Connect with us

Dünya

İhracatın Genç TİM’i

TİM’DEN İHRACATA GENÇLİK AŞISI

TİM BAŞKANI GÜLLE: İHRACATLA YÜKSELEN TÜRKİYE’Yİ GENÇLERİMİZLE OLUŞTURACAĞIZ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), genç ihracatçı sayısını artırmak ve geleceğin ihracat ehli genç neslini yetiştirmek amacıyla Genç TİM projesini hayata geçirdi. TİM, yeni projesiyle gençlerin elinde ihracatla yükselen Türkiye’yi oluşturmayı hedefliyor. Genç TİM’de tüm sektörlerden Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde görev yapan genç ihracatçılar yer aldı. Genç TİM Yönetim Kurulu’nda, en az toplam kadın üyelerin oranı kadar kadın yönetim kurulu üyesi bulundurulması zorunlu tutuldu.

Genç TİM’in hedeflerini ve yol haritasını paylaşan TİM Başkanı İsmail Gülle “İhracat, genç nesillere aktarılması gereken sosyal bir mirastır. Bizler için aslolan, bu milli varlığı, bu duyguyu, heyecanı geleceğe taşımak, gençliğimizle buluşturmaktır. Amacımız, gençlerimizin ellerinde, ihracatla yükselen Türkiye’yi oluşturmak. Gençlerimizi ihracata teşvik edeceğiz, dış pazarlara erişimlerini artıracağız, ticari diplomaside ihracat elçisi yapacağız. Kuruluş aşamasında 131 üyemizle yola çıkmış bulunuyoruz. İnşallah 5 yıl içerisinde, 300 milyar dolara yükselecek ihracatımızla Genç TİM üye sayımızı da 500’lere çıkaracağız” dedi.

61 ihracatçı birliği, 27 sektör ile 100 bin ihracatçının tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” hedefine ulaşmak ve toplumun tüm kesimlerinin ihracata özendirilmesi için çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda TİM; ihracatın sürdürülebilirliğinin sağlanması, geleceğin ihracat ehli genç neslinin yetiştirilmesi, genç ihracatçı sayısının artması ve iş dünyasında genç girişimciliğinin geliştirilmesi amacıyla Genç TİM’i kurdu. Kuruluş aşamasında tüm sektörlerden 131 genç ihracatçı yer aldı. TİM Başkanı İsmail Gülle, Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde görev alan Genç TİM’li ihracatçıların katılımıyla düzenlenen basın toplantısında yeni oluşumun yol haritasını ve hedeflerini paylaştı.

Neden Genç TİM?

Genç TİM’in ticari diplomasiden uluslararası iş birliklerine, e-ihracattan ihracat elçiliğine kadar pek çok başlıkta oluşturulacak komiteleriyle gençlik için çalışacağını ve üreteceğine vurgu yapan TİM Başkanı İsmail Gülle “Gençlik, tarih boyunca her zaman enerjimiz; ‘Her şey bitti’ dediğimiz anda ortaya çıkan en kıymetli cevherimiz olmuştur. Gençlik sadece bir yaş döneminden ibaret değildir. Gençlik, bizim için şevkle devam etme hevesi, ‘Daha iyisini yaparım’ deme enerjisi, cesaret, zeka ve en önemlisi ahlak anlamına gelmektedir. TİM olarak bizler, gençlerimizin cevherinin farkındayız. İşte bu sebeple sadece tecrübeli ihracatçıların gençlere örnek olduğu değil, genç ihracatçıların da birbirine örnek olacağı, cesaret vereceği, tecrübelerini paylaşacağı Genç TİM’i hayata geçirdik. Genç TİM’le beraber, ihracatımızda sürdürülebilirliği sağlamayı, geleceğin ihracat ehli genç neslinin yetiştirmeyi, genç ihracatçı sayısını artırmayı, iş dünyasında genç girişimciliği geliştirmeyi, gençlerimize yönelik ulusal ve uluslararası muadil kuruluşlarla iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz” dedi.

“TİM, gençlerin her zaman yanında”

Gerçekleştirdikleri birçok projede gençlerle beraber çalıştıklarına ve gençlere destek olduklarına dikkat çeken çeken Gülle “Girişimevlerimizde bini aşkın genç tekno-girişimciyi destekledik. Türkiye’nin en genç ve inovatif ailesi İnovaTİM’de, 3 bini aşkın üniversite öğrencimiz yer alıyor. 15 bin lise öğrencisine, yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi önemli başlıklarda eğitimler veriyoruz. İnovaTİM proje takımlarımız, model uydu, insansız su altı robotu ve birçok yenilikçi tasarım geliştiren projelerle uluslararası yarışmalarda ülkemizi başarıyla temsil ediyor. İnovaTİM’in ilk Ar-Ge projesiyle, Nano-Mikro Küp Uydularda Çok Fonksiyonlu Güneş Panelleri üzerine çalışmalar gerçekleştirerek Milli Uzay Programına katkı sağlıyoruz. Meclisimiz gençlerle böylesine yakın, tek yürek çalışırken biz, bugün daha fazlası için elimizi taşın altına koyduk. Geçmişten bugüne gerçekleştirdiğimiz tüm bu çalışmalarımızdan edindiğimiz tecrübeyle Genç TİM’in yol haritasını oluşturduk” diye konuştu.

“Z kuşağı hakkında araştırmalar yapıyoruz”

Gülle, 2 yılı aşkın süredir çalışmalarını sürdürdükleri İnovaTİM Z Kuşağı Araştırma Serisi hakkında da bilgiler verdi. Araştırmanın Türkiye’nin 7 farklı bölgesinden 2 bin 510 genç ile gerçekleştirdiklerinin altını çizen Gülle, şöyle devam etti: Elde ettiğimiz bulgulara göre özellikle Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerindeki gençlerin, diğer bölgelere göre daha yüksek puanlar aldığını tespit ettik. Bu sonuçlar bize, Genç TİM olarak tüm bölgelerde Z kuşağının motivasyon ve yetkinliğini destekleyecek çalışmalar yapmamız gerektiğini gösteriyor. Bu araştırma serimizin devamını, Genç TİM Konsey üyelerimizin ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye devam edeceğiz.

“Her yıl ‘Genç TİM İhracat Zirvesi’ düzenlenececeğiz”

Sürdürülebilir yarınlar için gençlere eğitimler vereceklerini belirten İsmail Gülle “Gençlerimizi ihracata teşvik edeceğiz, dış pazarlara erişimlerini artıracağız, ticari diplomaside ihracat elçisi yapacağız. Genç TİM ajandamızda, Cumhurbaşkanımızın himayelerinde her yıl Genç TİM İhracat Zirvesi düzenlenmesi, genç ihracatçı odaklı sürdürülebilir faaliyetler, eğitim programları, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla iş birlikleri, sanal ve fiziki ticaret heyetleri, iş forumları gibi geniş bir yelpazede faaliyetler bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Kimler Genç TİM’li olabilir?

Genç TİM’i 40 yaşına kadar olan, ihracatçı birliklerinde oy kullanma hakkına sahip üyeler için kurguladıklarını vurgulayan TİM Başkanı Gülle, şunları kaydetti: Kuruluş aşamasında 131 üyemizle yola çıkmış bulunuyoruz. İnşallah 5 yıl içerisinde, 300 milyar dolara yükselecek ihracatımızla, Genç TİM üye sayımızı da 500’lere çıkaracağız. Genç TİM’in yapısı ve işleyişine dair detayları içeren anayasamızı istişare toplantımızda madde madde değerlendirip karara bağladık. Genç TİM bünyesindeki komitelerden sorumlu olacak 18 başkan vekilimizi, birliklerimizle gerçekleştirdiğimiz istişareler sonucunda seçtik. Genç TİM’in verimli, şeffaf, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir yapıda olması için anayasamıza gerekli tüm maddeleri ekledik.

“Genç TİM, deneyim aktarım merkezi olacak”

TİM Başkanı İsmail Gülle, Genç TİM’in bir başka önemli işlevini de şöyle anlattı:

İhracat, genç nesillere aktarılması gereken sosyal bir mirastır. Bizler için aslolan, bu milli varlığı, bu duyguyu, heyecanı geleceğe taşımak, gençliğimizle buluşturmaktır. Nasıl ki ülkemizin geleceği gençlerimize emanetse, ihracatımızın geleceği de gençliğimizin ellerinde.

Son dönemde ihracatımızda tarihî rekorlara imza attık. Son 12 ayda 200 milyar dolar sınırını aşmayı başardık. 5 yıl içerisinde, inşallah 300 milyar dolara ulaşacağız. Bundan 10 yıl sonra,

20 yıl sonra ulaşacağımız rakamlar ise, tamamen genç ihracatçılarımızın vizyonuyla ortaya çıkacak. Bu nedenle pandemi ile değişen yeni dünya düzeninde, gençlerimizin çok daha aktif ve girişimci olması kritik önem taşıyor. Ülkemizin genç ve dinamik nüfusu, çok ciddi bir fırsat teşkil ediyor. Gençlerimizin artan beceri ve yetkinlikleri sayesinde Türkiye’nin küresel rekabetteki konumunu daha da güçlendireceğiz. İhracatımızı gençliğin dinamizmi ve heyecanı ile buluşturacağız. Elbette bir firmanın, bir ihracatçının yaşı olmaz ancak ve ancak deneyimi olur. İşte Genç TİM, bir deneyim aktarım merkezi olması sebebiyle de ayrıca önem taşıyor. Aramızda uzun yıllardır hatta nesillerdir faaliyet gösteren çok değerli ihracatçılarımız var. Onların tecrübeleri, karşılaştıkları zorluklar, henüz yolun başındaki genç ihracatçılarımıza ilham verecek ve yollarına ışık tutacaktır.

“Hep daha ileriye, daha yükseğe…”

Ükemizde 18- 40 yaş aralığında 30 milyona yakın gencimiz var. Avrupa’nın en yüksek genç nüfus oranına sahibiz. Bu büyük potansiyeli kesinlikle değerlendirmemiz gerekiyor. Biliyoruz ki; gençliğe yapılan yatırım, orta ve uzun vadede en fazla değer yaratan yatırımlardır. Bu durumun en güzel örnekleri, son yıllarda genç girişimcilerimizce hayata geçirilen unicornlar.

İnşallah kısa süre içerisinde unicorn sayımız daha da artarak çift haneli rakamlara yükselecek. Amacımız, gençlerimizin ellerinde, ihracatla yükselen Türkiye’yi oluşturmak.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; “Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.” Bizler, gençlerimizin, işte bu anlayış gücüne ve enerjisine inanıyoruz. Hep daha ileriye, daha yükseğe gençlerimizle yürüyoruz.

‘Genç TİM Anayasası’

İhracatçı Birliklerinde oy kullanma hakkına sahip ve 40 yaşına kadar (40 yaş dâhil) olan üyeleri kapsar.
TİM Başkanı Onursal Başkan olmak üzere 12 Başkan Yardımcısı bulunur. TİM Başkanı onayıyla Başkan Yardımcısı sayısı artırılabilir. Başkan Yardımcıları Genel Sekreterlik’ten belirlenecek bölge temsilcilerinden ve bağımsız üyelerden seçilecektir.
Birinci maddede tarif edilmiş olan İhracatçı Birliklerinde oy kullanmaya haiz ve o yaş dilimindeki kişiler otomatik olarak Genç TİM üyesi olur.
TİM Başkanı tarafından görevlendirilen Yönetim Kurulu, 30 gün içinde 12 aylık iş planını TİM Başkanına sunar ve her dönem sonunda bir raporla gerçekleşmeleri yeni 12 aylık raporla beraber sunar.
Genç TİM Yönetim Kurulu’nda, en az toplam kadın üyelerin oranı kadar Kadın Yönetim Kurulu üyesi bulunmak zorundadır.
Genç TİM Yönetimi

Her sektörde temsilcinin olduğu yeni oluşumun yönetiminde yer alan Genç TİM Başkan Yardımcıları şöyle:
*Çevkur Madencilik Genel Müdürü Mustafa Selçuk Çevik
*Orka Holding Global Pazarlama Direktörü Kübra Orakçıoğlu Kazan
*Altın Ateş Kimya A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Burak Ateş
*Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Denetim Kurulu Üyesi Yusuf Akgül

*Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Taşkın
*Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Okan Oğuz
*Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Özer
*İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun
*Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Atasay Kamer
*İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Muhammet Zekeriya Tanrıverdi
*Karadeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Eren Günhan Ulusoy
*İklimlendirme Sanayii İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Osman Baştaş

Dünya

Çevre, Şehircilik Bakanı Murat Kurum, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ile Görüşme Gerçekleştirdi

Genç Gazeteciler | ANKARA

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ve beraberindeki heyeti kabul etti. Deprem bölgesine yönelik çalışmalardan iklim değişikliğine kadar birçok konuda görüşme gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum, EBRD ile 2009 yılından bu yana süregelen ortak çalışmaların son yıllarda artarak devam ettiğini, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından EBRD’nin sergilemiş olduğu dayanışmadan dolayı kendilerine teşekkürlerini iletti. EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ise Türkiye’nin iş birliği yaptıkları en önemli ülkelerden birisi olduğunu belirterek, mümkün olan her alanda iş birliğini artırmak istediklerini kaydetti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ve beraberindeki heyeti kabul etti. Deprem bölgesine yönelik çalışmalardan iklim değişikliğine kadar birçok konuda görüşme gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum, EBRD ile 2009 yılından bu yana süregelen ortak çalışmaların son yıllarda artarak devam ettiğini, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından EBRD’nin sergilemiş olduğu dayanışmadan dolayı kendilerine teşekkürlerini iletti.

BAKAN KURUM’DAN EBRD’YE DAVET

EBRD ile yürütülecek ortak çalışmalar kapsamında 8 çevresel altyapı projesinin Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Malatya, Mersin ve Osmaniye’de hayata geçirileceğini kaydeden Bakan Kurum, “Buradaki projelerin tamamlanması ve inşa sürecini arkadaşlarımız yürütüyorlar. İnşallah orada projelerimizin temel atma ve açılışını sizlerle birlikte yapmak istiyoruz.” dedi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın Türkiye’ye yönelik yatırımlarının yarısının sürdürülebilir altyapı yatırımları olduğunu vurgulayan Bakan Murat Kurum, İller Bankası ile EBRD arasında başlatılacak iş birliğinin de kıymetli olduğunu belirtti.

BAKAN KURUM’DAN “2053 NET SIFIR EMİSYON” VURGUSU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefleri doğrultusunda yatırımların devam ettiğini kaydeden Bakan Kurum, “İklim değişikliği ile mücadele kapsamında İklim Kanunu’nu Meclisimizden geçirmeyi istiyoruz. Yine döngüsel ekonomi anlayışı ve prensibi çerçevesinde Türkiye Çevre Ajansımız gerek Depozito Yönetim Sistemi gerek Sıfır Atık projeleri gerekse atığın kaynağında ayrıştırıldığı, ekonomiye kazandırıldığı birçok projeyi yapacak. Bu noktada da kararlılığımız ilk günkü gibi devam etmektedir.” diye konuştu.

EBRD BAŞKAN YARDIMCISI PATRONE: “MÜMKÜN OLAN HER ALANDA İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRMAK İSTERİZ”

Görüşmede, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ise Türkiye’nin iş birliği yaptıkları en önemli ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Türkiye ile ortak yatırım konularının başında yeşil dönüşüm geldiğini kaydeden Patrone, Deprem Sonrası Yeniden İnşa Projesi kapsamında da deprem bölgesindeki belediyelere sağlanacak finansman desteğinin fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra artabileceğini aktardı. Patrone, “Mümkün olan her alanda iş birliğini artırmak isteriz. İLBANK ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği bizim için büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde de hem İLBANK hem de Türkiye Çevre Ajansı ile birlikte ortak çalışmalar yürütmekten büyük memnuniyet duyarız.” dedi.

Genç Gazeteciler | ANKARA

HABER BURADA

Dünya

“Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir”

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’de düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarımız daha da artacaktır. Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) temasları kapsamında ilk olarak Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan ve anıt özel defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuşmasını sağlayan Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde KKTC’de olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirtti.

Ada’nın dört bir yanındaki vatandaşlara şahsi selamları ile 85 milyon vatandaşın selam ve sevgilerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri bağrınıza bastığınız, muhabbetle kucakladığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yurdu yaşatmak için can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Vatan, bayrak, istiklal ve istikbalimiz için toprağa düş yiğitlerin aziz ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan gazilerin ellerinden öptüğünü belirterek, her birine şükranlarını sundu, sağlıklı, hayırlı ve bereketli ömürler diledi.

“KUZEY KIBRIS BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın mimarları olan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ve son nefesine kadar Kıbrıs davası için mücadele eden Alparslan Türkeş ile diğer devlet ve siyaset adamlarını rahmetle andı.

Kıbrıs Türklerinin egemenlik ve özgürlük mücadelesinin önderleri merhum Dr. Fazıl Küçük ve merhum kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’ın hürriyeti için “Allah Allah” nidalarıyla omuz omuza çarpışan, kanları kanlarına karışan Mehmetçikleri ve mücahitleri kemali edeple yad ettiğini anlattı.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı yürekten tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Burada öncelikle bir hususu ifade etmek isterim. Bugün, tıpkı yarım asır önce olduğu gibi yine tek yüreğiz, tek bileğiniz. Ana vatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak sırt sırtayız. İktidar, muhalefet ayrımı olmadan bugün burada bulunmamız, Türkiye’nin ve Türk milletinin Kıbrıs davasına verdiği önemin göstergesidir. Kuzey Kıbrıs bizim göz bebeğimizdir, canımızdan bir parçadır. Burası bize sadece şehitlerimizin değil aynı zamanda Hazreti Osman’ın, sahabenin, bu toprakları fetheden kahraman ecdadımızın da emanetidir. İnşallah bu emanete sıkı sıkıya sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Varlıklarıyla, Kıbrıs Türkü’ne cesaret aşılayan, ortak gururumuzu paylaşan 85 milyonun, sizlerin yanında olduğunu haykıran tüm siyasetçilere, siyasi partilerimizin genel başkanlarına da hassaten teşekkür ediyorum. Millî meselelerde ortaya koyduğumuz ortak dayanışma tablosunu inşallah güçlendirerek devam ettireceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BARIŞ GÜCÜ BİLE CİNNET FURYASINI DURDURAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün sadece kahramanca bir mücadeleyi anmak için değil, aynı zamanda tarihî gerçekleri bir kez daha haykırmak için de burada bulunduklarını dile getirdi.

Kıbrıs, Barış Harekâtı’nın ne için yapıldığını, Türkiye’nin böyle bir kararı niçin aldığını daima akılda tutmak zorunda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “1963-1974 yılları, Kıbrıs Türkleri için adanın yüzde 3’lük bir kısmına hapsedildikleri, kan, gözyaşı, zulümle dolu bir dönem demektir. Kıbrıs Türk halkı hem kurucusu ve ortağı olduğu devletten dışlanıyor hem de eli kanlı EOKA’nın insanlık dışı baskı ve saldırılarına maruz kalıyor. Adaya konuşlandırılan Birleşmiş Milletler Barış Gücü bile cinnet furyasını durduramadı, katliamın önüne geçemedi. 1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs Türkü’nün varlığına kasteden, insanlık dışı saldırılar zirveye ulaşmıştır. Tam 50 yıl önce bugün kahraman Mehmetçik, Kıbrıs Türkü’nün istiklaline vurulmak istenen hançeri sökmek üzere tarihî bir adım attı. 20 Temmuz 1974 Anavatan ve garantör ülke olarak uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz ile tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla harekete geçtiğimiz tarihtir.”

“TÜM DÜNYAYA KIBRIS TÜRKÜ’NÜN YALNIZ OLMADIĞINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan olmak, vicdan sahibi olmak bize ne sorumluluk yüklüyorsa Türkiye olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirdik. O gün tüm dünyaya Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve asla yalnız bırakılmayacağını gösterdik” ifadelerini kullandı.

“Rumların ateşe verdiği ekin tarlalarına, gül bahçesine girer gibi paraşütle indirme yapan Mehmetçiğimiz, mayın döşenmiş sularda Barbaros misali ilerleyen denizci leventlerimiz cesaretlerini bir kez daha tarihe kazımıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türkü’nün zulümden kurtararak özgürlük ve refaha kavuşturmuş, geleceğe güvenle bakmasını sağlamıştır. Doktor Fazıl Küçük, o tarihi günü şöyle anlatıyor; ‘20 Temmuz sabahı doğan güneş, Kıbrıs Türkü’nün 11 yıllık karanlığını silip götürmüş, özgürlüğü getirmiştir.’ Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise; ‘20 Temmuz ömrümün en mutlu günü’ diyerek yaşadığı duygu selini ifade ediyor. Şunun bilinmesini isterim, o gün burada hangi coşku, sevinç ve gurur hâkimse, Türkiye’de aynı bayram havası hâkimdir. Bugün de bayram olarak kutladığımız 20 Temmuz’u Kıbrıs Türk halkının barış ve istikrar özlemi ve idealleri doğrultusunda egemenlik haklarının ve eşit statüsünün korunmasının sembolü olarak görüyoruz.”

“KIBRIS’TA FEDERAL BİR ÇÖZÜMÜN MÜMKÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adanın güneyinde ise maalesef kendilerini Kıbrıs adasının tek hâkimi olarak gören şımarık bir zihniyet var. Öyle bir vahametle karşı karşıyayız ki Rum lider, EOKA teröristlerini anma törenlerine katılıyor, Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizi güneye geçtiklerinde saldırıya uğruyor, tutuklanıyor, güneydeki camiler kundaklanıyor. Rumlar, Kıbrıs Türkü’yle, siyasi gücü ve adanın doğal kaynakları da dâhil ekonomik refahı paylaşma niyetlerinin olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Geçenlerde maalesef Yunanistan Savunma Bakanı, yine akla ziyan açıklamalar yaptı. Sayın Miçotakis ile yurt dışında bir araya geldik ve kendilerine ‘Ayın 20’sinde biz Kuzey Kıbrıs’tayız. Duydum ki sen de güneydesin. Herhâlde oradan Dendias gibi bizlere sataşma yapmazsın.’ Böyle bir şey düşünmediğini söyledi. ‘Böyle bir şey düşünmüyorsan mesele yok’ dedik, yola devam.”

Bölgede devam eden çatışmalar karşısında tüm adanın güvenliğini tehdit etme riski olan son derece sorumsuz adımlar atıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı suda iki kez yıkanılmaz. Adadaki gerçekleri görmezden gelerek hiçbir yere varılmaz. Kıbrıs’ta federal bir çözümün mümkün olmadığına inanıyoruz. ‘Müzakerelere, yıllar önce İsviçre’de bıraktığımız yerden devam edelim’ demenin kimseye faydası yoktur. Bakın biz müzakereye, görüşmeye, Kıbrıs’ta kalıcı barışı ve çözümü sağlamaya hazırız. Çözüm yolunda uzatılan hiçbir eli havada da bırakmayız” diye konuştu.

“KIBRIS TÜRK TARAFI, RUM TARAFIYLA HER ALANDA EŞİT OLARAK MÜZAKERE MASASINA OTURMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca bu konudaki hüsnüniyetin defalarca gösterildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Bugüne kadar çözümü samimiyetle isteyen, bunun için fedakârlıkta bulunan, riski alan, irade sergileyen taraf Kıbrıs Türkü ve Türkiye olmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın 2023 Nisan ayında Cenevre’de yapılan toplantıda ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu çok kıymetlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Rum tarafıyla her alanda eşit olarak müzakere masasına oturmalıdır. O yüzden ‘çözüm istiyorsanız Kıbrıs Türkü’nün müktesep haklarını tescil edin’ diyoruz. Adanın garantör ülkelerinin liderlerinin her iki devleti de beraberce ziyaret edecekleri günleri de göreceğimizi ümit ediyorum.”

Bu içten temenniyi Washington’daki NATO Zirvesi’nde görüştüğü Yunanistan Başbakanı Miçotakis’e de bizzat söylediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyalog zemininin güçlendirilmesinin, Kıbrıs meselesinin çözümüne de şüphesiz katkı yapacağını söyledi.

“ADANIN KADİM VE ASLİ UNSURU KIBRIS TÜRKLERİNİN YOK SAYILMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası alanda etkin iç hukuk yolu olarak tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Ada’da mülkiyet konusunda çözümün yegâne adresi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bunun dışında başka yollara tevessül edenler, Kıbrıs Türkü’nü baskı altına alarak hedeflerine ulaşacağını zannedenler büyük bir yanılgı içindedir. Ne biz oldubittilere müsaade ederiz, ne de Kıbrıs Türk halkı tehditlere boyun eğer. Ada’nın kadim ve asli unsuru Kıbrıs Türklerinin yok sayılması mümkün değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve iki devletli çözümün hayata geçmesine yönelik gayretlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne, Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın iştiraki bunun en son örneği oldu. Bu süreçte sergilediği dirayet için Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim Aliyev’e de buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarının daha da artacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin kanları üzerine kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteklerinin baki olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda yer alan bütün hususların süratle uygulanması için gereken desteği verdiklerini, sonuna kadar da vereceklerini bildirerek, şu ifadeleri kullandı: “Belediyelerimiz ve resmî kurumlarımız geniş bir yelpazede pek çok projeyi Kuzey Kıbrıs’ın dört bir yanında hayata geçiriyor. Ulaştırmadan tarım ve sulamaya, turizmden güvenliğe, konuttan afetlere hazırlığa kadar her alanda Kıbrıs Türk halkının yanındayız ve destekçisiyiz. Bu vesileyle Kıbrıslı genç kardeşlerimle şu müjdeyi paylaşmak istiyorum; temmuz ayı itibarıyla artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin katkı payı ve öğrenim ücreti bakımından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerle aynı esaslara tabi olmasını kararlaştırdık. Aldığımız bu kararın Türk üniversitelerinde eğitim görmek isteyen Kıbrıs Türkü öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye olarak Kıbrıslı kardeşlerimizle ekmeğimizi de suyumuzu da geleceğimizi de paylaşmaya devam edeceğiz. 50 yıl önce bu topraklarda tesis ettiğimiz barış ve huzur ortamını inşallah muhafaza edecek bunun zedelenmesine izin vermeyeceğiz.”

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın Kıbrıs Türk halkına ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış Harekâtı’nda şehit olan Mehmetçik ve mücahitleri tekrar rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Kuzey Kıbrıs’ın özgür, bağımsız, güvenli ve huzur dolu bir devlet olarak geleceğe yürümesi için mücadele eden, ter döken herkesi, tüm devlet ve siyaset adamlarımızı rahmetle yardım ediyorum” dedi.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenleri için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ercan Havalimanı’nda resmî törenle karşıladı. Karşılamada, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da KKTC’ye ulaştı.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge