Dünya
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kanal İstanbul, ülkemizin en önemli değerlerinden biri olarak tarihteki yerini alacaktır”





Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’ye sağlayacağı katkılar, proje maliyetiyle kıyaslanamayacak kadar yüksek olan Kanal İstanbul, ülkemizin en önemli değerlerinden biri olarak tarihteki yerini alacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü Temel Atma Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada sözlerine, “Bugün Türkiye’nin kalkınma tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz. Bugün ülkemizin gelişmesi, milletimizin güçlenmesi yolunda atılan adımlara bir yenisini daha ekliyoruz. Bugün rahmetli Menderes, rahmetli Özal, rahmetli Erbakan, Demirel gibi ülkemizin kalkınma mücadelesinin sembol isimlerinin ruhlarını bir kez daha şad ediyoruz” ifadeleriyle başladı.
Kanal İstanbul Projesi’nin ilk köprüsünün temelini attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı zamanda Kuzey Marmara Otoyolu’nun, Nakkaş, Başakşehir kesiminin Sazlıdere Barajı üzerindeki bağlantı yolu da olan bu köprünün ülkeye, millete, İstanbul’a hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’ni bundan 11 yıl önce milletle paylaştıklarını hatırlatarak, “Türkiye’nin bu süreçte yaşadığı iç ve dış badireler sebebiyle maalesef projenin ilerlemesi biraz gecikti” diye konuştu.
“KANAL İSTANBUL’A, İSTANBUL’UN GELECEĞİNİ KURTARMA PROJESİ OLARAK BAKIYORUZ”
Bugün tüm hazırlıkları tamamlayıp proje kapsamındaki ilk köprünün temelini atmak üzere bir arada olunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sazlıdere Barajı’ndayız ve Kanal İstanbul’a, acaba bu proje neden gerekliydi? Gecikmeli de olsa bugün bu temeli nasıl atıyoruz? İstanbul Boğazı dünyanın en kalabalık gemi trafiklerinden birine sahiptir. Boğaz’dan, 1930’lu yıllarda, yılda ortalama 3 bin gemi geçiş yapıyordu. Günümüzde bu rakam 45 bine ulaştı. Sadece şehir içi yolculuklar için İstanbul Boğazı’nın her iki yakasındaki 54 ayrı iskelede günde 500 bin kişilik insan trafiği söz konusudur. Dolayısıyla Boğaz’da, hem kuzey hem güney hem doğu-batı istikametinde her sınıftan ve kapasiteden çok yoğun bir gemi trafiği yaşanıyor. Aynı dönemde Boğaz’dan geçen gemilerin uzunlukları 50 metreden 350 metreye kadar da yükseldi. Her büyük geminin Boğaz geçişi şehir için ciddi risk anlamına geliyor. Petrolden organik ürüne kadar çok farklı yükler taşıyan gemilerin kaza yapmaları durumunda denizlerimizdeki doğal hayat da çok büyük tehdit altına giriyor. Gemilerin karaya çarpması hâlinde ise hem kültürel mirasımız zarar görüyor hem ciddi yıkım ve yangınlarla karşılaşabiliyoruz. Yaşı biraz ilerlemiş olan İstanbulluların hafızalarında Boğaz’da haftalarca yanan petrol gemilerinin görüntüleri mutlaka vardır. Şimdi buradan gençlerimize sesleniyorum. Z kuşağı, tüm bu gençlere sesleniyorum. Bakınız, bütün bu olanlar, bitenler 19 yıl, 20 yıldır bu ülkede iktidarda olan bizler, neleri gerçekleştirdik, hangi adımları attık, bunları bilmeniz gerekiyor.”
“İSTANBUL BOĞAZI ALARM ZİLLERİ VERMEYE BAŞLAYALI ÇOK OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl Kabataş açıklarında kıyıya sürüklenen dev bir Rus savaş gemisinin yol açtığı endişenin henüz unutulmadığını söyledi. Montrö’de kılavuz kaptan ve römorkör kullanımının zorunlu tutulmamasının ticari gemilerin boğaz geçişindeki riskleri daha da artırdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün gemilerin geçişi için boğazın kapatılmak zorunda kalınması ve gemiler arasında bırakılması gereken mesafelerin ciddi zaman kayıplarına yol açtığını kaydetti.
Bu tür gemiler için beklemede geçen her saatin önemli bir maliyet olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapılan projeksiyonlar 2050 yılında Boğaz’dan geçecek gemi sayısının 78 bini bulacağını gösteriyor. Hâlbuki hesaplamalara göre İstanbul Boğazı’nın güvenli gemi geçiş kapasitesi 25 bindir. Kapasite yoğunluğunun kaynaklanan sintine ve balast sularının yol açtığı sıkıntılar yanında ev ve sanayi atıklarının kirlettiği İstanbul Boğazı alarm zilleri vermeye başlayalı çok oldu” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa da değinerek, “Müsilajla ilgili bakın Marmara ne durumda. Felaket değil mi? Nedir bu durum diye hep yandık diyoruz” ifadelerini kullandı.
Boğazın gemi geçişlerine kapatılamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, artan trafiği karşılamak için yeni bir kanal inşası düşüncesini gündeme getirdiklerini, Kanal İstanbul’a “İstanbul’un geleceğini kurtarma projesi” olarak baktıklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’yle amaçlarının her şeyden önce İstanbul Boğazı ve çevresindeki vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak olduğunu belirterek, “Boğaz’ın tarihî ve kültürel dokusunu güvenlik altına almak için de bu projeye ihtiyaç vardır. Gemi trafiği yükünün hafifletilmesi, Boğaz’ın giriş ve çıkışındaki beklemelerin azaltılması, Boğaz’daki seyir zorluğundan kaynaklanan sıkıntıların ortadan kaldırılması da projenin amaçları arasında yer alıyor. Elbette ülkemizin küresel ticarette daha etkin rol oynaması, ulaştırma ve lojistik koridorlarından daha fazla pay almasıyla diğer stratejik unsurları da bunlara eklememiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje kapsamında yer alan 500 bin kişi kapasiteli yerleşim alanları ile depreme hazırlık için gereken alternatif yerleşim alanları oluşturulması konusundaki eksiğin de kapatılacağını dile getirerek, şöyle devam etti: “Görüldüğü gibi bu pek çok faydayı aynı anda sağlayacak bereketli bir projedir. Kanal İstanbul fikrini milletimizle paylaştığımız 27 Nisan 2011’den itibaren proje en ince detayına kadar çalışıldı. Önce güzergâh, ardından sondaj ve ön proje, daha sonra etüt proje, takiben ayrıntılı saha ve laboratuvar çalışmalarıyla ÇED süreci yürütüldü. Her ne kadar birileri kendi yetki alanlarında olmayan hususlarla ilgili bize sorulmadı diye sızlanıyorsa da projenin her aşaması hukuka ve bilime uygun şekilde yürütüldü ve tamamlandı. Buradan sesleniyorum. ‘Bize sorulmadı’ diyenlere sesleniyorum. Unutmayın, kime sorulması gerekiyorsa onlara sorulmuş ve yola böyle çıkılmıştır. Sizin zaten bu ülkede bu güne kadar dikili bir ağacınız yok. Bu ülkede sizler şu ana kadar Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık, aynen bugün Kanal İstanbul için nasıl çıldırıyorsanız, orada da öyle çıldırdınız. Marmaray’ı yaptık. Marmaray’da yine aynı şekilde önümüzü kesmeye çalıştınız, çılgınlar gibi ama yaptık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrasya Tüneli, Osman Gazi Köprüsü ve İstanbul İzmir yolu yapılırken de önünün kesilmek istendiğini belirterek, “Eğer biz sizi dinlemiş olsaydık bunların hiç biri yapılamayacaktı” dedi.
“PROJE ÇALIŞMALARINDA 11 AYRI ÜNİVERSİTEDEN 51 BİLİM İNSANIYLA TOPLAMDA 204 UZMAN GÖREV YAPTI”
Birinci köprü yapılırken de önünün kesildiğini, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapılırken de aynı şeylerle karşılaşıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer o zamanın iktidarları sizi dinlemiş olsaydı bugün ne Şehitler Köprüsü olacaktı ne Fatih Sultan Köprü ne de Yavuz Sultan Selim Köprüsü olacaktı. Dinlemedik, dedik ki kervan yürür ve kervan yürüdü. Nissibi Köprüsü’nü yaptık. Eğer bunları dinleseydik Nissibi Köprüsü de yapılamayacaktı. Ama biz dinlemedik, yolumuza devam ettik. Zaten bu hususlarda en küçük bir eksiklik, yanlışlık, usulsüzlük olsaydı şimdiye kadar ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut güzergâhın beş ayrı alternatif arasından bilimsel çalışmalara göre en makul ve verimli hat olarak seçildiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Sadece proje çalışmalarında 11 ayrı üniversiteden 51 bilim insanıyla toplamda 204 uzman görev yaptı. Kanal hattı boyunca 304 ayrı yerde 17 bin metrenin üzerinde sondaj, 248 adet jeofizik etüt gerçekleştirildi. Modelle çalışmalarında dünyanın en önde gelen mühendislik merkezi bünyesinde 35 ayrı ülkeden 3 bin 500 kişi görev aldı Bay Kemal. Biz neyi, nerede, kiminle yapacağımızı çok iyi biliriz. Bak bu bir çeşme açılış töreni değil, bir çeşme musluk takma töreni de değil. Dünyada örnek kanallardan bir tanesinin bugün temelini atıyoruz. Kanaldan geçecek gemi boyutları ve trafik kapasitesi Boğaz’daki mevcut trafiğin yüzde 99’unu karşılayacak şekilde tespit edildi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbullulara ve tüm vatandaşlara seslenerek, şunları kaydetti: “Kanalın uzunluğu 45 kilometre. Taban genişliği minimum 275 metre. Derinliği, küsuratı söylemiyorum, 21 metre olarak belirlendi. Bir başka ifadeyle 275 metre uzunluğa kadar petrol tankerleri ve 350 metre uzunluğa kadar olan konteyner gemileri bu kanaldan geçebilecek. Bunları İstanbul’dan kazasız belasız geçirmek öyle kolay iş değil. Her an her türlü riski taşıyorduk. Yapılan etütler Kanal İstanbul’daki gemi trafiğinin Boğaz’a göre, dikkat edin 13 kat daha güvenli gerçekleşeceğini gösterdi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul üzerinde biri bugün temeli atılan olmak üzere toplamda altı köprü inşa edileceğini söyledi.
Mevcut ana kara yolu ulaşım hatlarının tamamı için kanalın üzerinden köprü ile geçişin öngörüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca demir yolundan içme suyu ve atık suya, doğal gazdan elektriğe kadar pek çok farklı alandaki 25 alt yapı tesisinin tamamının da kanal geçiş projelerinin, kanal kazısı başlamadan önce tamamlanacak şekilde hazırlandığını aktardı.
“KANAL İSTANBUL SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL BELKİ DE DÜNYANIN EN ÇEVRECİ PROJESİ OLARAK HAYATA GEÇİRİLECEKTİR”
Kanalın, Karadeniz çıkışının hemen sağında yer alacak konteyner limanı ve lojistik merkezinin, ülkenin dış ticaretine yeni bir soluk getireceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz çıkışının solundaki rekreasyon ve yenilenebilir enerji alanının da İstanbul’a ayrı bir değer katacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanalın her iki yanında planlanan 500 bin nüfuslu yerleşim alanlarının da İstanbul’un merkezindeki baskıyı ortadan kaldıracağına inandıklarını belirterek, “Kanal İstanbul sadece Türkiye’nin değil belki de dünyanın en çevreci projesi olarak hayata geçirilecektir. Proje alanının yüzde 52’si bu doğrultuda kullanılacaktır. Kanal İstanbul’un her biri ayrı emek gerektiren tüm mühendislik ve ÇED çalışmalarının, bilimin ve tekniğin ışığında, hukukun izinde yürütüldüğünün altını tekrar çizmek istiyorum. Bir şeyi daha bilmeleri lazım, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dediğimiz zaman bir duracaksın. ÇED raporlarını rahatlıkla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verir, verebilir. Bunu da öğreneceksiniz” dedi.
“KANAL İSTANBUL’U, YAKLAŞIK 15 MİLYAR DOLARLIK MALİYETLE, ALTI YIL İÇİNDE TAMAMLAMAYI HEDEFLİYORUZ”
Tüm bu süreçte görev alan, sorumluluk üstlenen, katkı sağlayan bakanlara, belediye başkanlarına, firmalara, mühendislere ve uzmanlara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu uzun hazırlık döneminin ardından nihayet kanalın ilk köprüsünün temelini atma aşamasına geldiklerini belirtti.
İlerleyen dönemde hem kanal üzerindeki diğer köprülerin ve alt yapı deplase çalışmalarını hem de kanal kazısını başlatacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kanal İstanbul’u yaklaşık 15 milyar dolarlık bir maliyetle altı yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz. Buradan geçecek gemilerden sağlanacak gelir ve proje kapsamındaki liman başta olmak üzere, diğer unsurlardan elde edilecek kazançlarla Kanal İstanbul kendi kendini rahatlıkla finanse edecektir. Böylece Türkiye, devletin ve milletin kasasından, kesesinden beş kuruş çıkmadan, kendi gelirleri ile finanse edilerek dünya çapında bir esere daha kavuşacaktır. Projenin bugüne kadar mevcut sürecini nasıl adım adım takip ettiysek, bundan sonra da tamamlanana kadar hassasiyetle takibini sürdüreceğiz. Türkiye’ye sağlayacağı katkılar, proje maliyetiyle kıyaslanamayacak kadar yüksek olan Kanal İstanbul, ülkemizin en önemli değerlerinden biri olarak tarihteki yerini alacaktır. Rabbime bizlere bugünleri gösterdiği için hamdediyorum.”
Türkiye’de cumhuriyetin kuruluş döneminde başlatılan kalkınma hamlelerinin, kısa bir süre sonra, varlığını hâlâ sürdüren bir zihniyet tarafından engellenmeye çalışıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Ülkemiz yakın tarihi, uçaktan motora, silahtan ilaca kadar her alanda başlatılan projelerin önlerinin bu zihniyet tarafından nasıl kesildiğinin örnekleriyle doludur. Kim bu isim? CHP. Atılan her adımın önünü kesmiştir. Şimdi bugünkü CHP de aynen yine ‘nasıl ön keseriz’ diye çalışmaların, gayretin içindedir. Aynen onların yanında da onlara yandaşlık yapanlar yok mu? Var. Birlikte nasıl ön keseriz, bunun gayreti içindeler” diye konuştu.
“SAVUNMA SANAYİMİZ, KÜRESEL REKABET GÜCÜNE BİZİM DÖNEMİMİZDE KAVUŞTU”
Uçak yapan Nuri Demirağ’dan, otomobil üreten, lokomotif motoru geliştiren nice isimlere, cumhuriyetin kalkınma hamlesinin gizli kahramanlarının hazin hikâyelerini artık tüm milletin bildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabi genç kuşak bunları bilmiyor. Bizim 19 yıl önce yaptıklarımızı bile bilmiyor. Eğitimde yaptıklarımızı, sağlıkta yaptıklarımızı, ulaşımda attığımız adımları, enerjide attığımız adımları bilmiyor. Ulaşım alt yapısı konusunda, bilmiyor. Yapılan bölünmüş yollar, otoyollar, bütün bunlar maalesef genç kuşak tarafından bilinmiyor. Düşünün 6 bin kilometreden alınan yollar, şimdi 27 bin kilometreye geldi ama genç kuşak bunları bilmiyor. Gazi Mustafa Kemal’in de sürdürdüğü Osmanlı’dan miras demir yolu projeleri ipleri eline alır almaz kim tarafından durduruldu? İnönü tarafından durduruldu. İşte CHP’nin engelleme politikalarının başlangıcı orası. Biz yeniden demir yolu inşasına başlayana kadar Türkiye bu kısırlığı yaşamaya devam etti. Nuri Demirağ’ın ürettiği uçakların ne ülke içinde satışına ne de ihracına izin vermeyerek, fabrikanın kapısına kilit vurulmasına yol açtılar. Savunma sanayimiz, gerçek anlamda küresel rekabet gücüne ancak bizim dönemimizde kavuştu. Rahmetli Menderes, aralarında Vatan Caddesi’nin de bulunduğu bulvarları açarken ‘Buraya uçak mı indireceksiniz?’ diye karşı çıktılar. Biz sadece şehir içindeki bulvarlarla kalmadık, şehirlerimizin tamamını bölünmüş yollarla köprülerle tünellerle viyadüklerle dağları delerek… Hep söylüyorum ya Aşık Veysel gibi biz dağları deldik. Tünellerle viyadüklerle birbirine bağladık. GAP gündeme geldiğinde, ‘Milletin hakkını yiyecekler’ diyerek ortalığı ayağa kaldırdılar. Keban Barajı için kurbağalara ‘Göl yapıyorsunuz’, burada üretilecek elektrik için ise ‘Bu kadar enerjiyi toprağa mı vereceksiniz?’ diyerek çamur attılar. Ülkemizin en büyük enerji ve tarım projesi GAP’ı yeniden ele alarak hızlandıran biz olduk.”
İstanbul Boğazı üzerinde inşa edilen birinci köprüye ‘Buradan mutlu azınlık geçecek’ diyerek karşı çıkıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bitince de ilk kendileri geçti. Rahmetli Özal’ın inşa ettiği ikinci köprüyü engellemek için her yola başvurdular. Bizim dönemimizde yapılan 3. köprü ile ilgili bir mahkeme kararını yanlış anlayıp, ‘Artık iki beton kuleden ibaret’ diyerek sevinç naraları atanlar da yine bunlardı. Sabiha Gökçen Havalimanı’nı genişletirken, CHP’nin başındaki zat, ‘Uçağın inmediği yere havalimanı yapan başka ülke gördünüz mü?’ diyerek aklınca dalga geçiyordu. Bugün Sabiha Gökçen Havalimanı, bırakın ülkemizi bölgenin en aktif havalimanlarından biri hâline geldi. Yetmiyor. Aynı kafa, kendi alanında dünyanın en iftihar verici projelerinin başında gelen yeni havalimanımıza da çalmadık kara bırakmamıştır. İşte İstanbul Havalimanı, dünyanın ilk üç havalimanından bir tanesi oldu. Ey CHP, sizin gidecek yeriniz yok. Şimdi bu havalimanı ile dünyanın her yerinde övünüyoruz. Hatırlarsanız, bu projeyi üstlenen firmalarımıza atmadıkları iftira, etmedikleri hakaret bırakmadılar” diye konuştu.
“ÜLKEMİZE VE MİLLETİMİZE ESER KAZANDIRMA MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”
Denizlerin altından hamdolsun bakıyorsunuz farklı yerlere geçebiliyoruz. Niye? Çünkü ulaşamadığımız yer bizim değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul’a karşı çıkanları eleştirerek şöyle devam etti: “Bugün millete hizmet eden ne kadar abide eser varsa hepsi de bu çapsız zihniyetin karşı çıkmasına rağmen ülkemize kazandırıldı. Türkiye modern tarih boyunca yaptığı tüm kalkınma hamlelerini, ufuksuz, vizyonsuz, basiretsiz bu zihniyete rağmen başarıya ulaştırdı. Şimdi de Kanal İstanbul’a karşı çıkıyorlar. Hem de ne karşı çıkma. Siyasetteki ferasetsizliklerini, icradaki kifayetsizliklerini, proje üretmekteki kısırlıklarını bir kenara bıraktım, devlet adabını bile hiçe sayarak, akıllarına ne gelirse söylüyorlar. Yatırımcıları tehdit ediyorlar. Şu hâle bak ya. ‘Biz geliyoruz. Geldiğimizde bilesiniz ki size ödeme yapmayacağız. Sizin elinizden bu yatırımları alacağız.’ Bankaları tehdit ediyorlar. Hatta hızlarını alamayıp projeye ilgi duyan ülkeleri de tehdit ediyorlar. Ya bu ne terbiyedir ya? Bu ne terbiyesizliktir ya? Devletlerde devamlılık esastır. Bunlar devlet terbiyesi de görmediler. Siz nasıl devlet yönetimine talipsiniz ya? Söke söke sizden bu paraları uluslararası tahkim yoluyla da alırlar. Bunları da öğren. Bunları bilmeden bir yere varamazsınız. Bunlar tam manasıyla çaylak. Devlet yönetimi nedir haberleri yok. Ödeme yapmazmış. Bankalara ödeme yapmazmış. Uluslararası bankalara ödemelerini yapmazmış. Milletimiz, CHP kafasına kalsa ülkenin ne bu barajlara, ne bu köprülere, ne bu yollara, ne bu fabrikalara, ne bu hizmetlere kavuşamayacağını bildiği için söylenenleri ciddiye almıyor. Bu halk, kimin bu ülkeye eser ve hizmet kazandırmak için ter döktüğünü kimin de avara kasnak gibi sürekli aynı şeyleri söyleyerek hiç bir iş yapmadan sırt üstü yattığını görüyor, biliyor.”
Eskilerin, “İnsan ölür kalır eseri, eşek ölür kalır semeri” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsın birileri semer peşinde koşsun. Biz ülkemize ve milletimize eser kazandırma mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.
“TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİ ARASINA SOKMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
“Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokmak, siyasi ve diplomatik gücümüzü zirveye çıkarmak, güvenliğimizi en geniş yorumla sağlamak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Yatırım yaparak, üreterek, istihdamı artırarak, ihracatı yükselterek büyümeyi sürekli kılarak potansiyelimizi son sürat harekete geçirerek büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 19 yılda bu ülkeye sağlıktan eğitime, adaletten güvenliğe, ulaşımdan enerjiye, çevreden spora her alanda neler kazandırdıklarının en yakın şahidinin milletin kendisi olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” sözüne işaret ederek, “Bizim referansımız demokraside ve ekonomide ülkemizi dünyanın en üst ligine çıkarmamızdır. Bizim referansımız 84 milyon vatandaşımızın her birinin hayat kalitesini yükselten, geleceğini aydınlatan, umutlarını güçlendiren başarılara imza atmamızdır. Kanal İstanbul işte bu atılım zincirinin yeni bir halkasıdır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul’un bugün ilk köprüsünün temelini attıklarını hatırlatarak, şu bilgileri verdi: “Yarın altyapı işlerine başlayacak, öbür gün kanalın kazmasını vuracak, makinaları çalıştıracak ve böylece bir abide eseri inşallah milletimizin emrine vereceğiz. Fatih, İstanbul’u fethederken, gemileri karadan yürüterek dünyayı kendine hayran bırakmıştı. Boğazın üzerine birer kandil gibi astığımız köprülerle biz de dünyayı kendimize hayran bıraktık. İşte şimdi Çanakkale 18 Mart Köprüsü yapılıyor mu? Yapılıyor. O da bir altın boynuz gibi Çanakkale’yi süsleyecek. Marmaray ve Avrasya Tüneli’yle boğazın altından iki kıtayı birleştirerek dünyayı kendimize hayran bıraktık. Şimdi de Marmara ve Karadeniz’i yeni bir Boğaz’la Kanal İstanbul’la birbirine bağlayarak bir kez daha dünyayı kendimize hayran bırakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum”
Temelini attıkları Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü’nün ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin ilk gününden şu ana kadar her aşamasında emeği geçen mimar, mühendis ve işçileri tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, butona basarak Kanal İstanbul Projesi Sazlıdere Köprüsü’nün temelini attı.








































HABERLER
-
İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıkılan her şeyi yeniden, daha iyisiyle, daha güzeliyle, daha güvenlisiyle yeniden yapacağız”
-
İyi ki varsınız | Emine Erdoğan, depremzede Gönen ailesi ile iftar yaptı
-
İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta Deprem Konutları Temel Atma Töreni’ne katıldı
-
İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, NTV-Star TV özel yayınına katıldı
-
Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi’nin açılışını gerçekleştirdi
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız nice badireyi birliğimizden, beraberliğimizden aldığımız güçle aştık”
Dünya
İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıkılan her şeyi yeniden, daha iyisiyle, daha güzeliyle, daha güvenlisiyle yeniden yapacağız”


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da Deprem Konutları ve Yeni Devlet Hastaneleri Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tarih boyunca nice badireleri atlatmış, pek çok kez yıkılıp yeniden ayağa kalkmış Hatay’a teslim olmak yakışmaz. Hep birlikte mücadele edeceğiz. Yıkılan her şeyi yeniden, daha iyisiyle, daha güzeliyle, daha güvenlisiyle yeniden yapacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’ın İskenderun ilçesinde “Deprem Konutları ve Yeni Devlet Hastaneleri Temel Atma Töreni”ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İskenderun Yeni Kaymakamlık Binası önünde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Ramazanın hayırlı ve bereketli geçmesini ve bu ayın, milletin ve tüm insanlığın kazalardan, belalardan, afetlerden korunmasına vesile olmasını diledi.
Ülke ve millet olarak 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 50 binin üzerindeki insan ile yaşanılan ağır yıkımın acısının yüreklerde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremlerde yaşamını yitiren vatandaşlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kaybımız öylesine büyük, acımız öylesine derin ki anlatmaya kelimeler kifayet etmiyor. Vefat eden kardeşlerimizin aziz hatıraları yüreklerimizde ebediyen yaşayacaktır. Bize düşen asıl görev ise can kaybı yaşanan 11 ilimizi ve özellikle de en büyük yıkıma ve acıya maruz kalan Hatay’ı bir an önce ayağa kaldırmaktır. Ancak bu şekilde insanlarımızın yeniden hayata tutunmalarını, umutlarını yeşertmelerini, geleceklerine güvenle bakmalarını sağlayabiliriz” diye konuştu.
Attıkları her adımı, başlattıkları her projeyi bu gayeyle planladıklarını ve yürüttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaklaşık 1,5 ay içinde arama kurtarma çalışmalarının bittiği, enkaz kaldırma faaliyetlerinin hızla sürdüğü, geçici barınma merkezlerinin yaygınlaştırıldığı, kalıcı konutların inşasına başlandığı bir döneme girdik. Geçici barınma için 125 bini AFAD tarafından olmak üzere 156 bin çadır dağıtılmış veya kurulmuştur. AFAD tarafından 22 bin ve bağış olarak da 14 bin olmak üzere toplam 36 bin konteynerin altyapısı, kurulumu, nakli sürmektedir. Bu konteyner sayısı, mevcut başvuruyu fazlasıyla karşılayacak seviyededir.”
“KALICI KONUTLARLA İLGİLİ HAZIRLIKLARI İNŞAAT SAFHASINA GETİRDİK”
Yaklaşık 309 bin aileye 10 bin liralık ödemelerin yapıldığını, 101 bin aileye de 15 bin liralık taşınma paralarının ödenmesine başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kalıcı konutlarla ilgili hazırlıkları da inşaat safhasına getirdik. Birileri bize kalıcı konutların yapımı, kadim şehirlerimizin imarı ve ihyası konusunda acele ettiğimizi söylüyor. İleri sürülen gerekçelerin ilmi ve teknik geçerliliğinin olmadığını Van’dan Elazığ ve Malatya depremlerine kadar yaptığımız çalışmalarda gördük.
Daha önemlisi bu şehirlerde yaşayan milyonlarca insanımızın kimsenin keyfini bekleyecek, kimsenin hesaplarının tekemmülünü bekleyecek vakti de sabrı da dermanı da yoktur. İşte biz bunun için bir yılda 319 bin konut yaparak altyapısıyla, iş yerleriyle, sosyal ve kültürel birimleriyle tüm ihtiyaçları tamamlayarak şehirlerimizi ayağa kaldırma sözü verdik.”
Seçimleri 14 Mayıs’ta yapma kararlarının gerisinde de aynı anlayışın bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deprem bölgesinde yürüttüğümüz çalışmalar seçim atmosferinden etkilenmesin, bu iş bir an önce ülkenin gündeminden çıksın istedik. Bakanlıklarımızla, kurumlarımızla, belediyelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, özel sektörümüzle tam kapasite sahadayız. Dünyada 500 kilometrelik bir alana yayılan, böylesine büyük bir felaketin yıkıcı etkilerinin bu kadar kısa sürede üstesinden gelip, kalıcı konutların inşasına başlayabilecek başka bir ülke bulamazsınız. Türkiye, devletinin gücü, hükümetinin kararlılığı, milletinin inancıyla bunu başarmıştır” şeklinde konuştu.
“BU FELAKETİN İZLERİNİ HEP BİRLİKTE ORTADAN KALDIRACAĞIZ”
Ülkenin, “Türkiye Yüzyılı” olarak ifade edilen Cumhuriyet’in yeni asrıyla ilgili hedeflerine ulaşabilmesinin ilk şartının, deprem yaralarını sarmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatay yaralıyken kalan 80 vilayetimiz sağlıklı olamaz. Hatay hüzünlüyken kalan 80 vilayetimiz neşeyle hayatına devam edemez. Deprem şehirlerimizin tamamı için aynı durum geçerlidir. Bu imtihanı hep birlikte verecek, bu felaketin izlerini hep birlikte ortadan kaldıracağız. Bunun için hızla yürüttüğümüz geçici barınma merkezlerinin kurulumu, yardım faaliyetleri, kalıcı konutların inşası, mevcut yerlerin ihyası programlarında herhangi bir kesintiye veya gecikmeye izin veremeyiz. Bakanlarımız deprem gününden, biz de depremin üçüncü gününden beri buralardayız. Cumhurbaşkanı olarak her şehrimizi defalarca Cumhur İttifakı olarak ziyaret ettik. Yapılan çalışmaları yakından izliyoruz. Zihnimiz de gönlümüz de hep sizlerle birlikte.”
Ramazanı da depremzedelerle karşıladıklarını ve geçirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Kahramanmaraş’ta, bugün ise Hatay’da olduklarını, diğer şehirlere de gideceklerini belirtti.
Tüm yaralar sarılıp yıkılan her şey daha iyisiyle yeniden inşa edilmeden buralardan ayrılmayacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi deprem turistleri, sadece fotoğraf çektirmek, sadece görüntü vermek için arada bir buralara uğrayabilir. O arada yalan yanlış laflar da edebilirler. Siz onlara aldırmayın. Keşke bunun yerine ellerindeki imkânları geçici barınma merkezleri kurarak, yardım faaliyetlerini sürdürerek, yüreklerini depremzede kardeşlerimize açarak kullanabilseler, insanlarımızın gönüllerini alabilseler. İnşallah o da olur” ifadelerini kullandı.
“BİRLİĞİMİZE, BERABERLİĞİMİZE, ORTAK GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM”
Muhalefetin 11 büyükşehir belediye başkanlığı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nerede bu belediyeler? Bu belediyeler acaba buraya uğradı mı? Biz sorumluluğumuzun gereğini, kendimize yakışanı, sizlerin beklediği işleri yaparak deprem şehirlerimizi 1 yılda ayağa kaldırma sözümüzü tutmaya bakacağız. Bugüne kadar milletimize verdiğimiz her sözü nasıl tuttuysak, her afette kayıpları nasıl telafi ettiysek inşallah bu defa da aynısını yapacağız” dedi.
Van, Bingöl, İzmir, Kütahya, Antalya ve Muğla’da daha önce yaşanan doğa olaylarının ardından yapılan çalışmaları anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse endişeye, tereddüte kapılmasın. ‘Burası CHP’li’ demedik. Biz ne dedik? ‘Bunlar da bizim vatanımız, bunlar da bizim vatandaşımızdır.’ dedi. Tek yapamayacağımız şey ölenleri geri getirmektir. Onun dışındaki her kaybı telafi edecek güce, imkâna, kararlılığa sahibiz. Yeter ki biz birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize ortak geleceğimize, ortak hayallerimize, ortak hedeflerimize sahip çıkalım. Gerisi kendiliğinden gelecektir” diye konuştu.
“22 BİN 467 KONUTUN İNŞASI FİİLEN BAŞLAMIŞTIR”
Hatay’ın, 6 Şubat depremlerinde hem can hem de yıkılan bina bakımından en büyük kaybın yaşandığı şehir olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tespitlerde gelinen noktaya göre şehrimizde 100 bin binadaki 338 bin bağımsız bölüm yıkık, acil yıkılacak, ağır ve orta hasarlı olarak kullanılamaz hâle gelmiştir. Hatay’da toplamda 238 bine yakın konutu ve köy evini yaparak hak sahiplerine teslim etmeyi planlıyoruz. Depremden bugüne 50 bin konut ve köy evinin inşasına başlanmasıyla ilgili süreci sonuçlandırdık. Bugün Hatay’da temelini atacağımız 3 bin 122 konutla birlikte 22 bin 467 konutun inşası fiilen başlamıştır. Bölgedeki şehirlerimizin tamamında her gün binlerce yeni konutun temelini atarak sizlere verdiğimiz sözü yerine getireceğiz.
Önümüzdeki bir yıl içinde 319 bin konut toplamda 650 bin konut yaparak, şehir merkezlerimizi yerinde dönüştürerek insanlarımıza sağlam, güvenli, huzurlu yuvalar ve iş yerleri kazandıracağız. Konutlarla kalmıyor, bölgenin sağlık altyapısını da ayağa kaldıracak projeleri başlatıyoruz. Depremin ardından Arsuz’da 100, Hassa’da 100 ve Belen’de 30 yataklı devlet hastanelerini hemen tamamlayarak hizmete aldık. Salgın döneminde nasıl rekor sürelerde acil durum hastanelerini inşa ettiysek Hatay’da da bunu yapacağız. Biz ana muhalefetin yalanlarıyla ayakta duran bir parti bir iktidar değiliz. Hatırlayın o salgının olduğu dönemde İstanbul’da dev Çam ve Sakura Hastanesini bitirdik. Üç ay gibi bir zamanda bir taraftan İstanbul Havalimanı’nda bir taraftan evet Anadolu Yakası’nda iki hastaneyi 1006 odalı olarak 1006 bir tarafta 1006 bir tarafta bitirdik ve halkımızın hizmetine sunduk.”
“MİLLETİMİZİN YARALARINI SARAN SAĞLIK PERSONELİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Bugün 400 yataklı Antakya Devlet Hastanesi, 600 yataklı İskenderun Devlet Hastanesi, 200 yataklı Acil Durum Hastanesi ve 300 yataklı Defne Devlet Hastanesi’nin temellerini attıklarını aktaran Erdoğan, Antakya Devlet Hastanesi’nin 10 Mayıs’ta hizmete açılacağını, Hatay’ın yeni yerleşim yeri Gülderen’de de 1000 yataklı bir şehir hastanesi kurulacağını kaydetti.
Bugüne kadar millete karşı asla mahcup olmadıklarını, meydanlarda bol keseden atıp, göreve gelince unutanlardan da olmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sözlerinin gereğini de yerine getireceklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçici barınma merkezlerinin kurulumunu da sürdürdüklerini hatırlatarak, “Amacımız mayıs ayına kadar bölge genelinde 100 bin konteyneri faaliyete geçirmektir. Çadır dağıtımı kesintisiz sürüyor. Yıkılan iş yerlerimizi prefabrik ve konteyner çarşılarla tekrar faaliyete geçiriyoruz. Sanayi kuruluşlarımız üretime devam ediyor. Çiftçilerimiz toprağı ekerek baharın bereketini yakalamak için çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Tüm çalışmaların, deprem sonrası diğer şehirlere giden vatandaşların dönüşümünü hızlandıracağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tarih boyunca nice badireleri atlatmış, pek çok kez yıkılıp yeniden ayağa kalkmış Hatay’a teslim olmak yakışmaz. Hep birlikte mücadele edeceğiz, yıkılan her şeyi yeniden daha iyisiyle daha güzeliyle daha güvenlisiyle yeniden yapacağız. Canlarımız dışında kaybettiğimiz her şeyi tekrar kazanacağız, tekrar yerine koyacağız. Bu millet nice sokak olaylarını, nice siyasi kumpasları, nice ekonomik tuzakları, nice terör saldırılarını, nice küresel dayatmaları göğüsleyerek bugünlere geldi.
Bunca imtihandan alnının akıyla sıyrılmış bir milleti, bu milleti tek başına deprem mi esir edecek, asla. Ülkemizin geçmişinde kötü yapılaşmadan, plansız şehirleşmeden, kontrolsüz gelişmelerden kaynaklanan sıkıntıların faturasını depremde yıkılan binalarımızla ve yitip giden insanlarımızla maalesef ödedik. Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz. Esasen bu konuda geçtiğimiz 20 yılda pek çok iş yaptık. Önemli iyileştirmeler sağladık ama görüyorum ki daha fazlasını, daha hızlı bir şekilde yapmaya ihtiyacımız var. Bunun için Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli ile sadece depremde yıkılan şehirlerimizi değil ülkemizin tamamında kentsel dönüşümü süratle neticelendirecek bir program hazırladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “TOKİ vasıtasıyla ülkemizde 20 yıldır yaptığımız konut sistemi depremde rüştünü ispat etmiştir. Artık ülkemizin yeni yapı stokunu asla bu standartların altına düşürmeyeceğiz. Buradan depremin en çok yıkıma yol açtığı, en çok can aldığı Hatay’dan, İstanbul başta olmak üzere ülkemizin her yerindeki vatandaşlarıma sesleniyorum. Eğer binanız depreme dayanıklı değilse sel veya heyelan tehdidi altındaysa başka bir sıkıntısı, sorunu varsa hiç vakit kaybetmeden dönüşüm sürecini lütfen başlatın.”
Deprem ve sel gibi afetlere karşı tedbirler alınması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önce tedbirimizi alacak, yani binamızı sağlam bir zemine, tekniğine uygun şekilde yapacak, ondan sonra tevekkül edeceğiz” dedi.
“HATAY’I İNŞA EDENE KADAR, DURMAYACAĞIZ, DİNLENMEYECEĞİZ”
14 Mayıs seçimlerinden sonra milletin takdiriyle yeniden ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiklerinde bu konunun hükûmet programının ilk vazgeçilmez ve taviz verilmez maddesi olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “20 yılda edindiğimiz tecrübeleri, 6 Şubat depremlerinin önümüze koyduğu fotoğrafı ve bilim insanlarımızın öngörülerini dikkate alarak ülkemizi kısa sürede afetlere dayanıklı hâle getirmekte kararlıyız. Hatay hem güvenli konutları hem tarihî ve kültürel mirasımızın ihyasıyla ortaya çıkacak görünümüyle bu modelin vitrini olacaktır. Hani Çanakkale Destanı’nda Akif ne diyor? ‘Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın’ diyor ya. Hatay’ımız da öyle 7,7 ile 7,6’yla tarihe gömülecek bir şehir değildir. Bu yıkıntıların üstünde hepimizin hayali olan Hatay’ı inşa edene kadar, durmayacağız, dinlenmeyeceğiz.”
Hatay’ın Türkiye topraklarına Cumhuriyetin ilanından 16 yıl sonra katıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatay, bağımsızlığın, özgürlüğün, demokrasinin kıymetini çok iyi bilir. Şehrimiz farklı kültürleri bir arada yaşatma becerisiyle dünyayı kendine hayran bırakıyor. Hemen yanı başımızdaki coğrafyada yaşanan onca trajediye bakarak bize Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin birer ferdi olarak yaşama şerefini bahşeden Rabbime hamdolsun diyorum” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin güvenliğiyle, huzuruyla, üretimiyle, istihdamıyla, büyüme potansiyeli ve diğer tüm imkânlarıyla Cumhuriyet tarihinin zirvesinde olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonuyla karşılamaya hazırlandığımız yeni dönemde dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasına girme hedefimize sıkı sıkıya bağlıyız. Bizi bu yoldan döndürmek için en azından şu son 10 yılda neler yapıldığını hatırlıyorsunuz. Milletimizle birlikte inançla azimle cesaretle verdiğimiz mücadeleyle hepsini aştık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna Savaşı’yla oluşan küresel gerilimin kendilerini hedeflerinden uzaklaştırmadığını, deprem, sel ve yangın gibi tabii afetlerin de bu hedeflerden vazgeçiremeyeceğini ifade etti.
Diyarbakır Annelerinin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bize güvenmenizi, bizim yanımızda yer almanızı istiyorum. Beraberce nice başarıları kazandık. İnşallah depremin yol açtığı yıkımların üstesinden de geleceğiz. Mübarek Ramazan ayında duaların, niyazların, yaptığımız hayır ve hasenatın ecri hürmetine, Rabbimizin yardımının bu mücadelede bizimle olacağına yürekten inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından tören alanından temel atma çalışmalarının yapıldığı bölgelere telekonferansla bağlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı bağlantıyla İskenderun, Antakya ve Defne’de devlet hastanesi, Kırıkhan’da köy evi, İskenderun, Altınözü ile Arsuz’da ise deprem konutlarının temel atma çalışmasının başlatılması talimatını verdi. Dua edilmesinin ardından Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ildeki 22 bin 465 konut/köy evinin temeli atıldı.







Dünya
İyi ki varsınız | Emine Erdoğan, depremzede Gönen ailesi ile iftar yaptı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Ramazan ayının ilk iftarını, Kahramanmaraş merkezli depremlerde evleri yıkıldığı için Malatya’dan gelip Ankara’ya yerleşen Gönen ailesi ile yaptı.
Emine Erdoğan, Malatya’da yaşayan ve Kahramanmaraş merkezli depremlerde evleri yıkıldığı için Ankara’nın Altındağ ilçesine yerleşen Gönen ailesini ziyaret etti.
Gönen ailesinden, kas rahatsızlığı nedeniyle yatalak olan baba Cahit Gönen, anne Elif Gönen, üniversiteye hazırlanan kızı, ilkokul öğrencisi oğlu ve akrabalarıyla depremin ardından, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan kızları Fatmanur Gönen’in de yaşadığı Ankara’ya geldi.
Evim Yuvam Olsun kampanyası kapsamında, Altındağ ilçesinde 3+1 eve yerleşen Gönen ailesi, yaşanan depremlerde hem Malatya’da hem de Kahramanmaraş’ta 30 yakınını kaybetti.
Emine Erdoğan, ziyareti sırasında aile üyeleriyle tek tek sohbet etti. Kayıpları için taziyelerini ileten Emine Erdoğan, yatalak baba Cahit Gönen’e “geçmiş olsun” dileğinde bulundu.
Daha sonra Emine Erdoğan, Ramazan ayının ilk orucunu da 9 kişilik Gönen ailesiyle birlikte açtı.
DEPREMZEDE ÇOCUĞA METE GAZOZ SÜRPRİZİ
İftarın ardından ailenin en küçük üyesi olan 4. sınıf öğrencisi Süleyman Gönen’in Millî okçu Mete Gazoz’a olan hayranlığının öğrenilmesi üzerine Emine Erdoğan’ın davetiyle Antalya’dan gelen Gazoz, depremzede hayranına sürpriz yaptı.
Mete Gazoz, minik hayranını kapıda Olimpiyat Şampiyonluğu sırasında yaptığı hareketle selamladı. Daha sonra birçok spor dalına ve okçuluğa merakı olan hayranıyla bir süre sohbet eden Gazoz, depremzede hayranına ok hediye etti.
Emine Erdoğan, ziyaretin ardından sosyal medya hesabından ziyarete ilişkin görselleri paylaşarak, şunları kaydetti: “Ankara’da depremzede Gönen ailemizin iftar sofrasına konuk oldum. Evin neşesi güzel yavrularımızla vakit geçirmekten mutluluk duydum. Millî okçumuz Mete Gazoz’un hayranı olduğunu öğrendiğimiz Süleyman’a küçük de bir sürprizimiz oldu. Mete abisi gibi Süleyman’ın da çok başarılı olacağına inanıyor, içten misafirperverlikleri için Gönen ailesine teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki, yüreklerimizdeki yangını gönül sofralarında buluşarak, birbirimize kenetlenerek söndüreceğiz.”







Dünya
İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta Deprem Konutları Temel Atma Töreni’ne katıldı





Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramanmaraş’ta depremzedeler için inşa edilecek afet ve köy konutlarının ilk temel atma törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş Belediyesi önünde düzenlenen “Pazarcık Depremi Sonrası 17 Bin 902 Afet ve Köy Konutu İlk Temel Atma Töreni”nde konuştu.
Konuşmasına alandakilerin ramazan ayını tebrik ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve millete başsağlığı diledi.
“RAMAZAN-I ŞERİFİNİZ MÜBAREK OLSUN”
Adıyaman ve Şanlıurfa’da yaşanan sellerde de vefat edenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ilk gününü idrak ettiğimiz ramazan-ı şerifiniz mübarek olsun. Rabbim bu mübarek günlerde tutacağımız oruçları, yapacağımız iftar ve sahurları, eda edeceğimiz ibadetleri kabul eylesin. Ramazan ayının hürmetine, Mevla’dan ülkemizi, İslam âlemini ve tüm insanlığı feraha ulaştırmasını, her türlü felaketten, kazadan, beladan korumasını niyaz ediyorum. İnşallah ramazana ulaştığımız gibi Kadir Gecesi ve bayrama da hep beraber erişiriz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ın, Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli 6 Şubat depremlerinde en ağır can ve mal kaybı yaşayan illerin arasında bulunduğunu anımsatarak, şöyle devam etti: “İki büyük depremin yanı sıra sayıları 20 bine yaklaşan artçı sarsıntılar bile tek başına karşılaştığımız felaketin büyüklüğünü göstermeye yeterlidir. Bölge genelinde yaklaşık 307 bin bina ile 893 bin bağımsız bölümün hasar görmesine sebep olan felaket, 50 binin üzerinde can kaybına, tarihimizin en acı hadiselerinden biri olarak hafızlarımıza kazınmıştır. Sadece Kahramanmaraş’ta vefat edenlerin sayısı 12 bin 307’yi buldu. Daha doğmamış anne karnındaki bebeklerden pirifani mertebesine ulaşmış büyüklerimize kadar kaybettiğimiz her bir insanımızla canımızdan can gitmiştir. Dünya imtihan dünyasıdır. Allah’ın izniyle bu büyük imtihanı da birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılarak yıkılanları, daha iyisiyle yeniden yaparak geride bırakacağız.”
“TÜM AFETLERİN YIKTIĞINI YENİDEN YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu topraklarda bin yıldır tabii ve beşeri ne facialar yaşadık, ne zorluklarla karşı karşıya kaldık. Kimi zaman tıpkı 6 Şubat depremleri gibi tabii felaketlerle sarsıldık. Kimi zaman Haçlı Seferleri’nden Moğol akınlarına, Çanakkale’yi geçilmez kıldığımız yedi düvelin kuşatmasından terör örgütlerinin ihanetlerine kadar doğrudan varlığımızı hedef alan saldırılara uğradık. Hiçbiri karşısında da yılmadık, çökmedik, geri çekilmedik. Yeise düşüp teslim olmadık. Depremin, selin, heyelanın, yangının ve diğer tüm afetlerin yıktığını yeniden yaptık. Bin yıldır istiklalimize ve istikbalimize göz diken herkese bu toprakları mezar ettik. Bir asır önce Çanakkale ve Millî Mücadele’de kazandığımız zaferi, arkası karanlık tüm terör örgütlerinin başını ezerek sürdürdük” şeklinde konuştu.
“HER MUSİBETİ DAHA BÜYÜK ATILIMLARIN BASAMAĞI HÂLİNE GETİREREK YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”
Sınırlara dayanan tacizlere cevabı sınır ötesinde başarıyla yürütülen harekâtlarla verdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şair ne diyor? ‘Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hükmüne ram ol.’ İşte burada işaret ettiği gibi inanç ve iradeyle şartların zorluğuna aldırmadan daima vatanımıza sahip çıktık. Bugün de deprem yıkıntılarının altında kaybettiğimiz canlarımızın ardından döktüğümüz gözyaşlarını, geleceğimize güçlü şekilde sahip çıkmanın ahdine dönüştürüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıkılan her binayı yeniden yaparak, konut, iş yeri, cadde, sokak, okul, hastane ve parklarla şehirleri inşa ve ihya ederek adım adım Türkiye Yüzyılı’na yürüdüklerini dile getirerek, “Uzunca bir süredir yaşadığımız her musibeti daha büyük atılımların basamağı hâline getirerek yolumuza devam ediyoruz. Deprem felaketi karşısında aynısını yapacağız. Toprağa verdiğimiz canlarımızın hatırasını ebediyen kalbimizde yaşatırken onlara layık olmak için hep birlikte daha çok çalışacak, daha iyi mücadele edecek, daha büyük hedeflere yöneleceğiz ve 14 Mayıs’a da böyle hazırlanacağız” ifadesini kullandı.
Dünyanın krizden krize sürüklendiği, küresel yönetim ve ekonomik düzenin temellerinden çatırdadığı bir dönemde ancak bu şekilde ayakta kalınacağını, hak edilen aydınlık geleceğe ulaşılacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Deprem evlerimizi yıkmış, canımızı yakmış olabilir ama bu felaket mücadele azmimizi, başarma irademizi, Türkiye Yüzyılı’nı gerçekleştirme kararlılığımızı asla elimizden alamayacak. Siz, birilerinin buralara gelip umutlarınızı söndürmeye çalışmasına, ruhunuzu bunaltmasına, aranıza nifak tohumları ekmesine özellikle, kesinlikle aldırmayın. Nice büyük badireleri atlatan bu millet ve bu devlet deprem felaketinin yaralarını sarmaya da kayıplarını telafi etmeye de büyük ve güçlü Türkiye hedefini gerçekleştirmeye de muktedirdir.
İşte bugün depremin 45’inci gününde arama kurtarma faaliyetlerini tamamlamış, hasar tespit çalışmalarında sona gelmiş, enkaz kaldırma işlerinde önemli mesafe katetmiş, geçici barınma merkezlerinin çoğunu kurmuş, kalıcı konutların inşasına başlamış durumdayız. Açık konuşuyorum, dünyada Türkiye’den başka, böylesine büyük alanda, böylesine şiddetli yıkıma yol açmış bir felaket karşısında bu kadar kısa sürede toparlanıp yeniden inşa aşamasına gelecek başka ülke yoktur. Daha önemlisi bir yıl içinde yıkılan şehirlerini ayağa kaldıracak bir başka ülke de bulamazsınız. Bizim farkımız, devlet ve millet el ele vererek her türlü zorluğun üstesinden kısa sürede gelme kabiliyetine sahip olmamızdır.”
“HİZMETE SUNULAN KONTEYNER SAYISI 32 BİNİ BULDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van, Bingöl, Kütahya, Antalya ve İzmir’de daha önce yaşanan doğal olayların ardından yapılan çalışmalara da değinerek, “Nerede bir deprem varsa, nerede bir yangın afeti varsa hepsinde de ta Kastamonu’ya varıncaya kadar, oralarda da bütün bu afetlerin üstesinden Allah’ın izniyle biz geldik. Deprem bölgesinin her yeri gibi Kahramanmaraş’ta da enkaz kaldırma, geçici barınma merkezlerinin hazırlanması ve kalıcı konutların inşası çalışmalarını eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Enkazın yarısından fazlasını kaldırdık. Bölgede dağıttığımız çadır sayısı 525 bini, hizmete sunulan konteyner sayısı 32 bini buldu. Konteyner ve prefabrik kentlerin kurulumu hızla sürüyor. Mayıs ayına kadar inşallah 100 bin konteynere ulaşmış olacağız” bilgisini paylaştı.
Deprem bölgesinin genelinde faaliyette olan geçici barınma merkezlerinde 2,5 milyon insana hizmet verildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta 600 bine yakın vatandaşa barınma imkânı sağladıklarını söyledi.
Kamu kurumlarında, özellikle belediyelerle sivil toplum kuruluşlarıyla gece gündüz depremzedelerin yanında olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer illerden desteğe gelen belediyelerimizin katkısıyla esnaf ve sanatkarlarımız için binlerce dükkandan oluşan konteyner çarşılar tesis ediyoruz. Mevcut organize sanayilerimizi güçlendirirken, Afşin’e de yeni bir organize sanayi bölgesi kuruyoruz. Aynı şekilde çiftçi ve üreticilerimizin zararlarının telafisi amacıyla mazot, gübre, hayvancılık, yem bitkileri ve su ürünleri desteği başta olmak üzere her türlü adımı atıyoruz” diye konuştu.
Depremin merkezi Kahramanmaraş’ta yıkık, acil yıkılacak, ağır ve orta hasarlı bina sayısının 56 binin üzerinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Felaketten sonraki ikinci haftada kalıcı konutların inşası için adımları atmaya başladık. Mevcut planlamaya göre bir yıl içinde 319 bin konut ve köy evi, toplamda da 650 bin konutu yapacağız. Zemin etüdü başta olmak üzere, hazırlıkları biten yerlerde hemen ihaleleri yapıp, sözleşmeleri imzaladık ve inşaat aşamasına geçtik. Bugüne kadar 40 bin 104 konutun ve 6 bin 223 köy evinin inşasıyla ilgili hazırlıkları bitirip, ihalesini yaptık. Hasar tespitlerinin ardından Kahramanmaraş’ta 77 bin 57 afet konutu ve 30 bin 310 köy evi inşa etmek için kolları sıvadık. Bu rakamlar, hâlen süren tespit çalışmalarının sonuçlarına göre artabilecektir.”
“SOSYAL DONATILARIYLA HUZURLU YERLEŞİM YERLERİ OLARAK HAZIRLIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün canlı bağlantılarla Kahramanmaraş’ta 7 bin 353 konut ile 620 köy evinin bugün temelini atıklarını dile getirerek, diğer illerdekilerle temeli atılan konut ve köy evi sayısının 18 bini bulduğunu ifade etti.
Konutları güvenli yerlerde, zemin artı 3 veya 4 katı geçmeyecek şekilde, köy evlerini de ahırı ve bahçesiyle ihtiyaçları karşılayacak biçimde yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şehrin merkezindeki yerleşim ve ticari alanları, depreme uygun şekilde ihya ederken, yeni konutlarımızı sosyal donatılarıyla huzurlu yerleşim yerleri olarak hazırlıyoruz. TOKİ’mizle Emlak Konut’umuzla müteahhitlerimizle geçtiğimiz 20 yılda 1 milyon 180 bin güvenli konutu ve 3,3 milyon kentsel dönüşüm projesini nasıl yapmışsak, ülkemizin dört bir yanında deprem, sel, yangın afetlerinde ortaya çıkan hasarı nasıl kısa sürede telafi ettiysek, bu depremlerin yaralarını da aynı şekilde kısa sürede inşallah saracağız. Kahramanmaraş’ta son 20 yılda inşa ettiğimiz 3 bin 646 sosyal konut ile İlk Evim, İlk Arsam Projesi ile hazırlığını yaptığımız 3 bin konut ve 12 bin 500 altyapılı arsa bunun ispatıdır.”
Kahramanmaraş’a 20 yılda yaptıkları 81 milyar liralık yatırımla eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, her alanda kazandırdıkları eser ve hizmetlerin de bunun ispatı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak sahibi depremzede vatandaşlarımızı da söz verdiğimiz şekilde yeni yuvalarına inşallah kavuşturacağız. Sözleri daha fazla uzatmaya gerek yok ama inşallah bir yıl içerisinde biz bu kalıcı konutları bitirerek hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Yani bu kalkıp hani bir ay, iki ay, üç ay bir erteleme olabilir ama şunu bilin ki bugün temelini attığımız bu eserlerle yoğun bir şekilde inşallah hak sahiplerine bu konutları teslim etmenin gayreti içerisinde olacağız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum olmak üzere, tüm ekibiyle bu çalışmaları sürdüreceklerini belirterek, “Tüm ölenlerimize, şehitlerimize Rabbimden rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Yaralılarımıza şifalar diliyorum. Enkazları kaldırıyoruz, inşallah şimdi de bir taraftan inşaatlarımıza başlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Dulkadiroğlu, Pazarcık, Elbistan, Afşin’deki konutlar ile Türkoğlu’ndaki köy evlerinin temel atma törenleri için ilçelere canlı bağlantı yaptı.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın dua etmesinin ardından Pazarcık depremi sonrası 17 bin 902 afet ve köy konutunun ilk temel atması gerçekleştirildi.
AFAD KOCAELİ ÇARŞISI’NI ZİYARET
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta depremzedeler için yaptırılan AFAD Kocaeli Çarşısı’nı da ziyaret etti.
Yetkililerden bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra çarşı esnafıyla görüştü. Çarşıdan ayrılırken kendisini bekleyen vatandaşlarla sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklarla fotoğraf çektirdi, onlara hediye verdi.










Türkiye

İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, NTV-Star TV özel yayınına katıldı

Ali Bülent Daloğlu : Bilirkişilik yalan söyleyerek yapılan bir iş kolu değildir

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisi’nin açılışını gerçekleştirdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız nice badireyi birliğimizden, beraberliğimizden aldığımız güçle aştık”

“Çanakkale bir milletin asli kimliğini bulduğu, küllerinden yeniden doğduğu bir dönüm noktasıdır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 108. Yıl Dönümü Mesajı

DÜNYA
-
Dünya1 ay önce
“Gaziantep’i tarihî kimliğini koruyarak daha güçlü şekilde ayağa kaldıracağız”
-
Dünya1 ay önce
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’da depremlerden etkilenen bölgeleri ziyaret etti
-
Dünya1 ay önce
“Şehirlerimizin tamamını yeniden ayağa kaldıracağız”
-
Dünya4 hafta önce
“Depremin yaralarını bir yıl içinde büyük ölçüde saracağız”
-
Dünya4 hafta önce
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deprem bölgemizi tüm illeri, ilçeleri, köyleriyle ayağa kaldıracağız”
-
Dünya4 hafta önce
“Depremzedelerimizi en kısa sürede kalıcı konutlara kavuşturmak için yoğun gayret gösteriyoruz”
-
Dünya3 hafta önce
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BAE ile ticaret hacmimizi 25 milyar dolar seviyesine çıkaracağımıza inanıyorum”
-
Dünya2 hafta önce
“İnsanlarımızın tamamını güvenli konutlara kavuşturana kadar inşa faaliyetlerini sürdüreceğiz”