Connect with us

Dünya

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Yurtdışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı’na katıldı

Bakan Pekcan, Yurtdışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı’na katıldı
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türk firmalarının 2020 yılında üstlendiği projelerin bedelinin an itibarıyla 14,4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını belirterek, “Bugün itibarıyla müteahhitlik sektörümüz, dünyanın 128 farklı ülkesinde 418,7 milyar dolar değerinde 10 bin 525 proje üstlenmiş bulunmaktadır.” dedi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Genel Merkezinde düzenlenen “2020 Yılı Yurtdışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Hizmetleri Değerlendirme Toplantısı”nda, bugüne kadar farklı kıtalarda 128 farklı ülkede gerçekleştirilen projelerle küresel ölçekte takdir kazanmış müteahhitlik sektörünün, Türkiye’nin yüz ağartan marka sektörlerinden biri olmaya devam ettiğini söyledi.

İnşaat sektörünün girişimciliği ve hızlı hareket kabiliyeti sayesinde Türk müteahhitlik sektörünün, dünyadaki siyasi ve ekonomik dalgalanmalar gibi konjonktürel gelişmelere rağmen güçlü performansını devam ettirdiğini belirten Pekcan, “Bugün itibarıyla müteahhitlik sektörümüz, dünyanın 128 farklı ülkesinde 418,7 milyar dolar değerinde 10 bin 525 proje üstlenmiş bulunmaktadır.” ifadesini kullandı.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türk müteahhitleri tarafından 1972-2002 dönemini kapsayan 30 yıllık sürede yurt dışında üstlenilen iş hacmi yaklaşık 50 milyar dolar iken, 2002’den bu yana yurt dışında üstlenilen iş hacminin 369 milyar doları geçtiğini belirterek, son 18 yılda üstlenilen proje bedelinin bugüne kadarki toplam proje bedelinin yüzde 88,1’ini oluşturduğunu aktardı.

Sektörün, kümülatif olarak en fazla Bağımsız Devletler Topluluğu coğrafyası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da iş üstlendiğine işaret eden Pekcan, toplam proje büyüklüğünün yüzde 84,4’ünün üstlenildiği bu 3 coğrafyanın Türkiye’nin geleneksel pazarları olduğunu ifade etti.

Pekcan, sektörün, bugüne kadar en fazla konut-rezidans, kara yolu, ticaret merkezleri, enerji santralleri ve havalimanları projeleri üstlendiğini anlatarak, “Bu 5 alt kategorideki toplam büyüklüğümüz yaklaşık 200 milyar doları bulmaktadır.” dedi.

“Ticari diplomasi kanallarını etkin şekilde kullanmaya devam ediyoruz”

Küresel ekonomide yaşanan durgunluk ve güvensizliğin ticaret savaşları, proje üstlenilen bölgelerde görülebilen siyasi istikrarsızlıklar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi faktörlerin yurt dışında yeni proje üstlenimini olumsuz etkileyebildiğini dile getiren Pekcan, şöyle devam etti:

“Bütün bu sorunlara ek olarak küresel ekonomi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yakın tarihin en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Salgın kapsamında alınan önlemlerin en fazla ve ilk olarak hizmetler sektörünü etkilediğini biliyoruz. Dolayısıyla yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörümüz de süreçten ciddi biçimde etkilenmiştir. Kovid-19 salgınının, birçok ülkede yeni proje yapımını yavaşlattığını hatta durdurduğunu görmekteyiz.”

Pekcan, bu aşamada en önemli hususlardan birinin, firmalarca sürdürülen mevcut projelerdeki olumsuz etkiyi en aza indirgeyebilmek olduğunu ifade ederek, “Tüm ülkelerin salgın kapsamında kısıtlayıcı önlemler aldığı ve önceliklerin değiştiği bu dönemde, sektörümüzün en az şekilde etkilenmesi için süreci tüm paydaşlarımızla dikkatli ve koordineli bir şekilde izliyoruz. Öte yandan salgının etkilerine rağmen müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörümüzün daha fazla proje üstlenmesine yönelik ticari diplomasi kanallarını etkin bir şekilde kullanmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

“2021’de beklentimiz, toplam proje büyüklüğünün 15 milyar dolar seviyesini aşması”

Pekcan, 2019’da yurt dışı müteahhitlik sektöründe 19,7 milyar doları aşan bir proje büyüklüğüne ulaşıldığının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu değer, süregelen ticaret savaşlarına ve uluslararası arenadaki istikrarsızlıklara rağmen önemli bir seviyeydi. Esasen 2020’de de her şeye rağmen iyi bir başlangıç yapmış ve yılın ilk aylarında ciddi ve prestijli projeler üstlenmiştik. Tüm küresel ekonomik sorunlara rağmen 2020’de 20 milyar dolarlık proje büyüklüğünü aşabileceğimizi hedefliyorduk. Ancak salgının küresel etkileri, yeni proje üstlenimi açısından oldukça zor bir yıl yaşamamıza neden oldu. Buna rağmen memnuniyetle belirtmek isterim ki firmalarımızın 2020’de üstlendiği projelerin proje bedeli an itibarıyla 14,4 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmıştır.

Yıl sonunda üstlenilmiş olan yeni projelerin bilgilerinin de eklenmesiyle, 2020 yılını 15 milyar doları aşan bir büyüklükle kapatmış olacağımızı öngörüyoruz. Bu büyüklüğün, dünya ekonomik ve siyasi konjonktüründe yaşanan birçok olumsuz gelişmenin yanı sıra 2020 yılı Mart ayı itibarıyla Kovid-19 salgınının küresel ölçekte yaşattığı daraltıcı etkilere bağlı olarak tüm ülkelerin kısa vadeli yatırım politikalarını ertelemesine rağmen elde edilmiş önemli ve takdire şayan bir başarı olduğunu düşünüyoruz.”

Bu rakamın Türk müteahhitlerinin yurt dışında zor şartlarda dahi ciddi bir performans gösterebildiğinin, bu bağlamda bir süreklilik sağladığının da kanıtı olduğunu belirten Pekcan, “Kovid-19 salgınının etkilerini de göz önünde bulundurarak, 2021 yılında beklentimiz toplam proje büyüklüğünün 15 milyar dolar seviyesini aşmasıdır.” dedi.

En fazla proje 4,6 milyar dolarla Rusya Federasyonu’nda üstlenildi

Pekcan, firmaların artık geleneksel pazarların yanı sıra müteahhitlik sektöründe önemli bir pazar konumunda olan Batı Avrupa ve ABD pazarlarına girmeye yönelik çalışmalarına da hız verdiğine değinerek, “2020 yılı için üstlenilen projelerin ülkesel ve bölgesel dağılımına baktığımızda en fazla proje, Rusya Federasyonu’nda üstlenilmiş olup, burada üstlenilen yeni proje tutarı 4,6 milyar dolara ulaşmıştır.” ifadesini kullandı.

Rusya Federasyonu’nun ardından, 2020 yılı içerisinde en fazla proje üstlenilen ilk 20 ülke arasında Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta Doğu, Kuzey Afrika coğrafyasında bulunan geleneksel pazarların yanı sıra Romanya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Hollanda, Senegal, ABD, Mozambik ve İngiltere gibi Balkanlar, Batı Avrupa, Amerika ve Sahra Altı Afrika ülkelerinin yer aldığını belirten Pekcan, “Ayrıca 2020 yılı içerisinde sektör tarafından Hindistan ve Afganistan gibi Asya ülkelerinde de projeler üstlenilmiştir. Müteahhitlik sektörümüzün, geleneksel pazarlardaki payını sürdürmesi ve yeni pazarlarda da ciddi bir büyüklüğe ulaşması, geleceğe yönelik beklentilerimizi güçlendirmektedir.” diye konuştu.

Pekcan, son dönemde, firmaların finansman ihtiyacını daha fazla karşılayabilmek adına çeşitli adımlar attığına dikkati çekerek, Eximbank kredilerini daha ulaşılabilir hale getirmeye, kaynakları artırmaya ve çeşitlendirmeye çalıştıklarını vurguladı.

Alternatif finansman metotları yaratmaya dönük çabalarının sürdüğünü dile getiren Pekcan, finansman kapasitesine sahip ülkeler ile üçüncü ülkelerde iş birliklerinin artırılmasına yönelik çalışmaların da devam ettiğini aktardı.

“Teknik müşavirlik sektörünün 150 milyon dolarlık büyüklüğü aşmasını bekliyoruz”

Teknik müşavirlik ve mühendislik açısından firmaların küresel ölçekte daha da fazla güçlenmesi, proje gerçekleştirmesi için 2011’den bu yana sektöre etkin ve ciddi oranda destek verdiklerinin altını çizen Pekcan, şunları kaydetti:

“Teknik müşavirlik sektörümüz, kümülatif olarak bugüne kadar 124 farklı ülkede 2,6 milyar dolar tutarında 2 bin 200’e yakın proje üstlenmiş bulunmaktadır. Müteahhitlik sektörümüzde olduğu gibi, ülkemiz teknik müşavirlik sektörü de dünya konjonktüründe yaşanan tüm olumsuz gelişmelere ve Kovid-19 salgınının yıkıcı etkilerine rağmen 2020’de çok önemli bir performans göstermiş ve 140 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmıştır. 2021 yılında sektörün 150 milyon dolarlık büyüklüğü aşmasını bekliyoruz.”


Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay geliriz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Bu mübarek günlerin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah kestiğimiz kurbanları, yaptığımız ibadetleri katında kabul ve makbul eylesin.

Tüm milletimizin, Ümmet-i Muhammed’in daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla, mutlulukla erişmesini temenni ediyorum. Özellikle Gazze’de, soykırımcı İsrail’in mezalimi altında bayramı idrak eden kardeşlerimin Kurban Bayramı’nı yürekten tebrik ediyor; acı çeken, zulme ve her gün katliama uğrayan kardeşlerimizin de bir an önce huzura, güven ve istikrar ortamına kavuşmasını diliyorum.

“HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA GÖNÜL BİRLİĞİNE, DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ OLAN GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”

Bayramlar, birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik duygularının en üst seviyede yaşandığı müstesna günlerdir. Bayramlar, yetimlerin, öksüzlerin garip gurebanın hatırlandığı, akrabalık ve komşuluk münasebetlerinin sıklaştığı, millet olarak birbirimize daha sıkı kenetlendiğimiz özel günlerdir.

Koronavirüs salgını sebebiyle, maalesef komşuluk, akrabalık, dostluk ilişkilerimizde araya mesafeler girdi. Bayramlar vasıtasıyla bu mesafeleri kapatıyor, sıla-i rahimi daha çok hatırlıyoruz. Atalarımız ‘gözden ırak olan gönülden de ırak olur’ demişlerdir. Millet olarak her zamankinden daha fazla gönül birliğine, kalp birliğine, dayanışmaya ihtiyacımız olan günlerden geçiyoruz.

Siyasette oluşan yumuşama ikliminin milletimizin tekrar kucaklaşmasına katkı sağladığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnşallah, hep birlikte gönül gönüle vererek bu bayramı tam anlamıyla bir kardeşlik şölenine dönüştüreceğimize inanıyorum.

“EKONOMİ PROGRAMIMIZ ÜRETİM, İSTİHDAM VE İHRACAT TARAFINDA MEYVELERİNİ VERİYOR”

Geride bıraktığımız 1 yıl içerisinde üst üste üç seçim yaşadık. Bu seçimlerin hepsinden de demokrasimiz güçlenerek çıktı. Hükûmet olarak önümüzde 4 yıllık icraat dönemi bulunuyor.

Dünyada yüksek seyreden enflasyon hâlen endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Aşımıza, işimize, ekmeğimize ortak olan enflasyon canavarından kurtulma sürecine girdik. Ekonomi programımız üretim, istihdam ve ihracat tarafında meyvelerini veriyor. Enflasyonda da yılın ikinci yarısından itibaren inşallah daha güzel neticeler alacağız.

Biz, çiftçisinden memuruna, beyaz yakalısından işçisine kadar bu milletin refahını yükselten, gelişmiş ülkeler seviyesine getiren bir iktidarız. Salgın, savaşlar, küresel krizler gibi sebeplerle tekrar nükseden enflasyon sorununu, geçmişte olduğu gibi, tek haneli rakamlara mutlaka indireceğiz.

Terörle mücadele konusunda elde ettiğimiz tarihî kazanımlarımızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. 40 yıldır milletimizin kanını ve kaynaklarını sülük gibi emen bölücü terör belasına son verinceye kadar operasyonlarımızı devam ettireceğiz.

“GAZZE’YE GÖNDERDİĞİMİZ İNSANİ YARDIMLARIN MİKTARI 55 BİN TONU AŞTI”

İsrail’in, 7 Ekim’den beri Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yürüttüğü soykırım politikası karşısında dik duruşumuzu sürdürüyoruz. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların miktarı 55 bin tonu aştı. İsrail ile olan tüm ticari işlemleri durdurduk. Uluslararası Adalet Divanı’ndaki soykırım davasına müdahil olma kararı aldık.

Filistin devletinin tanınması için en yoğun çaba harcayan ülkelerdeniz. Siyonist şebekenin tüm baskısına rağmen, her platformda hakkı, adaleti ve barışı savunuyor, doğruları cesaretle haykırmaktan çekinmiyoruz. Çocuk katili İsrail’in ve destekçilerinin tüm barbarlıklarına rağmen zafer inşallah, Filistin halkının olacaktır.

“EN BÜYÜK KUVVET KAYNAĞIMIZ MİLLETİMİZİN BİRLİĞİDİR”

Bu zorlu mücadelelerde en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizin duası, desteği, birliği, beraberliği ve kendi arasındaki kardeşlik ruhudur. Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir.

Bu bayramda yine büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpecek, eşimizin, dostumuzun, komşumuzun kapısını çalacak, dargınsak barışacak inşallah, ezelî ve ebedî kardeşliğimizi daha da perçinleyeceğiz.

Bu düşüncelerle mübarek topraklarda hac farizasını yerine getiren kardeşlerimin Allah ibadetlerini kabul etsin, Kâbe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de yaptıkları duaları katında makbul eylesin diyorum.

Her bayramda olduğu gibi yola çıkacak sürücülerimize trafik kurallarına uymalarını, yola asla yorgun çıkmamalarını, bilhassa varacakları yere yaklaştıkça dikkatlerini daha da artırmalarını tekrar tavsiye ediyorum. Kurban Bayramı’nın kalplerimize huzur, ülkemize esenlik, Filistin ve Sudan başta olmak üzere gönül coğrafyamıza barış getirmesi diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan G-7 Liderler Zirvesi’ne katıldı

Genç gazeteciler | İtalya

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya’nın Borgo Egnazia beldesinde düzenlenen G-7 Liderler Zirvesi’nde, Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye gelişinde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu G-7 Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, G-7 ZİRVESİ’NE KATILAN LİDERLERLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oturum öncesinde ABD Başkanı Joe Biden ile ayaküstü konuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, oturum öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına geldi. İki lider bir süre sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile de bir süre ayaküstü görüştü.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile el ele poz verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve BAE Devlet Başkanı Nahyan ile de ayaküstü konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yan yana bulunduğu ABD Başkanı Biden ile oturum sırasında da sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile de ayaküstü görüşmede bulundu.

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle gittiği İspanya’nın başkenti Madrid’de, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İspanya Başbakanı Sanchez ile Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirve Toplantısı dolayısıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez’e misafirperverliği için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021’de Ankara’da düzenlenen son zirve toplantısında iki ülke ilişkilerini “Kapsamlı Ortaklık” düzeyine yükselttiklerini hatırlattı. Bugünkü toplantılar ve imzalanan anlaşmalarla münasebetleri yeni alanlara teşmil etme yönünde önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkili ticaret hacminde 20 milyar dolar hedefini yakalamak üzereyiz. Bir sonraki hedefimiz önümüzdeki 5 yıl içinde 25 milyar avroya ulaşmak. 740’tan fazla İspanyol şirketinin Türkiye’deki yatırımlarını, Türkiye’ye duyulan güvenin işareti olarak addediyoruz. Daha fazla İspanyol yatırımcıyı ülkemizde görmek istiyoruz. Gerek İş Forumu gerekse Dijital Teknoloji Forumu yeni işbirliği imkânlarının ele alınmasına vesile olmuştur. Hükümetler olarak toplantılarda yapılan çalışmaların somut iş birliklerine dönüşmesinin takipçisi olacağız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitemizin üçüncü toplantısını en kısa zamanda Türkiye’de düzenleyeceğiz.”

Görüşmelerde, İspanya ile gelişmiş askeri iş birliğini ve savunma sanayii ilişkilerini detaylı şekilde gözden geçirdiklerini aktan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İspanya, 2015’ten bu yana ülkemizde konuşlu hava savunma sistemleriyle hem müttefik olarak Türkiye’nin hem de NATO’nun kolektif güvenliğine destek veriyor. İspanyol dostlarımıza bu nedenle şahsım ve milletim adına bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu katkının diğer bazı NATO müttefikleri tarafından da örnek alınmasını temenni etti.

“İSPANYA, TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERDİ”

Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerini de ele aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye katkılarını en iyi idrak eden, üyelik sürecine başından beri en güçlü desteği veren dost ülkelerden olduğunu söyledi.

İspanya’nın bu tutumunun gelecek dönemde güçlenerek sürmesini temenni ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Hükûmet Başkanı ile Avrupa genelinde artan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı tehdidini de görüştük. Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucunda oluşan tablo maalesef endişelerimizi artırdı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür meydan okumalarla mücadelede Medeniyetler İttifakı’nın önemli bir platform olduğuna işaret ederek, toplantıda, ittifakın 20. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken, ileriye dönük olarak neler yapılabileceğini ele aldıklarını, ittifaka olan desteği teyit ettiklerini kaydetti.

İstişarelerin odağında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya’nın Filistin’i tanıma yönünde aldığı karar çok mühimdir. İspanya’nın bu tutumunun henüz Filistin’i tanımamış ülkelere de örnek teşkil etmesi samimi temennimizdir” dedi.

“UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE OLAN DESTEĞİMİZİ TEYİT ETTİK”

Dirayetli duruşundan dolayı İspanya Başbakanı Sanchez ile Gazze’ye desteklerini esirgemeyen İspanya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan mezalim karşısında küresel vicdanın harekete geçirilmesinde İspanya Başbakanı Sanchez’in büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz akışının temini önceliğimizdir. Pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan kararın uygulanmasını da takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşının da gündemlerinde yer aldığını aktaran İspanya Başbakanı Erdoğan, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan güçlü desteğimizi teyit ettik. Ukrayna için adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesisinin müzakereler yoluyla mümkün olduğuna inandığımızı bir kez daha ifade ettim” dedi.

Ev sahiplikleri dolayısıyla İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere tüm İspanyollara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişarelerin ve alınan kararlarını hayırlara vesile olmasını diledi.

İki lider, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce (BMGK) kabul edilen Gazze’de ateşkes tasarısıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil ve kalıcı barışı sağlayacak, akan kanı durduracak hem Gazze dâhil Filistin topraklarına hem de bölgeye huzuru getirecek plan ve kararı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olumlu değerlendireceklerini söyledi.

Önemli olanın bu plan ve kararların, samimi ve barış odaklı şekilde ele alınması, kâğıtlarda kalmaması ve uygulamaya geçirilebilmesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin en başından itibaren akan kanın durmasını istediklerini söylediklerini aktardı.

Bunun için görüşülmesi gereken herkesle görüştüklerini ve bu temasların şu anda sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda ülkeler, ezici çoğunlukla acil ve kalıcı ateşkese duyulan ihtiyacı ortaya koydular. Ülkelerin meydanlarında sadece barış isteyenler aylardır seslerini duyurmaya çalıştı” diye konuştu.

BMGK’nin de böylesi bir zemine gelmiş olmasını olumlu bulduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakat BM’nin, bu süreçte çok büyük yara aldığını söyledi.

“GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELERİ ATEŞKESİ SAĞLAMAK İÇİN İSRAİL’E GEREKLİ BASKIYI YAPMALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta ABD olmak üzere Güvenlik Konseyi üyeleri bu kararın arkasında durup, hemen ateşkesi sağlamak için İsrail’e gerekli baskıyı yapmalıdır. Bu süreç böyle devam etmeyecektir. Temennimiz, İsrail’in artık bu saldırılardan vazgeçmesi ve bölgeye kalıcı barışı getirecek bir zemine gelmesidir. Bizler bütün gelişmeleri yakından izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İspanya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğine yönelik soruya şu cevabı verdi: “Savunma sanayinde bir dayanışmanın teklifidir bu. Bu dayanışmada birinci sırada malum TCG Anadolu’yla bir adım attık. Şimdiyse bunun bir yüksek veya bir üst segmentine geçelim istiyoruz. Bunun çalışmalarını da başlattık. Bir üst segment, mevcuttan daha büyüğünü birlikte yapalım istiyoruz. Şu anda Millî Savunma Bakanlığımız, savunma sanayimiz bu çalışmayı yürütüyor. Bunun yanında insansız hava araçlarında yine birlikte yapılabilecek bazı adımları atıyoruz. Bu çalışmalarda dünyada birçok ülke çok çok ileri adımlar attı ve Türkiye de bu konuda daha ileri adımları atmanın gayreti içinde. İnsansız denizaltılara varıncaya kadar bu adımları atacağız ve şu anda gerek Savunma Başkanlığımız, gerek Savunma Bakanlığımız bu çalışmayı hızla yürütüyor ve bizler de bunun takipçisiyiz. İspanya’yla da bu konuda iş birliğimiz olacak.”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bir kitabım var, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ bu bir, diğer bir kitabım da ‘Dünya Beşten Büyüktür’ Şu anda maalesef dünyanın kaderi beş ülkenin elinde. Bu beş ülkeden bir tanesi ‘hayır’ dediği zaman mesele bitiyor. Son olayda bu beş ülkeden bir tanesi devamlı ne yapıyor, İsrail’in yanında yer alıyor. İsrail’in yanında yer almak suretiyle de yani orada 40 bin kişi ölmüş, 100 bin kişi ölmüş, 200 bin kişi ölmüş, çocuklar ölmüş, kadınlar ölmüş, gazeteciler ölmüş bunların hiç umurunda değil. Öyleyse, diyelim ki bir Sanchez ne yapıyor? Bayrağı açıyor. Hemen arkasından bakıyorsunuz, iki Batı ülkesi daha buna katılıyor. Bunu bizim yaygınlaştırmamız lazım. Burada tabii yazılı ve görsel medyaya da çok iş düşüyor. Yani 150’ye yakın medya mensubu eğer İsrail tarafından öldürüldüyse, buna ‘devam’ mı edelim? Bunların karşısında durmayacak mıyız? Öyleyse bu adımı hep beraber atmamız gerekiyor. Şu anda yaptığımız da budur. İsrail acımasız bir şekilde bu katliamlarına devam ediyor. İsrail bu katliamlarına devam ederken özellikle de Amerika’nın duruşu bizleri ciddi manada üzmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın davalarına” ilişkin sorusuna da şu cevabı verdi: “Türkiye bir hukuk devletidir. Bu hukuk devletinin içerisinde biliyorsunuz kararları yargı verir. Bu verdiğiniz isimlerle ilgili olarak da hukuk devletindeki yargımız kararını vermiş ve bu kararlar çerçevesinde, bu örneğin bir tanesi bu isimlerden yani 100 kişiyi aşkın gencin ölümüne neden olmuş, aynı şekilde birçok terör estirmek suretiyle ülkemizin güneydoğu bölgesinde maalesef ölümlere neden olmuşlar. Şu anda sizlerin bu soruları sorması bizi düşündürüyor? Hele hele bir basın mensubunun kalkıp bu teröristleri böyle savunmuş olması bizi ciddi manada üzmektedir. Başını sallama, ben sallamıyorum. Bak ben dimdik çalışmama devam ediyorum. Her zaman için, bu Osman Kavala olur, Selahattin Demirtaş olur, kim olursa olsun, yasalar ne diyorsa, yasaların dediğini biz yerine getiririz. Hukuk neyi emrediyorsa, hukukun emrettiğini bizler yerine getiririz ve yapılan iş budur. Siz tabii Türkiye’de yaşamıyorsunuz herhalde. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ciddi manada bölgedeki huzurun temini için attığımız adımlardır ve bundan sonra da böyle yürüyecektir.”

İSPANYA BAŞBAKANI SANCHEZ: “DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNE DE FİLİSTİN’İ TANIMALARI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”

İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin’de yaşananlarla ilgili bir soru üzerine, Filistin’in tanınmasının bölgede kalıcı barışın sağlanması için tek çözüm yolu olduğunu ifade ederek, Norveç ve İrlanda ile Filistin devletini tanıma kararı aldıklarını, sonrasında Slovenya’nın da kendilerine katıldığını hatırlatarak, “Diğer Avrupa ülkelerine de Filistin’i tanımaları çağrısında bulunuyoruz, tek çıkış yolu bu. Uluslararası camianın da bu konuda adım atması gerekiyor” dedi.

İspanya Başbakanı Sanchez, Türkiye ile Gazze konusunda aynı fikirlere sahip olduklarını ve iş birliğine devam edeceklerini kaydederek, “(Gazze’de) Kan dökülmesini durdurmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyi yapıyor, aynı yönde hareket ediyoruz” diye konuştu.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge