Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Normal hayata dönüşü kademe kademe başlatacağız. Ancak, şu gerçeği asla aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizde de hiçbir şey tam manasıyla eskiden bildiğimiz ‘normal’ düzene dönmeyecektir, dönemeyecektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından Huber Köşkü’nde basın açıklaması yaptı.
“TÜRKİYE, DEVLETİ VE MİLLETİYLE ÖRNEK BİR MÜCADELE ORTAYA KOYDU”
Toplantıda ele alınan konular ve Koronavirüs (Kovid-19) ile mücadeleye dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 salgınında önemli bir dönüm noktasına gelindiğini dile getirdi.
Türkiye’nin en baştan itibaren salgınla mücadelesini dört ana hedef etrafında yürüttüğüne değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların fiziki mesafenin temini, sağlık sisteminin ayakta kalması, temel ihtiyaç maddeleriyle ilgili üretim ve tedarik zincirlerinin aksamamasıyla kamu düzeninin devam etmesi olduğunu söyledi.
Gelişmiş ülkelerin çoğunun dahi bu başlıklarda kontrolü sağlamakta zorlandığı bir dönemde Türkiye’nin devleti ve milletiyle örnek bir mücadele ortaya koyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hastalığın tespiti ve tedavisi konusunda kendi özgün modellerimizi geliştirip uygulamaya geçirdik. Bu sayede hem ölüm oranımızı çok aşağıda tuttuk hem de hastalığın yayılma hızının önünü başarılı bir şekilde kestik. Yeni hasta sayımız artık binli rakamlarla ifade edilir hâle geldi. Yoğun bakım ve solunum cihazına bağlı hasta sayısı sürekli azalıyor. Buna karşılık iyileşen hasta sayısı katlanarak artıyor. Doktoruyla hemşiresiyle teknisyeniyle tüm sağlık çalışanlarımızın fedakârca gayretleri neticesinde hastanelerimizde vicdanları kanatan hiçbir görüntü yaşanmadı” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının Türkiye’de görüldüğü ilk günden itibaren tüm adımların bilinçli, kararlı ve zamanlı atıldığının altını çizerek Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri ve değerlendirmeleri ışığında her türlü tedbiri aldıklarını anımsattı.
“ALINAN TEDBİRLERDEN ETKİLENEN TÜM KESİMLER İÇİN DESTEK PROGRAMLARI HAZIRLADIK”
Salgınla mücadelede alınan tedbirleri tek tek anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alınan tedbirlerden etkilenen tüm kesimler için destek programları hazırladık. Hizmete sunduğumuz finansman ve sosyal destek paketlerinin tutarı 200 milyar lirayı aştı. Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı olanlara ilave nakdi yardımlar yaptık. İlk iki sosyal destek programıyla 4 milyon 400 bin vatandaşımıza biner lira nakdi yardımda bulunduk. Çok daha kapsamlı olan üçüncü sosyal destek programıyla bütün bunlarla ilgili çalışmalarımız sürüyor” dedi.
“Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına şu ana kadar yapılan bağışların tutarının 1 milyar 910 milyon lirayı bulduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyanın devam ettiğini, milletin bu zor günde bir kez daha birbirine destek olduğunu, örnek bir dayanışma sergilediğini anlattı.
Türkiye’de bunlar yapılırken, yurt dışındaki vatandaşların da ihmal edilmediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurduğumuz havayolu köprüleriyle 65 bine yakın vatandaşımızı ülkemize getirdik. Sadece 16 Nisan’dan beri vatanlarına kavuşturduğumuz kişi sayısı 29 bini buldu. Bu vatandaşlarımızı, yurtlarda 14 gün karantinada tuttuktan sonra evlerine göndermek suretiyle, sınırlarımız ötesinden hastalık taşınması riskinin de önüne geçtik. Maskeden tuluma, tanı kitinden solunum cihazına kadar her konuda sadece kendi kendimize yetmekle kalmadık, 57 ayrı ülkeye yardım yaptık, destek verdik. Son olarak Somali’ye, diğer tıbbi malzemelerin yanı sıra kendi üretimimiz olan solunum cihazlarından da hibe ettik. Bu cihazlar, Somali’nin ilk solunum cihazları olarak hizmete girdi. Aynı şekilde Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere pek çok ülkeye, talep ettikleri tıbbi malzemeleri, ihtiyaç planlamamız çerçevesinde gönderdik, gönderiyoruz. İlaç ve aşı geliştirme çalışmalarını, uluslararası toplumla iş birliği hâlinde sürdürüyoruz.”
“SINIRLAMALARIN BİR KISMI AZALTILARAK DA OLSA SÜRECEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de Koronavirüs Küresel Mukabele Uluslararası Taahhüt Etkinliği’ne video konferans yoluyla katılarak bu konudaki görüşlerini ve destek beyanını dünyayla paylaştığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 65 yaş üstü ve 20 yaş altı vatandaşlara getirilen sokağa çıkma sınırlamasının, salgının yayılmasını ciddi oranda engellediğine dikkati çekerek, büyükşehirler ile Zonguldak’ta uygulanan hafta sonları ve resmi tatillerde sokağa çıkma sınırlandırmasının salgınla mücadeleye büyük faydasının olduğunu, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Bilim Kurulu ile yakın iş birliği halinde alınan tedbirler sayesinde bugünlere gelindiğini belirtti.
Alınan tedbirlerin önemli bir kısmında 1,5 ayın geride bırakıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette normal hayata dönüşü kademe kademe başlatacağız. Ancak, şu gerçeği asla aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizde de hiçbir şey tam manasıyla eskiden bildiğimiz ‘normal’ düzene dönmeyecektir, dönemeyecektir. Salgının daha ne kadar süreceği, hastalığa çare olacak ilaçların ne zaman bireylerin kullanımına sunulabileceği henüz belli değildir. Bunun için, evet normale döneceğiz, ama bu yeni bir normal olacaktır. Sınırlamaların bir kısmı azaltılarak da olsa sürecektir” ifadelerini kullandı.
“REHAVETE DE KARAMSARLIĞA DA KAPILMADAN MÜCADELEYİ SONUNA KADAR YÜRÜTECEĞİZ”
Salgının tamamen bitmediği ülkeler sebebiyle uluslararası seyahatlerin ne zaman tam anlamıyla açılacağının hâlâ belirsiz olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ekonomik ve siyasi dengelerdeki sarsıntının nasıl bir tablo ortaya çıkartacağı meçhul olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay koordinasyonunda, tüm bakanlıkların ve kurumların katılımıyla bir normalleşme planı hazırlandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açıklayacağım plan, halkımızın beklentileri ve bakanlıklarımızın çalışmaları ile Sağlık Bakanlığımızın ve Bilim Kurulumuzun görüşleri çerçevesinde şekillenmiştir. Ancak, bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum. Bu takvim, bir anda Mart ayının ilk günlerindeki hayatımıza geri dönüş anlamına gelmiyor. Normalleşme planıyla sadece, vatandaşlarımızın günlük hayatlarını, salgın şartlarında olabilecek en iyi seviyeye getirmeyi hedefliyoruz. Rehavete de karamsarlığa da kapılmadan, bu mücadeleyi sonuna kadar yürütecek ve inşallah başaracağız” şeklinde konuştu.
“DÜZENLEMELERİ MAYIS, HAZİRAN VE TEMMUZ AYLARINA YAYARAK YAPIYORUZ”
“Sınırlandırmaların kademeli şekilde esnetilmesiyle ilgili düzenlemeleri, genel olarak mayıs, haziran ve temmuz aylarına yayarak yapıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, fiziki mesafenin korunması, maske kullanımı, temizlik kurallarına sıkı şekilde riayetin, bu sürecin vazgeçilmez şartları olduğunun altını çizdi.
Sağlık Bakanlığının tüm sektörlerde normalleşme sürecinde uygulanacak salgın tedbirlerine ilişkin rehber dokümanlar hazırlayarak ilgili kurumlara göndermeye başladığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Tüm kurumlar ve işletmeler, faaliyetlerini bu rehber dokümanlardaki kurallara uygun şekilde yürütecek. İlk müjdemiz 65 yaş üzeri ile 20 yaş altı vatandaşlarımızadır. 65 yaş üstü gruba, ilk etapta, sokağa çıkma sınırlandırması günlerinin birinde ve dört saat süreyle, yürüme mesafesiyle tahditli olarak dışarı çıkabilme imkânı getiriyoruz. İlk uygulamayı da, bu hafta sonu 10 Mayıs Pazar günü saat 11 ile 15 saatleri arasında gerçekleştiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yaş altı için ise bu esnemenin iki grup hâlinde uygulanacağını bildirerek 0-14 yaş grubu hafta içinde, 13 Mayıs Çarşamba günü, yine 11 ile 15 saatleri arasında, yürüme mesafesiyle tahditli olarak dışarı çıkartılabileceğini, 15-20 yaş grubunun ise 15 Mayıs Cuma günü, yine aynı şartlarda ve aynı saatlerde dışarı çıkarak hava alıp dinlenebileceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurallara riayet düzeyine bakılarak sonraki haftalarda da aynı uygulamanın devam ettirileceğini söyleyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hâlen 31 ilde uygulanan şehirlerarası giriş-çıkış sınırlandırmasını, ilk etapta, bu geceden itibaren yedi ilimiz için bitiriyoruz. Bu illerimiz; Antalya, Aydın, Erzurum, Hatay, Malatya, Mersin ve Muğla’dır. Her hafta illerimizle ilgili değerlendirme yapacak, gelişmelere göre karar vereceğiz. Diğer 24 ilimizdeki giriş-çıkış sınırlaması 15 gün süreyle uzatılmıştır. İstanbul, Ankara ve İzmir’deki ticari taksiler için tek-çift plaka uygulamasını 5 Mayıs itibariyle sona erdiriyoruz. Gereken temizlik şartlarının sağlanması, randevu sistemiyle çalışılması ve koltuk sayısının yarısı kadar müşteriye hizmet verilmesi şartıyla, berber, kuaför, güzellik salonu gibi işletmeler 11 Mayıs’ta faaliyete geçebilecek. Aynı şekilde, Sağlık Bakanlığının ve Ticaret Bakanlığının belirlediği kurallara uyulması şartıyla alışveriş merkezleri 11 Mayıs’tan itibaren hizmet vermeye başlayabilecek. Giyim eşyası, ayakkabı, çanta, zücaciye gibi ürünlerin satıldığı işletmeler, belirlenen şartlara uymak kaydıyla, 11 Mayıs’ta hizmete açılabilecek.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl hac ibadetinin yerine getirilip getirilemeyeceği ile ilgili olarak da Diyanet İşleri Başkanlığının, gerekli görüşmeleri yaparak karar vereceğini, bu konuda İslam âleminin geniş bir istişareyle ortak karar alması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, askerlik terhis işlemlerinin 31 Mayıs’ta, Millî Savunma Bakanlığının atama, görevlendirme ve personel temin faaliyetlerinin 1 Haziran’da, celp işlemlerinin 5 Haziran’da, bedelli askerlik işlemlerinin ise 20 Haziran’da yeniden başlayacağını, belediyelerin kredi işlemleri ile İller Bankası ihalelerinin 27 Mayıs’ta yeniden açılacağını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın hastanelerinin sayılarının 1 Haziran’dan itibaren azaltılarak bu kuruluşların normal işleyişe başlamalarının sağlanacağını açıkladı.
Eğitimde atılan adımları Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda belirlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna göre, Yükseköğretim Kurumları Sınavı 27-28 Haziran’da, Liselere Geçiş Sınavı 20 Haziran’da, Askerî Öğrenci Sınavı 14 Haziran’da yapılacaktır. Üniversiteler 15 Haziran’da akademik takvime dönebilecekler” dedi.
“SALGININ YENİDEN YAYILMASI HÂLİNDE DAHA SERT TEDBİRLERE BAŞVURMAK ZORUNDA KALABİLİRİZ”
Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulu’nun görüşlerine uygun şekilde hazırlanan normalleşme planının, daha önce de belirtiği gibi dinamik bir şekilde uygulayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gelişmelere ve ihtiyaca göre, bazı tarihlerin öne alınması, bazılarının geriye bırakılması mümkündür. Ülkemizin, bu plan doğrultusunda ne zaman arzu ettiğimiz düzeyde normalleşeceğinin kararını 83 milyon hep birlikte vereceğiz. Şayet, Sağlık Bakanlığının hazırladığı rehberlerdeki kurallara riayeti en üst düzeyde tutarsak bu süreç daha hızlı olacaktır. Ancak, kurallara uyulmaması ve Allah göstermesin, salgının yeniden yayılması hâlinde, çok daha sert tedbirlere başvurmak zorunda kalabiliriz. Dünyada salgını önce kontrol altına alıp, sonra kurallara yeteri kadar uymadıkları için yeniden meşum hastalığın pençesine düşen ülke örnekleri vardır. İnşallah biz böyle bir duruma düşmeyeceğiz. Tedbirsiz tevekkül cehalet alametidir. Biz, salgınla mücadele için bilim insanlarımızın söylediği her tedbiri harfiyen yerine getirmek suretiyle, Allah’ın bir kaderinden bir diğer kaderine sığınacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin Türkiye’de siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel her türlü alanda yeni bir silkinişe, uyanışa, dirilişe vesile olmasını dileyerek, “Çünkü ülkemizde, maalesef, tek parti devrinden beri bu millete maddi-manevi eziyet eden bir anlayışın, salgın günlerinde dahi içindeki kini, nefreti, karanlığı ortalığa saçmaktan geri durmayan örnekleriyle karşılaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî iradenin üstünlüğünü, demokrasiyi, hakkı, hukuku, adaleti, sandığı hazmedemeyen bu faşist zihniyetin hâlâ vesayet, darbe ve cunta özlemiyle yanıp tutuştuğunu kaydederek, “CHP yöneticilerinin sadece son bir haftadaki beyanlarını alt alta koyduğunuzda ortaya çıkan tablo bize bunu söylüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokratik yöntemlerle iktidara gelmek yerine, darbeyle ülkenin yönetimini gasp etme hevesiyle hareket edenler, 15 Temmuz’da milletten aldıkları derse rağmen aynı yolda yürümekte ısrar ediyorlar. Sadece son günlerdeki kötü örnekler bile, karşımızdaki hastalıklı zihniyetin asla iflah olmayacağının delilidir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışın miadının dolduğuna işaret ederek, “İnsanlık nasıl Kovid-19 virüsünü eninde sonunda yenecekse inşallah, Türkiye de bu bağnaz zihniyeti bir daha geri dönmemek üzere tarihe gömecektir. Türkiye’nin yeni dönemdeki en önemli kazanımlarından birinin de siyasetteki bu değişim olacağını ümit ediyoruz” sözlerine yer verdi.
“LİBYA HALKININ HUZURU VE REFAHI TÜM KUZEY AFRİKA VE AKDENİZ’İN İSTİKRARININ ANAHTARIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin salgınla mücadeleye yoğunlaşmasını, fırsat bilen terör örgütünün hem sınırlar içinde hem de sınırlar ötesinde saldırılarını artırdığını belirterek, “Sadece bu tavır bile, terör örgütünün ne kadar insanlıktan uzak bir yapı olduğunu göstermeye yeterlidir. Ülkemiz içinde sayıları çok azalmış olmakla birlikte, hâlâ varlıklarını sürdüren kılıç artığı teröristlerin eylem arayışlarına izin vermiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’da ülkenin meşru yönetimine verdikleri destek sayesinde, darbeci Hafter’in gerileme sürecine girdiğine vurgu yaparak, “Attığı her adımla işgali altında tuttuğu topraklardaki halkı da karşısına alan Hafter’i kurtarmaya, kendisine sınırsız maddi destek ve silah sağlayan ülkelerin çabaları da yetmeyecektir. İnşallah yakında Libya’dan yeni müjdeli haberler alacağız. Libya’nın güvenliği, Libya halkının huzuru ve refahı, tüm Kuzey Afrika ve Akdeniz’in de istikrarının anahtarıdır. Bu anlayışla, meşru Libya yönetimine verdiğimiz desteği devam ettirerek bölgeyi yeniden bir barış beldesi hâline dönüştürmekte kararlıyız” açıklamasında bulundu.
“ÇİFTÇİLERİMİZE, HUBUBATTA TON BAŞINA 230 LİRA PRİM VE DESTEK ÖDEMESİ YAPIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini, yaklaşık 20 gün sonra başlayacak hasat dönemi öncesinde çiftçilere vereceği bir müjdeyle tamamlamak istediğini belirterek, şöyle devam etti: “Toprak Mahsulleri Ofisimizin sert ekmeklik buğday alım fiyatını ton başına bin 350 liradan bin 650 liraya yükseltiyoruz. Arpa alım fiyatını ise ton başına bin 100 liradan bin 275 liraya çıkartıyoruz. Ayrıca çiftçilerimize, hububatta ton başına 230 lira prim ve destek ödemesi yapıyoruz. Ton başına bakliyat alım fiyatlarını da kırmızı mercimekte 3 bin 500 lira, yeşil mercimekte 3 bin 200 lira, nohutta 3 bin 350 lira olarak belirledik. Bakliyattaki prim ve destek ödemesi de ton başına 800 liradır. Yeni dönem hububat ve bakliyat alım fiyatlarının üreticimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.