyor da böylesine iddialı ve özgüvenli konuşabiliyoruz? Çünkü bu defa Türkiye, geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının üzerinde kendi iç meseleleriyle boğuşmaya değil geleceğini inşaya odaklanmış durumdadır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden ticarete, spordan sosyal desteklere kadar her alanda hedeflerini gerçekleştirmeye uygun zemine sahip bir Türkiye olduğunu dile getirerek, “Ülkemizin dört bir yanını her alanda yatırımlarla eserlerle hizmetlerle donatarak ihtiyacımız olan altyapıya kavuştuk.” dedi.

Türkiye’nin 81 vilayeti, 84 milyon vatandaşı, kol kanat gerdiği nice kardeşleri, tarih ve kültür birlikteliği olan dostlarıyla beraber hedeflerine kilitlenmiş vaziyette olduğunu vurgulayarak, bu tabloyu tersine çevirmek, eski Türkiye tartışmalarını, tarzlarını gündemlere yeniden hortlatmak için uğraşanlar olduğunu söyledi.

“Ama hamdolsun bugüne kadar başaramadılar. İnşallah bundan sonra da büyük, güçlü Türkiye’nin inşası yolundan en küçük bir sapmaya izin vermeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bilhassa 2013’ten bu yana her senaryonun, her tuzağın, her oyunun gerisindeki bu gerçeği gördüğü için kendilerinden desteği hiç esirgemediğini ifade etti.

“GELECEĞİ YAKALAMANIN PEŞİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vesayete karşı duruşumuza güç veren milletimiz, kaos çığırtanlarıyla terör örgütleriyle darbecilerle ekonomik tetikçilerle mücadelemizde de hep yanımızda oldu. MÜSİAD bu mücadelenin hem iş dünyasındaki hem yurt dışındaki hem de sosyal katmanlardaki boyutlarının şahididir. Evet, adını açıkça koymak gerekirse Türkiye’nin son 20 yılı bir önceki 200 yılında yaşananlardan çıkartılan dersler ışığında verdiği tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma mücadelelerinden biriyle geçmiştir. Bugün bölgemizdeki her meselede diplomatik, askerî, ekonomik gücüyle Türkiye artık söz sahibidir. Bu tartışılmaz. Suriye’den Libya’ya, Akdeniz’den Kafkasya’ya kadar her yerde bu konumun etkilerini görmek mümkündür. Tüm önemli küresel platformlarda Türkiye’nin kayda değer bir yeri ve ağırlığı vardır. Birleşmiş Milletlerden G-20’ye bulunduğu her yerde ülkemiz farkını hissettiren bir duruş sergilemektedir. Savunma sanayi başta olmak üzere teknolojiye dayalı üretimde Türkiye kendi markalarını çıkartır ve tüm dünyaya kabul ettirebilir bir seviyeye gelmiştir. Üstelik bu başarıları maruz kaldığımız gizli açık nice ambargolara, sinsi engelleme gayretlerine, riyakâr tavırlara rağmen ortaya koymaktadır.”

Küresel düzeyde sanayinin ve ticaretin geleceğini belirleyecek iklim değişikliği, yeşil mutabakat ve sürdürülebilirlik gibi konularda Türkiye’nin gayet özgüvenli bir yerde durduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz geçmişte kaçırdıklarımıza ah, vah etmenin değil geleceği yakalamanın şu anda peşindeyiz. Her alanda hazırlıklarımızı buna göre yapıyor, altyapımızı buna göre kuruyor, yükümlülüklerimizi buna göre belirliyor, hedeflerimizi buna göre güncelliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakan olmadan önce dönemin ABD Başkanı George W. Bush ile İHA talebini dile getirdiği görüşmesini anımsatarak, “İHA’yı bize o zaman sadece iki günlüğüne verip tekrar geri alma durumundaydı. Ama ne oldu? Bizi ev sahibi yaptılar. İHA’yı biz üretir hâle geldik” dedi.

“2023 HEDEFLERİMİZE, MARUZ KALDIĞIMIZ TÜM SABOTAJLARA RAĞMEN ADIM ADIM YAKLAŞIYORUZ”

Ardından Türkiye’nin Silahlı İnsansız Hava Aracı üretir hâle geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi işi ileri götürerek AKINCI denilen görevi, başarısı çok çok farklı olan Silahlı İnsansız Hava Aracının en üst segmentini, dünyada ilk 3’ün içinde yer alanını üretir hâle geldik. Şu anda Baykar yetiştiremiyor. Böyle bir noktada, böyle bir durumda. Demek ki azmin, inancın önünde hiçbir şey elhamdülillah engel teşkil etmiyor. Yeter ki azmedin. Bunlarla beraber artık bunların mühimmatını da Türkiye kendisi yapar hâle geldi. Bunlar Türkiye’nin savunma sanayinde dünyadaki bulunduğu yeri farklı bir konuma taşımış oldu” diye konuştu.

10 yıl önce sözünü verdikleri 2023 hedeflerine, maruz kalınan tüm sabotajlara rağmen adım adım yaklaşıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede çok önemli bir mesafe kat edildiğine işaret ederek, “Eğer bu imkânlarımız olmasaydı biz terörle mücadelede bu başarıyı yakalayabilir miydik? Hayır. Ama şu anda artık benim vatandaşlarım gecenin geç saatlerine kadar Diyarbakır’ın caddelerinde, sokaklarında rahatlıkla oturup rahatlıkla dolaşıyorsa işte bundan dolayı. Cudi’de böyle, Gabar’da böyle, yurt içinde yurt dışında böyle. Bundan sonraki süreç daha huzurlu, daha farklı olacak. Bu şekilde de bu süreci devam ettiriyoruz” diye konuştu.

“2053 VİZYONUMUZU ŞEKİLLENDİRECEĞİMİZ BİR DÖNEME GİRİYORUZ”

“Gençlere bırakacağımız şu anda bir vasiyetimiz var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “En büyük miras 2053 vizyonumuzu yavaş yavaş şekillendireceğimiz bir döneme giriyoruz. İşte geçenlerde Akıncı’nın tanıtımını, teslim törenini yaptığımızda orada gördüğüm gençlik beni çok mutlu etti. 3 bin 500 mühendis genç, orada bu eserin sahibiydi. Gece gündüz demeden çalıştılar, gayret ettiler, bu eserleri ortaya çıkardılar. Yılmadılar, durmadılar, gece gündüz çalıştılar ve hâlâ çalışıyorlar. ‘Bu yarışı önde götüreceğiz. Potansiyelimizin her zerresini harekete geçirerek erkeğiyle kadınıyla genciyle istiklaline, istikbaline, vizyonlarına sıkı sıkıya sahip çıkan bir ülke hâline geldik, bir millet hâline geldik. Demek ki Rabbimizin hükmü, bir kere azmettin mi ondan sonra tevekkül et gerisine karışma. Ben böyle bir nesil gördüm. Şimdi bu nesil inşallah 2053’te çok daha farklı olacak. MÜSİAD’ı da bu neslin büyükleri olarak görüyorum. İnşallah bu neslin inşasında ve ihyasında en önemli bir kurum olarak görüyorum. Türkiye’yi bu yoldan geri çevirmeye de bu yoldan saptırmaya da hele hele yeniden siyasi, sosyal, ekonomik uçurumların kenarına getirmeye de kimsenin gücü yetmeyecektir. Rabbimizin desteği, milletimizin birlik ve beraberliği, dost ve kardeşlerimizin duası yanımızda olduğu sürece hep daha ileriye gidecek ve mutlaka hedeflerimize ulaşacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafla peynir gemisi yürümez” atasözüne atıf yaparak, şunları söyledi: “Biz ‘hedef, vizyon, büyük ve güçlü Türkiye’ dedikçe, ‘yatırım, üretim, istihdam, ihracat’ dedikçe birileri de kendilerine bazı sözler çıkarmak suretiyle bu işi hafife alıyor. Yalan yanlış, iftira, çarpıtma kısımlarını bir kenara bırakarak söylenen sözlerin içine baktığımızda hiçbir temeli, hesabı, kitabı, amacı, hedefi olmayan, sırf laf olsun diye ifade edilmiş cümlelerden başka hiçbir şey göremiyoruz. Hâlbuki bizim söylediğimiz her sözün referansı 19 yıllık eserlerimiz ve hizmetlerimizdir. Geleceğe yönelik her taahhüdümüzü işte bu 19 yıllık icraat birikiminin üzerine bina ediyor, somutlaştırıyor, takvime bağlıyoruz. Ekonomide darbe girişiminden kur saldırılarına, salgından afetlere kadar yaşadığımız tüm badirelere rağmen hızlı bir toparlanma ve eskisinin de üzerine çıkan bir sıçramayı hep birlikte takip ediyoruz. Büyüme rakamları ortada, istihdam rakamları ortada, ihracat rakamları ortada, yatırımlardaki hareketlilik ortada, üretim artışı ortada. Her birinin rakam karşılıklarını en iyi sizler biliyorsunuz. Hâlihazırda yaşanan sıkıntıların çoğu da üretimde, istihdamda, yatırımda, lojistikte, yan sektörlerle ortaya çıkan ani ve büyük talebin karşılanmasındaki güçlüklerden kaynaklanıyor.”

“BU MİLLET İÇİN MEDENİYETİMİZ İÇİN BÜYÜK HAYALLERİMİZ VAR”

Artvin, Rize, Kastamonu, Sinop, Bartın’daki badirelerde kimseye muhtaç olmadan sıkıntıların aşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1 yıl içerisinde de konutlara varıncaya kadar hepsini bitirecek ve sahiplerine teslim edeceğiz. Şu anda Avrupa’nın, Amerika’nın hâline bakın. Oralarda sefalet diz boyu. Ama bu millet böyle bir konuma düşmez. Bu ilk değil. Van’da, Bingöl’de yaşadık bunu. Bizler anında bütün buraları yeniden ayağa kaldırdık. Şu anda yine aynı şekilde hızla bakanlarımızın öncülüğünde, kurumlarımızın öncülüğünde yolumuza devam ediyoruz. Niye? Bizim medeniyetimiz, bizim kültürümüz, bizim değerlerimiz farklı. Bizim değerlerimizde yerinde durmak yok, anında müdahale var. Bunları yaptık, yapıyoruz. Biz bunların hepsini de kısa sürede aşabilecek imkâna ve kabiliyete sahip bir ülkeyiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte iş dünyasına da büyük sorumluluklar düştüğünü dile getirerek, salonda bulunanlara şöyle seslendi: “Fırsat sizi beklemez, sizin fırsatı süratle değerlendirmeniz gerekir. Bunu da hem hızlı ve pratik hem de itibarı ve kaliteyi kalıcı kılacak şekilde yapmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde Çin’in bir dönem karşılaştığı handikapları biz de yaşarız. Hem üretim sektöründe hem hizmetler sektöründe yakaladığımız fırsatları katma değeri yüksek kazançlara dönüştürmenin yolu kaliteden ve dürüstlükten taviz vermeden işimizi yapmaktan geçiyor. Bunun öncüsü olmak da karşımdaki kadroya yakışır, MÜSİAD’a yakışır. Netice itibarıyla biz lafla peynir gemisi yürütmüyor, söylediğimiz her sözün referansını ve hedeflerini ortaya koyuyoruz çünkü bizim bu ülke için bu millet için medeniyetimiz için büyük hayallerimiz var. Türkiye siyasi ve ekonomik olarak arzu ettiğimiz seviyeye gelmeden, bölgemizdeki krizlerin, dramların, trajedilerin sona ermesi mümkün gözükmüyor. Türkiye, kalkınma hedeflerine ulaşmadan küresel düzendeki çarpıklıkların, adaletsizliklerin, haksızlıkların çözümü için istediği katkıyı sunamayacağı anlaşılıyor. Üzerimizdeki sorumluluk büyüktür. Afganistan aynı şekilde, Azerbaycan aynı şekilde, Libya aynı şekilde. İşte Libya’ya elimizin uzanması, Azerbaycan’a elimizin uzanması bölgedeki huzuru sağladı. Suriye’de aynı şekilde, Irak’ta aynı şekilde. Hamdolsun bu sorumluluğun hakkını verecek müktesebata, inanca, kararlılığa, programa, hazırlığa bizler sahibiz. Bunun için ‘2023 önemli’ diyoruz. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, dayanışmamıza halel getirmeden bu süreci aşarsak inanın bana önümüzde bambaşka bir dönem açılacaktır. İnşallah beraberce bu kritik imtihanı da başarıyla vereceğiz. Türkiye şu anda dünyanın müstesna bir ülkesi olarak zaten kabul ediliyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD’de olacağını bildirerek, genel kurul binasının karşısında 36 katlı yeni Türkevi binasının açılışının yapılacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bu da Türkiye’nin nereden nerelere geldiğinin önemli bir ifadesi. Rabbim oralarda da hayırlı hizmetler vermeyi bizlere nasip etsin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin sonunda MÜSİAD’ın yeni genel başkanı Mahmut Asmalı ve ekibine başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD 26. Olağan Genel Kurulu’ndaki programının ardından, yapımı devam eden Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) incelemelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nin ardından Türkiye’nin en büyük kütüphanesinin kurulması çalışmalarının sürdürüldüğü Rami Kışlası’nda incelemelerde bulundu.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dubai’de Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28’inci Taraflar Konferansı (COP28) kapsamında düzenlenen Dünya İklim Eylemi Zirvesi’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin yapılacağı Expo City Dubai’ye gelişinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından karşılandı.

Liderler, aile fotoğrafının ardından açılış programına katıldı.

HABER BURADA

Dünya

“Ekonomimizi enflasyon belasından kurtaracak programları uyguluyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ekonomide dengeleri tekrar kurmanın vakit aldığı bir gerçektir. Bunun için, sabırla ve kararlılıkla, istihdam ve yatırım odağını kaybetmeden, ekonomimizi enflasyon belasından kurtaracak programları uyguluyoruz. Türkiye’nin kazanımlarını korumak, kayıplarını telafi etmek, hedeflerinden kopmamasını sağlamak, önceliklerimizin en başında yer almaktadır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Sözlerine, “Üstad’ın, ‘Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük’ dediği kutlu davamıza omuz veren, gönül veren, sahip çıkan tüm yol arkadaşlarımızı yürekten selamlıyorum” diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısını 24 Ağustos’ta büyük kongreden önce gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aradan geçen süre zarfında ülke, millet, demokrasi ve partileri açısından önemi haiz pek çok kritik gelişmeyi geride bıraktıklarını söyledi.

AK Parti’nin 4. Olağanüstü Büyük Kongresi’ni, 7 Ekim’de partiye ve temsil ettiği değerlere yakışır şekilde alınlarının akıyla icra ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kongremiz bir AK Parti klasiği olan süreklilik içinde değişim yönümüzün ne kadar güçlü, hâlen ne kadar diri olduğunu tekrar göstermiştir. Ak saçlılarımızın tecrübesiyle, gençlerimizin heyecanını birleştirdiğimiz kongremizde partimizin yönetim organlarını da belirledik. Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerimizden 49 arkadaşımız bayrağı yeni yol arkadaşlarımıza teslim etti. Görevi devreden arkadaşlarımıza, partimize ve davamıza yaptıkları üstün hizmetler dolayısıyla bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Parti kurullarımıza asil ve yedek olarak seçilen tüm arkadaşlarımızı da gönülden tebrik ediyorum. Kongre sürecimizin öncesinde üç kademe il başkanlıklarımızın bazılarında çeşitli değişiklikler yaşandı. Bu arkadaşlarımıza da emekleri için teşekkür ediyorum. Yeni görevleriyle, toplantılarımıza ilk defa katılan arkadaşlarımıza Rabbimden başarılar niyaz ediyorum.”

“KAMPANYA EKİBİMİZLE ÇALIŞMALARA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrenin ardından 31 Mart seçimleriyle ilgili hazırlıkları çok daha yoğun bir şekilde başlattıklarını ifade etti.

Partinin öncelikleri çerçevesinde seçim takviminin ilerlediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Temayül yoklamalarımızı, Türk siyasetine örnek olacak bir demokrasi ikliminde sizlerin de desteğiyle tamamladık. Yarın kamu görevlilerinin istifa süreci doluyor. Meclis üyeliği için başvuruları 3 Aralık’a kadar alacağız. Süreç kendi mecrasında ilerlerken biz de gündemimizi işletiyoruz. Milletimizin huzuruna en doğru, en isabetli, en gayretli isimlerle çıkmanın çabasındayız. Temayül yoklamalarıyla, saha araştırmalarıyla, istişarelerle, görüşmelerle, partimize mahsus diğer yöntemlerle adaylarımızı belirleyeceğiz. Kampanya ekibimizle çalışmalara başladık. Cumhur İttifakı ortağımız MHP ile görüşmelerimiz olumlu bir mecrada karşılıklı anlayış ve saygı ekseninde devam ediyor. Görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız muhataplarıyla sürekli temas hâlinde. Biz de dün MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi Külliyemizde ağırladık. Kendisiyle oldukça verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Millî irade düşmanlarına karşı 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurulan ittifakımızı daha da güçlendirerek geleceğe taşıma azmindeyiz. Gayemiz, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere 5 yıldır hizmetsizlik girdabında boğulan şehirlerimizi gerçek belediyecilikle tekrar buluşturmaktır.”

“İSTANBUL ESKİ GÜNLERİNİ MUMLA ARAR HÂLE GELDİ”

Grup toplantısında ilan ettikleri “Yeniden İstanbul”un bu mücadelenin parolalarından biri olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte sizler de görüyorsunuz. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul, CHP zihniyetinin elinde eski günlerini mumla arar hâle geldi. Ortaya bir eser koyamadıkları gibi bizim başlattığımız ve belli bir aşamaya getirdiğimiz projeleri bile devam ettiremediler. Eskiyen reklam panolarını yenilemekten başka bir icraatları yok. AK Parti döneminde, sakinlerinin yaşamaktan huzur duyduğu aziz İstanbul, ne yazık ki CHP’li iş bilmezlerin yönetimi altında İstanbulluları yoran bir şehir hâline dönüştü. Hepimizin bildiği Kara Tren türküsünü şimdi İstanbul halkı her gün söylüyor. Ne diyordu o meşhur türküde… ‘Kara tren gecikir belki hiç gelmez, dağlarda salınır da derdimi bilmez, dumanın savurur, hâlimi görmez, kan dolar yüreğim gözyaşım dinmez’ Bugün de İstanbullu kardeşlerimiz gözü yolda otobüs, metrobüs, metro bekliyor. Ama bunların hiçbiri vaktinde gelmiyor. Hadi geç de olsa geldi diyelim, bu sefer de bakımsızlıktan dolayı yolda kalıyor. Aynı vahim tablo diğer tüm CHP’li belediyeler için de geçerlidir.”

“ŞEHİRLERİNE HİZMET ETME GEREĞİ BİLE DUYMUYORLAR”

“Büyükşehri, ili, ilçesi ve beldesiyle CHP’li belediyelerin alametifarikasının, vatandaşa nasıl hizmet edilir bilmemek olduğunu” söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Niye? Çünkü umurlarında değil. Bunların gündeminde emanetini taşıdıkları insanlara hizmet etmek, eser kazandırmak, milletin sıkıntılarına çözüm üretmek gibi bir dertleri yok. Çok daha kötüsü, bunu öğrenmek gibi bir niyetleri de yok. Alışmışlar, istismar ve korku siyasetine. Alışmışlar ‘Tıpış tıpış bize oy vereceksiniz” demeye, şehirlerine hizmet etme gereği bile duymuyorlar. Bir de bunu utanmadan, sıkılmadan kameralar önünde söylüyorlar. CHP’li belediye başkanlarının olduğu yerlerde vatandaşımız öyle bir hâle gelmiş ki en küçük bir hizmet görse halay çekiyor, davul zurna çalıyor. Ne hâle düştük. Yani, vatandaş neredeyse asfalt döküldü, çöpü toplandı, parkı yapıldı, yoldaki çukur kapatıldı diye kurban kesecek. Hâle bakın. Hatta kimi yerlerde oy verip seçtikleri belediye başkanlarının şehirlerine geldiğini duyunca 40 yıldır görmediği dostunu görmüş kadar seviniyor. Milletimizi inşallah bu cendereden Mart ayının sonunda hep birlikte kurtaracağız. Şehirlerimizin bir beş sene daha kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı yönetiminde olan tüm belediyelerimizi korumakla kalmayacak, Allah’ın izniyle çok daha yüksek oy oranlarıyla tekrar kazanacağız.”

“AFETİN YIKTIĞI ŞEHİRLERİMİZİ AYAĞA KALDIRANA KADAR DURMAYACAĞIZ”

“Kazanmak, hem de ezici bir oranla kazanmak dışında hiçbir seçeneğimizin olmadığı bir seçime daha hazırlanıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel merkez ve Meclis grubuyla gelecek dört aylık zamanın hazırlıklarını tüm boyutlarıyla en ince ayrıntılarıyla yürüttüklerini söyledi.

Kabinenin, eser ve hizmet siyasetini kesintisiz şekilde sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Partili belediyelerin birçok yerde çeyrek asrı aşan tecrübeleriyle yerel yönetimler alanında bir destan yazdığını ifade etti.

Her bir belediyenin saymaya kalkılsa saatler sürecek eserleri ve doğrudan vatandaşın hayatına dokunan hizmetleri bulunduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevrenin korunmasından dezavantajlı grupların desteklenmesine kadar Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini titizlikle gerçekleştiren yerel yönetimlerin kendi belediyeleri olduğunu kaydetti.

AK Partili belediyelerin iyi uygulama örnekleriyle uluslararası alanda diğer yerel yönetimlere de emsal teşkil ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Deprem bölgesinden elimizi zaten hiç çekmedik. Kardeş belediyeler uygulamamız başarılı bir şekilde yürüyor. Afetin yıktığı şehirlerimizi ayağa kaldırana kadar durmayacağız. Kurumlarımızın tamamıyla olduğu gibi belediyelerimizle de deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Aralık ayı boyunca bölge genelinde 46 bin konutun ve köy evinin hak sahiplerine teslimini yapacağız. Böylece ahde vefamızı, verdiğimiz sözlerin arkasında olduğumuzu bir kez daha göstereceğiz.”

“BU ÜLKENİN HER KARIŞ TOPRAĞINI AYNI STANDARTTA ESER VE HİZMETLERLE DONATAN BİZİZ”

Muhalefet cenahının hizmet yarışında kendileriyle boy ölçüşemeyeceğini bildiği için her zamanki gibi yalan ve iftira silahına sarıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sadece bu kadarla kalsalar, hem söylemimizle hem hukuk önünde ağızlarının payını verir, Allah’ın izniyle yerlerine oturturuz. Ancak siyasi ihtirasları uğruna ülkemizin 1970 ve 1990’lı yıllarda yaşadığı sıkıntıların sebebi olan sosyal fay hatlarını kaşımaktan da çekinmemeleri, bizi milletimizin geleceği adına endişelendiriyor. İnsanımızı sınıflara bölmeye ve bunların arasında astlık üstlük ilişkisi kurmaya kalkan zihniyet ancak tek parti faşizmi özentisi olabilir. Çünkü bu ülkenin insanları, sadece o dönemde böyle bir zillete maruz kalmıştır. Milletimiz, Demokrat Partiyi ve Menderes’i, işte bu faşist zihniyeti yerle yeksan eden devrimi başlattığı için hâlâ kalbinin en mutena köşesinde yaşatıyor. Aynı şekilde Özal’ı da bu yolu takip ettiği için adı her geçtiğinde hayırla yâd ediyor.”

AK Parti’nin belediyelerde 30 yıla yaklaşan, hükûmette 21 yılı geride bırakan iktidarının gerisindeki sırrı arayanların ilk bakacağı yerin de burası olması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin, bırakın aynı şehirde yaşayan insanları arasında ayrımcılık yapmayı, doğusuyla batısıyla kuzeyiyle güneyiyle her karış toprağını aynı standartta eser ve hizmetlerle donatan biziz” dedi.

Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye, tarımdan şehirciliğe kadar her alanda yaptıkları tüm eser ve hizmetleri sundukları insanların hiçbirinin kimliğine bakmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaş, bölge ve şehirler arasında asla ve asla ayrımcılık yapmadıklarını vurguladı.

“HER BİR İNSANIMIZI BU ÜLKENİN BİRİNCİ SINIF VATANDAŞI OLARAK GÖRDÜK”

Her bir insanı bu devletin ve ülkenin birinci sınıf vatandaşı olarak gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aksini söyleyen sadece bize değil, bu ülkeye de bühtan ediyor ve yalan söylüyor demektir” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20-30 yıl öncesiyle mukayese edildiğinde, vatandaşların artık hükûmetten de belediyelerden de beklenti seviyelerinin çok değiştiğine dikkati çekti ve şunları kaydetti: “Sadece iş, sadece aş, sadece eğitim, sadece sağlık, sadece altyapı hizmeti sunmak kimseye yeterli gelmiyor. İstihdamı 32 milyonun üzerine çıkarmış, eğitimi ana sınıfından üniversitesine, her aşamasına, herkes için erişilebilir kılmış, sağlıkta, dünya çapında bir sistem kurmuş, ulaşım başta olmak üzere altyapısını baştan sona yenilemiş bir ülkede insanların böyle bir hissiyata kapılmasını elbette tabii karşılamamız lazım. Bunlar hükûmetin zaten yapması gereken asgari hizmetler olarak görülüyor. Sorduğunuz zaman ‘Göreviniz, tabii ki yapacaksınız?’ Bunu söylüyorlar. Peki, bundan önce gelenler, bizden önce gelenler bunları niye yapmadı? Gençler başta olmak üzere vatandaşımızın hükûmetimizden beklentisi daha yüksek standartlarda bir hayat seviyesini kendisine sağlamasıdır.”

Türkiye Yüzyılı’nın bu hedefin adı, aynı durumun belediye hizmetleri için de geçerli olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar CHP’li belediyeler henüz klasik belediyecilik hizmetlerini vermeyi beceremese de AK Parti olarak bizim vizyonumuz çok ama çok farklıdır. Hem partimizin genel merkez birimlerinin hem ilgili bakanlıklarımızın bu doğrultuda çok önemli hazırlıkları var. İnşallah 31 Mart seçimleri kampanyası sürecinde bu hazırlıkları milletimizle paylaşarak, AK Parti’nin farkını bir kez daha göstereceğiz” şeklinde konuştu.

“İNSANIMIZIN GÜNLÜK HAYATINDA YAŞADIĞI SIKINTILARI GÖRMEZDEN GELİYOR DEĞİLİZ”

“Tüm bunları söylerken insanımızın günlük hayatında yaşadığı sıkıntıları görmezden geliyor veya inkâr ediyor değiliz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları aktardı: “Türkiye’nin yaklaşık on yıldır siyasetten güvenliğe ve ekonomiye kadar her alanda sinsi ve kasıtlı bir saldırı altında olduğunu kimse reddedemez. Sokakları karıştırmaktan darbe girişimine, ekonomik tuzaklardan siyaset mühendisliklerine kadar yaşamadığımız hadise kalmadı. Hamdolsun, milletimizle birlikte bu badirelerin hepsini de göğüslemeyi ve yıkılmadan ayakta kalmayı başardık. Küresel düzeyde Kovid-19 salgınıyla başlayan ve Rusya-Ukrayna savaşıyla derinleşen bir krizin olumsuz etkileriyle boğuşuyoruz. Biliyorsunuz bu süreçte yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı bir yaklaşımla hareket ettik. Her kesimden insanımızın bu küresel tsunamiden en az düzeyde etkilenmesini teminen tüm kaynaklarımızı harekete geçirdik. Hayat pahalılığının bilhassa dar gelirli insanımızın refah seviyesinde yol açtığı gerilemeyi telafi etmek için pek çok mekanizma kurduk. Yeri geldiğinde kendimizi sollama pahasına, ne yapılması gerekiyorsa onu yerine getirmekten çekinmedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünkü grup toplantısında enerjiden emekli maaşlarına, aile ve gençlik fonundan ihracatçılara yönelik teşviklere kadar geniş bir yelpazede verdikleri desteklerin icmalini çıkardıklarını belirterek, “Ancak, ekonomide dengeleri tekrar kurmanın vakit aldığı bir gerçektir. Bunun için sabırla ve kararlılıkla istihdam ve yatırım odağını kaybetmeden, ekonomimizi enflasyon belasından kurtaracak programları uyguluyoruz” dedi.

Türkiye’nin kazanımlarını korumak, kayıplarını telafi etmek ve bu hedeflerden kopmamasını sağlamanın önceliklerinin en başında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin ve dünyanın güvenlikten ekonomiye her alanda adeta kaynadığı bir dönemde Türkiye’nin en büyük gücünün, güven ve istikrar iklimini muhafaza etmesi olduğunu vurguladı.

“İSTİSNASIZ HER BİR ARKADAŞIMIZ ÜLKEMİZE VERDİĞİ HİZMET ÖLÇÜSÜNDE DEĞER SAHİBİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mayıs ayındaki Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde bu hakikati millete anlattıklarını, milleti ikna ettiklerini ve desteğini aldıklarını kaydederek, 28 Mayıs’tan beri yaşananların hem kendilerinin ne kadar haklı olduğunu hem de milletin ne kadar büyük bir badire atlattığını defalarca ispat ettiğini söyledi.

“Önümüzdeki belediye başkanlığı seçiminde de yapacağımız işte budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hükûmette sağladığımız istikrarı, muhalefetin elinde bizar olan belediyelere de teşmil ederek, şehirlerimizin kalkınmasını hızlandırmak istediğimizi herkese anlatacağız. Yolunu, kaldırımını, asfaltını, çöpünü, kanalizasyonunu, arıtmasını çözememiş muhalefet belediyelerinin karşısına Türkiye Yüzyılı belediyeciliği ile hep birlikte çıkacağız. Kendi belediyelerimizde de bu vizyona ayak uyduramayan arkadaşlarımız varsa bayrak yarışı yaklaşımıyla yeni isimlerle çıtayı yükselteceğiz. Hep söylediğimiz gibi bu partide şahsım dâhil hiç kimse layüsel değildir. İstisnasız her bir arkadaşımız ülkemize, milletimize, şehrine ve partimize verdiği hizmet ölçüsünde değer sahibidir. Belediye başkan adaylarımızı bu anlayışla belirlemek boynumuzun borcudur. Bireysel siyasi hesaplardan hatır ve gönül ilişkilerine kadar bu yaklaşıma aykırı hiçbir unsurun aday belirleme ve seçim kampanyası çalışmalarını zehirlemesine izin veremeyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel merkezden, Meclis grubundan ve teşkilatlardan beklentisinin 31 Mart seçimleri sürecine bu ilkeler çerçevesinde yaklaşmaları olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Aksi takdirde milletimizin karşısında hep birlikte boynumuz eğik kalır. İnanın eğik kalır ve ‘Nasıl oldu da biz bu duruma düştük?’ deriz. Onun için kararlı olacağız. Böyle bir vebalin altından hiçbirimiz kalkamayız. Diğer partilerde kimi maddi kimi ahlaki kimi şahsi dalaverelerle ortaya çıkan rezillikler AK Parti’nin kapısından içeri giremez. Bunun için hep birlikte partimize ve partinin kuruluş ilkelerine dört elle sarılmamız gerekiyor. Belediyelerde ve hükûmette geçen uzun iktidar yıllarının bizi bozmadığını, tam tersine tecrübeyle olgunlaştırdığını milletimize göstereceğiz.”

“EN KÜÇÜK REHAVETE, FİTNEYE İZİN VERMEDEN NETİCEYE ULAŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının 31 Mart’ta 30’u büyükşehir, 51’i il, 922’si ilçe ve 390’ı belde olmak üzere Türkiye’deki 1393 belediyenin tamamına yakınını AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak kazanmak olduğunu belirterek, “Bu hedef doğrultusunda ‘sen, ben’ yok, ‘biz’ varız” dedi.

Salondaki partililere, “Seçim sonuçları belli olana kadar gece gündüz demeden çalışmaya var mıyız?” sorusunu yönelten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet” karşılığının ardından, “Eğer buna inanıyorsanız bu ses böyle çıkmaz” ifadesini kullandı.

Partililerin güçlü bir şekilde alkışlamasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her zaman, her an böyle bir duruş sergilemeliyiz. En küçük bir rehavete, aksaklığa, eksikliğe, dağınıklığa, zaafa, fitneye izin vermeden neticeye ulaşacağız. Men sabera zafera, hedef bu. Kim sabrederse zafere erişir” diye konuştu.

Sorumluluk alanları içinde hiçbir boşluk bırakmayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaş neredeyse orada olmak bizim boynumuzun borcudur. Sizlere güveniyorum, sizlere inanıyorum. Sizlerden şehirlerinize döndüğünüzde tüm vatandaşlarıma en kalbi muhabbetlerimi iletmenizi istiyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, COP 28 Zirvesi’ne katılmak üzere Dubai’ye gideceğini, yarın Türkiye’ye döneceğini ve pazartesi günü de Katar’daki yüksek düzeyli zirveye katılacağını bildirerek, “Bu süreç içerisinde de çalışmalarımızı hep beraber takip edeceğiz. Durmak yok yola devam. Efkan Bey ile beraber çalışmaya devam ediyorsunuz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, program öncesinde, parti genel merkezinde Avrupa şampiyonu olan Down Sendromlu Futsal Millî Takımı oyuncuları ile bir araya geldi.

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Maldivler Cumhurbaşkanı Muizzu ile görüştü

Maldivler Cumhurbaşkanı Muhammed Muizzu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye ziyarette bulunan Maldivler Cumhurbaşkanı Muhammed Muizzu ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Maldivler Cumhurbaşkanı Muizzu huzurunda iki ülke arasında anlaşmalar imzalandı. Türkiye adına anlaşmaya Ticaret Bakanı Ömer Bolat imza attı.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge